Gündüz gözlerini yavaşça açtığında, başında endişeyle bekleyen Gece’yi ve hemen arkasında duran Ömer’i gördü. Kolundaki serumun etkisiyle sancısı hafiflemişti. Gece, kardeşinin elini sıkıca tutarak hemen yanına sokuldu: "İyi misin Gündüz? Ne oldu sana?"
Gündüz yatakta hafifçe doğrulmaya çalışarak derin bir nefes aldı. Bakışları Ömer’e kaydı ve olanları kısaca özetledi: "Evde tek başımaydım Gece... Sancıdan duramadım, dışarı fırladım ama hiçbir taksi durmadı. Tam bayılmak üzereydim ki bu beyefendi arabasını yanaştırdı. Beni hastaneye o yetiştirdi."
Gece, az önce savurmaya kalkıştığı yumruktan ve gösterdiği sert tepkiden dolayı derin bir mahcubiyet duydu. Ömer’e dönerek içtenlikle konuştu: "Az önceki tavrım için çok özür dilerim, kardeşimi o halde duyunca gözüm hiçbir şeyi görmedi. Allah senden razı olsun kardeş, hakkını helal et."
Ömer, her zamanki vakar ve nezaketiyle hafifçe tebessüm etti: "Helal olsun, ne demek. İnsaniyet görevimizi yaptık, özür dilemenize hiç gerek yok."
Gündüz de başını hafifçe eğerek Ömer’e baktı: "Gerçekten çok teşekkür ederim, Allah razı olsun. Bağışlayın, adınızı da öğrenemedim?"
"Adım Ömer," dedi genç adam duru bir sesle.
Gündüz, gözlüklerinin arkasından tebessüm ederek yanıt verdi: "Sağ ol Ömer kardeş, ömrün uzun olsun."
Ömer, kızın o saf teşekküründen ve sesindeki içtenlikten etkilenmişti. İki kardeşe hürmetle selam verip "Tekrar çok geçmiş olsun, Allah’a emanet olun" diyerek odadan sakince ayrıldı.
Ömer çıktıktan sonra Gece, doktor ve hemşireyle görüşmek üzere koridora adım attı. Danışmadaki hemşirenin yanına varıp durum hakkında bilgi aldı. Hemşire, Gece’ye dönerek nazikçe bilgi verdi: "Hastamızın genel durumu şu an iyi, serumu bitince taburcu edebiliriz. Ancak bu kadar şiddetli bir regl sancısı her zaman normal değildir. Bugün güzelce dinlensin, ilk fırsatta bir jinekoloğa randevu alıp detaylı muayene olmasını öneririm."
Gece, kardeşinin sağlığını her şeyin üstünde tutan o koruyucu tavrıyla hemşireyi dikkatle dinledi: "Anladım, çok teşekkür ederim. Mutlaka bir randevu oluşturup kontrol ettireceğim, tamamdır."
Gece, aklında kardeşinin randevu planı ve içindeki o derin minnet duygusuyla Gündüz’ün odasına geri döndü. Şehirdeki o fırtınalı hayat devam ederken, görünmez ipler ruhları birbirine bağlamaya devam ediyordu.