-"Ah çocuklar burada hepinizle akşam yemeğimi yemek eskisinden çok daha güzel."
Darian oldukça mutlu bir şekilde konuşmuştu.Fel bu adamın amacını anlayamıyordu eğer onları çalıştırmak için satın alıp onları ailelerinden ayırdıysa neden nazik olma zahmetine giriyordu? Kardeşlerinin onu sevebileceğine inanmıyordu değil mi?Ailesinin aksine Fel bu adama hiçbir zaman güvenmemişti ve satın alınmakta hiç yardımcı olmamıştı.Acaba ailesi gerçekten güvenmiş miydi ki yoksa parayı duyunca hiç araştırma zahmetine bile girmemişler miydi?
Üç kardeş ve Darian denen adam cam masada çiçek deseni baskılı kaselerden çorba içiyorlardı.Çocukların eski tahta masalarına ve düz tabakalarına kıyasla bu masa ve kaseler ihtişamlı gözüküyordu.Aslında bu evdeki her şey eski evlerine göre ihtişamlı gözüküyordu."Eski Ev" artık o ev onlara ait değildi ve bir daha asla geriye dönemeyeceklerdi.Bu düşünce Fel'in yüzünü düşürdü.
Mutfak, koridora ve sonundaki kapıya en yakın olan odaydı ve yemek yerken tahta kapıya vuran yağmur tanelerinin sesini duyabiliyordunuz.Fel en azından dış kapının eski evlerindeki gibi rüzgarla açılmıyor oluşunu sevmişti.Sanki içeri giren soğuk kimseyi rahatsız etmiyormuş gibi eski evde her zaman açılan kapıyı Fel kapatırdı.Dış kapı gıcırtıyla açıldı ve Fel Igor'un nefesini tuttuğunu hissetti. Çocuk kasesindeki sıcak sıvıya gözlerini kilitlemiş öylece bakıyordu.Davetsiz misafir küçük kardeşini endişelendirmişti.Fel onu rahatlatmak için ayağıyla hafifçe bacağına dokundu fakat bir tepki alamadı.
-"Hey Tian geç kaldın çoktan kardeşlerinle yemeğe başladık."
Mutfak girişinde çocukların yaşından büyük gözüken,uzun ve yapılı bir çocuk durmuş yemek masasındaki çocuklara bakıyordu. Kardeşler mi?Fel hayatında ilk defa gördüğü bu çocuğa kardeşim demeyecekti.Bu evde sorun çıkarmayı istemiyor olsada bazı sınırların olmasını tercih ederdi ve şuan elinde sadece kardeşleri ile olan bağı vardı.Biraz baskınlık göstermek istiyordu.Evde yavaş yavaş dengeli bir baskınlık kurmayı başarabilirlerse bu adam onları daha az kontrol edebilirdi.Denemeye değer diye düşündü ve bu eve geldiklerinden beri ilk kez konuştu;
-"Biz tanışmıyoruz bile bu çocuğu ilk defa görüyorum bu yüzden lütfen bizim kardeş olduğumuzu söylemeyin."
Léa hızlıca dönüp ayağıyla ablasının bacağına vurdu ve endişeli bir şekilde baktı.Aklından ne geçiyordu bunun? Şuan yapılması gereken en iyi şey uyum sağlamaktı.
Tian uzunca ve yüzünde herhangi bir duygu değişmeden masaya baktı ve sonunda konuşmaya başladı;
-"Bugün dünden farklı bir şey olmadı. Sulama kanallarında bir sorun yoktu ve nem oranı uygundu fakat daha önce de söylediğim gibi kapsül kablolarının olması gerekenden kısa olduğunu düşünüyorum.Bu sene yavaş gelişiyorlar."
-"Kapsül kablolarında bir sorun olmadığını söylemiştim bunu düşünmeyi bırak onlar iyi durumda.Her sene hasattan önce ani bir enerji sıçraması yaşanıyor ve en büyük patatesleri yetiştiriyorum.Her yıl bu konuyu açıp durma."
-"Ama efendim bu sadece bir inanç buna bel bağlayamazsınız. Bu sene.."Darian yumruğunu masaya sertçe vurdu ve çorbaları kaselerinden taşırdı.Fel nefesini tuttu ve kardeşleri gibi sadece oturup ikisi arasındaki sohbetlerini dinledi.
-"Haklısınız efendim."Çocuk arkasını döndü ve tam dışarı çıkıyordu ki Darian tekrar konuşmaya başladı;
-"Nereye gidiyorsun bugün masada yiyebileceğini söylemiştim."Tian şaşırmış bir şekilde arkasını döndü ve masaya baktı.
-"Ah,evet..tabi"Kesik kısa cümlesinin ardından tencereden bir kase çorba katıp Igor'un yanına oturdu.
-"Tian sen ve Igor üst katta senin odanda kalacaksınız ve kızlarda yan odanızda kalacak.Yani kızlar siz benim ve oğlanların arasındaki odada kalacaksınız ve benim dışımda kimse kendi odasının dışında bir odaya girmeyecek.Anlaşıldı mı?"
-"Evet efendim."
Çocuklar her zamanki yatma hazırlıklarını yaptılar ve erkenden odalarına gönderildiler.
-"Hepimizin aynı odada kalmasını istiyordum.Ailemizden ayrıldıktan sonra birbirimize her zamankinden fazla ihtiyacımız var."
-"Evet Léa bende Igor dan ayrılmak istemiyordum fakat şuan için fikirlerimizi belirtmemeliyiz.Bu adamın ne yapacağı hiç belli olmaz."
-"Hala Igor'un evdeyken ne söylediğini düşünüyorum."
-"Babamlara bir şey mi söylemiş, neymiş?Sana söyledi mi?"
-"Hayır ama yanağını tutuyordu ve oldukça kırmızı gözüküyordu. Bence bir şey söyledi ve babamı kışkırttı."
-"Bilmiyorum Léa fakat şuan için bence sormamalıyız ona eski evi hatırlatmak istemiyorum."
-"Nasıl hatırlamayacak Fel?Ailemiz bizi sattı ve şimdi sinir hastası kılıklı bir adamın evinde kalıyoruz! Bunlar evimizi hatırlatmayacak mı?"
Léa söylediklerini sesini yükselterek söylemişti.Bu olaylar henüz tazeydi ve her şey Léa içinde çok zordu.Fel hiç bir şey söylemedi ve küçük odalarındaki açık mavi duvara dokundu.Duvarların rengi ona gökyüzünü hatırlatıyor her zamankinden çok özgür olmak istiyordu.Duvara yapışık şekilde duran ranzanın yanına gitti ve Léa'ya baktı.Kardeşi kollarını kavuşturmuş bir süre ablasına baktı sonrasında kafasıyla üstteki yatağı işaret etti.Fel yatağı kardeşinin seçmesine izin verdi ve aşağıdaki yatağa kuruldu.Yeni yatağı eskisine kıyasla yumuşak ve temizdi,çıkmış iplikler yoktu.Léa'nında yatağından memnun olacağını düşündü ve kardeşinin hemen üst katta olması onu hatırlattı.Fel her zaman belli edemiyor olsada kardeşlerinin onun yanında olduğunu bilmesi onu hep rahatlatmıştı.Onunda yatağı rahat ve sıcak mıydı? Ablalarından ilk defa ayrı bir odada uyumak onu korkutuyor muydu?Tian ona kötü davranmış mıydı?Bir dakika durup Igor'un Tian denen çocuğu sevip sevmediğini düşündü.Tian denen çocuk iyi birisi miydi? Kardeşine zorbalık yapar yada onu incitir miydi?
-"Abla Igor için endişeleniyorum sence korkmuş mudur?"
Fel kardeşinin onunla aynı düşünceleri paylaştığını öğrenince yüzünde bir gülümseme oluştu.
-"Bende endişeleniyorum ama yapabileceğimiz bir şey yok gibi duruyor.Yarın konuşabiliriz."
-"Gerçekten bir şey yok mu?Peki yaa.."
Cümlesini tamamlamadan yatağından atladı ve iki oda arasındaki duvara kulağını dayadı.
-"Bir şey duyabiliyor musun?"
-"Hayır fakat çoktan uyumuşta olabilir."
Duvara bir kaç tık tıklattıp kulağını tekrar yasladı ve bu sefer belirli bir düzende ses vermeye başladı.Cevap olarak sakin bir kaç tık geldi ve Léa gülümsedi kardeşi ona öğrettiği şifreyi kullanmıştı.Léa kardeşlerine iş yerindeki sinir bozucu yetişkinlerle dalga geçebilmek için bir kaç şifre tasarlamıştı böylece iş yerinde biraz olsun eğleniyorlardı.Şimdi ise Darian'la dalga geçiyorlardı.Biraz daha bu şekilde eğlendikten sonra Igor'un sesi kesildi.
Léa dudaklarını büzerek;
-"Tian onu susturmuş olmalı."dedi.
-"Evet o yapmasaydı ben yapacaktım sinir olmaya başlamıştım ve bilmediğim bazı kelimeler vardı.."Fel durdu ve yarı sinirle
-"Ah hayır benim hakkımda mı konuşuyordunuz?"diye sordu.
Léa kıkırdadı ve Fel'in yorganının altına girdi.
-"Ah,hayır kesin benim hakkımda konuşuyordunuz!"diye Fel sitemle tekrarladı.
Léa daha çok kıkırdadı ve yorganı başıyla örttü.Ablası yorganın üstünden kardeşinin omuzlarından tutup sarstı ve tekrar tekrar sordu.Léa için olanlardan sonra biraz gülmek iyi gelmişti ve hala kardeşlerine sahip olduğu için kendini oldukça şanslı ve mutlu hissetti. Fakat küçük kız sadece bir kaç gün sonra hayatının tamamen değişip karanlığın ona sahip olacağını, gözlerindeki ışığını, büyük gülümsemesini kaybedeceğini bilmiyordu.Ablasıyla son kez şakalaştığını bilmiyordu.