Zil çaldığında bankta bir süre daha oturduktan sonra Ayaz ve Emir kantine gitmek için yanımızdan ayrıldılar. Birbirimize bakıp gülerken, "Sizce çok iyi değil miydi?" Dedi Beyza bir anda. "Beklediğim gibi değildi.." Gülerek karşılık verdim. "Bence de. Arkadaş olmak iyi olabilir." Dediğimde Huriye gülerek başını salladı. Bahçede gezinirken sohbet ediyorduk. "Kanka.." diyerek Huriye'ye seslendim. Bana baktığında devam ettim. "Bence yakışıklı." Dedim. "Kim?" Dedi ikisi aynı anda. "Aslında ikisi de. Emir de Ayaz da." Dedim "Yaanii," dedi Huriye "Emin olamadım .." ona gülümsedim. Ders zili çaldığında bahçedeydik. Tekrar banklardan birine oturup bekledik. İkisi sırıtarak bizim olduğumuz yere geldi. "Şimdi ne yapalım?" Dedi Emir. "Yakan top oynayalım." Diye cevap verdi Beyza. "Olur." Diye karşılık verdi Ayaz. "Takımlar nasıl olacak?" Dedim. "Iı, sen ve Ayaz takım olun. Biz üçümüz ortadayız." Dedi Huriye güldüm. Ayaz ile birbirine baktık. Topu elime aldım. "Karşıya geç. Sizde geçin ortaya başlayalım." Dedim yüksek sesle. Hepimiz yerimizi aldığımızda, Ayaz ile birbirimize bakış atıp başladık.---"Çak ortak." Dedi Ayaz yaklaşırken eli havadaydı. Ona beşlik verdikten sonra güldüm. "Çok iyiydi. Bunu tekrar yapmalıyız." Diyerek karşılık verdim. Emir , Beyza ve Huriye bize bakıyordu. Emir onlara döndü. "Bizde çakalım gelin." Diyerek elini önce Huriyeye sonra Beyzaya uzattı. Emir bize resmen 'çatlayın!' der gibi bakıyordu. Gözlerimi devirdim.Onlara gülerken birbirimize baktık. _O anı ölsem unutamam sanırım. Onu izlerken onunda beni izlediğini fark ettim. Güzel bakıyordu. Bir süre birbirimizi izledikten sonra bir düdük sesi bizi ürküttü._ Öğretmenin düdük sesi ile sıraya girmemiz gerektiğini anladık. Eğlenmiştik. Hepimiz birbirimize birkaç kez daha baktıktan sonra sırayla içeri girdik. Sınıfa girdiğimizde sıralarımıza oturup bekledik. Sırama oturduğumda su sişemi alıp aralıksız birkaç dakika sadece su içtim. Emirin şaşkın bakışlarını fark etmiştim. Su içmeme ara verip ona baktım. "Ne oldu?" Diye sordum. "Nefes almadan su içtiğinin farkında mısın ?" Dedi ona güldüm. "Ne yapayım, çok yoruldum." Dedim onunla biraz gülüştük. Teneffüs zili tam zamanında çaldı. Dışarı çıktım. Huriye ve Beyza oradaydı gülüyorlardı. "Kankaa" diye yanlarına yaklaştım. "Çok iyiydi yaa" dedi Huriye. Heyecanlı bir ses tonu vardı. "Evet yaa" dedik Beyza ile aynı anda. Birbirimize güldük. "Kanka Ayazla sen, yani ikiniz hihihihihihi" demeye başlamıştı Huriş. Ona gözlerimi devirerek karşılık veriyordum. "İyi bir ikili olmuş olabiliriz.." dedim. Beyza minik bir kahkaha ile karşılık verdiğinde hepimiz güldük. Daha sonra bahçeye çıkmıştık. Bahçede zilin hoparlörünün olduğu bir köşe var. Biz çoğu zaman oraya gidiyoruz. _bahçeye çıktığımız zamanlar_ yine oraya gittik. "Bakışmalarınızı üçümüz de izledik" dedi Beyza ona güldüm. "Ona bakarsan arada bir Emir ve Huriye de gözümden kaçmadı. Birde belli olmuyormuş gibi yapmaya çalışıyor." Diyerek ortaya laf attım. Huriye utanarak güldü yanakları belli olmasa da pembeleşmişti. Ona gülümsedik. Zil çaldığında hepimiz kulaklarımızı kapattık. Başımızın biraz üstündeki hoparlörden gelen ses çok yüksekti ve bizi korkutmuş ve rahatsız etmişti, bu yüzden kulaklarımızı kapattık. Sınıflarımıza ilerlerken birbirimize bakıyorduk. Sınıfa girdiğimde herkes toparlarlanmış, çantaları ile sınıftan çıkıyordu şaşkınlıkla onlara bakarken Emir yanıma geldi. "Ders Bilişimmiş. Seçmeli ders. Hoca da herkesi bilgisayar sınıfına çağırdı." Dedikten sonra o da sınıftan çıktı. Bende hemen çantamı alıp üst kata çıktım. Fakat öğretmen sınıfta, bütün bilgisayarların başında bir öğrenci vardı. Benimle birlikte gelen birkaç öğrenci daha vardı. Onlarla Birlikte boş boş bilgisayarlara bakıyorduk. "Çocuklar bilgisayarlar bu kadar, bir kaç kişi ikili oturabilir." Dedi Emir yanına çağırmıştı fakat onun yanına oturmayı reddettim. Her zaman onunla olacak değildim. Melisa diye bir kız vardı sınıfta. Onunla birlikte oturduk arada sohbet ediyorduk. Emir arada bize bakıyordu ben ise ona bakıp dil çıkartıyordum. Neden böyle birşey yaptığımı inanın bende bilmiyordum. Ders bilgisayar başında, hocanın anlattıklarını dinleyip uygulamakla geçmişti. Genelde teknolojik aletlerin olduğu herşeyi severdim. Biraz ekran bağımlısıydım. Ama bu ders sıkıcı gelmişti. Ayrıca Melisa ile de hiç konuşmamış olmamız sıkıntımı üç dört katına falan çıkartıyordu. Dersin bitmesine son birkaç dakika kala, "Çocuklar, bilgisayarları kapatıp eşyalarınızı toplayın. Teneffüste burada kimse kalmasın. Bilgisayarları açık bırakmayın!" Diye bir duyuru yaptı öğretmen. Başımı salladım. Melisa eşyalarını toplarken ben bilgisayarı kapatıyordum. Ardından çantamı topladım ağır hareketler ile. Çok geçmeden zil çalmıştı. Kurtarıcım..
Bölüm 8
3. BÖLÜM
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.