İçeriğe geç

Güneş Ve Ay

Bölüm 5 · 3 dk okuma

Güneş Ve Ay

Bölüm 5

Geçmişin gölgesi

Boğaz’ın serin rüzgârı, ıslak asfaltı yalayarak geceye doğru eserken Doğu’nun siyah arabası İstanbul’un sessiz sokaklarında ilerliyordu. Ön konsoldaki küçük ışıklar, iki genç insanın yüzüne hafif bir parlaklık vuruyordu. Ellerindeki siyah deri defter, torpido gözünde kilitli duruyordu. Büyük bir tehlikeyi atlatmış olmanın verdiği o garip adrenalin, yerini resmi ve sessiz bir havaya bırakmıştı.

Doğu, tek eliyle direksiyonu tutarken gözünü yoldan ayırmadan yan koltuğa kısa bir bakış attı. Hayal, paltonun yakalarını biraz daha çekmiş, sessizce dışarıyı izliyordu.

"Hâlâ titriyorsunuz," dedi Doğu, sesindeki profesyonel mesafeyi koruyarak. Arabanın klimasının derecesini bir tık yükseltti. "Seni eve bırakıyorum Avukat Hanım. Bu gece dinlenin. Yarın adliyede bu defterdeki kayıtları inceleyeceğiz."

Hayal başını hafifçe Doğu’ya doğru çevirdi.

"Teşekkür ederim Doğu Bey... Dürüst olmak gerekirse, o depoda yanımda bir savcının olması bana güven verdi."

Doğu hafifçe başını salladı.

"Göreviahlakı bunu gerektirir. Kendinize haksızlık etmeyin, o gizli bölmeyi siz buldunuz. Soğukkanlılığınızı korumanız takdire şayandı."

Araç, Hayal’in Kadıköy’deki evinin önüne geldiğinde Doğu arabayı durdurdu. Centilmence inip Hayal’in kapısını açtı. Sokak lambasının sarı ışığı altında ikisi yeniden karşı karşıya geldi.

"Defter emniyetli bir yerde duracak," dedi Doğu, resmi bir tavırla cebinden bir kartvizit çıkarıp uzatarak. "Bu benim doğrudan hattım. Dava ile ilgili acil bir durum olursa arayabilirsiniz."

Hayal kartı aldı. "Teşekkürler Doğu Bey. İyi geceler."

Doğu başıyla hafifçe selam verdi. "İyi geceler Hayal Hanım."

Ertesi sabah adliye koridorları her zamanki gibi kalabalıktı. Hayal, şık beyaz bir gömlek ve siyah yüksek bel bir pantolon giyerek adliyeye gelmişti. Sabahki toplantı öncesinde adliyenin bahçesindeki bir bankta dosyayı inceliyordu.

"Hayal? Gerçekten sen misin?"

Sıcak ve tanıdık bir erkek sesiyle Hayal başını dosyadan kaldırdı. Karşısında gördüğü yüzle şaşkınlığını gizleyemedi.

Alihan...

Şık takımı ve yüzündeki içten tebessümle duruyordu. Alihan, Hayal’in hukuk fakültesindeki son yılında tanıştığı ve yollarını dostça ayırdığı eski sevgilisiydi. Her zaman Hayal’e karşı kibar bir tavrı olmuştu.

Hayal ayağa kalkıp gülümsedi. "Alihan! Ne büyük sürpriz, senin burada ne işin var?"

Alihan adım atıp Hayal’in elini tuttu, kibarca sıktı. "İstanbul adliyesine transfer olduğunu duyunca uğramak istedim. Çok sevindim senin adına Hayal. Üniversitedeki o azmini görmek harika. Bir ihtiyacın olursa bürom her zaman açık."

Hayal, eski sevgilisinin bu nazik sözleri karşısında tebessüm etti. "Çok teşekkür ederim Alihan, gerçekten çok incesin."

Tam o sırada birkaç metre ötede duran Doğu, yeşil gözlerinden kıvılcımlar saçarak ikisini izliyordu. Alihan’ın Hayal’in elini tuttuğunu gördüğünde çenesi kenetlendi. İçinde aniden kabaran o rahatsız edici duyguyu bastırmakta zorlandı. Ancak gidip o adamla muhatap olarak mesleki çizgisini bozmak istemedi.

Doğu, aradaki mesafeyi koruyarak doğrudan Alihan’a buz gibi bir bakış fırlattı ve elini kaldırıp saatini işaret etti. Mesafeli, sert ve ezici otoritesi o kadar netti ki Alihan hiçbir şey söylenmeden de tehlikeyi hissetti. Elini yavaşça geri çekti.

Alihan gergin bir tebessümle Doğu’nun üzerindeki o savcı kimliğini anlayarak, "Neyse Hayal, seni tutmayayım. Sonra konuşuruz," diyerek hızla yanlarından uzaklaştı.

Alihan gözden kaybolur kaybolmaz Doğu adımlarını Hayal’e doğru attı. Yüzünde yine o aşılmaz kuralcı duvarlar vardı ama bakışlarındaki gerginlik hâlâ okunuyordu.

"Toplantı saatimiz geldi Hayal Hanım," dedi Doğu, sesi oldukça soğuk ve mesafeliydi. "Bahçede vakit kaybetmeyelim."

Hayal, Doğu’nun bu âniden sertleşen tavrına bir anlam veremeyerek ayağa kalktı. "Peki Doğu Bey, dosyamı alıp geliyorum."

Birlikte adliyenin üst katındaki sakin koridora doğru yürümeye başladılar. Doğu, odasının kapısına varmadan hemen önce durdu. Bakışlarını Hayal’e çevirdi, aralarındaki resmi mesafeyi koruyarak konuştu.

"Adliye bahçesinde tanımadığımız kişilerle fazla samimiyet kurmamaya özen gösterin. Soruşturmanın gizliliği açısından dikkat çekmememiz gerekiyor."

Hayal kaşlarını hafifçe çattı. Doğu’nun bu uyarısının arkasında profesyonel bir gerekçe kadar örtülü bir gerginlik olduğunu sezmişti.

"O benim fakülteden eski bir arkadaşımdı Doğu Bey. Soruşturmayı tehlikeye atacak bir durum yok," dedi Hayal kendinden emin bir sesle.

Doğu gözlerini kıstı. İçindeki kıskançlık hissini iş ciddiyetinin arkasına saklayarak başını salladı.

"Yine de dikkatli olun. Şimdi odaya geçelim ve şifreli defteri incelemeye başlayalım."

Doğu kapıyı açıp Hayal’e yol verdi. İkisi de aralarındaki resmi sınırları yeniden çekmişti; fakat ne kadar soğuk durmaya çalışırlarsa çalışsınlar, aralarındaki o çekim ve gerilim koridorda asılı kalmıştı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.