Jason'ın bakış açısı
Yine izini kaybetmiştim. Geceyi aydınlatan ayın altında çatılara göz gezdirerek gittiği tarafı kestirmeye çalışıyordum. Benden daha hızlıydı, her zaman bir adım öndeydi, bu yüzden onu hep kaybederdim. Çatıya çarpan ayak seslerini duyup dönemeden boğazımda hançeri hissedince irkildim.
"Niye yine peşime düştün?" dedi soğuk sesiyle.
Sakinliğimi koruyarak, "Seni beş sokak ötede ararken bir adım arkamda buldum," diye sırıttım. İvy beni öldürmezdi.
"Diz çök," diyince dediğini yaptım, hançerini hâlâ boğazımda tutuyordu. "Ne istiyorsun açık söyle, sonra da bir daha peşime takılma," diye emr verdi Ivy, sesinden bıkkınlığı belli oluyordu.
"Bize katılmanı istiyorum."
"Defalarca söyledim, hayır!" hançeri boğazıma sıkmaya başlıyordu. Öldürmeyeceğini biliyordum.
"Tehlikeli yollarda yürüyorsun, Ivy," diyerek uyardım onu.
"Yaşamaya çalışıyorum, senin gibi korkak olmadığım için kıskanıyorsun," dedi, elini boğazımdan ittirip ayağa kalktım. Kapüşonu açılmışdı, her zamanki gibi uzun mor saçını at kuyruğu yapmıştı. Soğuk gümüş gözlerle bana bakıyordu.
"Hayatta kalmaya çalışıyoruz."
"Ben hayatta kalmak istemiyorum, yaşamak istiyorum," dedi gitmek için dönerek. Ben göremesem de beyaz ipini elinde hazır tutuyordu. Gümüşgözlüler karanlıkla iyi görürlerdi ama her birimizin sadece kendi görebileceğimiz beyaz ipi olurdu. Onu hissetmek kullana bilmek için yeterli.
"Takip etme beni," dedi ipini fırlatarak.
"Yoksa ne yaparsın?" diye sordum ciddiyetle.
İç çekerek bana döndü, "Sen neden bize katılmıyorsun?" ses tonu sıcaktı, yüzündeki umursamaz ifadeyi yanıltıyordu.
"Elde edemeyeceğiniz hayallerin peşinden gidiyorsunuz. İnsanları ne zamana kadar öldüreceksiniz? Onların da yaşamaya hakkı var."
Kaşlarını kaldırarak bana doğru adım attı. "Neler yaptıklarını unuttun mu, Jason? Tüm gümüşgözlüleri bir kenara bırak, sana yaptıklarını unuttun mu? Sırtını her hatırladığında insanlara lanet ediyorsun." Konuşurken parmağıyla beni gösteriyordu. Hiç birini unutmamıştım. Ne sırtımdaki izler geçecekti, ne de kalbimdeki.
"Biz hiçbir zaman hakkettiğimizi alamayacağız, Ivy, "dedim sessizce, arkamı ona dönüp hafif ipin ağırlığını avucumda hissetmeye çalıştım.
"Sahip olduklarınla yetinirsen, elbette hiçbir şey elde edemezsin. Elinin tersiyle şansını itiyorsun!" diye öfkeyle bağırdı.
"Sen kendi şansını kendin yaratıyorsun," diyip ipimi bir bacaya fırlattım. Cevabını duymamak için ipi hızlıca çektim, geride kalmıştı. Peşine düştüğüm, günlerle bulmaya çalıştığım kişiden kaçıyordum. Çünkü gerçekleri söylüyordu ama ben gerçeğimi söyleseydim rahat bırakmayacaktı. Planlarımı mahvetmeye başlayacaktı.
Beni kendi planlarım kurtaracaktı.









