Uzun zamandır bu kadar çok uyuduğumu hatırlamıyordum.Herhangi bir kabus görmemek beni memnun etmişti ama asıl kabusumun sabah başlayacağını nerden bilirdim ki? Asıl kabusum uyandırmıştı beni.Kang Chul...beni o kadar sert dürtüyordu ki organlarım yerinden çıkacakmış gibi hissediyordum.Nihayet uykulu gözlerimi tamamen açmıştım.Kang Chul bunu farkedip neden bir tepki vermediğimi anlamamışa benziyordu.Yüzüme adeta tükürerek konuşmaya başladı.
‘’Pışt kalksana sünepe?!’’Sünepe evet bu benim yatakhanedeki lakabımdı.
‘’N-ne oluyor’’
‘’Ucube arkadaşın Jisung geldi.’’Güneşim?!Güneşim Jisung gelmiş.
‘’Ucube mi?Acaba seni babasına söyleyince ne diyeceksin?’’Bu dediğim üzerine korkmasını bekliyordum ama o aksini yaptı ve kahkahalarla gülmeye başladı:
‘’O özürlü beni babasına mı şikayet edecekmiş?Hahah konuşmayı bile yeni öğrenmiş gibi davranıyor.’’Daha fazla konuyu uzatmak istemiyordum ama hem sinirlenmiştim hem de neredeyse üstüme çıkan Kang Chul’un altında eziliyordum.O yüzden de onu omzundan ittirip yere attım.Yere düşmesiyle affalamıştı ama üstündeki şaşkınlığı atar atmazda tekrar söze girdi.
‘’Bizimki oyun oynamak istiyor ha?Oynayalım bakalım’’dedikten sonra düştüğü yerden kalkıp yanıma yaklaştı daha ne olduğunu anlamadan burnuma bir yumruk indirmişti.Bu ağır darbe üzerine yavş yavaş burnumdan kanlar sızmaya başlasa da buna bir tepki vermedim sadece kanım çarşafın üstüne akmasın diye elimin tersiyle burnumu sildim,hala cevap vermediğimi gören Kang Chul daha çok sinirlenmişe benziyordu.
‘’Biliyor musun başlattığın kavgayı bitiremeyecek kadar korkaksın sen?!Sana şu hayatta öğrendiğim bir şeyi söyleyeceğim:Başladığın işi bitirmezsen o seni bitirir.Şimdi de ben senin işini bitireceğim’’diyip bana bir darbe daha geçirmek için kolunu sallarken Bayan Chu telaşla odaya girmiş ardından da Kang Chul un bana salladığı yumruğu tutmuştu.
‘’Sana kavga etmek yok dedim Chul.’’
‘’Bayan Chu…aslına bakarsanız,kavgayı Minho başlattı!Oysaki ona sadece Günaydın demek istemiştim.Çok kırıcısın Minho…’’Kang Chul’un bu dedikleri beni şoka uğratmıştı.Bu yaptığı aramızda geçenleri çarpıtmaktan başka bir şey değildi.En azından Bayan Chu bu dediklerine inanmışa benzemiyordu.
‘’Jisung öyle demiyordu ama bildiğin Minho’ya yumruk geçirmişsin.’’Bayan Chu Kang Chul aralarında konuşmaya devam ederken bense etrafı inceliyordum.Bir anlığına gözüm kapıya kaymıştı.Kapının arkasında öylece dikilen Jisung’u farketmiştim,beni izliyordu.Ona baktığımı fark eden Jisungla kısa bir süre için bakıştık, ardından kapının arkasına saklandı.Bu çocuksu hareketi hoşuma gitmişti,küçük bir çocuktan farkı olmadığını düşündüm.Hafifçe kıkırdamamla Kang Chul’un bana bir laf daha atması daha bir oldu.
‘’Bakın Bayan Chu bir de gülüyor!Bence bunun bir cezası olmalı.’’
‘’Tabi ki de olacak sen yerleri süpürüyorsun.’’
‘’Ama-‘’
‘’Daha fazla üsteleme ve git yerleri süpür yoksa tüm gününü ofisimde geçirirsin.’’
‘’Aman be!’’Kang Chul odadan çıkmaya yeltenmişti ki Bayan Chu’nun ona seslenmesiyle duraksadı.
‘’Süpürgeyi depodan alabilirsin Chul.’’diyen Bayan Chu’ya bir şey demeden odadan söylenerek çıktı Kang Chul.Kang Chul odadan çıkar çıkmaz Bayan Chu da endişeyle bana dönmüş,taramalı tüfek gibi ardı ardına sorular sormaya başlamıştı.
‘İyi misin Minho?’’
‘’İyiyim.’’
‘’Canın yanıyor mu?’’
‘’Hayır.’’Yalandı.Hala acıdan kıvrandığımı bile söyleyebilirim.
‘’İlaç sürelim mi?’’
‘’Gerek yok,peçeteyle kanımı sildim o yeterli.’’
‘’Pekala…Bu arada Minho, Jisung’la ailesi geldi.Jisung’la konuşmak ister misin?’’Evet anlamında başımı salladım.Bunun üzerine Bayan Chu da kapının arkasında saklanmış bizi dinleyen Jisung’a seslenerek onu odaya çağırdı:
’’Jisung,gelebilirsin."

