İçeriğe geç

Güneşin Tanrısı

Bölüm 4 · 3 dk okuma

Güneşin Tanrısı

Bölüm 4

4.Bölüm Kontrol

Güç dalgasıyla geri itelenmem ile içimdeki buzu kullanmam gerektiğini fark ettim. Evanın etrafına buzdan duvarlar oluşurken ateşi beni zorluyordu. Buz eridiğinde kalabalığa yönelmesiyle etrafımıza buzdan duvarlar ördüm. Ateşin içine girip siyah gözlerine baktım ve ellerin tuttum. İçindeki kontrol edemediği enerjiyi kontrol etmeye çalıştım gözleri normale dönerken hala kontrol edemediği kısım vardı. Dudaklarına uzandım. Dudakları dudaklarımla buluşturdum. Enerjinin azaldığını hissediyordum ondan ayrıldım bana tebessüm ediyordu. Herkese yine aynı ifadeyle baktı buz gibi. Müdür yanımıza gelicekken bir an durdu. Evan etrafımızda kaç kat olduğunu bilmediğim bir kalkan oluşturmuştu. "Öğrendiniz işte! Canavar değiliz normaliz." kral bize doğru ilerledi. "Özür dileriz kralım. Değil mi Evan?" umrunda bile değildi. "Sıkıntı yok. İçinizdeki gücü kontrol etmek zor olmalı iki güç ve farklı duygular." kafamı salladım. Evan cevap verdi "Gücüm yüzünden özür dilememi beklemeyin! Benim güçlü olmam sizin zayıf olduğunuzu gösterir." egosu konuşturuyordu. Elleri ceblerinde okula ilerlemeye başladı. "Evan adına özür dilerim saygısızca davrandı." deyip Evan nın yanına doğru adımlamaya başladım.Sınıftan çantasını aldı. "Nereye?" umursamaz gözler ile bana döndü. "Eve. Buradaki karışıklığı çekemem." sorumsuzun tekiydi. Ben ne yapacaktım? Zaten o kınayıcı bakışlardan korkuyordum. "Ben ne yapıcam Evan! İnsanlar bana o bakışlarla o kadar baktılar sen şanslıydın senin elementin ateşti. Ama ben ateş ve buzu aynı anda kontrol edemiyordum! Kaç kere kendime çevremdekilere zarar verdim! Haftalarca cezalandırıldım. Ucube olduğumu düşünüp beni dışladılar! Şimdi sen bunu mu çekemiyorsun! O egon ve umursamazlığın! Kendin dışında başkasını düşünüyor musun Evan?" içimdeki bütün öfkem kelimelerime yansımıştı. Siyah gözleri ile bana döndü o turuncu gözleri irisleriyle birlikte simsiyah olmuştu. "Hayır Alsy! Bunların hepsi senin sorunun beni ilgilendirmiyor. İnan umrum da olan biri değilsin." iyileştirdiği yaraları tekrardan daha derin açıyordu. "O zaman beni neden öptün Evan! Senin için önemsizsem?" bana gülümseyerek döndü. "Hala fark edemedin Alys ben seni öperek gücümü serbest bıraktım. Sen sadece bir anahtardın özgürlüğüm için bende kullandım." Beni kullanmıştı? o gidene kadar ağlamadım. "İyi o zaman Evan ben anahtarsam artık köşeye attığın paslanmaya mahkum olan anahtar olarak kalayım." Sınıftan çıktığında, Gözyaşlarım yanaklarımdan süzüldü bana öyle kötü baktı ki kendimi kirli hissetmiştim. "Evan sakın sakın bir daha karşıma çıkma!" kekeleyerek söylediğim her söz beni öldürüyordu. Sınıftan çıktım bulanık gözlerim hiç bir yeri göremezken bahçeye çıktığımda bütün gözler bana dönmüştü. Hiçbirini umursamadan aralarından geçtim. Okuldan çıktım. Max arabasına yöneldim. Max kolumdan tuttu. "Çocuk gibi davranma Alys!" onu iteledim. Tekrar dokununca onu büyük bir güçle ittim. Ruhum ikiye bölünmüştü. Max a ağlayarak bakan ben ve umursamazca bakan ben vardım. Arabaya bindikten sonra hızlıca çalıştırdım. Trafiğe çıktım. İçimdeki yanlızlık o kadar fazlaydı ki bütün kelimeler anlamsız geliyordu. Ben ucube olduğumu ikna etmek için yapılan bir oyunsa kim yapıyorsa başarıyordu. Ya ruh eşimdi o benim her şeyimdi... Bana seni kullandım dedi daha öte şey yoktu. İçimdekileri boşaltamıyordum. Araç kornaları ile kendime gelip devam ettim bu haldeyken araba sürmek ne kadar doğruydu bilmiyorum. Kaza yaparsam ne olacağını düşünemiyorum yine ucube damgası yiyecektim, sonra belki bir hafta boyunca mahzende ceza alacaktım. Küçükken çok fazla ceza alırdım. Yaramaz değildim fakat Max her zaman yaptıklarını üstüme yıkardı. Bana söz hakkı verilmeden ceza alırdım. Kaç gece aç uyumuştum sayamamıştım. Bir gün yine açlıktan bayılmıştım ve bunun üstüne babaannem bana tekrardan ceza verip buz dolu küvette 2 saat bekletmişti. Sonunda garip bir şekilde zatüre olmamıştım. Ama o zamanlar çektiğim eziyet çok fazlaydı. Yine bir akşam uyuyakalıp akşam yemeğine inmemiştim. Enis Halam bütün sofrayı bana toplatıp bir şey yememe izin vermemişti. Babaannem kaç defa doğum izime kaynar su döktü. Kaç kere dövdü... Diğer torunları el bebek gül bebek büyürken ben daha o yaşlarımda nefret ne öğrenmiştim. Koca dünyanın ne kadar gaddar olduğunu anlamıştım.

.

.

.

Evet bir bölüm sonu daha

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.