İçeriğe geç

HAYATIN BİNBİR YÜZÜ

Bölüm 10 · 36 dk okuma

HAYATIN BİNBİR YÜZÜ

Bölüm 10

SEVGİ AÇLIĞI

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte okula yol aldım. Kaan ve Lena' yı beraber otururken görünce yanlarına gittim. "Günaydın!" Dedim. İkisi bana cevap vermeden banktan kalktılar. Arkalarından öylece baka kaldım. Ders başlamadan sınıfa gittim. Sırama geçtiğimde yanımda ne Lena ne de Kaan oturdu. Yanıma atılan çantayla kafamı kaldırdım. Dün kütüphanede tanıdığım Yağızdı bu.

" Ben tek oturmak istiyorum." Dedim.

" Sınıfta başka boş yer yok." Dedi yüzüme bakmadan. Çok diretmeden önüme döndüm. Gün boyunca Kaan ve Lena'nın yanıma gelmesini bekledim fakat yüzüme bile bakmadılar. Sırf bu yüzden onlara çok kızgındım. Okul bitince hızlıca Alaz'ın evine doğru gittim. Yağız bizim okuldaysa belki o da bizim okuldadır diye düşündüm fakat bu düşüncem Alaz'ı görünce son buldu. Üstünde başka okulun forması vardı. Beni görünce şaşırmıştı.

" Gelmeyeceğim ben."

" On dakikan var seni bekliyorum."

" Bekleme." Beni dinlemeden evine girdi.

Yaklaşık yirmi dakikadır onu bekliyordum ama evden çıkan yoktu. En sonunda yerden taş alıp onun odasının olduğunu düşündüğüm cama taş attım. Anında pencere açılıp Alaz kafasını çıkardı. "Ne yapıyorsun sen!"

" Aşağıya gel gideceğiz."

" Gelmeyeceğim."

" Ne demek ben gelmiyorum! Ben saatlerdir boşuna mı bekledim!"

" Ben mi dedim bekle!"

" İn aşağıya!"

" Gitsene be! Dedemi görmem yasak benim."

" Bak çocuk! Ben boşuna mı bekliyorum burda. Aşağıya gel!"

" Olmaz. Git."

" Ah Romeo inkâr et babanı adın yatsı... Ağaç oldum burada davul kafası. Ne boş konuşursun sen, in aşağıya beni yukarıya getirtmeden." Gülümseyerek ona bakıyordum.

" Bana bak çakma Juliet git ben gelmiyorum! Deli misin sen?"

" Ne demek çakma Juliet sensin çakma, pis Romeo!"

" Buna mı takıldın cidden?"

" Evet benim Julietten neyim eksik?"

" Romeon."

" Mantıklı. Konu bu mu şuan! İn aşağıya serenad yaptım sana burada hâlâ nazlanıyorsun!"

" Bak benim gelmeme izin vermezler."

" Sen orasını bana bırak." dedim gülümseyerek.

Zile bastım ve beklemeye başladım. Genç ve güzel bir kadın kapıyı açtı.

" Buyrun kızım?"

" Merhaba hanımefendi ben Alaz'ın okuldan arkadaşıyım bizim ortak projemiz vardı da izninizle projeyi yapmak için Alaz benimle gelebilir mi?"

" AA ne projesiymiş bu?"

" İnsanlığın doğa üzerindeki etkileri."

" Anladım bir dakika canım. Alaz, arkadaşın geldi!"

" Efendim ann- Gece?" Bana ne yapıyorsun dercesine bakıyordu. İş üstündeyim Alazcığım.

" Alaz projen varmış. Neden bana söylemedin oğlum." Dedi annesi.

" AA aklımdan çıkmış neyse sonra görüşürüz."

İkimiz evden ayrıldık. Biraz uzaklaştıktan sonra ona döndüm.

"Sonunda gelinimiz evden çıkabildi. Çok nazlandın."

" Sen deli misin?"

" Akıllı olduğum pek söylenemez."

" Bu kadar hızlı yalan söylediğini bilmiyordum."

" Bende."

Sessizlik içerisinde tüm yolları yürüdük. Sonunda hastaneye vardık. Nazım dede beni görünce çok mutlu oldu. Alaz da içeri girince Nazım dede şaşkınlıktan ne yapacağını şaşırdı, onların bu hâline gülmeden edemedim. Yaklaşık iki dakikanın ardından dede-torun koyu bir sohbete daldılar. Bir de gülüyorlardı! Sanki buraya gelmemek için kırk takla atan Alaz değilmiş gibi. En sonunda Nazım dede bana döndü " Gece sana hikaye anlatayım." Başımı salladım.

"Deniz Hanım çok güzel ve yetenekli bir kadındı. Cengiz Bey ile yirmi yıl süren bir evlilikleri vardı. İlk tanıştıklarında birbirlerine çok aşık olmuşlar hiçbir şey düşünmeden evlenmişlerdi. Elfida onların tek çocuklarıydı. Deniz Hanım yoğun çalışan bir kadın olduğundan Cengiz Bey ile çok çalışırlar kimi zaman eve bile gelmezlerdi. Elfida çocukluğundan beri bakıcalarla ve refah içinde büyüdü. Sanılanın aksine şımarık bir çocuk hiç olmadı. Bir sorunla karşılaşsa kendi başına halleder kimseye ihtiyaç duymazdı. En iyi eğitimleri aldı, dereceler yaptı. Herkesin imrendiği biri haline geldi. Anne ve babası uzun zamandır eve gelmiyordu. Bir kaç ayın ardından Deniz Hanım bir günlük izin aldı ve kızının yanına geldi. Elfida annesini görünce çok mutlu oldu. Annesiyle birlikte film izlemek istiyordu. " Anne beraber film izleyebilir miyiz?"

"Hayır. Hiç vaktim yok."

" Sadece bir saat . Lütfen"

" Elfida olmaz dedim! Şımarık kız çocuğu gibi davranıyorsun!"

Elfida odasına çıkıp kendi başına filmini izledi. Her zamanki gibi kendini mutlu etmenin yollarını buluyordu. Bu böyle gelip geçti Elfida büyüyüp çok güzel bir genç kız oldu. Üniversiteyi iyi bir derece ile bitirdi. Bu dönemde kimse onu aramazdı.Bir arkadaş çevresi de yoktu. Tam bu dönemde Arda ile tanıştı. Onu çok sevdi. Ona bakışı, ilgisi , şefkati, merhameti... Arda'nın dış görünüşü onun için önemli değildi. Zaman geçtikçe ona daha çok bağlandı. Mesleğini eline alması için sadece staj yapması gerekiyordu fakat Arda bu ülkeden gideceğini ama isterse onunla gelebileceğini söyledi. Elfida değer verdiği tek insanı kaybetmekten korkuyordu bu yüzden Arda ile birlikte hiç bilmediği bir ülkeye gitti. İlk zamanlar her şey çok güzeldi. Arda , Elfida' yı çok seviyor ona ilgi gösteriyordu. İkinci aya girince Elfida herşeyin bu kadar iyi olmasından korkmaya başlamıştı. Bir şeyler ters gidiyordu. Daha önce bir şeyler olduğunu fark etmişti ama aralarının bozulucağından korktuğundan sorgulamadı. Bir kaç gün boyunca Arda' nın ne yaptığını inceledi. Ona bazı basit sorular soruyor Arda'nın dikkatini çekmemeye çalışıyordu. Sonunda Arda' nın onu aldattığını öğrendi. Her şeyden önce son kez Arda ile konuşacaktı, onu dinleyecekti. Arda eve geldiğinde Elfida uzatmadan konuya girdi.

" Hayatında biri mi var?"

"Elfi-"

"Mide bulandırıcısın."

" Elfida özür dilerim bir daha yapmayacağım ben seni seviyorum."

"Ne saçmalıyorsun? Seni afedeceğimi sana düşündüren ne!?"

" Beni hâlâ dinliyorsun. Hadi ama Elfida beni bırakıp gidecek misin? Seni tek seven kişi benim. Senin gibi birini kim sevebilir? Şimdi bırak dramı hayatımıza kaldığımız yerden devam edelim."

" Gerçekten çok acınasısın. Senin sevgine mi kaldım ben alçak! Yüzsüz!" Elfida sinirle eşyalarını alıp evden çıktı. Saat gecenin onuydu, uçak bileti almaya çalıştığında ise sabah saatlerinde bir bilet bulabildi. Şimdi ise sahil kenarındaki bir bankta oturuyordu. Her şeyi mahvetmişti. Bir erkeğin peşinden nasıl gelebildi? Ne olmuştu ona? Stajını bırakmıştı. Sahilin hışırtısı kulaklarına doluyordu.

Gerçekten o pisliğin kendisini sevdiğini nasıl düşünebildi! Kendine çok öfkeliydi. Onu hiç sevmemişti. Sadece kendi boşluğunu doldurmaya çalışmıştı. Gözlerindeki sevgi perdesi kalkmıştı. Bütün gece ne yapacağı konusunda düşündü durdu. Sabah olunca ilk uçakla ülkesine geri döndü. Stajını yapmak için kendine iş buldu. Her şeye yeniden tek başına başladı. Bir kaç ay sonra mesleğini eline aldı. Kısa sürede oldukça iyi ilerleme kaydetti. Yirmi dört yaşında bir kız çocuğu evlat edindi. Var olan tüm sevgisini kızına verdi. Özenilesi bir iş kadını, harika bir anne olmuştu. Yirmi altı yaşında Çağan ile tanıştı. Yirmi sekiz yaşında onunla evlendi. Çağan harika bir baba olmuştu kızına. Elfida kendi küllerinden kurmuştu ailesini. Elfida annesinden çok şey öğrenmişti. Onun gibi olmamak için çok çabaladı.Kendi geleceklerini üçü birlikte kurdu. "

" Belki de her kapanan kapı yeni bir kapının anahtarını atardı önümüze."

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte okula yol aldım. Kaan ve Lena' yı beraber otururken görünce yanlarına gittim. " Günaydın." Dedim

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte okula yol aldım. Kaan ve Lena' yı beraber otururken görünce yanlarına gittim. " Günaydın." Dedim. İkisi bana cevap vermeden banktan kalktılar. Arkalarından öylece baka kaldım. Ders başlamadan sınıfa en arkadaki sırama yerleştim.

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte okula yol aldım. Kaan ve Lena' yı beraber otururken görünce yanlarına gittim. " Günaydın." Dedim. İkisi bana cevap vermeden banktan kalktılar. Arkalarından öylece baka kaldım. Ders başlamadan sınıfa en arkadaki sırama yerleştim. Yanıma ne Kaan ne de Lena oturmuştu. Kendimi kötü hissettim. Yan tarafıma atılan c

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte okula yol aldım. Kaan ve Lena' yı beraber otururken görünce yanlarına gittim. " Günaydın." Dedim. İkisi bana cevap vermeden banktan kalktılar. Arkalarından öylece baka kaldım. Ders başlamadan sınıfa en arkadaki sırama yerleştim. Yanıma ne Kaan ne de Lena oturmuştu. Kendimi kötü hissettim. Yan tarafıma atılan çantayla kafamı kaldırdım. Dün kütüphanede tanıdığım Yağızdı bu kişi.

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte okula yol aldım. Kaan ve Lena' yı beraber otururken görünce yanlarına gittim. " Günaydın." Dedim. İkisi bana cevap vermeden banktan kalktılar. Arkalarından öylece baka kaldım. Ders başlamadan sınıfa en arkadaki sırama yerleştim. Yanıma ne Kaan ne de Lena oturmuştu. Kendimi kötü hissettim. Yan tarafıma atılan çantayla kafamı kaldırdım. Dün kütüphanede tanıdığım Yağızdı bu kişi.

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte okula yol aldım. Kaan ve Lena' yı beraber otururken görünce yanlarına gittim. " Günaydın." Dedim. İkisi bana cevap vermeden banktan kalktılar. Arkalarından öylece baka kaldım. Ders başlamadan sınıfa en arkadaki sırama yerleştim. Yanıma ne Kaan ne de Lena oturmuştu. Kendimi kötü hissettim. Yan tarafıma atılan çantayla kafamı kaldırdım. Dün kütüphanede tanıdığım Yağızdı bu kişi.

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte okula yol aldım. Kaan ve Lena' yı beraber otururken görünce yanlarına gittim. " Günaydın." Dedim. İkisi bana cevap vermeden banktan kalktılar. Arkalarından öylece baka kaldım. Ders başlamadan sınıfa en arkadaki sırama yerleştim. Yanıma ne Kaan ne de Lena oturmuştu. Kendimi kötü hissettim. Yan tarafıma atılan çantayla kafamı kaldırdım. Dün kütüphanede tanıdığım Yağızdı bu kişi.

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte okula yol aldım. Kaan ve Lena' yı beraber otururken görünce yanlarına gittim. " Günaydın." Dedim. İkisi bana cevap vermeden banktan kalktılar. Arkalarından öylece baka kaldım. Ders başlamadan sınıfa en arkadaki sırama yerleştim. Yanıma ne Kaan ne de Lena oturmuştu. Kendimi kötü hissettim. Yan tarafıma atılan çantayla kafamı kaldırdım. Dün kütüphanede tanıdığım Yağızdı bu kişi.

" Ben tek oturmak istiyorum. Müsaade edersen."

" Sınıfta başka boş yer yok." Dedi guzume

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte okula yol aldım. Kaan ve Lena' yı beraber otururken görünce yanlarına gittim. " Günaydın." Dedim. İkisi bana cevap vermeden banktan kalktılar. Arkalarından öylece baka kaldım. Ders başlamadan sınıfa en arkadaki sırama yerleştim. Yanıma ne Kaan ne de Lena oturmuştu. Kendimi kötü hissettim. Yan tarafıma atılan çantayla kafamı kaldırdım. Dün kütüphanede tanıdığım Yağızdı bu kişi.

" Ben tek oturmak istiyorum. Müsaade edersen."

" Sınıfta başka boş yer yok." Dedi yüzüme bakmadan. Tartışacak durumda değildim o yüzden fazla diretmedim. Gün boyunca Kaan ve Lena'

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte okula yol aldım. Kaan ve Lena' yı beraber otururken görünce yanlarına gittim. " Günaydın." Dedim. İkisi bana cevap vermeden banktan kalktılar. Arkalarından öylece baka kaldım. Ders başlamadan sınıfa en arkadaki sırama yerleştim. Yanıma ne Kaan ne de Lena oturmuştu. Kendimi kötü hissettim. Yan tarafıma atılan çantayla kafamı kaldırdım. Dün kütüphanede tanıdığım Yağızdı bu kişi.

" Ben tek oturmak istiyorum. Müsaade edersen."

" Sınıfta başka boş yer yok." Dedi yüzüme bakmadan. Tartışacak durumda değildim o yüzden fazla diretmedim. Gün boyunca Kaan ve Lena'nın gelip beni konuşturmasını bekledim fakat yüzüme bile bakmadılar. Sırf böyle yaptıkları için bile onlara kırgındım. Okul bitince hızlıca Alaz' ın evine doğru gittim.

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte okula yol aldım. Kaan ve Lena' yı beraber otururken görünce yanlarına gittim. " Günaydın." Dedim. İkisi bana cevap vermeden banktan kalktılar. Arkalarından öylece baka kaldım. Ders başlamadan sınıfa en arkadaki sırama yerleştim. Yanıma ne Kaan ne de Lena oturmuştu. Kendimi kötü hissettim. Yan tarafıma atılan çantayla kafamı kaldırdım. Dün kütüphanede tanıdığım Yağızdı bu kişi.

" Ben tek oturmak istiyorum. Müsaade edersen."

" Sınıfta başka boş yer yok." Dedi yüzüme bakmadan. Tartışacak durumda değildim o yüzden fazla diretmedim. Gün boyunca Kaan ve Lena'nın gelip beni konuşturmasını bekledim fakat yüzüme bile bakmadılar. Sırf böyle yaptıkları için bile onlara kırgındım. Okul bitince hızlıca Alaz' ın evine doğru gittim. Yağız bile bizim okuldaysa Alaz da bizim okulda olabilir miydi? Bu düşüncelerim Alaz'ı görünce suya düştü. Alaz' ın üzerindeki formayla bizim okuldan olmadığını anladım.

Gwce

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte okula yol aldım. Kaan ve Lena' yı beraber otururken görünce yanlarına gittim. " Günaydın." Dedim. İkisi bana cevap vermeden banktan kalktılar. Arkalarından öylece baka kaldım. Ders başlamadan sınıfa en arkadaki sırama yerleştim. Yanıma ne Kaan ne de Lena oturmuştu. Kendimi kötü hissettim. Yan tarafıma atılan çantayla kafamı kaldırdım. Dün kütüphanede tanıdığım Yağızdı bu kişi.

" Ben tek oturmak istiyorum. Müsaade edersen."

" Sınıfta başka boş yer yok." Dedi yüzüme bakmadan. Tartışacak durumda değildim o yüzden fazla diretmedim. Gün boyunca Kaan ve Lena'nın gelip beni konuşturmasını bekledim fakat yüzüme bile bakmadılar. Sırf böyle yaptıkları için bile onlara kırgındım. Okul bitince hızlıca Alaz' ın evine doğru gittim. Yağız bile bizim okuldaysa Alaz da bizim okulda olabilir miydi? Bu düşüncelerim Alaz'ı görünce suya düştü. Alaz' ın üzerindeki formayla bizim okuldan olmadığını anladım.

"Gece... Gelmeyeceğim ben."

" Tamam üstünü değiştir seni bekliyorum."

" Gece babam izin vermez."

" On dakikan var." Bana bakıp sinirle eve girdi.

Yaklaşık yirmi dakikadır onu bejliyor

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte okula yol aldım. Kaan ve Lena' yı beraber otururken görünce yanlarına gittim. " Günaydın." Dedim. İkisi bana cevap vermeden banktan kalktılar. Arkalarından öylece baka kaldım. Ders başlamadan sınıfa en arkadaki sırama yerleştim. Yanıma ne Kaan ne de Lena oturmuştu. Kendimi kötü hissettim. Yan tarafıma atılan çantayla kafamı kaldırdım. Dün kütüphanede tanıdığım Yağızdı bu kişi.

" Ben tek oturmak istiyorum. Müsaade edersen."

" Sınıfta başka boş yer yok." Dedi yüzüme bakmadan. Tartışacak durumda değildim o yüzden fazla diretmedim. Gün boyunca Kaan ve Lena'nın gelip beni konuşturmasını bekledim fakat yüzüme bile bakmadılar. Sırf böyle yaptıkları için bile onlara kırgındım. Okul bitince hızlıca Alaz' ın evine doğru gittim. Yağız bile bizim okuldaysa Alaz da bizim okulda olabilir miydi? Bu düşüncelerim Alaz'ı görünce suya düştü. Alaz' ın üzerindeki formayla bizim okuldan olmadığını anladım.

"Gece... Gelmeyeceğim ben."

" Tamam üstünü değiştir seni bekliyorum."

" Gece babam izin vermez."

" On dakikan var." Bana bakıp sinirle eve girdi.

Yaklaşık yirmi dakikadır onu bekliyordum ama evden çıkan yoktu en sonunda yerden taş alıp onun odasının olduğunu düşündüğüm cama taş attım. Camın açılması ve onun siyah saçlarının görülmesi a

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte okula yol aldım. Kaan ve Lena' yı beraber otururken görünce yanlarına gittim. " Günaydın." Dedim. İkisi bana cevap vermeden banktan kalktılar. Arkalarından öylece baka kaldım. Ders başlamadan sınıfa en arkadaki sırama yerleştim. Yanıma ne Kaan ne de Lena oturmuştu. Kendimi kötü hissettim. Yan tarafıma atılan çantayla kafamı kaldırdım. Dün kütüphanede tanıdığım Yağızdı bu kişi.

" Ben tek oturmak istiyorum. Müsaade edersen."

" Sınıfta başka boş yer yok." Dedi yüzüme bakmadan. Tartışacak durumda değildim o yüzden fazla diretmedim. Gün boyunca Kaan ve Lena'nın gelip beni konuşturmasını bekledim fakat yüzüme bile bakmadılar. Sırf böyle yaptıkları için bile onlara kırgındım. Okul bitince hızlıca Alaz' ın evine doğru gittim. Yağız bile bizim okuldaysa Alaz da bizim okulda olabilir miydi? Bu düşüncelerim Alaz'ı görünce suya düştü. Alaz' ın üzerindeki formayla bizim okuldan olmadığını anladım.

"Gece... Gelmeyeceğim ben."

" Tamam üstünü değiştir seni bekliyorum."

" Gece babam izin vermez."

" On dakikan var." Bana bakıp sinirle eve girdi.

Yaklaşık yirmi dakikadır onu bekliyordum ama evden çıkan yoktu en sonunda yerden taş alıp onun odasının olduğunu düşündüğüm cama taş attım. Camın açılması ve onun siyah saçlarının görülmesi aynı anda olmuştu.

" Gece ben gelmiyorum."

" Ne demek ben gelmiyorum!"

" Dedemi görmem yasak benim."

" Bana bak çocuk! Ben saat

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte okula yol aldım. Kaan ve Lena' yı beraber otururken görünce yanlarına gittim. " Günaydın." Dedim. İkisi bana cevap vermeden banktan kalktılar. Arkalarından öylece baka kaldım. Ders başlamadan sınıfa en arkadaki sırama yerleştim. Yanıma ne Kaan ne de Lena oturmuştu. Kendimi kötü hissettim. Yan tarafıma atılan çantayla kafamı kaldırdım. Dün kütüphanede tanıdığım Yağızdı bu kişi.

" Ben tek oturmak istiyorum. Müsaade edersen."

" Sınıfta başka boş yer yok." Dedi yüzüme bakmadan. Tartışacak durumda değildim o yüzden fazla diretmedim. Gün boyunca Kaan ve Lena'nın gelip beni konuşturmasını bekledim fakat yüzüme bile bakmadılar. Sırf böyle yaptıkları için bile onlara kırgındım. Okul bitince hızlıca Alaz' ın evine doğru gittim. Yağız bile bizim okuldaysa Alaz da bizim okulda olabilir miydi? Bu düşüncelerim Alaz'ı görünce suya düştü. Alaz' ın üzerindeki formayla bizim okuldan olmadığını anladım.

"Gece... Gelmeyeceğim ben."

" Tamam üstünü değiştir seni bekliyorum."

" Gece babam izin vermez."

" On dakikan var." Bana bakıp sinirle eve girdi.

Yaklaşık yirmi dakikadır onu bekliyordum ama evden çıkan yoktu en sonunda yerden taş alıp onun odasının olduğunu düşündüğüm cama taş attım. Camın açılması ve onun siyah saçlarının görülmesi aynı anda olmuştu.

" Gece ben gelmiyorum."

" Ne demek ben gelmiyorum!"

" Dedemi görmem yasak benim."

" Bana bak çocuk! Ben saatlerdir niye bekliyorum burada!"

" Ben sana söylemiştim. Git işte."

" Ah Romeo... Romeo inkar et babanı adın yatsı.

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte okula yol aldım. Kaan ve Lena' yı beraber otururken görünce yanlarına gittim. " Günaydın." Dedim. İkisi bana cevap vermeden banktan kalktılar. Arkalarından öylece baka kaldım. Ders başlamadan sınıfa en arkadaki sırama yerleştim. Yanıma ne Kaan ne de Lena oturmuştu. Kendimi kötü hissettim. Yan tarafıma atılan çantayla kafamı kaldırdım. Dün kütüphanede tanıdığım Yağızdı bu kişi.

" Ben tek oturmak istiyorum. Müsaade edersen."

" Sınıfta başka boş yer yok." Dedi yüzüme bakmadan. Tartışacak durumda değildim o yüzden fazla diretmedim. Gün boyunca Kaan ve Lena'nın gelip beni konuşturmasını bekledim fakat yüzüme bile bakmadılar. Sırf böyle yaptıkları için bile onlara kırgındım. Okul bitince hızlıca Alaz' ın evine doğru gittim. Yağız bile bizim okuldaysa Alaz da bizim okulda olabilir miydi? Bu düşüncelerim Alaz'ı görünce suya düştü. Alaz' ın üzerindeki formayla bizim okuldan olmadığını anladım.

"Gece... Gelmeyeceğim ben."

" Tamam üstünü değiştir seni bekliyorum."

" Gece babam izin vermez."

" On dakikan var." Bana bakıp sinirle eve girdi.

Yaklaşık yirmi dakikadır onu bekliyordum ama evden çıkan yoktu en sonunda yerden taş alıp onun odasının olduğunu düşündüğüm cama taş attım. Camın açılması ve onun siyah saçlarının görülmesi aynı anda olmuştu.

" Gece ben gelmiyorum."

" Ne demek ben gelmiyorum!"

" Dedemi görmem yasak benim."

" Bana bak çocuk! Ben saatlerdir niye bekliyorum burada!"

" Ben sana söylemiştim. Git işte."

" Ah Romeo... Romeo inkar et babanı adın yatsı. Ağaç oldum davuk kafası. Ah Romeo ne boş konuşursun sen in aşağıya, beni yukarı getirtmeden..."

" K

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte okula yol aldım. Kaan ve Lena' yı beraber otururken görünce yanlarına gittim. " Günaydın." Dedim. İkisi bana cevap vermeden banktan kalktılar. Arkalarından öylece baka kaldım. Ders başlamadan sınıfa en arkadaki sırama yerleştim. Yanıma ne Kaan ne de Lena oturmuştu. Kendimi kötü hissettim. Yan tarafıma atılan çantayla kafamı kaldırdım. Dün kütüphanede tanıdığım Yağızdı bu kişi.

" Ben tek oturmak istiyorum. Müsaade edersen."

" Sınıfta başka boş yer yok." Dedi yüzüme bakmadan. Tartışacak durumda değildim o yüzden fazla diretmedim. Gün boyunca Kaan ve Lena'nın gelip beni konuşturmasını bekledim fakat yüzüme bile bakmadılar. Sırf böyle yaptıkları için bile onlara kırgındım. Okul bitince hızlıca Alaz' ın evine doğru gittim. Yağız bile bizim okuldaysa Alaz da bizim okulda olabilir miydi? Bu düşüncelerim Alaz'ı görünce suya düştü. Alaz' ın üzerindeki formayla bizim okuldan olmadığını anladım.

"Gece... Gelmeyeceğim ben."

" Tamam üstünü değiştir seni bekliyorum."

" Gece babam izin vermez."

" On dakikan var." Bana bakıp sinirle eve girdi.

Yaklaşık yirmi dakikadır onu bekliyordum ama evden çıkan yoktu en sonunda yerden taş alıp onun odasının olduğunu düşündüğüm cama taş attım. Camın açılması ve onun siyah saçlarının görülmesi aynı anda olmuştu.

" Gece ben gelmiyorum."

" Ne demek ben gelmiyorum!"

" Dedemi görmem yasak benim."

" Bana bak çocuk! Ben saatlerdir niye bekliyorum burada!"

" Ben sana söylemiştim. Git işte."

" Ah Romeo... Romeo inkar et babanı adın yatsı. Ağaç oldum davuk kafası. Ah Romeo ne boş konuşursun sen in aşağıya, beni yukarı getirtmeden..."

" Kızım bela mısın başıma. Çakma Juliet balkon sahnen bozuk bir de oyunculuğun çok kötü."

" Hey sensin çakma

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte okula yol aldım. Kaan ve Lena' yı beraber otururken görünce yanlarına gittim. " Günaydın." Dedim. İkisi bana cevap vermeden banktan kalktılar. Arkalarından öylece baka kaldım. Ders başlamadan sınıfa en arkadaki sırama yerleştim. Yanıma ne Kaan ne de Lena oturmuştu. Kendimi kötü hissettim. Yan tarafıma atılan çantayla kafamı kaldırdım. Dün kütüphanede tanıdığım Yağızdı bu kişi.

" Ben tek oturmak istiyorum. Müsaade edersen."

" Sınıfta başka boş yer yok." Dedi yüzüme bakmadan. Tartışacak durumda değildim o yüzden fazla diretmedim. Gün boyunca Kaan ve Lena'nın gelip beni konuşturmasını bekledim fakat yüzüme bile bakmadılar. Sırf böyle yaptıkları için bile onlara kırgındım. Okul bitince hızlıca Alaz' ın evine doğru gittim. Yağız bile bizim okuldaysa Alaz da bizim okulda olabilir miydi? Bu düşüncelerim Alaz'ı görünce suya düştü. Alaz' ın üzerindeki formayla bizim okuldan olmadığını anladım.

"Gece... Gelmeyeceğim ben."

" Tamam üstünü değiştir seni bekliyorum."

" Gece babam izin vermez."

" On dakikan var." Bana bakıp sinirle eve girdi.

Yaklaşık yirmi dakikadır onu bekliyordum ama evden çıkan yoktu en sonunda yerden taş alıp onun odasının olduğunu düşündüğüm cama taş attım. Camın açılması ve onun siyah saçlarının görülmesi aynı anda olmuştu.

" Gece ben gelmiyorum."

" Ne demek ben gelmiyorum!"

" Dedemi görmem yasak benim."

" Bana bak çocuk! Ben saatlerdir niye bekliyorum burada!"

" Ben sana söylemiştim. Git işte."

" Ah Romeo... Romeo inkar et babanı adın yatsı. Ağaç oldum davuk kafası. Ah Romeo ne boş konuşursun sen in aşağıya, beni yukarı getirtmeden..."

" Kızım bela mısın başıma. Çakma Juliet balkon sahnen bozuk bir de oyunculuğun çok kötü."

" Hey sensin çakma. Pis Romeo." Çocuğa bak ona burada serenad yapıyorum bana hâlâ gelemeyeceğim diyor. Biraz ilerleyip zili çaldım.

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte okula yol aldım. Kaan ve Lena' yı beraber otururken görünce yanlarına gittim. " Günaydın." Dedim. İkisi bana cevap vermeden banktan kalktılar. Arkalarından öylece baka kaldım. Ders başlamadan sınıfa en arkadaki sırama yerleştim. Yanıma ne Kaan ne de Lena oturmuştu. Kendimi kötü hissettim. Yan tarafıma atılan çantayla kafamı kaldırdım. Dün kütüphanede tanıdığım Yağızdı bu kişi.

" Ben tek oturmak istiyorum. Müsaade edersen."

" Sınıfta başka boş yer yok." Dedi yüzüme bakmadan. Tartışacak durumda değildim o yüzden fazla diretmedim. Gün boyunca Kaan ve Lena'nın gelip beni konuşturmasını bekledim fakat yüzüme bile bakmadılar. Sırf böyle yaptıkları için bile onlara kırgındım. Okul bitince hızlıca Alaz' ın evine doğru gittim. Yağız bile bizim okuldaysa Alaz da bizim okulda olabilir miydi? Bu düşüncelerim Alaz'ı görünce suya düştü. Alaz' ın üzerindeki formayla bizim okuldan olmadığını anladım.

"Gece... Gelmeyeceğim ben."

" Tamam üstünü değiştir seni bekliyorum."

" Gece babam izin vermez."

" On dakikan var." Bana bakıp sinirle eve girdi.

Yaklaşık yirmi dakikadır onu bekliyordum ama evden çıkan yoktu en sonunda yerden taş alıp onun odasının olduğunu düşündüğüm cama taş attım. Camın açılması ve onun siyah saçlarının görülmesi aynı anda olmuştu.

" Gece ben gelmiyorum."

" Ne demek ben gelmiyorum!"

" Dedemi görmem yasak benim."

" Bana bak çocuk! Ben saatlerdir niye bekliyorum burada!"

" Ben sana söylemiştim. Git işte."

" Ah Romeo... Romeo inkar et babanı adın yatsı. Ağaç oldum davuk kafası. Ah Romeo ne boş konuşursun sen in aşağıya, beni yukarı getirtmeden..."

" Kızım bela mısın başıma. Çakma Juliet balkon sahnen bozuk bir de oyunculuğun çok kötü."

" Hey sensin çakma. Pis Romeo." Çocuğa bak ona burada serenad yapıyorum bana hâlâ gelemeyeceğim diyor. Biraz ilerleyip zili çaldım. Kapıyı bir kadın açtı.

" Buyrun kızım?"

" Merhaba hanımefendi? Ben Alaz'ın okuldan arkadaşıyım

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte okula yol aldım. Kaan ve Lena' yı beraber otururken görünce yanlarına gittim. " Günaydın." Dedim. İkisi bana cevap vermeden banktan kalktılar. Arkalarından öylece baka kaldım. Ders başlamadan sınıfa en arkadaki sırama yerleştim. Yanıma ne Kaan ne de Lena oturmuştu. Kendimi kötü hissettim. Yan tarafıma atılan çantayla kafamı kaldırdım. Dün kütüphanede tanıdığım Yağızdı bu kişi.

" Ben tek oturmak istiyorum. Müsaade edersen."

" Sınıfta başka boş yer yok." Dedi yüzüme bakmadan. Tartışacak durumda değildim o yüzden fazla diretmedim. Gün boyunca Kaan ve Lena'nın gelip beni konuşturmasını bekledim fakat yüzüme bile bakmadılar. Sırf böyle yaptıkları için bile onlara kırgındım. Okul bitince hızlıca Alaz' ın evine doğru gittim. Yağız bile bizim okuldaysa Alaz da bizim okulda olabilir miydi? Bu düşüncelerim Alaz'ı görünce suya düştü. Alaz' ın üzerindeki formayla bizim okuldan olmadığını anladım.

"Gece... Gelmeyeceğim ben."

" Tamam üstünü değiştir seni bekliyorum."

" Gece babam izin vermez."

" On dakikan var." Bana bakıp sinirle eve girdi.

Yaklaşık yirmi dakikadır onu bekliyordum ama evden çıkan yoktu en sonunda yerden taş alıp onun odasının olduğunu düşündüğüm cama taş attım. Camın açılması ve onun siyah saçlarının görülmesi aynı anda olmuştu.

" Gece ben gelmiyorum."

" Ne demek ben gelmiyorum!"

" Dedemi görmem yasak benim."

" Bana bak çocuk! Ben saatlerdir niye bekliyorum burada!"

" Ben sana söylemiştim. Git işte."

" Ah Romeo... Romeo inkar et babanı adın yatsı. Ağaç oldum davuk kafası. Ah Romeo ne boş konuşursun sen in aşağıya, beni yukarı getirtmeden..."

" Kızım bela mısın başıma. Çakma Juliet balkon sahnen bozuk bir de oyunculuğun çok kötü."

" Hey sensin çakma. Pis Romeo." Çocuğa bak ona burada serenad yapıyorum bana hâlâ gelemeyeceğim diyor. Biraz ilerleyip zili çaldım. Kapıyı bir kadın açtı.

" Buyrun kızım?"

" Merhaba hanımefendi? Ben Alaz'ın okuldan arkadaşıyım. Bizim yapmamız gereken projemiz vardı da rica etsem Alaz benimle gelebilir mi?"

" AA Alaz bana bundan bahsetmedi. Ne projesi bu

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte okula yol aldım. Kaan ve Lena' yı beraber otururken görünce yanlarına gittim. " Günaydın." Dedim. İkisi bana cevap vermeden banktan kalktılar. Arkalarından öylece baka kaldım. Ders başlamadan sınıfa en arkadaki sırama yerleştim. Yanıma ne Kaan ne de Lena oturmuştu. Kendimi kötü hissettim. Yan tarafıma atılan çantayla kafamı kaldırdım. Dün kütüphanede tanıdığım Yağızdı bu kişi.

" Ben tek oturmak istiyorum. Müsaade edersen."

" Sınıfta başka boş yer yok." Dedi yüzüme bakmadan. Tartışacak durumda değildim o yüzden fazla diretmedim. Gün boyunca Kaan ve Lena'nın gelip beni konuşturmasını bekledim fakat yüzüme bile bakmadılar. Sırf böyle yaptıkları için bile onlara kırgındım. Okul bitince hızlıca Alaz' ın evine doğru gittim. Yağız bile bizim okuldaysa Alaz da bizim okulda olabilir miydi? Bu düşüncelerim Alaz'ı görünce suya düştü. Alaz' ın üzerindeki formayla bizim okuldan olmadığını anladım.

"Gece... Gelmeyeceğim ben."

" Tamam üstünü değiştir seni bekliyorum."

" Gece babam izin vermez."

" On dakikan var." Bana bakıp sinirle eve girdi.

Yaklaşık yirmi dakikadır onu bekliyordum ama evden çıkan yoktu en sonunda yerden taş alıp onun odasının olduğunu düşündüğüm cama taş attım. Camın açılması ve onun siyah saçlarının görülmesi aynı anda olmuştu.

" Gece ben gelmiyorum."

" Ne demek ben gelmiyorum!"

" Dedemi görmem yasak benim."

" Bana bak çocuk! Ben saatlerdir niye bekliyorum burada!"

" Ben sana söylemiştim. Git işte."

" Ah Romeo... Romeo inkar et babanı adın yatsı. Ağaç oldum davuk kafası. Ah Romeo ne boş konuşursun sen in aşağıya, beni yukarı getirtmeden..."

" Kızım bela mısın başıma. Çakma Juliet balkon sahnen bozuk bir de oyunculuğun çok kötü."

" Hey sensin çakma. Pis Romeo." Çocuğa bak ona burada serenad yapıyorum bana hâlâ gelemeyeceğim diyor. Biraz ilerleyip zili çaldım. Kapıyı bir kadın açtı.

" Buyrun kızım?"

" Merhaba hanımefendi? Ben Alaz'ın okuldan arkadaşıyım. Bizim yapmamız gereken projemiz vardı da rica etsem Alaz benimle gelebilir mi?"

" AA Alaz bana bundan bahsetmedi. Ne projesi bu?"

" İnsanlığın doğa üzerindeki etkileri. Hemen bitirmemiz lazım yoksa ikimiz de düşük alabiliriz." Dedim.Sevimli olduğunu düşündüğüm gülümsememle

" Peki canım bir dakika... Alaz! Arkadaşın geldi."

" Efendim anne!"

" Oğlum proje yapacakmışsınız neden söylemiyorsun

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte okula yol aldım. Kaan ve Lena' yı beraber otururken görünce yanlarına gittim. " Günaydın." Dedim. İkisi bana cevap vermeden banktan kalktılar. Arkalarından öylece baka kaldım. Ders başlamadan sınıfa en arkadaki sırama yerleştim. Yanıma ne Kaan ne de Lena oturmuştu. Kendimi kötü hissettim. Yan tarafıma atılan çantayla kafamı kaldırdım. Dün kütüphanede tanıdığım Yağızdı bu kişi.

" Ben tek oturmak istiyorum. Müsaade edersen."

" Sınıfta başka boş yer yok." Dedi yüzüme bakmadan. Tartışacak durumda değildim o yüzden fazla diretmedim. Gün boyunca Kaan ve Lena'nın gelip beni konuşturmasını bekledim fakat yüzüme bile bakmadılar. Sırf böyle yaptıkları için bile onlara kırgındım. Okul bitince hızlıca Alaz' ın evine doğru gittim. Yağız bile bizim okuldaysa Alaz da bizim okulda olabilir miydi? Bu düşüncelerim Alaz'ı görünce suya düştü. Alaz' ın üzerindeki formayla bizim okuldan olmadığını anladım.

"Gece... Gelmeyeceğim ben."

" Tamam üstünü değiştir seni bekliyorum."

" Gece babam izin vermez."

" On dakikan var." Bana bakıp sinirle eve girdi.

Yaklaşık yirmi dakikadır onu bekliyordum ama evden çıkan yoktu en sonunda yerden taş alıp onun odasının olduğunu düşündüğüm cama taş attım. Camın açılması ve onun siyah saçlarının görülmesi aynı anda olmuştu.

" Gece ben gelmiyorum."

" Ne demek ben gelmiyorum!"

" Dedemi görmem yasak benim."

" Bana bak çocuk! Ben saatlerdir niye bekliyorum burada!"

" Ben sana söylemiştim. Git işte."

" Ah Romeo... Romeo inkar et babanı adın yatsı. Ağaç oldum davuk kafası. Ah Romeo ne boş konuşursun sen in aşağıya, beni yukarı getirtmeden..."

" Kızım bela mısın başıma. Çakma Juliet balkon sahnen bozuk bir de oyunculuğun çok kötü."

" Hey sensin çakma. Pis Romeo." Çocuğa bak ona burada serenad yapıyorum bana hâlâ gelemeyeceğim diyor. Biraz ilerleyip zili çaldım. Kapıyı bir kadın açtı.

" Buyrun kızım?"

" Merhaba hanımefendi? Ben Alaz'ın okuldan arkadaşıyım. Bizim yapmamız gereken projemiz vardı da rica etsem Alaz benimle gelebilir mi?"

" AA Alaz bana bundan bahsetmedi. Ne projesi bu?"

" İnsanlığın doğa üzerindeki etkileri. Hemen bitirmemiz lazım yoksa ikimiz de düşük alabiliriz." Dedim.Sevimli olduğunu düşündüğüm gülümsememle

" Peki canım bir dakika... Alaz! Arkadaşın geldi."

" Efendim anne!"

" Oğlum proje yapacakmışsınız neden söylemiyorsun?"

" Ne?... Haaa evet aklımdan çıkmış neyse görüşürüz."

Birlikte yürümeye başladık Alaz bana gülerek dönüp " proje ha. Ne projesiymis bu?"

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte okula yol aldım. Kaan ve Lena' yı beraber otururken görünce yanlarına gittim. " Günaydın." Dedim. İkisi bana cevap vermeden banktan kalktılar. Arkalarından öylece baka kaldım. Ders başlamadan sınıfa en arkadaki sırama yerleştim. Yanıma ne Kaan ne de Lena oturmuştu. Kendimi kötü hissettim. Yan tarafıma atılan çantayla kafamı kaldırdım. Dün kütüphanede tanıdığım Yağızdı bu kişi.

" Ben tek oturmak istiyorum. Müsaade edersen."

" Sınıfta başka boş yer yok." Dedi yüzüme bakmadan. Tartışacak durumda değildim o yüzden fazla diretmedim. Gün boyunca Kaan ve Lena'nın gelip beni konuşturmasını bekledim fakat yüzüme bile bakmadılar. Sırf böyle yaptıkları için bile onlara kırgındım. Okul bitince hızlıca Alaz' ın evine doğru gittim. Yağız bile bizim okuldaysa Alaz da bizim okulda olabilir miydi? Bu düşüncelerim Alaz'ı görünce suya düştü. Alaz' ın üzerindeki formayla bizim okuldan olmadığını anladım.

"Gece... Gelmeyeceğim ben."

" Tamam üstünü değiştir seni bekliyorum."

" Gece babam izin vermez."

" On dakikan var." Bana bakıp sinirle eve girdi.

Yaklaşık yirmi dakikadır onu bekliyordum ama evden çıkan yoktu en sonunda yerden taş alıp onun odasının olduğunu düşündüğüm cama taş attım. Camın açılması ve onun siyah saçlarının görülmesi aynı anda olmuştu.

" Gece ben gelmiyorum."

" Ne demek ben gelmiyorum!"

" Dedemi görmem yasak benim."

" Bana bak çocuk! Ben saatlerdir niye bekliyorum burada!"

" Ben sana söylemiştim. Git işte."

" Ah Romeo... Romeo inkar et babanı adın yatsı. Ağaç oldum davuk kafası. Ah Romeo ne boş konuşursun sen in aşağıya, beni yukarı getirtmeden..."

" Kızım bela mısın başıma. Çakma Juliet balkon sahnen bozuk bir de oyunculuğun çok kötü."

" Hey sensin çakma. Pis Romeo." Çocuğa bak ona burada serenad yapıyorum bana hâlâ gelemeyeceğim diyor. Biraz ilerleyip zili çaldım. Kapıyı bir kadın açtı.

" Buyrun kızım?"

" Merhaba hanımefendi? Ben Alaz'ın okuldan arkadaşıyım. Bizim yapmamız gereken projemiz vardı da rica etsem Alaz benimle gelebilir mi?"

" AA Alaz bana bundan bahsetmedi. Ne projesi bu?"

" İnsanlığın doğa üzerindeki etkileri. Hemen bitirmemiz lazım yoksa ikimiz de düşük alabiliriz." Dedim.Sevimli olduğunu düşündüğüm gülümsememle

" Peki canım bir dakika... Alaz! Arkadaşın geldi."

" Efendim anne!"

" Oğlum proje yapacakmışsınız neden söylemiyorsun?"

" Ne?... Haaa evet aklımdan çıkmış neyse görüşürüz."

Birlikte yürümeye başladık Alaz bana gülerek dönüp " Proje ha. Ne projesiymis bu?"

" İnsanlığın doğa üzerindeki etkileri. "

" Bu kadar hızlı yalan söylediğini bilmiyordum."

" Bende."

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte okula yol aldım. Kaan ve Lena' yı beraber otururken görünce yanlarına gittim. " Günaydın." Dedim. İkisi bana cevap vermeden banktan kalktılar. Arkalarından öylece baka kaldım. Ders başlamadan sınıfa en arkadaki sırama yerleştim. Yanıma ne Kaan ne de Lena oturmuştu. Kendimi kötü hissettim. Yan tarafıma atılan çantayla kafamı kaldırdım. Dün kütüphanede tanıdığım Yağızdı bu kişi.

" Ben tek oturmak istiyorum. Müsaade edersen."

" Sınıfta başka boş yer yok." Dedi yüzüme bakmadan. Tartışacak durumda değildim o yüzden fazla diretmedim. Gün boyunca Kaan ve Lena'nın gelip beni konuşturmasını bekledim fakat yüzüme bile bakmadılar. Sırf böyle yaptıkları için bile onlara kırgındım. Okul bitince hızlıca Alaz' ın evine doğru gittim. Yağız bile bizim okuldaysa Alaz da bizim okulda olabilir miydi? Bu düşüncelerim Alaz'ı görünce suya düştü. Alaz' ın üzerindeki formayla bizim okuldan olmadığını anladım.

"Gece... Gelmeyeceğim ben."

" Tamam üstünü değiştir seni bekliyorum."

" Gece babam izin vermez."

" On dakikan var." Bana bakıp sinirle eve girdi.

Yaklaşık yirmi dakikadır onu bekliyordum ama evden çıkan yoktu en sonunda yerden taş alıp onun odasının olduğunu düşündüğüm cama taş attım. Camın açılması ve onun siyah saçlarının görülmesi aynı anda olmuştu.

" Gece ben gelmiyorum."

" Ne demek ben gelmiyorum!"

" Dedemi görmem yasak benim."

" Bana bak çocuk! Ben saatlerdir niye bekliyorum burada!"

" Ben sana söylemiştim. Git işte."

" Ah Romeo... Romeo inkar et babanı adın yatsı. Ağaç oldum davuk kafası. Ah Romeo ne boş konuşursun sen in aşağıya, beni yukarı getirtmeden..."

" Kızım bela mısın başıma. Çakma Juliet balkon sahnen bozuk bir de oyunculuğun çok kötü."

" Hey sensin çakma. Pis Romeo." Çocuğa bak ona burada serenad yapıyorum bana hâlâ gelemeyeceğim diyor. Biraz ilerleyip zili çaldım. Kapıyı bir kadın açtı.

" Buyrun kızım?"

" Merhaba hanımefendi? Ben Alaz'ın okuldan arkadaşıyım. Bizim yapmamız gereken projemiz vardı da rica etsem Alaz benimle gelebilir mi?"

" AA Alaz bana bundan bahsetmedi. Ne projesi bu?"

" İnsanlığın doğa üzerindeki etkileri. Hemen bitirmemiz lazım yoksa ikimiz de düşük alabiliriz." Dedim.Sevimli olduğunu düşündüğüm gülümsememle

" Peki canım bir dakika... Alaz! Arkadaşın geldi."

" Efendim anne!"

" Oğlum proje yapacakmışsınız neden söylemiyorsun?"

" Ne?... Haaa evet aklımdan çıkmış neyse görüşürüz."

Birlikte yürümeye başladık Alaz bana gülerek dönüp " Proje ha. Ne projesiymis bu?"

" İnsanlığın doğa üzerindeki etkileri. "

" Bu kadar hızlı yalan söylediğini bilmiyordum."

" Bende." Sessizlik içerisinde tüm yolları yürüdük. Sonunda Nazım dede' nin yanına varmıştır

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte okula yol aldım. Kaan ve Lena' yı beraber otururken görünce yanlarına gittim. " Günaydın." Dedim. İkisi bana cevap vermeden banktan kalktılar. Arkalarından öylece baka kaldım. Ders başlamadan sınıfa en arkadaki sırama yerleştim. Yanıma ne Kaan ne de Lena oturmuştu. Kendimi kötü hissettim. Yan tarafıma atılan çantayla kafamı kaldırdım. Dün kütüphanede tanıdığım Yağızdı bu kişi.

" Ben tek oturmak istiyorum. Müsaade edersen."

" Sınıfta başka boş yer yok." Dedi yüzüme bakmadan. Tartışacak durumda değildim o yüzden fazla diretmedim. Gün boyunca Kaan ve Lena'nın gelip beni konuşturmasını bekledim fakat yüzüme bile bakmadılar. Sırf böyle yaptıkları için bile onlara kırgındım. Okul bitince hızlıca Alaz' ın evine doğru gittim. Yağız bile bizim okuldaysa Alaz da bizim okulda olabilir miydi? Bu düşüncelerim Alaz'ı görünce suya düştü. Alaz' ın üzerindeki formayla bizim okuldan olmadığını anladım.

"Gece... Gelmeyeceğim ben."

" Tamam üstünü değiştir seni bekliyorum."

" Gece babam izin vermez."

" On dakikan var." Bana bakıp sinirle eve girdi.

Yaklaşık yirmi dakikadır onu bekliyordum ama evden çıkan yoktu en sonunda yerden taş alıp onun odasının olduğunu düşündüğüm cama taş attım. Camın açılması ve onun siyah saçlarının görülmesi aynı anda olmuştu.

" Gece ben gelmiyorum."

" Ne demek ben gelmiyorum!"

" Dedemi görmem yasak benim."

" Bana bak çocuk! Ben saatlerdir niye bekliyorum burada!"

" Ben sana söylemiştim. Git işte."

" Ah Romeo... Romeo inkar et babanı adın yatsı. Ağaç oldum davuk kafası. Ah Romeo ne boş konuşursun sen in aşağıya, beni yukarı getirtmeden..."

" Kızım bela mısın başıma. Çakma Juliet balkon sahnen bozuk bir de oyunculuğun çok kötü."

" Hey sensin çakma. Pis Romeo." Çocuğa bak ona burada serenad yapıyorum bana hâlâ gelemeyeceğim diyor. Biraz ilerleyip zili çaldım. Kapıyı bir kadın açtı.

" Buyrun kızım?"

" Merhaba hanımefendi? Ben Alaz'ın okuldan arkadaşıyım. Bizim yapmamız gereken projemiz vardı da rica etsem Alaz benimle gelebilir mi?"

" AA Alaz bana bundan bahsetmedi. Ne projesi bu?"

" İnsanlığın doğa üzerindeki etkileri. Hemen bitirmemiz lazım yoksa ikimiz de düşük alabiliriz." Dedim.Sevimli olduğunu düşündüğüm gülümsememle

" Peki canım bir dakika... Alaz! Arkadaşın geldi."

" Efendim anne!"

" Oğlum proje yapacakmışsınız neden söylemiyorsun?"

" Ne?... Haaa evet aklımdan çıkmış neyse görüşürüz."

Birlikte yürümeye başladık Alaz bana gülerek dönüp " Proje ha. Ne projesiymis bu?"

" İnsanlığın doğa üzerindeki etkileri. "

" Bu kadar hızlı yalan söylediğini bilmiyordum."

" Bende." Sessizlik içerisinde tüm yolları yürüdük. Sonunda Nazım dede' nin yanına varmıştık. Kapıyı açıp içeri girdiğimde Nazım dede çok mutlu oldu. Benim ardımdan Alaz girince önce şaşırdı ardından gözleri doldu. Onun bakislark benim içimi burkmusti

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte okula yol aldım. Kaan ve Lena' yı beraber otururken görünce yanlarına gittim. " Günaydın." Dedim. İkisi bana cevap vermeden banktan kalktılar. Arkalarından öylece baka kaldım. Ders başlamadan sınıfa en arkadaki sırama yerleştim. Yanıma ne Kaan ne de Lena oturmuştu. Kendimi kötü hissettim. Yan tarafıma atılan çantayla kafamı kaldırdım. Dün kütüphanede tanıdığım Yağızdı bu kişi.

" Ben tek oturmak istiyorum. Müsaade edersen."

" Sınıfta başka boş yer yok." Dedi yüzüme bakmadan. Tartışacak durumda değildim o yüzden fazla diretmedim. Gün boyunca Kaan ve Lena'nın gelip beni konuşturmasını bekledim fakat yüzüme bile bakmadılar. Sırf böyle yaptıkları için bile onlara kırgındım. Okul bitince hızlıca Alaz' ın evine doğru gittim. Yağız bile bizim okuldaysa Alaz da bizim okulda olabilir miydi? Bu düşüncelerim Alaz'ı görünce suya düştü. Alaz' ın üzerindeki formayla bizim okuldan olmadığını anladım.

"Gece... Gelmeyeceğim ben."

" Tamam üstünü değiştir seni bekliyorum."

" Gece babam izin vermez."

" On dakikan var." Bana bakıp sinirle eve girdi.

Yaklaşık yirmi dakikadır onu bekliyordum ama evden çıkan yoktu en sonunda yerden taş alıp onun odasının olduğunu düşündüğüm cama taş attım. Camın açılması ve onun siyah saçlarının görülmesi aynı anda olmuştu.

" Gece ben gelmiyorum."

" Ne demek ben gelmiyorum!"

" Dedemi görmem yasak benim."

" Bana bak çocuk! Ben saatlerdir niye bekliyorum burada!"

" Ben sana söylemiştim. Git işte."

" Ah Romeo... Romeo inkar et babanı adın yatsı. Ağaç oldum davuk kafası. Ah Romeo ne boş konuşursun sen in aşağıya, beni yukarı getirtmeden..."

" Kızım bela mısın başıma. Çakma Juliet balkon sahnen bozuk bir de oyunculuğun çok kötü."

" Hey sensin çakma. Pis Romeo." Çocuğa bak ona burada serenad yapıyorum bana hâlâ gelemeyeceğim diyor. Biraz ilerleyip zili çaldım. Kapıyı bir kadın açtı.

" Buyrun kızım?"

" Merhaba hanımefendi? Ben Alaz'ın okuldan arkadaşıyım. Bizim yapmamız gereken projemiz vardı da rica etsem Alaz benimle gelebilir mi?"

" AA Alaz bana bundan bahsetmedi. Ne projesi bu?"

" İnsanlığın doğa üzerindeki etkileri. Hemen bitirmemiz lazım yoksa ikimiz de düşük alabiliriz." Dedim.Sevimli olduğunu düşündüğüm gülümsememle

" Peki canım bir dakika... Alaz! Arkadaşın geldi."

" Efendim anne!"

" Oğlum proje yapacakmışsınız neden söylemiyorsun?"

" Ne?... Haaa evet aklımdan çıkmış neyse görüşürüz."

Birlikte yürümeye başladık Alaz bana gülerek dönüp " Proje ha. Ne projesiymis bu?"

" İnsanlığın doğa üzerindeki etkileri. "

" Bu kadar hızlı yalan söylediğini bilmiyordum."

" Bende." Sessizlik içerisinde tüm yolları yürüdük. Sonunda Nazım dede' nin yanına varmıştık. Kapıyı açıp içeri girdiğimde Nazım dede çok mutlu oldu. Benim ardımdan Alaz girince önce şaşırdı ardından gözleri doldu. Onun bakışları benim içimi burkmuştu. Kendi aandalyeme oturup onları izlemeye başladım Alaz Nazım dedeye hiç bakmıyor, Nazım dede ise gözünü ondan ayırmıyordu.

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte okula yol aldım. Kaan ve Lena' yı beraber otururken görünce yanlarına gittim. " Günaydın." Dedim. İkisi bana cevap vermeden banktan kalktılar. Arkalarından öylece baka kaldım. Ders başlamadan sınıfa en arkadaki sırama yerleştim. Yanıma ne Kaan ne de Lena oturmuştu. Kendimi kötü hissettim. Yan tarafıma atılan çantayla kafamı kaldırdım. Dün kütüphanede tanıdığım Yağızdı bu kişi.

" Ben tek oturmak istiyorum. Müsaade edersen."

" Sınıfta başka boş yer yok." Dedi yüzüme bakmadan. Tartışacak durumda değildim o yüzden fazla diretmedim. Gün boyunca Kaan ve Lena'nın gelip beni konuşturmasını bekledim fakat yüzüme bile bakmadılar. Sırf böyle yaptıkları için bile onlara kırgındım. Okul bitince hızlıca Alaz' ın evine doğru gittim. Yağız bile bizim okuldaysa Alaz da bizim okulda olabilir miydi? Bu düşüncelerim Alaz'ı görünce suya düştü. Alaz' ın üzerindeki formayla bizim okuldan olmadığını anladım.

"Gece... Gelmeyeceğim ben."

" Tamam üstünü değiştir seni bekliyorum."

" Gece babam izin vermez."

" On dakikan var." Bana bakıp sinirle eve girdi.

Yaklaşık yirmi dakikadır onu bekliyordum ama evden çıkan yoktu en sonunda yerden taş alıp onun odasının olduğunu düşündüğüm cama taş attım. Camın açılması ve onun siyah saçlarının görülmesi aynı anda olmuştu.

" Gece ben gelmiyorum."

" Ne demek ben gelmiyorum!"

" Dedemi görmem yasak benim."

" Bana bak çocuk! Ben saatlerdir niye bekliyorum burada!"

" Ben sana söylemiştim. Git işte."

" Ah Romeo... Romeo inkar et babanı adın yatsı. Ağaç oldum davuk kafası. Ah Romeo ne boş konuşursun sen in aşağıya, beni yukarı getirtmeden..."

" Kızım bela mısın başıma. Çakma Juliet balkon sahnen bozuk bir de oyunculuğun çok kötü."

" Hey sensin çakma. Pis Romeo." Çocuğa bak ona burada serenad yapıyorum bana hâlâ gelemeyeceğim diyor. Biraz ilerleyip zili çaldım. Kapıyı bir kadın açtı.

" Buyrun kızım?"

" Merhaba hanımefendi? Ben Alaz'ın okuldan arkadaşıyım. Bizim yapmamız gereken projemiz vardı da rica etsem Alaz benimle gelebilir mi?"

" AA Alaz bana bundan bahsetmedi. Ne projesi bu?"

" İnsanlığın doğa üzerindeki etkileri. Hemen bitirmemiz lazım yoksa ikimiz de düşük alabiliriz." Dedim.Sevimli olduğunu düşündüğüm gülümsememle

" Peki canım bir dakika... Alaz! Arkadaşın geldi."

" Efendim anne!"

" Oğlum proje yapacakmışsınız neden söylemiyorsun?"

" Ne?... Haaa evet aklımdan çıkmış neyse görüşürüz."

Birlikte yürümeye başladık Alaz bana gülerek dönüp " Proje ha. Ne projesiymis bu?"

" İnsanlığın doğa üzerindeki etkileri. "

" Bu kadar hızlı yalan söylediğini bilmiyordum."

" Bende." Sessizlik içerisinde tüm yolları yürüdük. Sonunda Nazım dede' nin yanına varmıştık. Kapıyı açıp içeri girdiğimde Nazım dede çok mutlu oldu. Benim ardımdan Alaz girince önce şaşırdı ardından gözleri doldu. Onun bakışları benim içimi burkmuştu. Kendi aandalyeme oturup onları izlemeye başladım Alaz Nazım dedeye hiç bakmıyor, Nazım dede ise gözünü ondan ayırmıyordu. " Hoşgeldiniz. Gece bugünkü hikayeni anlatmak isterim."

" Tabii ki." Dedim.

"Deniz Hanım çok guzel

Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte okula yol aldım. Kaan ve Lena' yı beraber otururken görünce yanlarına gittim. " Günaydın." Dedim. İkisi bana cevap vermeden banktan kalktılar. Arkalarından öylece baka kaldım. Ders başlamadan sınıfa en arkadaki sırama yerleştim. Yanıma ne Kaan ne de Lena oturmuştu. Kendimi kötü hissettim. Yan tarafıma atılan çantayla kafamı kaldırdım. Dün kütüphanede tanıdığım Yağızdı bu kişi.

" Ben tek oturmak istiyorum. Müsaade edersen."

" Sınıfta başka boş yer yok." Dedi yüzüme bakmadan. Tartışacak durumda değildim o yüzden fazla diretmedim. Gün boyunca Kaan ve Lena'nın gelip beni konuşturmasını bekledim fakat yüzüme bile bakmadılar. Sırf böyle yaptıkları için bile onlara kırgındım. Okul bitince hızlıca Alaz' ın evine doğru gittim. Yağız bile bizim okuldaysa Alaz da bizim okulda olabilir miydi? Bu düşüncelerim Alaz'ı görünce suya düştü. Alaz' ın üzerindeki formayla bizim okuldan olmadığını anladım.

"Gece... Gelmeyeceğim ben."

" Tamam üstünü değiştir seni bekliyorum."

" Gece babam izin vermez."

" On dakikan var." Bana bakıp sinirle eve girdi.

Yaklaşık yirmi dakikadır onu bekliyordum ama evden çıkan yoktu en sonunda yerden taş alıp onun odasının olduğunu düşündüğüm cama taş attım. Camın açılması ve onun siyah saçlarının görülmesi aynı anda olmuştu.

" Gece ben gelmiyorum."

" Ne demek ben gelmiyorum!"

" Dedemi görmem yasak benim."

" Bana bak çocuk! Ben saatlerdir niye bekliyorum burada!"

" Ben sana söylemiştim. Git işte."

" Ah Romeo... Romeo inkar et babanı adın yatsı. Ağaç oldum davuk kafası. Ah Romeo ne boş konuşursun sen in aşağıya, beni yukarı getirtmeden..."

" Kızım bela mısın başıma. Çakma Juliet balkon sahnen bozuk bir de oyunculuğun çok kötü."

" Hey sensin çakma. Pis Romeo." Çocuğa bak ona burada serenad yapıyorum bana hâlâ gelemeyeceğim diyor. Biraz ilerleyip zili çaldım. Kapıyı bir kadın açtı.

" Buyrun kızım?"

" Merhaba hanımefendi? Ben Alaz'ın okuldan arkadaşıyım. Bizim yapmamız gereken projemiz vardı da rica etsem Alaz benimle gelebilir mi?"

" AA Alaz bana bundan bahsetmedi. Ne projesi bu?"

" İnsanlığın doğa üzerindeki etkileri. Hemen bitirmemiz lazım yoksa ikimiz de düşük alabiliriz." Dedim.Sevimli olduğunu düşündüğüm gülümsememle

" Peki canım bir dakika... Alaz! Arkadaşın geldi."

" Efendim anne!"

" Oğlum proje yapacakmışsınız neden söylemiyorsun?"

" Ne?... Haaa evet aklımdan çıkmış neyse görüşürüz."

Birlikte yürümeye başladık Alaz bana gülerek dönüp " Proje ha. Ne projesiymis bu?"

" İnsanlığın doğa üzerindeki etkileri. "

" Bu kadar hızlı yalan söylediğini bilmiyordum."

" Bende." Sessizlik içerisinde tüm yolları yürüdük. Sonunda Nazım dede' nin yanına varmıştık. Kapıyı açıp içeri girdiğimde Nazım dede çok mutlu oldu. Benim ardımdan Alaz girince önce şaşırdı ardından gözleri doldu. Onun bakışları benim içimi burkmuştu. Kendi aandalyeme oturup onları izlemeye başladım Alaz Nazım dedeye hiç bakmıyor, Nazım dede ise gözünü ondan ayırmıyordu. " Hoşgeldiniz. Gece bugünkü hikayeni anlatmak isterim."

" Tabii ki." Dedim.

"Deniz Hanım çok güzel ve yetenekli bir kadındı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.