İçeriğe geç

Günün Bittiği Yer

Bölüm 11 · 3 dk okuma

Günün Bittiği Yer

Bölüm 11

Barıştık Mı?

Yavaş yavaş gün yerini geçe bırakmaya yeltenmişken biz de eşyalarımızı topladık, çöplerimizi artık. Bu zamana kadar babam aramıştı ve ona bugün arkadaşlarımla olduğumu, geç gelebileceğimi söyledim.

Beraber Vivenne'nin arabasına bindik. Draven sürmek için ısrar etse de sürücü koltuğuna Vivenne, sürücü koltuğunun yanındaki koltuğa ise Draven oturdu. Ben ve Bang Cris ise arka koltuğa oturacakken Bang Cris bana yürüyerek gitmeyi teklif etti. Ben de kabul ettim. Biraz uzaktı ama hareketsiz kaldığım günlerin yerini doldurmak için iyi bir teklif olabilirdi.

Ben ve yanımda Bang Cris yürüyorduk. Sahilin olduğu yerden gitmeyi kararlaştırmıştık.

Sahil çok güzeldi. Dükkanların hoş tabelaları batmaya başlayan güneş ışığının altında parlıyordu. Bang Cris durdu ve bana baktı.

"Yelenia, sen gerçekten benim için ağladın mı?"

Bu soruyu duyduğum an kabusta olmayı diledim. Yanaklarım kızarmıştı. Küçük kaygılı bir kahkaha attım.

"Cidden buna inandın mı? Tabikide hayır."

Dedim kafamı kaşıyarak. Bang Cris bir anda heyecanla zıplamaya başladı.

"Ne zaman yalan söylesen kafanı kaşırsın, doğruyu söyle, ağladın değil mi."

Bıkkın bir şekilde nefesimi verdim.

"Tamam evet ağladım, çünkü sen benim en yakın arkadaşlarımdansın!"

Bang Cris'in yüzündeki gülümseme genişledi. Koca eli le saçlarımı karıştırdı.

"Tekrardan özür dilerim, gerçekten o Solis salağına nasıl inandığımı bilmiyorum."

"Özrün pahalıya patlayabilir Bang Cris."

"Hey, bana Cris derdin hep. Cris derken çok tatlı söylüyorsun"

"Sen o balık beyninle 'Bana bir daha Cris deme, benim asım Bang Cris.' dedin. Aptal çocuk."

"Tamam, bundan sonra bana istediğini saydırabilirsin."

" Tamamdır Bay Balık."

" Hey!"

" Tamam tamam, sadece şakaydı Bay Balık."

Bunu söylerken kahkaha atmaya başladım.

~ ~ ~

Eve gitmek yerine yolu uzatıp botanik parkına gelmiştik. Etraftaki çiçekler her ne kadar görsel bir şölen yaratsa da benim polene ve toza karşı alerjim vardı.

"Cris, biz niye yolu uzattık ki?"

" Hiçbir fikrim yok desem?"

Gülümsedim. Yorgun bir gülümsemeydi bu. Uykum gelmişti. Belki de bugün başımı yastığa huzurlu koyabilecektim.

" Benim uykum geldi."

" Yani? Ne yapabilirim şu an?"

" İşte ben de bilmediğim için sana söyledim."

" Hmm, mantıklı."

Yürümeye devam ediyordum ki telefonum çaldı. Telefonu cebimden çıkardım, babam arıyordu.

" Yelenia, kızım sen neredesin?"

"Dışarsayım baba, botanik bahçesindeyim."

"Tek misin?"

"Hayır."

Gözlerim yarım açıktı. Çok uykum vardı. Nasıl adım attığını bile bilmiyordum. Her an yolun otrasına çöküp uyuyabilirdim.

" Yanında kim var?"

"Bang Cris var."

" Yelenia, en kısa sürede eve gel, saat geç oldu."

"Tamam babacığım ben kapatıyorum."

"Görüşürüz kızım. O Bang Cris'e de benden selam söyleme."

Babam son cümlesini kıskanç bir ses tonuyla söylemişti.

" Yha! Baba!"

Babam kahkaha atıp yüzüme kapattı. İstemsizce kıkırdamıştım. Babam bazen fazlasıyla kıskanç olabilir, çocukça davranabilirdi. Bu halini düşündüğümde istemsizce kıkırdadım.

" Benim artık eve gitmem gerekiyor. "

" Bırakmamı ister misin?"

"Bence babam seni görmemeli."

Dedim espri ses tonumla ikimizde güldük.

"O zaman biraz eşlik ediyim."

" Peki, sen bilirsin."

•••

Cris ile evin kapısına kadar gelmiştik, ben içeri girdim, o da gitti. Girer girmez karanlığın içinde birinin silüetini gördüm ve korkuyla havaya sıçradım. Işıklar açıkdı. Offf baba, ödümü koparttın.

" Neden bu kadar geç geldin kızım?"

"Yürüyerek gelmeye karar verdik ama yolun bu kadar uzayacağını ben de tahmin edemedim."

"Neden şoförü aramadın kızım?"

"O an aklıma gelmedi."

"Hadi iyi geceler o zaman."

Dedi babam. Ben direkt odama gittim ve kendimi yatağıma attım. Biraz tavana baktıktan sonra kalktım, pijamalarımı giydim ve uyumaya çalıştım. Tam o anda içeriden gürültülü bir ses geldi.

Bölüm sonu

5 yorum