Reklam Çekiminden çıkan Gece, cebindeki telefonu çıkarıp baktığında Gündüz’den gelen aramaları gördü. İçini aniden kaplayan bir huzursuzlukla kardeşini aradı ama telefon açılmadı. Üst üste tekrar aradı, yine ses yoktu.
O sırada hastanede Gündüz’e ağrı kesici ve serum takılmıştı. Ağrının hafiflemesiyle bitkin düşen Gündüz derin bir uykuya daldı. Başucundaki komodinde ısrarla çalan telefonu gören Ömer, kızın durumunun aciliyetini düşünerek istemeden de olsa telefonu açmak zorunda kaldı.
Gece, hattın diğer ucundaki yabancı erkek sesini duyar duymaz sertleşti: "Sen kimsin? Gündüz’ün telefonu neden sende?"
Ömer tam durumu açıklayacakken içeriye giren hemşire Ömer’e dönüp sordu: "Beyefendi, hastanın eşi misiniz?"
Ömer mahcup bir edayla başını salladı: "Hayır, değilim."
Hemşire doktor çantasını düzeltip, "Anladım, o zaman hastamızın durumunu bilgilendirmek için acilen bir yakınıyla görüşmem gerekiyor," dedi.
Telefondaki Gece bu konuşmaları ve "hasta" kelimesini duyduğu an adeta çılgına döndü. "Hangi hastanesiniz siz?!" diye kükredi. Ömer hastanenin adını söyler söylemez Gece telefonu kapattı. Öfkeyle arabasına atlayıp gaza bastı; kırmızı ışıkları hiçe sayarak, kalbi yerinden çıkacakmışçasına hastaneye sürdü.
Hastanenin acil servisine fırtına gibi dalarak Gündüz’ün kaldığı odaya koştu. Kapıyı sertçe açtığında, kardeşinin başucunda bekleyen Ömer’i gördü. Öfkesi gözünü bürüyen Gece, sağ yanağındaki şimşek izi belirginleşerek Ömer’in üzerine yürüdü ve yumruğunu sıkıp tam yüzüne patlatmaya hazırlandı.
Ömer hiç geri adım atmadı, sakince ve net bir sesle konuştu: "Sakin olun! Hanımefendiyi yolda bitkin ve fenalaşmış bir halde buldum. Taksiler durmuyordu, ben sadece insaniyet namına yardım edip buraya getirdim."
Gece’nin yumruğu havadayken duraksadı. Ömer’in gözlerindeki samimiyeti ve duruluğu fark edince sıktığı yumruğunu yavaşça indirdi. Yatağa dönüp serumun altında uyuyan kardeşine baktı, ardından Ömer’e dönerek mahcubiyetle derin bir nefes aldı. İki gencin yolları, bir yanlış anlaşılmanın ortasında ilk kez bu kadar sert ama kaderce kesişmişti.