İçeriğe geç

Hayalet Çocuk

Bölüm 23 · 8 dk okuma

Hayalet Çocuk

Bölüm 23

23. Bölüm👻

Merhabalar efenimler

Nasılsınız bakalımmm? Ben nasılım diye soracak olursanız sizi özlüyorum şahsen😁

İyi okumalar...

***

''20.10.2024

Pazar

Selam sevgili günlük,

Sana anlatacağım çok şey birikti. Çarşamba günü Talha'yla ettiğimi kavgadan sonra onu okulda bir daha görmedim. Çağrı'nın bu olayla ilgisi oldğunu biliyorum. Hatta bunu direkt kendisi söylemişti. Artık Talha okulumuzda değildi. Açıkçası aklım biraz karışık.

Çağrı'yı az çok tanıyorum ama bazen onu hiç tanımadığımı hissediyorum. Biraz düşününce en basitinden birilerini okuldan attırabiliyor. Hem de tek bir sözüyle... Bunu nasıl yapabildiğini çok merak ediyorum. Bu otorite ona nereden geliyor? Merak etsem de sormam doğru olur mu bilemiyorum. En iyisi biraz zamana bırakmak.

Kayra'nın okuldaki popüleritesi gittikçe artıyor ve o mantıksız planı kesinlikle işe yaramıştı. Arkadaşı olduğum için insanlar bana başka bir gözle bakmaya başlamış gibi görünüyorlardı. O dayak atma muhabbetinden sonra da tek bir insan evladı bile yanıma yaklaşamaz oldu. Bana değişik bakışlar atanlar da gittikçe azalıyor. Bunu tek başıma başarmamıştım. Birlikten kuvvet doğar dedikleri bu olsa gerek. Kayra, Çağrı, Beyza... Onlar yanımda oldukları için her şey yavaş yavaş seyrine girmeye başladı.

Artık biraz da olsa daha mutlu, daha öz güvenli hissediyorum. Tabii babamı ve doktorumu unutmamak gerek. Onlar da bana fazlasıyla destek oldular ve olmaya da devam ediyorlar. Babamla ilişkim düzeldikten sonra annem ve ablamla da daha kolay yakınlaştım. Onlara, babama anlattığım gibi hayatımdaki tüm zorlukları anlatmadım. Yine de onlarla daha çok zaman geçirmeye, onları sevdiğimi hissettirmeye çalıştım. Onlara attığım bu ufak adımlarla kıyasla onlar bana doğru koşmuşlardı. Yıllardır bekledikleri buymuş gibiydi.

Şimdi her şey daha çok yolunda gibi görünüyor. Yavaş yavaş bir şeyler yiyebiliyorum artık. Kısa bir süre içinde kilo almaya başlaycağımı da biliyorum. Bundan korkmuyorum desem tamamen yalan olur. Korkuyorum ama biliyorum. Olması gereken o. Sağlıklı olabilmek için biraz kilo almam gerekiyor. Şu an ortalamanın çok altındayım. Farkındayım. Düzelecektim. En azından öyle umuyorum.

Yarın tekvando kursuna başlayacağız. Her ne kadar inkar etmek istesem de içimde hafif bir heyecan var. Yeni bir ortama girmek, yeni bir şey öğrenmek... Bunlar bana çok yabancıydı şu an.

Beyza da bu konuda çok heyecanlıydı. Hem de benden çok daha fazla... Bu konu açıldığından beri dilinden düşürmez oldu. Her şeyi ayarlamıştı çoktan. Şimdi de mesaj atıyor hatırlatmak için.

Kusura bakma sevgili günlük. Şimdi gidip mesajlara bakmam gerekiyor. Artık senden başka arkadaşlarım da var. :)

Görüşmek üzere...

Eylül...''

Sabahtan beri Beyza'nın hatırlatmalarıyla uğraşmıştım. Yok gecikme, yok çabul gel, yok unutma da bilmem ne de bilmem ne! Sonunda istediğini almış ve hepimizi önüne dizmişti.

Küçük çocuklar bize meraklı bakışlar atıp duruyorlardı. Kimileri de kendi aralarında fısıldaşıyorlardı. Burada bizi pek istemedikleri su götürmez bir gerçekti sanırım. Beyza ellerini birbirlerine çarpıp ''Eveeeet! Yeni arkadaşlarınızla tanışın bakayım çocuklar!'' dedi neşeyle.

Çocuklardan biri ''Öğretmenim, bizimle mi antrenman yapacak bu abiler ve abla?'' diye sordu merakla.

Beyza onu cevaplama konusunda gecikmemişti. ''Evet, bebeğim.''

''Ama öğretmenim bunlar çok büyük!'' diye isyan etti küçük bir kız.

Beyza kıkırdayıp o kızın saçlarını okşadı. ''Merak etme canım. Onlar kendi aralarında maç yapacaklar. Size bir zararlar olmaz.''

''Büyüklerin olduğu yere niye gitmiyorlar?'' Ah şu çocuklar! Ne kadar da meraklıydılar.

''Onlar benim arkadaşlarım çünkü. Neyse, şimdi herkes yerine!'' dediği gibi herkes gerçekten de yerini almıştı. Beyza'nın buradaki otoritesi şaka değildi.

''Öncelikle sizleri tanıştırayım. Hemen ardından derse başlayalım.'' Kayra'ı işaret ederek ''Kayra abiniz,'' dedi. Kayra, çocuklara gülümseyerek el salladı. Birkaç çocuk da ona aynı şekilde karşılık verdi. ''Çağrı abiniz,'' Çağrı da Kayra'yı aratmayacak şekilde sevgi dolu bir selamlaşma verdi çocuklara. Çocuklar da bundan çok memnun kalmış gibi görünüyorlardı.

''Veee Eylül ablanııız.'' Beni neden bu kadar neşeli bir şekilde tanıttığı hakkında hiçbir fikrim yoktu. Yine de biraz gülümsemeye çalışıp ''Memnun oldum.'' dedim kısaca. Dürüst olmak gerekirse çocukları pek sevmezdim. Onlar da beni sevmezlerdi haliyle. Şimdi de sadece başlarıyla beni selamlamaları bunun göstergesiydi.

''Tanıştığımıza göreee şimdi derse başlıyoruuuz!'' Bir cümleyle hayatımın kayacağını nereden bilebilirdim ki? Hayatım boyunca hiç yapmadığım kadar antrenman yapmak zorunda kalmıştım. Her vazgeçip yere kapaklanacağım sırada ya Kayra ya Çağrı beni tekrar ayağa kaldırıp devam etmem için beni zorluyorlardı.

Ders bitiminde geberme noktasına gelmiştim. Zar zor nefes alıyordum. Kendimi yere sırtüstü bir şekilde bırakmış, tavanı seyrediyordum. Daha doğrusu başımın üzerinde dolanıp duran yıldızları...

Çocuklar çoktan dağıldıkları için ortam sessizdi. Diğerlerinin ne yaptıklarını görmek için doğrulmam gerekiyordu ki bu, şu an için oldukça olanaksızdı.

Derin derin nefes almaya çalışırken üzerime bir havlu fırlatıldı. Yüzüme doğru fırlatılan havuluyu almak için kolumu bile zar zor kıpırdatmıştım. Onu fırlatan da sağ olsun Çağrı'ydı. ''Terini kurut. Hasta olursun sonra.'' Yani Çağrıcığım o kadar iyisin kiii sağ ol! Biraz centilmenlik gözünü seveyim. Benim için endişeleniyorsun, anladık ama bu, havluyu yüzüme fırlatman gerektiği anlamına gelmiyor.

Dediğini yapmaya koyulduğum sırada Kayra, ''İyi kurut. Sonra gece boyu uyutmuyorsun beni.'' diyerek söylendi. Ardından derin bir sessizlik... Ne demişti, ne demişti?

Öldürücü bakışlarımı Kayra'ya çevirdiğim sırada o, bize anlamaz bakışlar atıyordu. Bana baktığında jeton düşmüş olacak ki ''Yani hasta olduğunda çok nazlı oluyor. Çocukluğumuzu birlikte geçirdiğimiz için iyi bilirim.'' diyerek olayı toparlamaya çalıştı. Pek zekice konuşmamıştı ne yazık ki.

Çağrı bunu yememişti elbette. ''Öyle olsaydı geçmiş zaman eki kullanırdın. Bir de küçükken aileleriniz tanışmıyorlarmış bile. Aynı yerde uyumuş olmanız neredeyse imkansız. Nasıl oldu da uyutmadı seni?'' Bu kadar dikkatli olmak zorunda mıydın gerçekten?

Kayra'nın ne cevap vereceğini çok merak ettiğimden doğruca ona bakıyordum. ''Uzun hikâye ya. Boş ver sen.'' deyip Çağrı'nın omzunu pat patladı.

Beyza, bir bana bir Kayra'ya bakıp zor durumda olduğumuz sonucuna vardı ve bizi bu durumdan kurtarmak için olaya müdahale etti. ''Burada duş kabinleri var. Çok terlediniz. Oraları kullanabilirsiniz.'' Bu iyi olmuştu. Hem Çağrı'ya açıklama yapmak zorunda kalmayacaktık hem de eve kokuşmuş bir şekilde gitmeyecektim.

Tüm gücümü toparlayıp ayağa kalktım. ''Ben önden gideyim o zaman.'' Gitmeden önce Çağrı'ya ürkek bir bakış attım. Yüzü düşmüş, kaşları çatılmıştı. Kafasında bir şeyler dönüyormuş gibi görünüyordu. Canını sıkmıştı nedense bu olay. En azından ben öyle tahmin ediyordum. Yine de bir şey söylemeden Beyza'yla birlikte duş kabinlerinin olduğu yere doğru gittim.

Hızlı bir duştan sonra üstümü değiştirip kıyafetlerimi giydim. Ardından hızlıca saçlarımı kuruttum. Beyza da benim gibi işlerini bitirmişti. Bana doğru gülümseyerek yaklaştı. ''Sıhhatler olsun Eylülcüğüm.''

''Sana da.''

''Eylül...'' Bir şey söylemek istiyor da söyleyemiyormuş gibi görünüyordu. ''Sana bir şey sormak istiyorum ama çok meraklı ve sınırımı aşmış gibi görünürüm diye korkuyorum.''

''Saçmalama Beyza. Birlikte adam dövdük biz. Sınır mı kaldı?''

Tatlı bir kıkırtı bıraktıktan sonra ''Madem öyle diyorsun. Soruyorum o zaman.'' dedi.

''Sor bakalım.'' Sırt çantamı omuzladım ve çıkışa doğru ilerlerken Beyza sorusunu sordu. ''Senin Kayra ve Çağrı'yla aranda tam olarak ne var?''

Kaşlarımı çatarak ona baktım. ''Nasıl yani?''

''Yani Kayra senden hoşlandığını ve çocukluk arkadaşın olduğunu söyledi ama ara ara fark ediyorum ki seninle ilgili çok fazla şey biliyor. Uzun süredir görüşmüyorsunuz gibi görünmüyor. Ayrıca senden hoşanıyormuş gibi de durmuyor çoğu zaman. Çağrı çevremizde olunca daha çok belli ediyor duygularını. Bu durum bana enteresan geldi. Bir de Çağrı sana abinmiş gibi davranmaya çalışıyor ama çok da başaramıyor. Kusura bakma ama hiçbir abi bu kadar ilgili olamaz. Sen de ona abi gözüyle bakıyormuşsun gibi gelmiyor bana. Sanki aranızda bir şey var ama yok gibi. Nasıl anlatsam bilemiyorum.''

Cümlelerini üst üste sıralarken ağzım bir karış açılmış bir şekilde bakıyordum ona. Kız bildiğiniz mobeseydi. Birbirinin tıpatıp aynısı olan iki resim arasındaki yedi farkı bul yarışmasına girse ne yapar eder kazanırdı eminim ki.

Sende de ne göz ne dikkat varmış be Beyza? Şaşırtmıştın beni. Ona cevap vermediğimi gördüğünde dudağını ısırdı. ''Sınırımı aştım değil mi? Kusura bakma.''

Utanmıştı. Neden bilmiyordum ama bu kıza güvenebileceğimi söyleyen bir ses vardı içimde. Belki de ona bir şeyler anlatabilirdim.

''Hayır, hayır. Deme öyle. Sadece bu kadar dikkatli olman şaşırttı beni.'' Bir iç çektim. ''Yani analizlerinde haklısın aslında. Kayra'yla gerçekten çocukluk arkadaşıyız ama benden hoşlanmıyor. Ben Çağrı'dan hoşlanıyorum ama o beni reddetti sayılır. Sonra Kayra okula geldi. Dedi ki aşk hayatını ben yoluna koyacağım. Yani beni Çağrı'yla yakınlaştırmaya çalışıyor ama pek işe yarıyor gibi görünmüyor. Değil mi?''

Beyza benim aksime bir şaşkınlık belirtisi göstermedi. Neden göstersindi ki? Sonuçta her şeyi kendi anlamıştı bile.

''Çok da emin olma.'' dediğinde ne demek istediğini anlamadığım için ona anlamaz bakışlar atmaya başladım. Ne demek istediğini sormaya kalkacaktım ki karşıdan gelen Kayra ve Çağrı bunu yapmamı engellediler.

Onları şöyle bir süzdüm çaktırmadan. İkisi de gerçekten aşırı yakışıklı görünüyorlardı. Birbirlerinden çok farklı olsalar da kendilerine özgü auraları vardı. İkisi de siyah eşofmanlar giymişlerdi ama ikisine de farklı bir hava katmıştı bu durum. İlginçti.

Hemen dibimizde bittiklerinde Çağrı, ''Çıkalım mı artık?'' diye sordu. Sesinde anlam veremediğim bir ton vardı. Canı hâlâ sıkkındı.

''Siz önden çıkın isterseniz. Benim birkaç işim daha var burada. Anrenörümle görüşmem gerekiyor bir konuda.'' dedi Beyza nazik bir tavırla.

Başımı anlayışla sallayıp ''Tamam o zaman görüşürüz sonra.'' dedim ona.

''Görüşürüüüz.'' deyip bana bir kez daha sarıldı. Sarılmayı seviyor olmalıydı. Sevgi pıtırcığı bir kızdı. Benim tam aksime...

Beyza diğerleriyle de hızlıca vedalaştıktan sonra içeri geçti. Biz de dışarı çıktık. O an yüzüme buz gibi bir rüzgar çarptı. Hazırlıksız yakalandığım soğuk havayla titredim tabii. ''Hiii buz gibiymiş hava.'' diyerek yakındım hemen.

Bunu dememle üzerimde iki çift göz hissettim. Ardından omzuma konan bir kol... Kayra sırıtarak ''Ben seni ısıtırım Eylül'üm merak etme. Önce şu kapüşonunu bir takalııım.'' dedi flörtözce. Ardından boşta kalan eliyle kapüşonumu taktı. Bu haraketiyle aramızdaki mesafe epey azalmıştı. Başımı ona doğru çevirsem burun burna gelecektik.

Beni nasıl ısıtacağını çok merak ediyordum açıkçası. Kendisi buzun kendisiydi çünkü. Bana sarılarak beni ısıtmaya çalışsa ısıtmak yerine dondururdu.

Geri çekildi ama benden çok uzaklaşmadı. ''Hep dibimde kalırsan ısınırsın güzelim. Bu yüzden uzaklaşma benden.'' Oha! Laflara gel. Diğer kızları da bu laflarla mı etkileyip yanında tutuyordu? Gözlerim istemsizce Çağrı'yı buldu. yüzünde fazlasıyla rahatsız olmuş, sinirli bir ifade vardı. Kaşları çatılmış, sıktığı çenesi seğirmişti.

Bir saniye! Kıskanmış olma ihtimali yüzde kaçtı? Hayır Eylül. Hayır! Kafanda kurma hemen.

''Eylül. Benimle gelmeni istediğim bir yer var.'' dedi aniden. Sonra hiç çekinmeden elimden tutup beni kendine doğru çekti. Bu ani çekişinden dolayı başımı göğsüne çarpmaktan kurtaramamıştım. ''Baş başa.'' dediğinde Kayra'yı yanımızda istemediğini açıkça ifade etti.

Kayra hiç bozuntuya vermeden ''Ben eve geçeyim o zaman.'' dedi anlayışla. Ardından bana göz kırptı. Ne oluyordu Allah aşkına? Bunun anlamı neydi şimdi? Düşün de bul şimdi Eylül!

***

Bölüm sonuuu

Bölüm sonu

6 yorum

  • Kayrayla olsun kayrayla çağrı çok mesafeli geliyo ya ikinci planda yani Kayra daha yakın hem çocukluktan beri taniyo eylülü ekstradan onu esmer hayal ettim kafamda çağrı da sarışın ve ben sarışın asla sevmem.

  • Kayrayla olsun kayrayla çağrı çok mesafeli geliyo ya ikinci planda yani Kayra daha yakın hem çocukluktan beri taniyo eylülü ekstradan onu esmer hayal ettim kafamda çağrı da sarışın ve ben sarışın asla sevmem.

  • Yia çoooooooooooooooooooooooooooooooook güzel

    1Yanıt