İçeriğe geç

Hanok

Bölüm 3 · 4 dk okuma

Hanok

Bölüm 3

3.ʙᴏ̈ʟᴜ̈ᴍ

Adam beni bırakıp ayaklatımı asfaltla buluşturdu.Afallamış bir şekilde etrafa baktım bildiğim bir sokaktı ve buradan bağırsam bizimkiler hala Ağaçtalarsa duyarlardı.Tam bağıracaktım ki yanımızda duran siyah spor arabanın kapısı açıldı ve iki adam dışarıya çıktı.Evet oydu."Sensin"dedim "Babamın kafasıba silah dayayan o orospu çocuğu sensin!"diye bağırdım.Sadığımın aksine adam yan tarafa geçti ve yanındaki uzun saçlı olan tam kaşlıma geçti "Sakin ol ona emri veren bendim,zaten babana zarar vermeyecektik zaten.Tek istediğim seni bulmaktı Esin bana lazımsın"söylediklerinde yalan yoktu ve çaresiz gözüküyordu.
"Lazım mıyım? Niye,beni silah olarak mı kullanacaksınız,yada para için mi?"Karşındaki adam derin bir nefes aldı bir şey söylemesine izin vermeden devam ettim.Ellerim kolyeye gitti "İstediğiniz bu aptal taş parçası mı? Umurumda bile değil al senin olsun.Aptal mafyacılık oyunlarınıza alet olmayacağim."dedim.Adam kafasını usulca iki yana salladı "Anlamıyorsun,sen seçildin Esin.Sana herşeyi anlatacağım yeretki benimle gel."gözlerindeki çaresizliği görüyordum fakat ona güvenemiyordum.Elini havaya doğru kaldırdı ve parmağındaki yüzüğü gösterdi.



"Ben...gerçekten anlamıyorum ve anlamakda istemiyorum.Bu saçma şeylere inanmak istemiyorum.Bir film falan mı çekiyortuz?" Olanları kabul etmek istmiyordum nasıl yani tılsımlı taşlar, özel güçler ve yıllar önce seçilmek Harry Potter miyim ben?

"Esin biliyorum bunlar sana çok ilginç geliyor ama sen bir elçisin,bende bir kontrolcüyüm ve benim sana çok ihtiyacım var."
"Biliyorum."
"Nasıl?"
"Sidelya anlattı birşeyler."
"Sidelya mı?"
"Hı hı"
"O nerede?"
"Bilmiyorum."
"Birkaç gündür olan cinayetlerden de haberin var o zaman."
"Ne cinayeti ?!"Gözlerimi irice açtım
"Peşimizde bir katil olduğunu bilmiyor musun?"peşimizde bir katil olduğunu bu kadar rahat söylemesi şaka yapıp yapmadığını sorgulamama sebep oldu.Hayır şaka yapmıyordu.

Kahretsin Sidelya bana bunu anlatmaıştı ve büyük ihtimalle karşımdaki kişinin yolladığı babama silah dayayan adamı o sanıp tüymüştü."Nasıl yani biri bizi bu taşlarla seçti,şimdi de öldürmek istiyor öylemi?"Karşımdaki adam büyük bir nefes verdikten sonra "O iş pek öyle değil"dediği sırada Salih'in uzaktan gelen sesini duydum"Esin!"
Karşımdaki adam panikle belimdeki silahı eline aldı.Umarım Salihi vurmayı düşünmüyordur.Yan tarafta duran adam bunu yaptığını görünce yanıma gelip kolumu tuttu.İki adam de beni tutuyordu ve hareketim imkansız hale gelmişti.Adam silahı bacağıma doğrultup "Üzgünüm"diye mırıldandıktan sonfa büyük bir soğukkanlılıkla bacağıma ateş etmişti.Dudaklarından istemsizce bir inilti çıktı ve acıyı tüm vicudumda hissettim.Adam yüzüme bakarak "Onüç yaşındayken o adamı böyle vurmuştun değilmi?...Onu arabaya getirin"dedikten sonra arka kapıyı açıp arabanın içine girdi.Canımı fiziksel olarak yaktıktan sonra bir de geçmişten vurmuştu beni.Bu olay o kadar iyi saklanırken nereden öğrenmişti bunu?

Katil olmak,bir insanın canını almak kolaydır.Ama hayatın boyunca o insanı sırtında taşırsın sanki.Öyle ağır gelirki en başta.Sonra alışırsın,sanki kendi parçanmiş gibi onu da taşımaya alışırsın ve varlığını unutursun.Ama arada sırada sana varlığını hatırlatır.Kan kokar,çürümüş ceset kokar.𝐵𝑒𝑛 𝑏𝑢𝑟𝑎𝑑𝑎𝑦𝚤𝑚 𝑑𝑒𝑟 𝐵𝑒𝑛𝑖 𝑢𝑛𝑢𝑡𝑚𝑎 𝑐̧𝑢̈𝑛𝑘𝑢̈ 𝑏𝑢𝑟𝑎𝑑𝑎 𝑜𝑙𝑚𝑎𝑚𝚤𝑛 𝑠𝑒𝑏𝑒𝑏𝑖 𝑠𝑒𝑛𝑠𝑖𝑛 𝑠𝑒𝑛 𝑜̈𝑙𝑑𝑢̈𝑟𝑑𝑢̈𝑛 𝑏𝑒𝑛𝑖 𝑑𝑒𝑟 ℎ𝑒𝑝 𝑜 𝑝𝑖𝑠̧𝑚𝑎𝑛𝑙𝚤𝑘𝑙𝑎 𝑦𝑎𝑠̧𝑎 𝑖𝑠𝑡𝑒𝑟.𝑀𝑢𝑡𝑙𝑢 𝑜𝑙𝑑𝑢𝑔̆𝑢𝑛 𝑎𝑛𝑙𝑎𝑟𝑑𝑎 𝑘𝑒𝑦𝑓𝑖𝑛 𝑘𝑎𝑐̧𝑠̧𝚤𝑛 𝑖𝑠𝑡𝑒𝑟.
Anlayacağınız sinirinize yenik düşüp birini hayattan koparmak size pahalıya patlar.Bu kişi iğrenç bir pedofili bile olsa.
Bilincim yerine geldiğinde arabada öylece oturuyordum,beni vuran adam ise tam yanındaydı.

Acım o kadar yoğun değildi ama bacağına kurşun yemenin filmlerdeki adamlar bacağından vurulduktan sonra hiçbirşey olmamış gibi bacağını sürüyerek gittiği gibi hafif bir acı olmadığını anladım.

O gün o adamı göğüsünden vurmuştum çok daha fazla acıtmış olmalı.

"Neden yaptın bunu?"acıdan dolayı gözümden bir damla gözyaşı gelmişti.O görmeden hemen sildim.13 Yaşımdayken o gece çok ağlamıştım ve o herif ağlamamdan dahada zevk almıştı.Bende kendime demiştim ki

𝐴𝑔̆𝑙𝑎𝑚𝑎 𝐸𝑠𝑖𝑛,𝑑𝑢𝑦𝑔𝑢𝑙𝑎𝑟 𝑧𝑎𝑦𝚤𝑓𝑙𝚤𝑘𝑡𝚤𝑟 𝑣𝑒 𝑎𝑔̆𝑙𝑎𝑚𝑎𝑘 𝑑𝑎 𝑒𝑛 𝑏𝑢̈𝑦𝑢̈𝑘 𝑑𝑢𝑦𝑔𝑢 𝑔𝑜̈𝑠𝑡𝑒𝑟𝑔𝑒𝑠𝑖𝑑𝑖𝑟.𝐼̇𝑛𝑠𝑎𝑛𝑙𝑎𝑟 𝑑𝑢𝑦𝑔𝑢𝑙𝑎𝑟𝚤𝑛𝚤 𝑏𝑖𝑙𝑖𝑟𝑠𝑒 𝑠𝑎𝑛𝑎 𝑑𝑎ℎ𝑎 𝑘𝑜𝑙𝑎𝑦 𝑧𝑎𝑟𝑎𝑟 𝑣𝑒𝑟𝑖𝑟𝑙𝑒𝑟.𝐶𝑎𝑛𝚤𝑛𝚤𝑛 𝑦𝑎𝑛𝑚𝑎𝑠𝚤𝑛𝚤 𝑖𝑠𝑡𝑒𝑚𝑖𝑦𝑜𝑟𝑠𝑎𝑛 𝑛𝑒 𝑜𝑙𝑢𝑟𝑠𝑎 𝑜𝑙𝑠𝑢𝑛 𝑑𝑢𝑦𝑔𝑢𝑙𝑎𝑟𝚤𝑛𝚤 𝑔𝑖𝑧𝑙𝑒.

"Orada sana ait bir kan olması ve arkadaşlarının senin çığlığını duyması gerekiyordu"diye uzatmadan cevapladı beni.Şimdi ne yapmaya çalıştığını anlıyordum. "Öldüğümü düşünsünler istiyorsun.Çünkü sana lazımım ve öldüğümü düşünmezlerse beni aramaya devam ederler".Güldü"Evet baya zekisin sen de" dedi.

Araba oldukca hızlı gidiyordu ve bildiğim sokaklardan geçerek meydana doğru gidiyorduk."Güçlerin hakkında ne biliyorsun?"diye sordu.Canım bu kadar yanarken onunla konuşmak istemiyordum ama "Elçiler ,Kontrolcüler falan fulan"diye mırıldandım."Şimdi en baştan anlatacağım ki bana yardımcı ol" başımı sallayarak onayladım ve anlatmaya başladı.

"Sidelya sana bizim güçlerimizden ve tılsımı taşlardan bahsetmiş olmalı.Ama bu taşın nasıl ve neden sende olduğunu bilmiyorsun değilmi?"işte benim de merak ettiğim buydu."Evet"

"Şöyle ki;bundan bir yirmi üç sene önce iki ikiz kardeş varmış Ares ve Aren.Aslında ben daha on yaşımdayken annem bana 𝐾𝑎𝑏𝑖𝑙 ve 𝐻𝑎𝑏𝑖𝑙'in hikayesinden anlatmıştı bu olayı.Aren otuzlu yaşlarunda Serap diye bir kadına tutulmuş.Öyle böyle değil çok seviyormuş ama sevgisi hem kadına hem de kendine zarar veriyormuş.Belli bir süre sonra Arenin ikiz kardeşi Ares Serapla evlenmiş.Serap Aresi çok seviyormuş ve bu Areni deli ediyormuş.Ama onun iştediği Serap değilmiş aslında,kendisinin sahip olamayıp kardeşinin sahip olduklarıymış.Kıskançlıktan yani... Kardeşi Ares'i öldürmek istemiş fakat yapmış.Daha sonra Ares bizde olan beş tane taşı ailelerimize vermiş ve çocukları olup on yaşına girdikten sonra bu taşları onlara vermelerini istemiş.Neden bizim ailelerimize vermiş,taşlar nereden geliyor,neden on yaşında vermelerini istemiş bunları kimse bilmiyor.Sona Ares Aren e acı çektirmek için sevdiği,değer verdiği herkesi öldürmüş."son cümlesinden sonra sertce yutkundu ve ekledi"Serap dahil"duyduklarıma inanamıyordum.Bahsettiği seri katil şimdi bizim peşimizde miydi?Ama eğer oysa şu an ellili yaşlarında falan olması gerekiyor.

Adam anlatmaya devam etti "Aresin kim olduğunu bilmediğimiz bir kadından bir oğlu olmuş.Çocuğunu da bir katil olarak yetiştirmiş ve zamanı gelince Arenin seçtiği beş çocuğa acı çektirmesi için yetiştirmiş.Ve zamanı geldi Esin"tüylerim diken diken olmuştu.O bizim değil sevdiklerimizin peşindeydi."Peki neden?Neden bizim hiçbir suçumuz yokken o bizi seçti diye neden acısını masum sevdiklerimiz seçiyor?"bu çok canımı sıkmıştı.
Araba hiç bilmediğim garip bir mahalleye girdi ,burada ışıklar daha azdı."Dünya adaletsiz Esin"canı yanıyordu,bunu sesinden çok net anlayabiliyordum ama sebebini sormadım.

Birkaç dakika sonra "Sen benim adımı biliyorsunda ben seninkini neden bilmiyorum?"diye sordun bu gün çok mu soru soruyorum ya?
"Doğru ya unutmuşum.Ben Gökay Reha Erkal"dedi

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.