Efe’nin yüzündeki o kıpkırmızı tokat izi kulistekilerin gözünden kaçmadı. Prodüksiyon ekibi ve diğer yarışmacılar merakla etrafını sardığında, Efe bozuntuya vermemeye çalışarak kızarmış yanağını tuttu.
"Ne oldu yüzüne Efe, iyi misin?" diye soranlara, aldığı dersin utancıyla kıvranarak yalan söyledi: "Önemli bir şey yok ya, kulis odasından aceleyle çıkarken dikkatsizlik ettim, ağır demir kapı aniden hızıyla yüzüme çarptı."
Gündüz ve Gece, koridorun diğer ucundan Efe’nin bu komik sığınışını izlerken hafifçe gülümsediler. Maskeler birer birer düşerken artık tek odaklanmaları gereken yer sahneydi.
Tam o sırada sunucu kulis alanına girerek yeni etabın konseptini duyurdu: "Kendi Hayat Hikayeniz." Her yarışmacı kendi geçmişini, yaşanmışlıklarını ve ruhunu yansıtan özel bir şarkı seçip yorumlayacaktı.
Gündüz ve Gece hiç tereddüt etmedi. Yaşadıkları o sevgisiz evleri, sokakta birbirlerini buldukları günü ve Allah’a sığındıkları o ilk anı düşündüler. Mehrab’ın Adress şarkısı tam da onların hikayesiydi. Şarkının o ciğerden kopan hüzünlü melodisini aldılar ve sözlerini Türkçe olarak kendi hayat hikayelerine uyarladılar.
Sahneye çıktıklarında ışıklar loş bir maviye büründü. Gece gitarın ilk vurucu tellerine dokunduğunda, Gündüz gözlüğünün arkasından derin bir nefes aldı. Kıvırcık kahkülünün altındaki yara izi de, Gece'nin yanağındaki şimşek de o an sanki sahne ışıklarıyla parladı.
Gündüz şarkının Türkçe uyarlanmış o vurucu dizeleriyle başladı:
"Adresimi sorma bana, sokaklar bildi beni,
Kırık bir çocukluktan, dua dua topladım kalbimi...
Bir yanım gece kaldı, bir yanım gündüzü aradı,
Yaralarımı örten o el, sadece kardeşimin duasıydı..."
Gece, arkadan bağlama ve gitarın ritmini sertleştirip sesiyle katıldı. Mehrab’ın o orijinalindeki isyan ve hüzün duygusu, Türkçe kelimelerle salonda adeta bir fırtına kopardı. İki yaralı ruh, ailelerinin dışlamasından sokakların soğuğuna kadar her bir acıyı şarkının nakaratında haykırdı.
Şarkı bittiğinde salonda ne bir fısıltı ne de bir kıpırtı vardı. Jürinin gözleri dolmuş, seyirciler gözyaşlarını tutamamıştı. Birkaç saniyelik o derin sessizliğin ardından tüm salon ayağa kalkarak dakikalarca alkış tuttu. Efe ve Kaan ise köşede, bu muazzam performansın karşısında bir kez daha ezilerek kalakaldılar.
Gündüz ve Gece, sahnede birbirlerinin elini sıkıca tutup göz göze geldiler. Onlar adreslerini çoktan bulmuşlardı: Birlikte yürüdükleri bu yolda, inançları ve kardeşlikleri onların en güvenli adresiydi.