İçeriğe geç

Gümüşgözlüler

Bölüm 6 · 3 dk okuma

Gümüşgözlüler

Bölüm 6

3. Bölüm

Olea'nın bakış açısı

Keşke kardeşimi bekleseydim. Evden çıkabilse bile, karanlıkta görme avantajına rağmen gecenin bir yarısı beni bulamazdı. Kimseye Arlington'ların çocukları olduğumuzu söyleyemezdik. Ailemiz gümüşgözlüleri öldürmekte en hevesli ve başarılı soylulardan biriydi. Çocuklarının da onlardan biri olduğunu bilseler bizi de öldürürler miydi?

Gömleğimin kolunu yukarı çekip mavileșmeye başlayan cilde baktım. Mavinin yayıldığını görünce kalbime sanki kocaman bir kaya oturdu. Ya da belki ne olduğumuzu öğrendikten sonra yaşamamıza izin verirlerdi. . .

Kapı aniden açılınca kolumu kapattım ve panikle ayağa fırladım. Elowen yalnız değildi, yanında iki kişi daha vardı.

"Sen yarı -" diyince genç çocuk, Elowen karnına dirseğini indirdi.

"Bu benim babam, Thaddeus," dedi yetişkin, koyu lacivert saçlı gümüşgözlüyü göstererek. Adam sanki beni umursamamış gibi oturdu. "Bu da -"

"Adım Eamon, tam bir gümüşgözlüyüm, " diye Elowen' in sözünü kesti Thaddeus'a tıpatıp benzeyen genç adam, bana doğru geldi. "Sen Olea olmalısın. Kaç yaşındasın? Ne zamandan beri bir -"

"Eamon, " diye uyardı Elowen. Ama Eamon merakla etrafımda dolanıyordu, sanki bu kadar yakından insan görmemiş gibi, sanki üzerimde birşeyler arıyormuş gibi. Kocaman açılmış gözlerime engel olamadım.

"Kulağına bakabilir miyim?" diyerek saçımı çekmeye çalıştığında elini sertçe itip uzaklaştım.

"Eamon, korkutmasana kızı!" diye daha yüksek sesle uyardı Elowen. "Kardeșimin kusuruna bakma, Olea, biraz fazla arkadaş canlısı da."

Başımı sallamakla yetindim. Kardeş oldukları benzerlikleri dolayısıyla belliydi. Aslında, tüm gümüşgözlülerin birbirine benzediğini düşünürdüm.

"Dinlenin hadi, birazdan yola çıkacağız," dedi Thaddeus kalın sesiyle. Eamon'un kulaklarıma olan merakından sonra hepsinin kepçe kulaklı olduğunu farkettim. Yani ben de mi -

"Annem peki?" diye sordu Elowen, babasının yanına oturarak.

"Gelecek."

"Gel, Olea. Seni yemeyeceğiz, merak etme," sandalyemi çekerek söyledi Eamon nazik bir sesle, ablasının daha önce söylediği sözleri söylemişti.

"Doydum ben," dedim geri adımlayarak. "Ben bu gece burada kalsam olur, değil mi? Zaten siz gidiyorsunuz," dedim mavi gözlerimi Elowen'in gümüşlerine dikerek.

"Aslında, kapıyı kilitlememiz gerek ama. . ."

"Bizimle gelse olmaz mı?" diye sordu Eamon hevesle. Gümüşgözlülerle nereye gidecektim? Yem olarak götürürdüler muhtemelen.

"Gelmek ister misin?" diye sordu Elowen, gözleri sanki 'kabul et' diye yalvarıyordu.

"Bir insanı gümüşgözlülerin arasına mı götüreceksiniz?"

"Babam grubumuzun lideri, o izin verirse sorun olmaz," diye yanıtladı Elowen gülümseyerek. Babası izin veriyor mu diye baktım ama yüzünden hiçbir şey okumak mümkün değildi.

"Abimi bulmadan gelemem."

"Nerede ki?" diye sordu Eamon.

"Dışarıda olmalı, " diye omuzlarımı silktim.

"Gece gece sokaklarda ne işiniz var? Kovuldunuz mu yoksa?" diye sırıttı Eamon.

Gözlerimi devirdim. Onu ilgilendirmeyen bir konuydu.

"Belki aramak için zaman ayırabiliriz," diye önerdi Elowen Thaddeus'a bakarak.

Babası bıkkın bir ifadeyle masadaki peçeteyi buruşturdu. "Zaman kaybedemeyiz."

"O zaman gelmiyorum, " dedim sanki beni çok istiyorlarmış gibi. Onlara ihtiyacı olan bendim. Ailemin yıllarca öldürdüğü yaratıklara ihtiyacım vardı.

"Sen bilirsin," dedi Thaddeus ve yan odaya geçti.

Başka çarem yoktu, sokaklarda kalıp insan sevmeyen gümüşgözlülere yem olmaktan ve ne olduğumu öğrenirlerse diye insanlardan korkuyordum.

Soğuk sokaklarda Elowen babası ve kardeşini takip ederken, ben de yanında yürüyordum. Küçük bir çocuk gibi sürekli annesini sorup duruyordu.

"Annem bizi burada bekleyecekti," diyince Eamon, Thaddeus'un derin bir nefes aldığını gördüm. Sabrı zorlanıyordu.

"Arlington'larla işi bitince gelecek."

Gümüşgözlülerin Arlington'larla defalarca iş birliği yapmaya çalıştıklarını, onları yaşatma karşılığında insanlara hizmet edeceklerini duymuştum. Ama, elbette, ailem bunu fırsat gibi kullanıp ayağına gelen bütün gümüşgözlüleri idam etmişti. Böyle bir ailenin kızı olduğum için titrememe engel olamadım.

"Sonunda onlardan kurtulacağız," dedi Eamon neşeyle. Sanki kalbime bir şeyler saplandı. Adımlarımı yavaşlatınca Elowen bana döndü. "Bir sorun mu var?"

Hiç bir şey söylemeden dönüp koşmaya başladım. Geç kalmış olabilirdim ama yaptıklarını kendi gözlerimle görmek istiyordum.

🦋 Eamon "Yamon" diye okunuyor 🦋

Bölüm sonu

13 yorum