29 Haziran
Öğle vaktiydi,her zamanki gibi sahilde buluşacaktık. Geçen birkaç günde Sidelyanın dediklerinin doğru olduğunu kendimce kanıtlamıştım,kafamda çok soru vardı fakat bu konuyu daha fazla kurcalamak istemiyordum.Düşündüğümün aksine o gün babamın kafasına silah dayayan adam benim için gelmemişti,babamı arayıp bu konuyu sormak istiyordum fakat bir yandan da alacağım cevabın hayatımı ne yönde değiştireceğini bilmediğim için korkuyordum.
Üzerime bol gri bir tişört ve kot giydikten sonra anahtarımı aramaya başladım.Teyzem evde degildi,üç yıl kadar önce İzmirde iyi bir lise kazandığım için İstambuldaki ailemin yanından İzmirde tek yaşayan 29 yaşındaki teyzem
Şule'nin yanına yerleşmiştim.Teyzem bir şirkette çalışıyordu,genelde hep işte olurdu işte olmadığı zamanlar da arkadaşlarıyla takılır arada beni de gittiği yerlere götürürdü.
Anahtarımı bulup elime aldın ve dışarı çıktım,paspasın üzerindeki beyaz spor ayakkabıları giydikten sonra kapıyı kilitleyip çıktım.
Teyzem dokuz katlı bir apartmanın yedinci katında oturuyordu.Asansöre bindim ve 0'ı tuşladım,indiğimde telefonumu elime aldım ve Esil'i aradım.Telefon birkaç saniye sonra çaldıktan sonra açıldı ve Esilin neşeli sesini duydum.
"Aloo Esin."Esili iki yıldır tanıyordum,iyi niyetli ve sevimli bir kızdı."Neredesin."
"Sahildeyim"telefonu kulağımdan çektim ve saate baktım 18.46
"Tamam,kim var yanında"Tek olmadığını tahmin edebiliyordum."Boran"derken yüzünde istemsizce oluşan aptal bir sırıtış olduğundan emindim."Tek misiniz"dedim imalı bir tınıyla."hı hıı"Borandan hoşlandığını biliyordum ve bunu gizleyemiyordu da.Bence Boran da bunun farkındaydı, ona umut veriyordu fakat hiçbir şekilde sevgisine karşılık vermiyordu.Bu durumdan artık sıkılmıştım.
"Peki geliyorum bende,bisikletle geleceğim oyalanırım senin için biraz.Belki de artık onunla açıkca konuşmanın zamamı gelmiştir" sanki çok biliuormuşum gibi ona tavsiye verdikten sonra telefonu kapattım ve çantama attım.
Apatrmanın küçük bir bahcesi vardı ve bisikletim hep orada dururdu.Yola çıktım,beş dakika kada sonra büyük bir marketin önünde durdum.Markete girdim ve altı tane kinder pingui ve soğuk kahve aldım.
Sahile geldiğimde Kayra,Boran ve Esil kumlara bir örtü sermiş oturuyorlardı.Tahminimce Kayra yenü gelmişti,kahverengi çipil çipil gözlerle bana bakıyordu ayağa kalkıp bana sarıldı."Hoş geldin Esin"dedi ve oturdu.Elimdeki poşeti bir köşeye bırakıp bende oturdum."Nasılsınız" soruma karşın Kayra poşeti karıştırıken "İyi" dedi.Esiş iyiyiz sen nasılsın tatilde İstanbula gidecektin ne oldu?"her tatilde hiç istemesemde ailemi ziyarete giderdim.Babamla hep problemlerim vardı bu yüzden onu görmeyi istemiyordum.Babam geri kafalı ve sinir problemleri olan biri fakat yinede onu seviyordum.Arada bir kacga etsekte babam sonuçta.
"Daha ne zaman gidecegime karar vermedim gider bir hafta kalır gelirim zaten"Ailem zaten yoğun işlerinden dolayı benimle pek ilgilenemezdi,İzmire geldikten sonra da her ay hesabıma fazlaca para atmaya başladılar ve tatillerde yanlarına gittiğimde de çalıştıkları yere giderdim genelde.Annem ve babam İstanbulun en popüler restorantlarından birini işletiyorlardı.
"Anladım"dedi Esil o sırada Salih,Yasemin ve Tuna'nın bisikletleriyle geldiklerini gördüm.Bisikletlerini benimkinin yanına bırakıp yanımıza geldiler.Tuna 11.sınıfın ikinci döneminin ortasında bizim okula gelmişti.Hakkınd tek bildiğim bizden bir yaş büyük olduğu -sebebi sanırım okula erken başlaması falandır- ve Anadolu lisinden geldiğiydi
Sebebini ise "Oradan atılmanın eşiğine gelmiştim puanım da buraya yetiyordu kontenjan da vardı bende geldim"diye açıklamıltı.Kısa sürede bizimkilerle samimi olmuş ve ortamımıza girmişti,fakat ben ona karşı sebepsiz şekilde mesafeliydim.
Aslına bakıkırsa onu tanımayı hiç denememiştim,aynı ortamda bulunmamıza rağmen neredeyse hiç konulmuyorduk.Yasemin aralarından en uzun zamandır tanıdığım ve en yakınımmdır.İstambuldayken 8.sınıfta dershanede tanışmıştık.Ailem eğitimime çok önem veriyorduve özel okula gitmeme rağmen bir de dershaneye yazdırmışlardı beni.Ama o dershane bana Yasemini kazandırmıştı.Yaseminin annesiyle büyük pronlemleri vardı ve zaten babasız büyümüş biriydi ve lisede annesinden ve diğer akrabalarından uzak bir yerde olmak istiyordu.Onunla kısa sürede çok yakın olmuştuk.Birbirimizi bulduğumuzda ikimizde hayatlarımızın en kötü dönemlerindeydik ve bir şekilde birbirimizin yaralarını sarıyorduk.Yada öyle sanıyorduk çünkü ben o zaman çok büyük bir hata yapmış ve nefsi müdafaa da olsa birini öldürmüştüm.Evet ben 13 yaşımda katil olmuştum ve bu uzun bir hikaye.Ailem olayın üstünü kapatsa da ben etkisinden çıkamamıştım.Yaseminle birlikte çok çalışıp burada bir lise kazanıp buraya gelmiştik.
Uzun kahverengi saçları,bal rengi güzleri ve güzel bir fiziği vardı.
Herkesle selamlaşıp onkarda oturdu."Sonunda teşrif edebildiniz"diye söylendi Boran.Yasemin "Assolistler hep en sob gelirmiş"diyerek güldü Salih "Yalnız biz üç kişiyiz ama"dediğinde Yesemin kafasına bir fiske vurdu "Bir kerede bozma beni ya!Hep aynı şeyi yapıyor bu çocuk".
Kayra onlara aldığım pingileri ve kahveleri verdi.
Boran "Yinemi ya kaç kere diycem kızım sana süt dilimi seviyorum ben"
"Banane ben pingi seviyorum o yuzden hepiniz bunu yemek zorundasınız"
"Çocuk gibisin valla"
Kayra"Kurabiye yokmu?"dedi üzgün bir biçimde.Bu çocuğun konuyla alakasılığı beni delirtiyordu.Genelde hep onlara kurabiye yapardım ve Kayra bu kurabiyelere bayılırdı."Bu gün yok,yarın yaparım isterseniz"dediğimde herkez onayladı."Ama hepsini Kayrayla ben yiycem"diye alayla ekledim.
💚
1 sᴀᴀᴛ sᴏɴʀᴀ
Yabancı bahar şarkısı çalıyordu.Yaseminin dizine yatmış neredeyse uyuma üzereydim.Geceleri fazla uyumayan ve sabah da olabilecek her yerde uyuyabilen bir insanım.Yasemin ve Salih gülüşerek birşeyler konuşuyordu bu ikisi çok yakın arkadaştır,Boran Esile birşeyler söylüyor Esilde onu saçıyla oynayarak dinliyordu.Düşünüyorumda ben birini böyle sevsem ne yapardım diye,sanırım direkt söylerdim ya.
Gözlerim Kayrayı aradı,nerede bu baş belası? Kafamı çevirdiğimde sigara dumanını üfleyen Tuna ve yanında ki Kayrayı gördüm.
𝑆𝑒𝑛 𝑦𝑎𝑙𝑎𝑛𝑐𝚤 𝑏𝑖𝑟 𝑠𝑜𝑛𝑏𝑎ℎ𝑎𝑟
𝐵𝑒𝑛 𝑠𝑒𝑣𝑑𝑎𝑙𝚤 𝑘𝑜𝑐𝑎 𝑐̧𝚤𝑛𝑎𝑟
Tunanın kahve gözleri üzerimdeydi.Kahverengi dağınık saçkarı ve belirgin yüz hatlar ile gerçekten etkileyici biriydi.Fakat kişiliğine dair en üfak birley bilmiyorum açıkcası merak da etmiyorum.Serseri bir çocuğa benciyordu bu okula gelmeden önce de birçok pisliğe bulaştığından emindim.
𝐾𝑎𝑐̧ 𝑚𝑒𝑣𝑠𝑖𝑚 𝑏𝑒𝑛𝑑𝑒𝑛 𝑎𝑙𝑑𝚤𝑛
𝐾𝑎𝑐̧ 𝑠𝑒𝑣𝑑𝑎 𝑔𝑒𝑟𝑖 𝑣𝑒𝑟
Bu şarkıyı seviyordum fakat şu an sebepsiz yere tüylerimin diken diken olmasınu sağlamıştı.Telefonu elime alıp şarkıyı kapattım ve çantama attım."Hadi ama çok sıkıcısınız,her buluştuğumuzda aynı şeyi yapıyorsunuz"dedim.Gerçekten sıkılmıştım."Ne yapma istersiniz kralicem"diyen Salihe ters ters baktım."Ne bileyim ben"aklıma yapacak birşey gelmiyordu."Yürüyelim bari ya otur otur götüm çürüdü burda"dediğimde Esil kıkırdadı ve beni onaylayarak"Hadi Ağaca gidelim"dedi.Ağaç dokuzuncu sınıfta bulduğumuz çok güzel manzarası olan ve dibindeki sokak lambası yüzünden geceleri de aydınlık olan bir yerdi.Tuna anlamaz gözlerle ona bakıyordu,Boran bunu fark etmiş olacakki "Sahilin ilerisinde bir kiraz ağacı"diye açıkladı.Yasemin" İyi fikir hadi kalkın" dediğinde hepimiz kalktık ve ben çöpleri atarken o da altımızdaki örtüyü katlamıştı.İlerleyip bisikletlerin yanına gittik Yaseminin bisikletinin sepeti vardı ve be örtüyü sepete koyup devam ettik.
Ağaca çok yaklaştığımızda koşmaya başladım,akşamın soğuğu yüzüme çarpıyordu.Sonunda kiraz ağacına vardığımda soluk soluğa kalmıştım.Koskoca ağacın yanındaki cılız sokak lambası onu aydınlatıyordu ve burası denizi de görüyordu.Bizimkiler arkamdan geliyordu.Tunanın "Burası çok güzel"diye mırıldandığını duyunca güldüm "Sen bir de gündüz vakri baharda gör,kiraz çiçekleri her yerdedir"Çiçekler çok hoşuma gidiyordu ve baharı da bunyüzden çok severdim.Tuna güldü"Polene alerjim var"dedi sadece hafifce güldüm.
Hep birlikte Ağacın dibine oturmuş denizi seyrediyorduk,buradan çok daha güzel gözüküyordu.Ne zaman hafa dağıtmak istesem buraya gelirdim,bazende böyle gurupca gelridik."Her şey iyi hoş da benim aşırı çişim geldi"Hepsinin güldüğünü duydum."Geç kalmıştın Esin,Açelya kafeye git gel hemen"Boran yine beni azarlıyordu ama çişimin gelmesi beni elimdeki bir şey değildi ki.Hızla ayağa kalktığı sırada Salih de ardımdan ayapa kalktı "Bu saatlerde sokaklarda it kopuk geziyo tek gitme bende geleceğim"dediğinde başımla onayladım.Kafe buraya çok yakındı ve ben hızlı adımlarla giderken Salih ağır ağır yürüyordu "Salih hadisene be altıma işeyeceğim"o da adımlarını hızlandırdı.İki dakika sonra varmıştık kafeya daldım ve birkaç dakikada işimi görüp çıktım.Salih beni kapıda bekliyordu."Hadi gidelim"dışarı çıktık ve geldiğimiz yolu tekrar yürümeye başladık.Çantamfaki puff'u çıkartıp bir nefes çektim ve dumannı üfledim.Salih bana döndü ve kaşlarını çatarak "Bıraktığını söylemiştin"dedi.Eken yaşta alkole ve sigaraya başlamıştım ve Yasemin buna çok karşıydı.Onlara hep bıraktığımı söylüyordum ama burakmak o kadar kolay değildi. "Bıraktım,sadece arada bir...Yasemine söylemeyeceksin değilmi"kafasını aşşağı yukarı salladı "söylemem" dedi.Garip bir sessizliğin ardından Salih "Tunaya karşı çok mesafelisin,kaç ay oldu Samira evet soğuk biri gibi geliyor olabilir.Ama onu tanırsan düşüncelerin değişebilir çok ön yargılısın.Aslında biz Tunayla 10.sınıfta tanıltık ve benim sayemde bizim okulda,o eğlenceli ve güvenilir biri...bak Samira senin düşüncelerin benim için önemli ve çocuğu bir anda ortamımıza soktuk ondan rahatsız oluyorsan yada yanımızda istemiyordan bana söyle"Aslında ondan rahattsız olmuyordum,bizimkilerle iyi anlaşıyordu ve yanımıda olmasının bir sakıncası yoktu.Salıhle 10.sınıfta nasıl tanılmışlardı acaba."Sorun değil ondan rahatsız olmuyorum ve fikrimi önemsemen hoşuma gitti"
Tekrar Ağaca gittim herkes mutlu gözüküyordu.Kayranın yanına oturdum."Samira yarın kurabiyelerimi unutma"Kayranın söykediğinden sonra Tunanın kaşları çatıldı."Merak etme" dedim Kayraya.Tuan "Samira mı?"diye sordu doğruya bu çocuk benim adımı bilmiyordu.Büyük ihtimalle bizimkiler bana çok nadir Samiea dediği için hiç duymamıştı.Elimi ona doğru uzattım "Merhaba ben Esin Samira Keskin"elimi sıktı ve dudakları kıvrıldı"Tuna Baran"dedi.Gülümseyerek "Tanıştığıma memnun oldum Tuna"dedim."Bende" diyerek gülümsedi,içten ve güzel bir gülümseme.
Birkaç dakika sonra patlama sesine benzer bir ses duyduk."O neydi öyle"Esil irkilerek yerinden sıçradı,ses çok yakınımızdan gelmişti."Havai fişek falandırmkızım ne korktunuz"dedi Boran rahat bir şekilde.Ama bence bu kesinlikle bir silah sesiydi tekrar aynı sesi duyuunca Tuna ayağa kalktı."Silah sesi" bir el daha silah sesi duyuldu.Üç el silah sesi beni yine o gecege götürdü.Hepimiz ayağa kalktık ve Tuna beni tutup korumak ister gidi kendine çekti.Sigara,nane ve hafif erkek deodorantı kokuyordu garip şekilde kokusu hoşuma gitmişti.Belki de ölmek üzereyken neden bu çocuğun kokusunu düşünüyorum ki?
"Ne silahı olum"Kayra hala olayı idrak edememişti.Tuna beni de kendiyle beraber ağacın akasına çekti ve diğerkerine de buraya gelmelerini söyledi.O sırada Esil "Korkuyorum" dedi"Korkma hiçbir şey olmayacak" bu güven veren sesin sahibi Borandı.Saniyler sonra bir el ateş sesi ve ardından da Boranın inlemesini duyduk.Endişe içinde ona baktım Esilin kucağına yığılmıştı.Sevdiği adam kolkarındaydı"Hayır" diye fısıldadığınınduydum.Sokak lambasıbın arka tarafında olduğumuz için onu tam göremiyordum.Boran "İyiyim"dedi zorlukla."Korkma Esil bana bir şey olmayacak"az önceki cümlesini tekrarlamıştı.Herkes Borana bakıyordu Salih "Kayra onu ışığa getir" Kayra onun dediğini yaptı,Boranın tişötü kan içinde kalmıştı ve anladığım kadarıyla omuzundan vurulmuştu.Silah sesleri kesilmişti ama burdalardı her an daha kötüsü olabilirdi "Gitmeliyiz" dedim.Tuna "Olmaz ayaklarımızla ölüme gitmiş oluruz"dedi
"Sanki her gün silahlı saldırıya uğruyormuş gibi konuşuyorsun.Bu hetifler kim ve neden bize sıkıyor onu bile bilmiyoruz , neden saklanıyoruz"boş gözlerle baktı "Neden sence?"eliyle Boranı gösterdi "Adamı vurdular lan" belki biraz haklı olabilirdi.
Esil bir anda "Boran ben sana aşığım" dedi.Yuh kıza aylardır açılmasını söylüyorum açılmıuor çocuk vurulunca ilanı aşk ediyor.Boranın geniş gülümsemesi yüzüne yayıldı.Yaralı haline bakmadan doğruldu,elleriyle Esilin saçlarını okşadı ve onu kendine doğru çekip öptu.Herkes onlara odaklanmışken ağzımda bir el hissettim ve daha ben ne olduğunu anlayamadan iri cüsseli biri beni kucağına aldı.Bağırmaya çalıştım fakat ağzımı kapatıyordu,ondan kırtulmak için ayaklarımı sallayarak çırpınmaya başkadım fakat bana aldırmadan ıssız sokaklardan birine girdi.