Bazen hayat acımasızdır vurur kırar. İnsan acıtır kendine..."Gidelim yarın okul var." onay verecekken "Ya da ben kendim giderim biraz hava almış olurum." parktan çıktım ve düşüncelerimle dolu bir yolculuğa adım attım. Beni çağırıp sorun olacağını dile getirdiğimde ise kendi sorunlarıyla başıma ekşiyordu. Ben ruh eşimi beni anlayan bir adam olmasını beklerken o egosu yüksek yüzsüz ve kayadan farksız biriydi. Adım sesleriyle tırstım. Panikleyince güçlerimi kontrol edemiyordum. Adım sesleri yaklaşınca hızla koşmaya çalıştım. Kimse hava elementini kontrol ediyordu. "Sen şu Sangların kızı değil misin? Seni şimdi koruyacak ne paran ne de baban var ne yapabilirsin bana?" ona döndüm kendimi korumalıydım ama onu öldürebilirdim. "Sen nasıl bir ucubesin! Gözlerin saf kötülükten siyah. Şeytanın dölü!" bana yaklaşmaya başlamıştı. Beynim durmuştu. Vücudumu ateşe verdim. Çenemi sıkıp "Yüz karası!" birden itilmesiyle dizlerimin üstüne düştüm yine kontrol edemiyordum. Evan kırmızı gözleri ile bana baktıktan sonra adama baktı. Çenesi kasıldı. Adam hava elementiyle Evanı itmeye çalışmasıyla tek hareketiyle adamın vücudunu yaktı. Adam kaçarken ben kontrolü ele almaya çalışıyordum. Bir anda kontrol edilmem ile şaşırdım Evan gözleri siyah olmuş kontrol edemediğim ateşi yok etmişti. "İşte bu yüzden birbirimize ihtiyacımız var çünkü eğer ben kontrolü kaybedersem hiç bir şey beni durduramaz."Evana sarılıp ağlamaya başladım. Tamam biraz tezattı davranışlarım ama beni kurtarmıştı. Kendimi onun yanında güvende hissediyordum. "Özür dilerim aslında Max ile gitmeliydim. Seni de kontrol etmek zorunda bıraktım " saçlarımı okşarken "Özür dilenecek bir şey yok Alys. Ben seni bıraktım." kaç saattir Evanın göğsünde gölü izlediğimi bilmiyordum, Ama sabahın ışıkları etrafı aydınlatmak adına hazırlanıyordu. Hareket etmesiyle doğruldum. Gözlerime uzunca bakıp dudaklarımızı buluşturdu. Gözlerim sonuna kadar açılmıştı. Neden böyle bir şey yaptı ki? Sanki ruhum her öpüşünde tamamlanıyordu. Tanıdık olan hisler... Ruhlarımız tanışmış bedenlerimiz tanıyordu bizi. Bizi ayıran şey kolyelerin patlamasıydı. Tekrar ona baktığında gözleri turunculaşmış içinde mavilikler vardı, anlını alnına yasladı. "Gözlerin" diye fısıldadı "Mavilikler içinde turuncuyu taşıyor." gülümsedim. "Seninde turuncu gözlerinde mavilikler var." Gözlerimi açtım ilk defa tebesümü ile mutlu oldum. "Bu anı o kadar bekledim ki..." fısıldıyarak çıkan bütün kelimeleri sanki ruhumu iyileştiriyordu. Onun ağzından çıkacak her kelime lütfuydu Tanrının bana. "Ruh eşim ile bu anı yaşamayı o kadar çok istedim ki... Özgürlüğün içinde ait olduğum kadına hapsolmak o kadar çok istedim ki..." sözleri bir resmi betimlerken incitmekten korkan bir sanatçı gibiydi. Ben bu yanlıştı bilmiyorum ona neden bu kadar çabuk güvendim ki? "Bende seni çok bekledim. Beni kabul etmeyen o kadar çok kişi vardı ki tutunacak tek dalım sendin. Bana hayat veren sabrı öğreten sendin Evan." yanaklarımdan düşen yaşlarımı silerek beni göğsüne sakladı. Sanki kaybetmekten, zarar görmesinden deli gibi korkarmış gibi sardı beni."Hadi seni eve bırakayım. Okulda görüşürüz zaten." başımı salladım. Eve geldiğimizde "Bahsedecek miyiz?" olumsuz anlamda kafasını salladı. Cebinden iki tane tılsımlı kolyelerin kopyasını çıkardı. "Bunu kısa süreliğine tak." dedi. El saladıktan sonra eve geçip bir duş aldım. Formamı giyinip aşağı indim. Kahvaltı oldukça sesiz geçmiş Max ile okula gidiyorduk.Okula girdiğimde Evan kapının önünde arkadaşlarıyla konuşuyordu. Belli etmememiz gerektiğini söylediği için tepki vermedim. Sınıfa girdim. Zil çaldıktan çatlak müdür yardımcısı Quellet herkesin acilen bahçeye inmesi söyledi.Bir gün bu çatlaklığı başınaa bela olacaktı. Aşağı indiğimizde kraliyetten üyeler de buradaydı. Müdür kürsüye geçip konuşma yapmaya başladı. "Sessizlik! Bugün Güneş Tanrısının ve Buz Varisi tanıştığı zaman çıkacak olan yıldız çıktı, bu sabah. Şimdi lütfen kim Güneşin Tanrısı ve Buz varisi ise ortaya çıksın." gözlerim Evanı aradı. Gözlerinde rahatlık vardı? Ben stresten bayılacaktım resmen. Bizi ne yapacaklardı ? Zindanlar, işkenceler, eziyetler... O, hayır ben böyle bir hayatım olsun istemiyorum. "O zaman biz öğreneceğiz." Ne güzel ne GÜZEL! Hayır yani öğrenip ne yapacaksınız sanki biz güçlerimizi kontrol edebiliyoruz. Kraliyet askerlerinden biri elindeki küreyi standa bıraktı. "Şimdi sıra olmanızı istiyoruz!" Evan beni en arkaya çekip arkasına aldı. "Endişelenme bunun olacağını biliyordum. Sakince sıramız geldiğinde geçip öğrenecekleri bilgiyi vereceğiz." korkuyordum o bakışlardan "Korkuyorum." ellerimi tuttu "Sakin olman lazım kontrolü kaybedersem beni engellemelisin." üstümdeki baskı iyice artarken yavaşça sıra bitiyordu. "Gücümün doruklarını ortaya çıkarıyor bu siktiğimin küresi ve ben kontrolü kaybedemem. Gücümün hepsinin dışarı çıkması demek Alys bunun anlamını bilsen daha çok korkarsın." Son dört kişi vardı önümüzde arkamızda 5 kişi kadar ya vardı ya yoktu. Sıra Evana geldi kürenin önüne geçtiğinde gözlerindeki umursamazlık beni daha çok endişelendirirken küreye dokunduğu anda gökyüzüne doğru çıkan bir ışık yükseldi. Herkes şaşkınken Evan kontrolü kaybediyordu. İlk defa birini kontrol edebilmek zorunda olduğum için heycan yoktu içimde peki ya cesaret? Hadi ama ne cesareti ne de heycanı vardı, anın hissi ama çok iyi tattığım tek duygu vardı. Korku. Hızla elini küreden çekti sıra bana geldiğinde korkuyla kürenin yanına yaklaştım aynı şey bana da olurken kontrol edemem diye hızla elimi çektim fakat Evan kontrolü sağlıyamıyordu. Neden sağlıyamıyordu bilmiyorum ama tüm gücünü yansıtan küre ile kontrolü kaybetmiş olabilirdi.Gözleri siyaha dönerken endişemle korkum beni öldürecek dereceydi. Etraftakiler bize şaşkınca bakıyorlardı. Küre önümden alındı fakat Evanın güç dalgası hissetmem ile ona döndüm etrafında ateşten bir zırh oluşmuştu. Kendimi sakinleştirip hemen müdüre döndüm. "Uzaklaşın! Kontrolü kaybetti!" herkes okul binasından uzaklaşırken meraklı gözler hala üstümüzdeydi. Sona yaklaşıyorduk neden hep bir ucube gibi davranmak zorundaydım.
.
.
. Arkadaşlar cringe evet fakat hikayeyi ilk yazdığım zamanlar biraz ergenim o yüzden 5 veya 6. Bölümden sonra bu cringe anlatım bitiyor.