İçeriğe geç

Hayallerden öte

Bölüm 7 · 2 dk okuma

Hayallerden öte

Bölüm 7

Konuşma

Defne

Babama veda ettikten sonra arabadan inip kafeye doğru yürümeye başladım. Bazen babam beni bırakırdı. Beyaz kapıdan girer girmez Nazlı beni karşıladı.

- Tam 2 dk geç geldin.

- Biraz uyuya kaldım o kadar.

- Of geç hadi.

- Tamam.

Nazlı benden 1 yaş büyüktü. Ve sanki benim kafedeki annem gibiydi. Daha tanıştığımız 3 hafta oldu ama onu çok seviyorum. Bu düşüncelerle birlikte mutfağa girip önlüğümü kafamdan geçirdim ve iplerini belime bağladım. Ve bizim mesai başladı. Saat 15.00'e gelirken nazlı bana seslendi.

- Defnee!

- Efendim.

- Mert Bey geldi seni çağırıyor ne yaptın yine?

NE. Mert Bey mi geldi?! Offf,işte gerçekten bittim.

Çıkmak o kadar önemli değil ama burayı çok seviyorum.

- Off sanırım geçen sana anlattığım olaydan dolayı.

- Ay inşallah kovulmassın.

- İnşallah...

Tedirgin adımlarla mutfaktan çıktım. Gözüm Mert Bey'i arıyordu. İşte! Tam da o gün kadının oturduğu masa da.17 nolu masa.. O çalışanları izlerken benim geldiğimi gördü ve yoğun bakışlarını üzerimde hissettim. Karşısına oturdum ve konuşmaya başladım.

- Beni çağırmışsınız efendim.

- Evet. Direkt konura giricem uzatmayı sevmiyorum.

- Peki efendim.

- Geçen günlerde çok sevdiğim bir arkadaşım buraya gelmişti.

- Biliyorum efendim.

Keskin bakışları hala üzerimdeydi.

- Ve dün akşam onunla konuştum. Senden bahsetti.

- Evet efendim. Pek iyi bir tanışmamız olmadı kendisiyle.

- Evet öyle olmuş. Neyse, üzerine bilerek çay döktüğünü söylüyor.

- Efendim ben neden durduk yere bir müşterimizin üzerine çay dökmek isteyeyim ki. Siz söylemeden önce o benim için herhangi bir müşterimizden farkı yoktu.

- Peki nasıl döktün çayı üzerine?

- Efendim, çayları taşırken masaya takıldım.

- Bir daha bu böyle bir haber alırsam kovuldun bil.

- Peki efendim teşekkürler.

- Şimdi gidebilirsin.

- İyi günler efendim.

Hızla Nazlı'nın yanına gittim. Beni gördüğüne pek sevinmiş gibi durmuyordu.

- Noldu kovuldun mu?

- Hayır, sadece bir uyarı yaptı.

- Oh, çok şükür.

Birlikte işimize döndük. Hava kararmaya başlamıştı ve çıkış saati yaklaşmıştı. 5 dk sonra toparlanmaya başlayacaktık. Müşteriler azalmaya başlamıştı. O sırada Nazlı'yı gördüm. Benim yanıma geldi. Telaşlı görünüyordu.

- Defne bu gün sen kapatabilir misin?

- Olur da neden ki?

- Ya benim acil bir işim çıktı.

- Peki tamam hadi koş sen geç kalma.

- Çok teşekkür ederim.

Ve çantasını alelacele toparlayıp kafeden çıktı. Bende bütün müşterilere uyarı yaptım. Kapatmama 15 dk kalmıştı. Bende toparlanmaya başlamıştım. Ve sonunda herkes yavaşça gittimeye başladı. Bütün masalar boşalınca bende kafeyi kapattım ve otobüs durağına doğru ilerlemeye başladım. Yolculuk kısa sürse de eve gelene kadar başım şişmişti. Tam yanımda bir bebek vardı ve durmadan ağlıyordu. Arkamdaki teyzelerinde çenesi susmak bilmedi yani. Otobüsten iner inmez koşarak eve geldim. Biraz dinlenmem lazım.

Yukarı çıkarken salonda annemi gördüm ve yukarı çıkmaktan vazgeçip yanına gittim.

- Anne?

- Aa hoşgeldin bitanem.

- Hoşbuldum da hayrola noldu niye erken geldin?

- Biraz başım ağrıyodu o yüzden erken çıktım.

- Hmm peki bende çok yoruldum azcık kaysana.

Annemin yanına oturdum ve sohbet etmeye başladık. Babam gelirken lahmacun ve pide almıştı. Of en sevdiğimden. Birlikte güzel bir ziyafet çektik.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.