İçeriğe geç

Hayalet Gezegen

Bölüm 1 · 9 dk okuma

Hayalet Gezegen

Bölüm 1

Léa

Kısadan uzuna sıralanmış üç çocuk masanın annelerine göre karşı tarafında oturmuş gıcırdayan sandalye ve kaşık sesleri eşliğinde yemeklerini yiyorlardı.Çocuklar annelerinin yanında oturmak

yerine karşısında sıkışık şekilde oturmayı tercih etmişlerdi ama bu anneleri agresif bir insan olduğu için değildi.Sadece bu ailenin ebeveyinleri çocuklarına verecekleri sevgiyi kendi ailelerinden almamışlardı ve bu ebeveynler ve çocuklar arasında kalın bir duvar oluşmasına sebep olmuştu.Annesi çocuklara yatma saatini haber vermez,çocuklar zamanı gelince çoktan dişlerini fırçalayıp yatağa girmeye hazır olurlardı veya yemek saatinde annelerinin onlara seslenmesine kalmadan masanın karşısına otururlardı. Çocuklarda dahil hiç kimse kavga ve gürültü çıksın istemiyordu.Sonuçta hepsinin başları günlük yorucu işlerinden dolayı oldukça doluydu.

"Hey Fel, söz vermiştin amaa!"

-"Üzgünüm Léa yeterince parayı toplayamadim.Bay M. bir çuval unu döktüğüm için bu hafta daha az para vereceğini söyledi.Ama söz veriyorum haftaya kesin alacağım."

Kırgın ve sinirli ses tonunun yanında birde ayağını yere vurarak cümlelerini vurgulayarak söyledi;

-'İstemiyorum işte,bu hafta istiyorum.Söz vermiştin!

Başka bir ses;

-"Hey daha uyanmama yirmi dakika var ve iki saattir odanın içinde bağırışıp duruyorsunuz! Abinize daha fazla saygı göstermelisiniz"

-"Hey ben daha büyüğüm tamam mı, asıl bana saygı duymalısın."

Küçük kız dilini çıkarıp alaycı bir ses tonuyla konuşmuştu.Çocukların arasında oldukça az bir yaş farkı olduğu için sıklıkla kimin daha büyük olduğu veya kime daha çok saygı duyulması gerektiği hakkında tartışırlardı,işin gerçeği daha demin küçük kızın söylediğiydi.

-" Uyu ve kalan yirmi dakıkanın tadını çıkar."

-"Hey Léa, bugün işe erken gitmen gerekmiyor muydu?Bay M.sana ekmek paketlemeyi gösterecekti hani?

-"Ah evet,yani hayır.O iş iptal oldu.Babam bana tatlı patateslerin nasıl yetiştiğini göstermek için tarlaya götürecek."

-"Ciddi misin?!Bende babamla yalnız vakit geçirmek istiyorum!"

Büyük ablaları Fel konuştu;

-"Daha geçen hafta sen ve babam sulama sistemlerine bakmak için dışarı çıkmıştınız, sırada ben varım ayrıca bugünün yoğun geçeceğini söylemiştin erken kalk ve hazırlanmaya başla."

-"Hayır daha uyuyacak yirmi dakikam var,susun ve beni rahatsız etmeyin."

-"Aslında Igor,çoktan 20 dakika geçti bile artık uyumasan daha iyi olacak."

Yorganı üstünden attı ve açılmış ağzı ve şaşkın gözleriyle;

-"Ne?Ama ben daha uyuyacaktım!"dedi.

Léa daha zaman kavramına alışamamış ve ne derslerse inanan kardeşinin tepkisini görünce bir kahkaha patlattı.Fel'de gülüyordu.

-"Evet,ah bak bir 10 dakika daha geçmiş.Acele etmelisin!"Fel'de Léa'ya katılmıştı.

Küçük kardeşlerinin aceleyle yataktan çıkarken düştüğünü gören kardeşler bu sefer daha sesli gülüyorlardi.

Kardeşler birbirleri ile çok vakit gecirmezlerdi.Zaten günün çoğunda işte çalışan kardeşler eve gelince doğrudan kendilerini yatağa atar,kardeşleri ile vakit geçirmeyi düşünmezlerdi bile.O ailenin bağları hatta bütün köydeki ailelerin bağları incecik bir ip gibiydi.Ufak bir darbede hasar alan, elinize bir makas alırsanız kolaylıkla koparabileceğiniz türden bağlardı bunlar.Zaten soyut bir kavram olan bağlar köydeki hiçbir ailenin umurunda değildi.Umurlarında olan tek şey günü geçirebilecekleri kadar para toparlayabilmekti.Aslına bakarsanız çocuklar bu genellemenin birazda olsa dışına çıkıyorlardı.Çocuklar aileleri ile vakit geçirmeyi,hayatı öğrenmeyi istiyorlardı fakat vermeye çalıştıkları sevginin karşılığını alamadıklarından zamanla onlarda aileleri gibi düşünüyorlardı.Bağlar gereksiz,gerekli olan tek şey paraydı.Dönemin şartları düşünülünce bu düşünce biçimi o kadarda sıradışı değildi.

Léa ve babası tatlı patatesleri için yola çıktılar.Léa uzun zamandan sonra ilk defa arabaya biniyordu.Çocuklar babasıyla tarlalarına gitmedikleri veya ciddi bir doktor ihtiyaçları olmadıkları sürece arabaya binmezlerdi.Bu yüzden küçük kız hızlıca geçen kurak tarlalara baktıkça daha çok heyecanlanıyor,yolculuk hiç bitmesin istiyordu.Léa bugün için şanslıydı çünkü kardeşlerinin aksine bugün yapacağı tek şey babasının tatlı patates yetiştiriciliği hakkında konuşacağı uzun ve sıkıcı konuşmasını dinlemek olacaktı.Fel'in dağıtması gereken sıcak ekmekler,Igor 'un ise taşıması gereken ağır yemek malzemeleri vardı.Igor kardeşlerin en küçüğü olsada en ağır işi o yapıyordu.Babası bir erkek olarak güçlü olması gerektiğini ve ablalarından daha çok para kazanmasını söylesede küçük çocuğunun kolları bu isteğin tersini yapıyor,incecik kollarıyla ağır çuvalları sürekli düşürüyordu.Igor hiç bir zaman çabuk büyüyüp serpilen bir çocuk olmamıştı. Her zaman yaşıtlarından kısa ve güçsüz olurdu.Özellikle kışın soğukta ablaları işlerine giderken o evde dinlenirdi.Ablaları bu durumu biraz kıskanıyor olsalarda onun için zor olduğunu biliyorlardı.

-"Bir dakika Léa, evden paltomu alacağım.Havanın burada bu kadar soğuk olacağını düşünmemiştim."dedi ve babası tarlanın yanındaki küçük beyaz eve gitti.

Tarlanın yanında sınır komşuları ile ortak bir evleri vardı.Ev ne sıcak nede birinin yaşamasi icin uygundu.Sadece depo olarak kullanılırdı.

-"Merhaba küçük hanım.Sen Plat'ın çocuğu musun?Seni buralarda ilk defa görüyorum."

Léa gulumseyerek cevap verdi;

-"Evet amca,buralara cok sık gelmiyorum.Gün içinde çoğunlukla evimizin yakınındaki fırında çalışırım.Tatlı patateslerin nasıl yetistigini öğrenmek için geldim."

Adam bir süreliğine duraksadı ve Lea'nın yüzünü inceledi.Küçük kızın hafifce büyük burnu, kahverengi gözleri vardı.Düz,açık kızıl saçları omuzlarına dökülüyordu.Gözleri parıldıyor,tıpkı bir portre gibi gülümsüyordu.

-"Biliyor musun benim yanımda da senin yaşlarında bir çocuk çalışıyor.Oldukça çalışkan o yüzden onunla gurur duyuyorum.Sende çok çalışıyor musun?'

-'Evet,amca.Sabah erkenden kalkıp işe gidiyorum.Üstelik biliyor musun,Igor'un aksine bu yıl neredeyse hiç işimi aksatmadım ve kimsede beni takdir etmedi.Bende hasta olacağım."

-"Hey Léa,Darian Amcanı rahatsız mı ediyorsun bakayım?"Babası elindeki paltoyla yanlarına geliyordu.

-"Ne,hayır.İlk o benimle konuştu."

Yabancı adam;

-'Ah, günaydın Plat."dedi.

Aralarında kısa bir sohbet geçti ve sonrasında adam gözlerini kaçırarak;

-"Aslında Plat,seninle bir konuda konuşmak istiyordum."dedi.

-Tamam konuşalım,ne hakkında?"

Darian göz ucuyla yanındaki küçük kıza baktı ve omuz silkti.

-"Aslında biraz özel"dedi.

-"Léa,ben seni birazdan çağırırım."

Léa oradan uzaklaştı ve tarlara bakınmaya başladı.Toprağa bağlı borular akımla havada duran küçük fanuslara bağlıydı.Léa eskiden patateslerin yetişmesi için gereken her şeyin toprakta olduğunu,şimdi ise yetişebilmeleri için fanuslara ihtiyaçları olduğunu biliyordu.Okuduğu kalın kitaplarda eski dönem ve yeni dönem arasındaki farklara rastlıyordu ve patateslerin farklılıklarına da rastlamıştı.Eski dönemden bir insan çıkıp gelse ve patateslerinin halini görse nasıl bir tepki verirdi diye düşündü ve gülümsedi.Elbette çok şaşırırdı.Aynı şekilde Léa'da eskiden patateslerin yetişmesi için fanuslara ihtiyaç olmadığını öğrenince şaşırmıştı.Savaş her şeyi değiştirmişti ve değiştirmeye devam ediyordu.

Léa ve babasının tarlada işleri bitmişti ve eve dönüyorlardı.Léa hiçbir zaman babasının ne düşündüğünü veya hissettiğini anlayamamıştı fakat şuan babasının düşünceli olduğunu o bile söyleyebilirdi.Babası ile Darian denen adam konuştuklarından beridir babası düşünceliydi.Fakat Léa,babasının iyi düşüncelere mi yoksa kötü düşüncelere mi kafa yorduğunu anlayamadı ve bunu sormadı.Aynı zamanda tarladaki amcanın babasına ne sorduğunu da sormadı.Her türlü söylemezdi zaten.

Babası Léa'yı evine bıraktı ve tarlaları için ilaç satın almaya şehre indi.Ertesi gün aldığı ilacı ana kol kazanına dökecek ve kılcal borular ile ilaç fanuslara gidecekti.Bu yeni dönem eskisine nazaran ilkel kalıyor olsada insanlar eski döneme yetişebilmek için çok çaba sarf ediyorlardı.Eski dönemden kalma bir kitap bulunca hemen çoğaltıyorlar ve teknolojiyi geliştirmeye çalışıyorlardı.Léa,eski dönem kitapları çok pahalı ve köydeki çoğu kişi gibi parası yetmeyeceği için o değerli kitapları okuyamıyordu.Fakat onun okuduğu yeni dönem yazarları eski dönem kitaplarını okuyorlar ve bunu kitaplarına da yansıtıyorlardı.Patatesleri ile ilgili bilgisini ve eskiden insanların üç kolu ve tam on iki gözü olduğu ile ilgili bilgilerini bu kitaplardan elde etmişti.O kadar gozleri yüzlerine nasıl sığıyordu?Bu bilgilerin bir kısmının yanlış olabileceği ihtimalini de düşünerekten kendine bir hayal belirlemişti.Büyüyünce çok para kazanacak, bilgilerinin doğruluğunu öğrenecek ve yeni bilgiler edinecekti.

••

Akşam olmuş kardeşleri işlerinden dönmüştü.Babaları üç cocuğu anneleriyle önemli bir konu hakkında konuşacağı için yukarı çıkmalarını söylemişti.Léa sabahki amcanın babasıyla konuşmasıyla bir ilgisi olup olmadığıni merak etti çünkü sesi normalden ciddi geliyordu.Kötü bir şeylerin olacağını hissetti.

Küf rengindeki,küçük ve pis halılarının etrafında oturmuş sohbet ediyorlardı.Bir kaç saat sonra hazırlanıp yatacaklar ve çocukların rutini tekrarlanacaktı.

-"Neden hala eski zamandan kalma isimleri kullanıyoruz,yeni isimler düşünmek bu kadar mı zor?"dedi Igor.

-"Söyledim ya insanlar eski döneme geri dönebilmeye çalışıyor ve tutabildikleri her şeyi aynı tutmaya çabalıyorlar.Bu onların eski zamana ulaşabilecekleri inancının artmasını sağlıyor."diye cevap verdi Léa.

Léa araştırmayı ve eski döneme ait bilgiler edinmeyi çok seviyordu ve isimler hakkındaki bilgiside bunlardan biriydi.Kendi ismide eski döneme ait bir isim olduğu için çok gurur duyuyordu.Sanki ismi ona bir kahraman olacağını haykırıyordu,eski dönemi yakalayacak nihai kişi.Kahramanlık fikri çok kötü durmasada Léa'nin istediği tek şey pahalı kitaplarla eski dönemin sırlarını çözmekti.Daha fazlasına ihtiyacı yoktu.

İçeriden bir ses çocuklara seslendi;

-"Çocuklar aşağı gelir misiniz?Babanız ve ben size önemli bir şey söylemeliyiz!"

Annelerinin sesiyle çocuklar oturdukları küçük halıdan kalkıp odadan çıktılar.Léa odadan çıkarken birazdan korkunç bir şeyin olacağını biliyordu.

-"Çocuklar isterseniz önce bir oturun."

Çocuklar annelerinin dediğini yaptılar ve dikişleri sökülmüş kahverengi çekyata oturdular.Salonları ve mutfakları birleşik, oldukça küçüktü.Öyleki orta boyutlu çekyatları bile oldukça büyük ve gereksiz duruyordu.Cocuklar yazları bu çekyatta beraber uyurlardı.Igor işte çalıştığı sırada aklına gelen hikayeleri anlatırdı.

-"An,olayı dramatikleştiriyorsun.Ah, bakın çocuklar.."

Babası derince,bıkkın bir nefes aldı ve cümlesine devam etti;

-"Bundan sonra Darian amcanız ile kalacaksınız. Zaten hepiniz onunla tanışmıştı.İyi tarafından bakın iyi bir alıcınız çıktı.Bugün benimle konuştu ve oldukça büyük bir meblağa teklif et.."

Léa cümlenin devamını dinleyemedi.Elleri terden sırıl sıklam olmuştu ve ayaklarına bir buz kütlesinin dokunduğunu hissediyordu.Biliyordu, kötü bir şey olacağını biliyordu.Dehşete düşmüş gözleriyle kardeşlerine baktı.Hemen yanındaki ablası Fel'in titrediğini hissetti.Kollarını birbirine dolamış,dikkatle babasının ağzından çıkanları dinliyordu.Igor ise hissiz ama yaşlı gözleriyle boşluğa bakıyordu.Léa onunda dinlemeyi bıraktığını anlamıştı.

Léa babasını tekrar dinlemeye başladığını fark etti.

-"Bu olayı dramatize etmenize gerek yok çocuklar.Bağlara gerek yoktur,hiç bir zaman olmadı.Ben sizi böyle yetiştirdim."

Léa babasının sözlerinde kırgın bir parça aradı fakat babası cümlelerini sadece bıkkın bir şekilde söylüyordu.Düşüncelerini çocuklarına söylüyor olması bile çoktu onun gözünde.

İlgisini bir anlığına kardeşi çekti.Igor kıvılcımlar saçan gözleriyle annesine bakıyordu.Léa ikisine kırgın olsa da sanki İgor'un tek önemsediği annesiydi.Bütün suç annesininmiş gibi bakıyordu.Fakat o sırada Léa'yi en rahatsız eden babasının umursamaz sözleriydi.

Fel,unuttuğu ayaklarını biri aniden hatırlatmış gibi hızlıca ayağa kalktı ve tüm gücüyle odasına koştu.Léa'da hiç bir şey düşünmeden ablasının peşinden koştu.

Fel kapıyı güçlüce çarpıp kilitledi.Kapının hemen arkasına oturdu ve güçten düşmüş bacaklarını eliyle teker teker yanına getirdi, kollarını birbirine doladı.Titriyordu,Fel ne zaman korksa güçlüce titrerdi, sessizce gözlerinden yaşlar süzüldü.

Fel,Léa doğduğundan beridir büyümüş kabul edildi ve sorumlulukları çok küçük yaşından beridir onunlaydı.Daha çok küçükte olsa kardeşlerine karşı hep bir sorumluluğu olmuştu.Fel her zaman kardeşlerini korurdu fakat şuan o, ne yapması gerektiğini bilmiyordu.Ailesi onları hiç mi sevmemişti?

-"Fel?"Léa kapının arkasından fısıldadı.

Kardeşi de titriyor,sessizce göz yaşları yanaklarından süzülüyordu.Elini kapıya yasladı ve ablasının kapının arkasında olduğunu hissetti.Konuşurken dudakları titriyordu;

-"Fel..Rüyada mıyım? Ailemiz bizi sevmiyor mu?"Cümleleri art arda sıralamıştı.Fel cevap vermedi.Küçükken kardeşini kaba çocuklar veya bağıran iş verenlere karşı savunabilmişti fakat o bile şuan onu nasıl koruması,ne söylemesi gerektiğini bilmiyordu,bu sefer kardeşini nasıl güvende tutacağını bilmiyordu.

-"Fel.."Şimdi sesi daha yüksekti.Ablası kardeşinin buruk sesini duyunca içi titredi.

-"Fel nolur aç kapıyı,bişey söyle.Lütfen!"Léa'nın ablasının sevgisine ihtiyacı vardı.Ailesi onu sevmeyi bilmiyordu,peki ya ablası?Peki o,onu seviyor muydu?Léa'nın yaşları şimdi daha hızlı akıyordu.

-"Abla,sende mi beni sevmiyorsun!"diye bağırdı.

Kapı hızlıca açıldı ve Fel kardeşinin boynunu yakaladı.Çok,çok sıkı sarıldı ona.Ailesi kardeşlerini savunmuyor ve korumaya bile çalışmıyorsa,Fel onların ebeveynleri olacak onları koruyacaktı.İçerideki sesleri görmezden gelip iki abla sessizce ağladı çünkü onlar sadece sessiz olmayı bilirlerdi.

Birbine sımsıkı sarılmış,yerdeki eski halıya oturan iki kardeş kapının önünde küçük bir çocuk gördüler.Igor küçücük eliyle kırmızı yanağını tutuyordu.Gözleri dolu dolu,kirpikleri titriyordu.Dudaklarını ısırıyor patlamamak için çok zor duruyordu.Ablaları aniden kalktılar ve hızlıca sımsıkı kardeşlerine sarıldılar.Küçük çocuğun kendini tutan yaşları artık akıyordu.Üçüde yere çöktüler çünkü o an hiçbiri ayakta duramıyor,durmak istemiyordu.Birbirinin sümükleri ve gözyaşları kıyafetlerine akıyordu fakat o an bunu kimse umursamıyordu.

Bölüm sonu

4 yorum

  • Tüm gün sohbet edecek arkadaşlar veya kitaplarınıza daha çok okunma, karşılıklı destek ve oy mu arıyorsunuz? O zaman sizi 4k üyeli "YZR İmperial Legion" Discord serverimize bekleriz. Yazarlara destek, 7/24 sesli & yazılı aktif chat, oyun, toplu müzik temelli serverimize dahil olmak için Google'de "YZR İmperial Legion" aratarak Disboard'dan girmeniz yeterlidir. Bu projemiz aslında yazarlara destek içindir ama bunu reklam gibi görüp rahatsız olursanız haber etmeniz yeterlidir. İyi günler.🌸 ✨**Ek Özellikler** * Sohbet, role play, dizi sohbet, toplu sesli chat & müzik, native'lerle dil pratik * Kitaplarınızı karşılıklı okutma veya oylatma sistemi * Oyunlar (LoL, CS-2, Valorant, Minecraft, Gartic, Among Us, Mafya, Vampir Köylü, Köstebek, Doğruluk-Cesaret, Çekilişler) * Code & yazılımcılara destek sistemi, AI botlar, kitap ve resim botları * Davet linki süresiz, istediğiniz zaman katılabilirsiniz!🔗 https://discord.gg/SJtpHRWMFF - süresiz link🖇️

  • Düşündüğümden çok daha iyi. Başarılarrr

    1Yanıt