İçeriğe geç

Hayal Etsene💫

Bölüm 6 · 5 dk okuma

Hayal Etsene💫

Bölüm 6

2. BÖLÜM

Müdür yardımcısı sınıflardan 9/B sınıfını okurken benim ismimi okudu, ama Huriş ve beyza'nın ismini duymadık. Korkarak, üzüntüyle sınıfa gittim. Zemin katta, sol en köşede bulunan sınıfıma ilerledim. Numaram son numaralardan biriydi bu yüzden listenin sonlarında benim ismim vardı. Bu yüzden, sınıfa son girenlerden biriydim. O sırada oturaklar dolmuştu. Sınıfa göz gezdirdim. Yanı boş olan birkaç kişi vardı. Gözüme çarpan, bana tanıdık gelen tek kişinin olduğu sıraya yaklaşarak, "Her yer dolu, yanına oturabilir miyim?" Diye sordum sessizce. "Olur" diye karşılık verdi, Emir. Güldüm ve yanına oturdum. Son birkaç kişide sınıfa girdiğinde, sınıfa göz gezdirdim. İyi görünüyordu. Emir ile birkaç kelime ile sohbet ettikten sonra öğretmen sınıfa girdi. Ders Türkçeydi. Tanışma vs. Yaptık. Dersin geçmesini bekledim. Bazen emirle konuşuyorduk. Zaten ilkokulda da bazen konuşuyorduk. Ders zili çaldığında ayağa kalktım, heyecan ve acele ile çıktım kapıdan çıktıktan çok kısa bir süre sonra Huriye kapıda belirdi. "Huriiişş yaa" diyerek ona sarıldım. "Hangi sınıftasın?" Diye sordum. "9/C. Sizin sınıfta kim var? Tanıyor musun?" Diye sordu. "Kim var biliyor musun? Emir var. Hem de yan yana oturduk!" dediğimde Huriye ağzı açık şekilde beni dinliyordu. O an sınıfımın karşısındaki 9/A sınıfından çıkan Beyza ile oraya baktık ve güldük. Bu demek oluyordu ki, o sırada öğretmen Beyza'nın ismini okumuş, Beyza yanımızdan ayrılmıştı. Fakat bu Huriye ile heyecanımızı atlatmak için sohbet etmekten onu fark etmemiştik. "Sende kim var? Tanıdığın kimse var mı?" Diye sordu Huriş. Beyza başını 'Hayır' anlamında sağa sola salladı. Ona gülümsedik. Teneffüs çok hızlı bitmişti. Zil çaldığında birbirimize sarılıp sınıflarımıza geçtik. Sırama oturdum. O sırada Emir geldi ve oturdu. Ona baktım, o da bana bakmıştı. "Ne?" Diye sordum. "Hiç," diye yanıt verdi gülerek. "Bu sınıfta olmaktan memnun musun?" "Bilmiyorum, daha karar vermedim." Dedi. "Bende," dedim gülerek. Öğretmen geldi. Ders normal geçmişti. _ilk gün tanışmadan başka ne olabilir?__ kendimi tanıtırken sürekli gülüyordum. Neyseki dersler tanışma vs. Derken hızlı geçiyordu. --- Okuldan birlikte çıktık. Eve gidene kadar sohbet ettik. İlk günümüz biraz normal geçmişti. _okul mu yanacaktı sanki. Daha ne olacak?_ Eve giderken Hurişle birlikte bizim eve gitmeye karar verdik. Eve girdiğimizde Huriyenin annesi Hatice teyzenin de bizde olduğunu görüp birbirimize güldük. Odaya geçtik. Her zaman yaptığımız gibi, odanın ortasında yere oturup konuşmaya başladık. "Sınıfta bir tane çocuk var. İsmi Ayaz. Benimle dalga geçiyor. Hiç gözüm tutmadı." Dedi Huriş. "Allah Allah, hangi hakla? Kanka sen onu bir ara bana göster konuşuruz bakalım derdi neymiş" diyerek yanıt verdiğimde birlikte kahkaha attık. "Bende de Emir var. Sakin biri gibi. Kimseyle konuştuğunu görmedim. Ayrıca konuşuyoruz." Dediğimde ikisi şaşkınlıkla bana bakıyordu. "Ne?" Diye devam ettim. "Neyse, Beyza sen anlat senin ki nasıldı?" Dedi Huriye gözlerini devirirken. "Ben bir tane kızın yanına oturdum. Ama konuşmadık. Sınıfta kimseyi tanımıyorum. Benim için çok da güzel değildi." Dedi Beyza. Birlikte bir süre daha konuştuktan sonra içerden, Huriyenin annesi Hatice teyzenin sesi geldi. "Huriye! Hadi gidelim biz." Dediğinde suratımız asıldı. Huriye eşyalarını aldı. Annesi ve o evi terk ederken onları uğurladık. Onlar gittikten sonra annem yanımıza oturdu. "Nasıl geçti ilk gün? Sınıflarınızı öğrendiniz mi?" Diye sordu. "Evet, hepimiz farklı sınıflardayız. Ama güzeldi bence." Diyerek yanıtladım. Beyza da başını sallayarak onayladı. Annem gülümsedi ve yanımızdan ayrıldı. Beyza ile çok kısa sohbetin ardından yataklarımıza oturup, tabletle oyalandık. Akşam yemeği yerken televizyonda Masterchef izliyorduk. Yemeğimizi yedikten sonra annem ile sofrayı topladık. Daha sonra salonda oturup, televizyon izledik. Saat geç olduğunda kitabımı okuyarak uyudum. --- Sabah alarm ile uyandım. Saate baktım. 5.45 ti. Niye bu saatte uyanıyorsam! Okul zaten 7.30 gibi başlıyor. Ben ise bayağı bir erken kalkıyordum.Okulumuza sabah erken saatte gidiyorduk. Kalktıktan sonra kahvaltı yaptık. Daha sonra hazırlandık saçımı yaparken telefon çaldı. "Alo. Efendim Huriş." Diyerek yanıtladım telefonu. Hoparlör e aldım. "Kanka, napıyorsun? Hazırlandın mı?" Diyerek seslendi. "Evet hazırım, saçımı yapıyorum şimdi." Dedim. Huriyenin güldüğünü anlayabiliyordum. "Tamam. Okulda görüşürüz 💜" diyerek telefonu kapattık. *** Okulda dersler iyi gidiyordu. Teneffüste, Huriş ile Beyza sınıfın kapısındaydı. O sırada Huriye kolumu çekiştirerek, " Kanka. Kanka. Kanka!!! Bak bak!!" Diyerek bana bağırıyordu. "Ne ne ne ne ne?????" Diyerek bende ona bağırdım. Parmağı ile onların sınıfından bizim sınıfa doğru gelen çocuğu gösterdi. Bence yakışıklı görünüyordu. Yüzünde bir sırıtış vardı. Esmer, saçları düz, siyah(koyu kahve)saçlı,kahverengi gözlere sahipti. "Ne olmuş ona?" Diyerek yanıtladım. "Ayaz. O Ayaz işte." Dediğinde ağzım ve gözlerim kocaman açık şekilde ona baktım. "Sana karışan yani..?" Dediğimde Huriş başını salladı. "Kanka ben karışmam. " Dedim. Çünkü gözüm biraz korkmuştu ve biraz üşenmiştim. Ayrıca o bizim sınıfa girmişti! Hemde Emirin yanında! Asla yanına gidip muhattap olmazdım. Asla!! Bu cümlelerin benzerini Huriye ile konuşurken bana biraz kızıp trip atmıştı. Huriye sınıfına gitti. Bizde Beyza ile sınıflarımıza ilerledik. Sınıfa girip sırama ilerlerken gözlerim Ayaz'ın üzerindeydi. Çünkü Emir'in yanına, benim sırama oturmuştu. Yaklaştım ona bir süre baktım o bana dönüp baktığında "Kalk." Dedim düz bir sesle. "Biraz bekle," dediğinde beklemeden cevap verdim "Şimdi, kalk." Dediğimde kalkmıştı. Emirin bakışları beni süzüyordu ona baktım. Ayaz kalkıp bana yaklaştığında ona baktım ve hızla yerime oturdum. "Sağol." Dedim. Ayaz yavaşça sınıfı terk etti. Emir'e küçük kıvılcım içeren bakışlar attıktan sonra ders kitabımı ve defterimi çıkarıp öğretmenin gelmesini bekledim. O zamana kadar bir kaç sayfa kitap okuyabileceğimi düşünüp kitabımı çıkarırken sınıfın kapısı sertçe açıldı. Öğretmen sınıfa girmişti. Beden eğitimi hocasına benziyordu ki öyleydi. Ayrıca kısa süre içinde sınıf öğretmenimiz olduğunu öğrendik. Bundan mutluyduk. Kısa tanışmadan sonra dışarı çıktık. Fakat bahçe fazla kalabalık görünüyordu. Göz gezdirdikten sonra yüzümde bir tebessüm oluştu çünkü bu benden dersine 2 tane daha 9. Sınıf ile birlikte çıkmıştık. Ve tahmin edin o 2 sınıf hangileri? Önce sıraya geçtik sıramız kızlar sol, erkekler sağda olacak şekildeydi ben en önde duruyordum ve yanımda Emir vardı. O da benden yalnızca birkaç cm uzun olmasına rağmen diğer erkeklerin arasında en kısa olan kişiydi. Bu yüzden yan yanaydık. Öğretmen birkaç birşey dedikten sonra bizi serbest bıraktı. Bende Huriye ve Beyza'nın yanına gittim. Hepimiz şansımızın hep böyle olması için Allah'a dua ediyorduk. Ve neyseki dualarımız kabul olmuş, şansımız yaver gitmişti. Daha sonra okulda ki banklardan birine oturup etrafa baktık. Bir süre oturduk daha sonra ise vazgeçip top oynamaya karar verdik. Emir ve Ayaz yan yan geziyorlardı. Top oynarken yanımıza yaklaştıklarını fark ettik. "Oynayalım mı sizinle?" Dedi Emir. Sırıttım. "Emin misin?" Dedim. "Neden?" Diye sordu Ayaz. "Çünkü siz voleybol oynamazsınız. Erkeksiniz çünkü." Diye yanıt verdi Huriye. Beyza tiksinti ile onları izliyordu. "İyi gelin. Beraber oynayalım." Dediğimde ikisi birden gülümsedi. Emir ve Ayaz benim iki yanıma geçti. (Yani aslında biri benim biri Hurişin yanında yuvarlak yaptık yani.) Birlikte voleybol oynarken yeterince eğlenmiştik. Daha topu bir kenara bırakıp banklara oturduk. (Böyle bir bankta. Ben, Ayaz, Beyza, Huriye, Emir yan yana dizildik) Aslında arkadaş olabilmiştik. Birlikte uzun uzun sohbet ettik...

Bölüm sonu

1 yorum

  • Arkadaşınla dalga geçti ve sende karışmam ben dedin bir tane çarpıcan bir tane gör ne oluyor ondan sonra .d ayriyeten şey kötü olmuş bence erkekler voleybol oynamaz (cinsiyetçi şeyleri pek sevmem de) (bir de kitaplarda ana kadın karakter ezilince veya Arkadaşı çok sinir oluyorum ve ana kadın karakterin ezildiği bir kitap asla yazamıyorum)

    1Yanıt