İçeriğe geç

GÜNDÜZÜN GECESİ

Bölüm 8 · 2 dk okuma

GÜNDÜZÜN GECESİ

Bölüm 8

8. BÖLÜM: BİR CAMİ AVLUSUNDA BAŞLAYAN KADER

Yarışmanın ve geçmişin tüm fırtınalı gürültüsünden uzaklaşmak isteyen Gündüz, ruhuna bir nefes aldırmak için camiye gitmeye karar verdi. Evinde abdestini alıp en sevdiği, sadeliği simgeleyen namaz elbisesini çantasına koydu. Caminin huzur dolu kapısından içeri adım attığında içini kaplayan o dinginlik, günlerdir taşıdığı yorgunluğu silip süpürdü. Namaz elbisesini giyip kadınlar mahfiline geçti ve derin bir huşu içinde namazını kıldı.

​Namazı bittikten sonra gönlüne bir Kur'an-ı Kerim okuma arzusu düştü. Ancak kadınlar kısmında rahlede Kur'an kalmamıştı. Kıvırcık kahkülünü örten başörtüsünü hafifçe düzelterek ahşap merdivenlerden aşağıya, alt kata doğru yöneldi. Erkekler tarafındaki rahlelerde dizili Mushafları gördü ama doğrudan gidip alması edeben uygun olmazdı. Cemaatten birinden rica etmek için kararsızca etrafına bakındı.

​Tam o sırada, caminin huzurlu sessizliğinde onu uzaktan fark eden bir genç adam yaklaştı. Adı Ömer’di. Derin bakışlı, maneviyatı güçlü ve duruşuyla güven veren Ömer, Gündüz’ün kararsızlığını sezip nezaketle sordu:

​"Bir şeye mi bakmıştınız? Yardımcı olabilir miyim?"

​Gündüz, gözlüklerinin ardından çekingen ama duru bir tebessümle yanıt verdi: "Şey... Yukarıda Kur'an-ı Kerim kalmamış da. Rica etsem bir tane uzatabilir misiniz?"

​Ömer, rahleden özenle seçtiği bir Kur'an-ı Kerim’i hürmetle alıp Gündüz’e uzattı. "Buyurun."

​İkilinin gözleri bir anlığına kesişti. Ömer, kızın gözlerindeki o masumiyete ve derinliğe daha ilk andan çekildi. Gündüz teşekkür edip yukarı çıkarken, Ömer de kendi namazına durmak üzere saf tuttu.

​Gündüz yukarıda huzurla tilavetini tamamlayıp duasını etti. Namaz elbisesini toplayıp camiden çıkmaya hazırlandığında, Ömer de alt katta namazını bitirmiş, ayakkabılarını giymek üzere kapı eşiğine adımlıyordu.

​Gündüz cami kapısından çıkıp birkaç adım uzaklaştı. Sokaktaki hafif tatlı rüzgarı hissedince başörtüsünü iğnesinden söküp sakince çıkardı. O an, omuzlarına dökülen kıvırcık saçları rüzgarla birlikte özgürce havada uçuştu.

​Ayakkabısını giyerken başını kaldıran Ömer, tam o an gün ışığının altında saçları rüzgarda süzülen Gündüz’ü gördü. Kızın o doğal, yapmacıksız güzelliği ve etrafına yaydığı o duru aura karşısında adeta büyülendi. Kalbine daha önce hiç bilmediği bir sıcaklık düştü.

​Ancak Gündüz, arkasında bıraktığı o hayran bakışlardan habersizce adımlarını hızlandırıp sokakta gözden kayboldu. Ömer ise elinde olmadan gülümsedi; bu karşılaşmanın sadece bir tesadüf değil, kaderin tatlı bir başlangıcı olduğunu henüz ikisi de bilmiyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.