İçeriğe geç

HAYALLERİN ARASINDA

Bölüm 2 · 2 dk okuma

HAYALLERİN ARASINDA

Bölüm 2

"Karşıdan"

Kapının zili çaldığında koltukta büzülmüş halde oturuyordum.

Üzerimde hırkam vardı, Saçlarım Dağınıktı. Zile ikinci kez

basılmadan yerimden kalktım.

Kapıyı açar açmaz Selin içeri daldı.

"iyi misin diye sormuyorum," Dedi "Çünkü belli."

Elindeki poşeti mutfağa bıraktı. Ayakkabılarını bile çıkarmadan salonun ortasında durdu. Beni süzdü.

"Ne yaptı bu adam?"

"Bir şey yapmadı." Dedim. "Sorunda bu zaten."

Selin bakışlarını kaldırdı.

"Bak işte. En tehlikelisi."

Gülmekle ağlamak arasında bir yerde kaldım. Koltuğa geri oturdum.

Selin karşıma geçti, Bacaklarını altına alıp oturdu.

"Anlat," dedi. "Ama baştan söyleyeyim dramatize edersen seni uyarırım."

Derin bir nefes aldım. Sahili, kafeyi, o kızı... Hepsini anlattım.

Cümlelerim bittiğinde salon sessizdi.

Selin başını sessizce yana eğdi.

"Tamam," dedi sonunda. Şimdi kötü haberi söylüyorum.

İçim sıkıştı.

"Neymiş?"

"Sen bu adama tutulmuşsun."

"Hayır," dedim. "Bu imkansız."

Selin güldü.

"İmkansız diyorsan kesin olmuştur."

Başımı ellerimin arasına aldım.

"Bir sevgilisi var selin. Gözümle gördüm."

"Gördüğün neydi?" diye sordu.

"Bir kız, rahatlık. Yakınlık."

Omuz silkti.

"Bu üçü akrabalıkta da olur."

Başımı kaldırdım.

"Ne?"

"Bir şey demiyorum," dedi masumca. " Sadece... sen karar vermeden karar vermiş gibisin."

Sustum.

Selin ayağa kalktı, mutfağa yöneldi.

"Çay koyuyorum," diye seslendi. " Çünkü büyük duygular çaysız konuşulmaz."

Çay kokusu kısa sürede salona yayıldı. Selin mutfakta bir şeyler karıştırırken, ben koltukta hala düşüncelere dalmıştım.

"Peki ya... O kız?" diye mırıldandım gözlerimi Selin'e çevirmeden.

Selin başını koltuğun kenarından çıkarıp bana baktı, gözlerinde hafif alaycı bir bakış.

"Ne 'ya o kız'ı? akraba olabilir demedim mi?"

Başımı salladım ama kalbim yine istemsizce hızlandı.

Selin gülümsedi çayları masaya koydu ve oturdu.

"Bakalım bakalım," dedi,

"Demek can seni bu kadar etkiledi ha?"

"Etmedi," dedim sertçe, ama kedime bile inanamadım.

Selin kahkahasını tuttu.

"Etmedi mi?" Elif, gözlerin hala onun peşinde dolaşıyor. Yani... Dürüst ol kendine yalan söyleme."

Sustum. Selin'in haklı olduğunu biliyordum. Ama bunu kabul etmek... Çok zor.

Selin çayını yudumlarken masum bir şekilde ekledi: "Bak sana bir tavsiye veriyorum. Duygularını erteleme. Ama önce gerçekleri çöz. Bir yanlış anlaşılmaya kurban gitmek istemezsin değil mi?

Kahvaltıyı yaptıktan sonra Selin'in ısrarı üzerine dışarı çıkmaya karar verdim.

"Geçekten ihtiyacın var, biraz hava biraz insan."

Dedi selin kolumu tutarken.

Hava hafif serindi; yağmur dinmiş ama gökyüzü hala griydi.

Sokaklarda yürürken selin bana küçük espriler yapıyor,

gerginliğimi dağıtmaya çalışıyordu.

"Bak, Elif," dedi bir ara, "hiç bir erkek için kendini zorlamamalısın.

Ama Can... o farklı."

"Farklı mı?" dedim gözlerim ufukta kaybolurken.

"Farklı derken... seni rahatsız eden o bakışları diyorum."

Selin cevap verdi. Hafif gülerek.

Tam o sıra da köşeyi dönerken Can'la karşılaştık.

oda bizi fark etti, ama yüzünde garip bir ifade vardı.

Selin hemen yanımda durdu. Hafifçe omzuma dokundu. Can'ın gözleri benimkilerle buluştu.

Kalbim istemsizce hızla çarpmaya başladı. Selin hafifçe öne eğildi fısıldadı "Tamam sakince...ama bakışlarını saklama, durum netleşsin."

Can yaklaştıkça kalbim hızlanıyordu. Selin yanımda rahat,

ben ise karmaşık duygular içinde.

Selin gülerek:

"Bak işte hayat sana küçük sürprizler yapıyor." Dedi.

Bölüm sonu

1 yorum

  • Baya iyi yeni yeni bölümler atarsan sevinirim. Ben de bir ara senin gibi yeniydim, kitab yazıyorum, ismi "MÜHÜRLENMIŞ RUHLAR VARISI" Karşılıklı okuma olursa çok sevinirim. Sevgilerle 🫴🏻🤍

    1Yanıt