Sabah alarmımın sesiyle uyandım. Evet alarm kurmuştum, hayatıma kaldığım yerden devam edecektim. Yatağımdan kalkıp okul için hazırlandım. Bir kaç bişey atıştırıp yola koyuldum. Bugün hava yağmurluydu, çok severim yağmuru. Ben küçükken annemle yağmurda oynamayı çok severdim. Aklıma o günler geldi yine ve gözümden istemsizce gözyaşları süzüldü.. gülümseyerek sildim ve yürümeye devam ettim. Annem artık güzel anılarımızda yaşayacak.
Bugün Aylin abladan annemin benim için yaptığı kutuyu almayı planlıyordum.
Okuldaki derslerim bittiğinde koşa koşa fırına gittim , içeri girdiğimde Murat abiyi gördüm bana sanki ölü görmüş gibi bakıyordu sonra hafif gülümsedi ve yanıma geldi “Hoşgeldiniz Derya hanım” dedi. Ben de gülümsedim. O sırada içeri Aylin abla girdi, beni görünce hafif gözleri doldu ve gülerek yanıma geldi, bana sıkı sıkı sarıldı. “Kızım beni annen olarak görmediğini biliyorum ki ben asla annenin yerini alamam ama en azından bil ki ben bir ablan olarak hep senin için burada olacağım” dedi.. gözlerim dolmuştu ya yine. İkisine de sıkı sıkı sarıldıktan sonra işe koyuldum. Saat 21:48’i gösteriyordu, temizlik bulaşık derken buradaki işimiz anca bitmişti. Fırından cıkıp eve doğru yürürken aklıma kutu geldi ve hemen Aylin ablaya sordum. O da bana o günki konuşmamızdan sonra kutuyu odama bıraktığını söyledi.. o kadar kendi derdime dalmıştım ki hiçbir şeyin farkında değildim..
Eve vardığımızda tabi ki de yaptığım ilk şey odama gidip kutuyu açmak oldu. Kutunun içinde fotoğraflar ve bir tane de “Günlük” vardı.. bu annemin günlüğü olmalıydı..
Önce fotoğraflardan başladım. Hepsine tek tek baktım.. ikimizin güzel fotoğrafları vardı. Bazıları kesikti.. neden bilmiyorum belkide o fotoğraflarda babam vardı annem de rahatsız olmuş, kesmişti??? Kim bilir. Kafama çok takmadım açıkçası. Annemin benimle ne mutlu olduğunu gördüm, bu benim için çok değerli bir şeydi..
Günlüğe bir göz attım ve fark ettim ki bu tam olarak bir günlük değildi, daha çok annemin içini döktüğü bir defter gibiydi, incelemeye başladığımda içinden bir kağıt düştü, elime aldım ve okumaya başladım “Kızım, Deryam, ömrüm, benim yavrum, duymak istediğin bazı şeyler olduğundan eminim. Bir açıklama bekliyorsun. Ya da kendini terk edilmiş hissediyorsun, kızım, emin ol ki ben seni her yerde aradım. Ama hep önüme engel koydular...
Ben günden güne mahvoluyorum, artık pes ediyorum. Ama eminim ki bir gün bu yazdıklarım sana ulaşacak. O yüzden bilmeni istiyorum ki seni her şeyden, herkesten, çok seviyorum benim biricik kızım. Bana bir şey olursa sakın ağlama tamam mı? Beni çok üzersin yoksa.
Aradığın tüm cevaplar bu defterde yazıyor bebeğim dikkatli oku, anlayacaksın, öğreneceksin her şeyi. Ben sustum konuşamadım, birinin sesim olmasını bekledim hep. Ama hayat bir kahramanın gelip seni kurtarmasını beklemek için çok kısaymış kızım. Sen kendin kendinin kahramanı ol, bu sana son vazifemdir.”