İçeriğe geç

GÜMÜŞ SARMAŞIK

Bölüm 4 · 10 dk okuma

GÜMÜŞ SARMAŞIK

Bölüm 4

4.Bölüm güzlerimdeki sanrı

Kabusun kütü olduğunu zannediyorsun

Ama daha kendini sanrıların içinde bulmadın..

Ben balerin olmayı on yaşımdan beri istiyordum

Abim Sürgün edilmişti,babam tarafından bu duruma bende öbür abimde

Çok üzülmüştük.o günden sonra sem abim değerli Elmas peşine düşmüş

Ben ise balerin olmak dans edip etrafımda neşeyle dünmek istemiştim .

Ama olmamıştı babam sem Abimin amacını anlayınca ortadan kayboldu

Onu en son on altı yaşımda gürdüm,onu bulmak için çabalamış ama

Başarısız olmuştum,Abimin yanındayken korkamzdım beni koruyacağını

Bilirdim,gittikten sonra yapayalnız kalmıştım.

Yatakta uzanmış akşamın sağır vaktinde güzlerimi kırmadan

Balerinli kutudaki dünüp ses çıkaran kıza bakıyordum

Benim gibiydi ayağının ucunda durmuş güzel gürüküyordu

Kabarık elbisesi beni eski günlerime gütürüyordu

![](7247.webp)

Karanlıktan kalmaktan hoşlanmadığım için küçük lamba açıktı

Yataktan yavaş hareketlerle çıkıp kapıya doğru yürüdüm

Sanki hiç bitmicek olan açlığım vardı. Bir şeyler yemek için aşağı inip

Annayı bulmalıyım yoksa açlıktan bayılabilirim.

Kapımı sesizce açıp merdivenlere yürüdüm

Karanlık olduğu için tırabzana tutunmuş müzik kutusundaki ses gibi

Mırıldanarak aşağı indim,aşağıya varınca neresinin mutfak ve ya yemek odası

Olduğunu bilmediğim için bir süre üylece durup düşündüm.

En sonda yan yana olan kapılara doğru yürüdüm

Kapı koluna uzanıp açacaken arkamdan birinin "ne yapıyorsun burada"

Dediğini duyduğumda irkildim,Arkama dünüp baktım.

Yok olmuş ruhların efendisi Anton olduğunu gürünce

"Ben yiyecek bir şey için buradayım "Dedim mahcup bir sesle

Bana olan bakışları yumuşatıp yanıma geldi,"Üzgünüm bunu düşünemedik"

Başımı saladım ve kapıyı açtım evet burası mutfaktı.

İçeri adımadığım gibi Anton da benle geldi

"Ne yemek istiyorsan yiyebilirsin ama unutma atmış üç gündür bir şey yemedin"

Ona bakıp güzlerimi kıstım "Aslında atmış beş gün "diye mırıldandım

Dolaba doğru yürüdüğümde arkamdan "Niye atmış beş gün seni açmı bırakıyordum?" Olduğum yere mıhlandım,beni aç bırakmakla yetinmiyordular

Ama bunu tanımadığım birine anlatacakların değildim

Derin bir nefes alıp dolabın kapağını açtım, sorusunu tekrar sormadı.

Dolaptan zebze cıkardım,yemek yapmayı biliyordum bu yüzden işim zor olmıyacaktı,ben zebzeleri doğrarken Anton da sandalye çekip oturdu

İşim bitince zebzeleri bir tencereye katım Ardından mercimek katıp

Zebze çorbası için ateş yaktım,onlar pişerken bir bardak su alıp

Bir sandalyeye çekip oturdum.

"Hiç uyumadınmı?" Gelen sorusuyla ona baktım

Bana bakmıyordu ama odağı bendeydi,siter olduğum için parmaklarımı

Soruyordum,her zaman yaptığım şeydi."Çok mu kütü haldeyim?"

Başını kaldırıp bana baktı,güzleri Gözlerimden ayırmadan

"Gece boyu ışığın açıktı "ben uyusamda ışığı kapatmazdım.

Sesiz kalmamla zihnimden sesler yükseldi

Baba yapma kapatma beni oraya korkuyorum diye bağırıyordu kız

Ama babası ona burada aç susuz kal bana saygısızlık etmemeyi öğren

Diyip meşaleleri kapatıp gitmişti,orada karanlıkta titreyerek oturup

Gözlerinden akan yaşlarla kalakalmıştı kız

Hayır diye fısıldadım bırakma yapma diye yalvardı canavara

Elime dokunan ele korkup geriye gitim,gürüş acıma Anton girince

Bunun bir kabus ve ya ona benzer bir şey olduğunu anladım.

Elini çekip "iyimisin?"diye sordu gülümsemek için kendimi

Zorlayıp "İyim"diye kısaca cevap verdim,gerisini bir hava vardı,

"Beni hayata tutmak için neden sanrı güsterdin? beni buraya getirince işer

Yoluna gireceğinimi sandın? Ben buraya ait olmak iştemiyorum"

Ağzımdan bunlar dökülünce kaşları çatıldı

Sensizlik bizi içine çekince "inatçı bir ruhun vardı,burayada intikam için

Var olacaksın sanam yok artık samira var "Kaşlarını yukarıya kaldırıp

Anlayıp anlamadığımı soracağına bekledi,tabi anlamıştım

Aptal değildim .

"Tamam burada mı yaşayacam?"

Aslında yaşamak için iyi bir yere Benziyordu

"Burada seni eğitecem intikam için hazır olduğunda seni

Dıyarına günderecem yanlız değil bizde olacaz sonra buraya dünücez

Bunların karşılığında sende bedel ödeyeceksin" ne ödeyecektim

Bedel dediği ne oluyordu bu adam benle oyunmu oynuyordu

"Ne bedeli " sesim istemsizce buz gibi çıkmıştı

Ayağıya kalkıp camın yanına giti,boydan boya cam vardı ve arka bahçeye

Bakıyordu.benim soruma cevap vermeden öylece dikiliyordu

Bende kalkıp yanına gidip

"Ne bedeli " diye sordum inatçı biri olduğum Doğruydu

Güzleri pusulandı "zamanı gelince anlayacaksın "

"Şimdi kendine iyi bak ve yaralanma " Dedikten sonra arkasına dünmüş

Kapıdan çıkmıştı,öfkelener elimle tam cama vuracaken son anda durdum.

Zaten yeterince zayıf düşmüşken dahasına katlanamazdım

Dolaptan bir kaç yiyecek daha çıkarıp yemeğim olunca

Masaya bırakıp yemeye başladım,doyunca iyi hisetmiştim ve uykum vardı.

Mutfaktaki işimi bitirip çıktığımda gün doğuyordu

Neyse sonra yatarım<_> gidip salona bakındım,kimseyi bulamayınca

Gidip kapının yanında durdum, dışarıya çıkarsam ne olurdu ki

Botlarım zaten topuklu olduğu için canım acımıştı

Çıkarmadım hata bunlar benim değildi ödünçtü.uzanıp kahve bir mont

Giydim,Kapıyı açacağım esnada biri öbür taraftan açtı

Çekilip kapının tam açılmasını bekledim

Gelen bir kadındı kırklı yaşların sonunda gürünüyordu,saçları gri ama uzundu

Güzel gürünüyordu dudaklarında gülümseme vardı.

"Ah kızım hava soğuk dışarı çıkma "

Güzlerimi kırpıp kadına baktım,beni tanımamasına rağmen kızım demiş

Beni düşünmüştü birazcık şaşırmıştım.

Bende Gülümseyip "hanımefendi hava alacaktım ben "

Başını eğip "Bana hazel abla diyebikirsin kızım şimdi çıkma dışarıya"

Onu dinlemekten başka çarem kalmayınca yeniliğiyle başımı salayıp

Kapıyı kaptım üzerimdeki montu çıkarıp içeriye girdik.

"Sen kimlerlesin kızım" kimlerden olabilirim bende bilmiyorum

"Ben sanam " Dedim sonra hemen"yani samira burada kalacağım bir müddet"

Beraber mutfağa yürürken Anton önümüze çıktı,"Hoş geldin hazel hatun"

Dedi saygıyla "samira benim kız arkadaşım bir süre burada kalacak "

Bana bakarak süylemişti, ne yani şimdi onun kız arkadaşımı olmuştum

Sevgili demediki arkadaş dedi evet

Kolunu belime bırakıp beni kendine yakınlaştırdı,ona şaşkınlıkla baktığımda

Gülümsediğini gürdüm, hazel abla mutfağa girdi ama gitmeden önce

Bize manidar bir bakış atmıştı.

Ona dünüp kolunu itim zaten hemen çekmişti

"Bana iznim olmadan dokunma kadına niye yalan söyledin?"

Kendini geri çekip "Herkes öyle bilmeli ruhunu ve bedenini ayrı yerlerde

Aramayayım, senin güvenliğin için " güzlerimi kısıp ona baktım,

Yalan süylemiyordu beni koruyordu

Başımı dikleştirip onun yanından geçip gitim,benden bir şeyler saklıyordu

Zaten tanımıyordum onları niye güveneyim? Merdivenlere çıkıp yukarıya

Gitim .

Gün doğmuştu ama güneş yoktu geldiğimden beri hiç güneş açtığını

Görmemiştim,odamın kapısına varınca içeriden müzik sesi geldiğini duydum

Kapıyı açıp bakınca şarkı sesinin yok olduğunu fark etim,balerinli

Müzik kutusuna baktım açık değildi.

Ona doğru yürüyüp kapağını kapatım,sonuçta bunu ben bulmuştum

Artık benimdi ona bağlandığımı his etim,balerin olduğu içindi

Odadan çıkarken Aynaya güzüm takıldı.

Saçlarım dağınık güzlerim yorgundu saçlarımı ellerimle tarayıp

Odadan çıktım,merdivenlerin başına varınca Annanın da bana yetiştiğini

Gürmek beni sevindirmişti.

"İyi sabahlar uyudunmu rahat?"

Güzleri kaçırıp merdivenleri inmeye başladım,"pek sayılmaz"

"Ne oldu iyi misin?"Başımı saladım "Sorun yok"

"Hazel ablayla tanıştım "konuyu değiştirdiğimi fark etmeden sorun etmedi

"Sevdinmi kesin seni sevmiştir " "Evet cana yakın"

Merdivenlerin sonuna geldiğimizde mutfağın yolunu tutuk

Girince Anton hazel abla edgar oturduğunu gürdüm,bizde geçip oturduk

Aç değildim ama onlara katıldım,Kahvaltı bitince salona geçtik.

Oturmuş kızılcık şerbeti içiyorduk Aslında tadını beğenmediğim

İçin içmiyordum,hava kararmaya başladı gün yeni başlamıştı ama her

Yer karanlıkla kalmıştı,bir anda şimşekler çakınca Yerimden sıçradım.

Anton ve edgar ayağıya kalkınca bir şey olduğunu hisetim

"Sakin olun lanetli günlerden bir tanesi" Korkuyla güzlerim büyüdü

"Lanetlimi?"Dediğim gibi hava dahada karardı meşaleler ve lambalar

Da kapanınca korkuyla çığlık atım.

Kimseyi gürememenin verdiği korkuyla yerimde kaldım

Burada ne olduğunu bilmiyordum tek bildiğim karanlıktı.

Biri bana yaklaştı ve bir şimşek çaktı yüzünü saniyelik olarak gürdüm

Bu babam olacak adamdı!"hayır" Diyip geri gitim.arkamdan biriyle çarptım

Arkamı dününce Anton olduğunu gürdüm, kriz atağım tetiklendi

Nefeslerimi zor alıyordum,babam olacak canavar elinde bir pıçakla

Bana doğru gelip Saçımı tutu

"Bırak yapma ne olur yapama"çığlığım her yere yankılandı

Gözlerimden yaşlar boşalıyor nefes darlığı Yaşadığım için Boğazımı tutmuştum.

Canavar bıçağı boğazıma dayadı, korkuyla Etrafıma bakınca Anton Anna

Edgar beni izlediğini ve dudaklarında gülümseme olduğunu gürdüm.

"Yardım edin yapmayın bırak beni "boğazım yırtılarcasına bağırıyor

Çırpınıyorum ama boştu Bıçak tutan eline tırnaklarımı geçirdim.elerimin

Arasında Kan doluştu canavarın kanı bana bulaşmıştı,

"B bu Olamaz yapmadım hayır hayır" diye bağırdım

Yerde oturmuş birinin kolarının arasındaydım onun Anton olduğunu ve

Birinin bana ışık tuttuğunu gürdüm,tam tekrar bağıracaken o gücü

Bulamadım.

"Sakin ol bir sanrıydı geçti "bunları diyen Antondu onun kolarının arasındaydım

Başımı tutmuş beni kendime getirmeye çalışıyordu

"Samira bak korkma gerçek değil hiç biri sanrı "Annaya baktım

Güzleri dolmuş bana bir şeyler diyordu

Edgar bana ışık tutmuş endişeyle bakıyordu

Etrafıma baktım Babam olacak canavar yoktu karanlık değildi,

"Sakinleş gecedeki güz yaşı krız geçireceksin "Antona dündüm

Benim için korkmuş gürünüyordu

Başımı saladım nefes alıp vermeye çalıştım, öksürüp nefeslerimi

Düzene soktum.

Güzlerimin özerine Gelen Saçımı çekip "sanrıydı sadece sanrı "

Bana bunu inandırmak ister gibi bakıyordu

Güzlerimdeki yaşlar durmadığını fark etim.burnumu çekip

"Ama korkutuyor sanrılar " Anna başını saladı,Yanıma çökmüş

Elerimi tutmuştu elerime bakınca tırnaklarımı geçirdiğim için kan akıyordu

Kendimi toparlayıp ayağıya kalkmaya çalıştım ama sadece oturur bozisyana

Geldim."karanlık olmasın" Bunu yalvarır gibi süylemiştim

Anton sert bir nefes verip başını saladı,Edgar ışığı bana dahada yaklaştırdı.

Anna yanımdan kalkıp gidince elerim boşluğa düştü

Ama elinde bir bezle gelmişti yanıma oturup elerimi silmeye başladı,

"Acıyormu "dolan güzlerini kontrol etmeye çalışıyordu

"Acımıyor bunları nasıl yaptım bilmiyorum "

"Bilemesin bir bakmışsın olmuş " sanki yaşamış gibi konuşuyordu

Anton beni Kolumdan tutup Kaldırdı ve Koltuğa oturtu

Şimşekler çakıyor her yer karanlıktı, sadece Edgarın aydınlatığı bir beyaz

Işıklı top vardı.güzlerimdeki yaşların durmadığını fark eden Anna

Parmaklarını uzatıp yaşlarımın üzerine kapatıp bir şeyler mırıldandı.

Yaşlar azalıp biti güzlerimi kırpıp ona baktım

Omuzlarını indirip kaldırdı,elerime baktım kanaması azlmıştı

Acısı başlayınca dişimi sıktım.

Antonda güzlerini kırpmadan elerime baktı sonrada acım kayıp oldu

Bu şaşırmadım sağlamıştı, geçirdiğim sanrılardan dolayı konuşmak istemiyordum .

Bir şimşek daha çakınca Pencereye baktım

Karanlık olduğunda daha sanrı gürüyordum çünkü karanlık beni korkutuyordu

Annaya dündüm "senin neden güzlerin doldu ?"Biraz daha duygusal davranmıştı

Güzlerini kaçırıp "Ben panik oldum "dedi ama ben panikten olduğunu düşünmüyordum,"karanlıktan neden korkuyorsun ne yaşadın samira?"

Edgarın sorusuyla ona dündüm,"ben karanlıktan korkmuyorum sanrı gürdüm

Sadece birde hava bir anda değişince oldu " kendimi mi onlarımı

Kandırıyorum bilmiyorum.

Anna elimi acıtmadan tutup "baba diye bağırıyordun "dedi

Evet bağırmış çığlık atmıştım,"beb konuşmak istemiyorum " Diyip kalkacaken

Dengemi sağlayamadım,düşmeden Kolumdan tutan Anton bana anlayışlı

Bakış atı.

Tamam odaya kadar götürebilir

Beraber merdivenleri tırmanırken "başına gelen az olayları biliyorum "

Diye fısıldadı sanki canını sıkmıştı,"bu yüzden sanrı güsterebildim"

Aman tanrım babam olacak canavar özerindenmi göstermişti

Tekrar yürümeye başlayınca odaya varmakiçin adımlarımı hızlandırdım

Odaya girince kolumu bıraktı,sıcaklığı benden uzaklaşınca afaladım

Ona alışmıştım.

"İyi uyu gecedeki güz yaşı "

Ona ters bir bakış atıp "hayla karanlık bu gün ne zaman düzelir? "

"Bir kaç güne "diye cevabladıktan sonra giti. Ardından kapıyıda kapatmayı

İhmal etmemişti,dolaba doğru gidip giyecek bir şeyler aradım.

Bulduğum deri şort ve bir kısa bir kolu üstü

Alıp giydim, yatağımın yanına gelince balerinli müzik kutusu ışık saçıyordu

Bu güzel şey ışık açabiliyormuydu?

Uzanıp balerinli Müzik kutusunu izleyerek uykunun kollarına bıraktım..

İlahi bakış açısı

Yok olmuş ruhların efendisi Anton samirayı odasına bırakıp

Merdivenlerden aşağıya indi. Samira kütü bir hayat yaşamış gibiydi,

Oda öyle

Her şeyin bir bedeli var...

Alt kata varınca kardeşi Anna ve arkadaşı Edgar konuşuyordu

Yanlarına gidip "iyi misin kardeşim?" Diyerek yanına oturdu

Kardeşini güzleri dolmus bir halde gürünce Kaşlarını çatıp Dişlerini sıktı

Anna abisine sarıldı abiside ona kolarını doladı

"Ben samiranın neyle savaştığını biliyorum "

Anton kollarındaki kızın saçını pkşadı,Edgar onları sesizce izliyordu

GEÇMİŞ

Yok olmuş ruhların efendisi hektor eşi tolans ve oğlu Anton kızı Anna ile

Sıcak bir aileydi. Ama rakibi aldanmış ruhlar efendisi onlara kin besliyor

Canlarını acıdatac bir şey arıyordu

Düşman hektorun kızı Annayı tutsak etiler

Hektor savaş ilan edip birbirine düşman kesildiler,

İş böyle olunca Annayı bırakmak yerine öldürdüler...

Boynundan öldürdüler, kız daha on dokuz yaşındaydı

Babası hektor bunu kendi suçu olduğunu düşünüp efendiliği

Oğluna bırakıp,kendini kızı için feda edip kızını geri yaşatabildi.

Anton kardeşini kurtarmak için babasını kaybeti.

Annesi anton yok oluş ve var oluş ile uğraşırken

Kendi intikamını kendisi almak istedi, gidip düşmanı tam boynundan hançerleyip yok eti ama bedel olarak onunda yok edildi...

Anton kimsesizlik içinde tek umut kardeşini kurtarmaya çalışıyordu

Kardeşini kurtarırken sadece sanrı ile hayata kalmaya çaba gösteriyordu

Anton kardeşine sanrı gösterirken bir yandan babasının verdiği

Efendiliği bir yandan annesinin acısına alışmaya çalışıyordu

O an hayatına sarmaşık girdi, güzel akılı ve sevecen olan kız

Antonu kendine bağlayıp sevdirdi.

Ama Anton onun yok olan aldanmış ruhların efendisinin kayıp kardeşi

Olduğunu ve onun için geldiğini bilmiyordu

Anna tekrar var olunca Anton dahada sarmaşığı yakın eti kendine

Asıl yılanı koynumuzda beslemişiz...

Sarmağın abisinin yancıları sarmasığı öldürmek istediler

Antonun canını yakmak için ve yaptılar öldürdüler sarmaşığı

Acıtılar Antonun canını...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.