Hıçkırmamı ve göz yaşlarımı durduramıyordum ellerim kapıya vurmaktan çizilmiş,tekmelemekten ayaklarım şişmişti. Igor'un beni bu şekilde görmesini istemezdim. Kardeşlerim için her zaman güçlü durmaya çalışmıştım fakat sanırım şuan bunun bir önemi yoktu,sonuçta onu koruyamamıştım.
-"Abla neden burdasın sen?Léa..Léa nerde?"
Sorusuyla içim hiç olmadığı kadar titredi ve parçalandığımı hissettim, tırnaklarımı avuç içlerime daha sert bastırdım.Fiziksel acının içimdeki karmaşaya iyi geleceğini düşünmüştüm fakat içimde hiç bir değişiklik olmamıştı.Igor ince ve kısa kollarını bana doladı ve panikle sormaya devam etti,kardeşi neredeydi?
••••
-"Kalkma vakti geldi aşağı gelin."
Buraya geldiğimiz bir haftadan beri Tian her sabah gelip bize sadece bir kez ve oldukça sakin bir tonla uyanmamızı söyleyip çıkıyordu ve bizde çabucak hazırlanıp aşağı iniyor amcadan o gün yapılacak işleri alıyorduk.Rutin gayet sıradan ilerliyor;Léa evde kalıp ev işleri yada o tarz işlerle ilgilenirken ben dışarıdan alınacak bir şeyler varsa onları alıyor veya Igor ve Tian ile tarlaya gidiyorum.İşin iyi tarafı,Léa için işler öncekinden daha kolay ilerliyor,fırında ateşin yanında ekmek paketlemek yerine yerleri silmeyi daha çok sevdiğini söyleyip duruyordu.Léa ve ben sürekli yeni hayatımızın güzel kısımlarını birbirimize göstermeye çalışsakta Igor sadece sessizleşip bir yerlere dalıyordu.Onu sürekli sessiz ve mutsuz görmek beni parçalıyor ama şuan için elimden gelen tek şey gelişen olaylara olumlu bakmaya çalışmak.
-"Léa bugünde evde benimle kalacaksın,Fel sen sana vereceğim listeden alışveriş yapacaksın, oğlanlar sizde tekrar tarlaya gideceksiniz.Anlaştık mı?"
-"Anlaştık."dedim.
Anlaşmamalıydık,öyle söylememeliydim; kardeşlerimi alıp kaçmalı ve biz, bu herifi bir daha asla görmemeliydik.Aslında son söylediğim gerçektende olacaktı. O akşamdan sonra o herifi bir daha asla görmeyecektik fakat iş işten çoktan geçmiş olacaktı.
Darian beni alışveriş için her zamankinden farklı dört geniş dükkan sokağının ortada bir meydan ile kesiştiği,eski bir pazara yolladı.Bütün dükkan levhaları sararmış,eskimişti üstelik her dükkan kırılıp dökülüyordu.Neden her zamanki, eve yakın pazar yerine buraya gelmemi söylemişti? Üstelik orada daha çok malzeme vardı.Bunun üzerinde fazla durmadım ve hızlıca listedeki malzemeleri bulmaya başladım.
Akşam üstüne doğru işim bitmiş daha yakın zamanda almış olduğum şeyleri tekrar almıştım.Elimdeki poşetler ağır ve beni aşağıya çekiyordu bu yüzden her beş on dakikada bir poşeti tuttuğum elimi değiştiriyordum,ellerim oldukça kızarmıştı.Güneş'in rengi kızıla çalmaya başlamıştı adımlarımı hızlandırsam iyi olacak,diye düşündüm ve kendimi sıkarak poşetleri değiştirmek için durmadan hızlıca eve doğru yürüdüm.
En sonunda eve varmıştım,ellerimi dizlerime koyarak birkaç dakika kapının pervazında soluklandım ve oldukça iyi bir iş çıkardığımı düşünerek kendime gülümsedim.Tam o sırada yüzümdeki bütün gülümseme silindi ve yerini telaşa,korkuya bıraktı.Kardeşimin sesi bütün zihnime işledi..
Kardeşimin çığlığını iliklerime kadar hissettim,soğuk soğuk terliyor ellerim buza dokunmuşum gibi üşüyordu ve başım delice dönmeye başladı.Telaşla kendimi kapıdan koridora attığım sırada onu gördüm.Darian Léa'nın yüzüne oldukça yakın, kulağına fısıltıyla bir şeyler söylüyor ve kıkırdıyordu.Darian yüzünden kardeşimin yüzünü göremiyor olsamda delicesine titrediğini görmemek elde değildi.Tam o sırada Darian beni fark etti;
-"Sen,sen ne yapıyorsun kardeşime?"Sözlerim titrek ve korkak çıkmıştı.
Darian'ın yüzü düştü ve cevap vermeden bir hamlede üzerime atıldı.Hiçbir tepki veremedim,kaskatı kesilmiştim.Ne koştum,ne bağırdım,ne de herhangi bir şey söyleyebildim,sadece beni kocaman ellerinden birisiyle yakalamasına izin vermiştim ve benim acizliğim bütün hayatımızı değiştirecekti.
Ellerinden birisi ile Léa'yı tutarken öbürüyle beni çekiştirip mutfağın karşısındaki odaya ittirdi.Kapıyı sertçe kapattı ve arkasına bir şeyler yaslayıp o korkunç ve tüylerimi diken diken eden sesiyle;
-"Bu işe karışma"diyerek tısladı.
Göz bebeklerim durmuyor odada işime yarayabilcek eşyalara bakıyor,kulaklarım kardeşimin bağırışlarıyla uğulduyordu.Onunla konuşmaya çalışıncaya kadar bağırdığımı ve hatta zaten bir şeyler söylüyor olduğumu fark etmemiştim.Beynim durmuş bedenim sadece bir şeyler yapıyor ben ise neler yaptığını hatırlayamıyordum.Kapıya;eski ve çiçek kabartmalı ince uzun bir vazo,nasıl yerinden çıkarıp fırlattığımı anlayamadığım küçük mavi bir televizyon ve birkaç resim tablosu attığımı fark ettim fakat hiçbiri kapının açılmasını sağlayamamıştı.
Kollarını bana sarasıya kadar Igor'un odaya girmeyi başardığını fark etmemiştim.Erken mi gelmişti yoksa ben zamanın geçişini mi fark etmemiştim? Bilmiyordum ama her iki durumda da Igor burada ve Léa o herifin elindeydi ve benim elimden hiç bir şey gelmemişti,Igor ise gelmek için oldukça geç kalmıştı.
Ellerim ve avuç içim kapıyı tırmalamaktan çizilmiş kanıyor,ayaklarım ise tekmelemekten şişmişti.Bunların hiç birini yaptığımı fark etmemiştim ama her nasılsa yaptığım her şeyi olduğu gibi hatırlamaya başlamıştım.Yaptıklarımdan sonra ellerimi kulaklarımı bastırmış öylece oturuyordum ve o sırada Igor gelmiş,beni kollarıyla sarmış ve aynı soruyu durmadan sormaya devam etmişti.Ablası neredeydi?
-"Abla nolursun cevap ver neler oluyor!"Bana sarılmayı bırakıp gözlerimin içine bakarak soruyordu bu soruyu.Gözleri kızarmış her an ağlayacak gibi duruyor ve kararlı bir şekilde cevap istiyordu.Ona nasıl söyleyecektim ablasına, kardeşimize yapılanları?Nasıl bozacaktım onun masumiyetini?
-"Igor.."dedim ve tırnaklarımı zaten bir çok kez geçirmiş olduğum avuçlarıma geçirdim, sarsılıyordum.
-"Fel yavaşça söyle,Léa nerde?"Igor sakinliğini korumaya çalışsada sesinin titremesine engel olamamıştı.
-"Igor,o herif aldı onu!Yan odada ona,ona...Igor her şeyi..her şeyi duydum ben.."cümlenin devamını getiremiyordum,hem ne diyecektim ki? Anlamazdı, anlayamazdı.
Igor'un yaşı olanları anlamasına engel olmuştu fakat o adamın ablalarına zarar verdiğini, acı çektirdiğini biliyordu.Daha fazla Fel'in yanında duramadı onu bıraktı ve onun söylediği odaya gidip kapıyı tekmelemeye,ablası Léa'nın adını haykırmaya başladı.Hepsi,her şey geç kalmıştı kardeşleri için o artık bambaşka birisiydi ve bu hatırası ömür boyu aklından silinmeyecekti.