İçeriğe geç

GÜMÜŞ SARMAŞIK

Bölüm 3 · 8 dk okuma

GÜMÜŞ SARMAŞIK

Bölüm 3

3.bölüm Ayazda kalmış

Ayazda kalmış ruhlar güneş bile kurtaramaz

İnanmış bir kalbi ihanet bile bitiremez...

Samiranın bakış açısı

Donuyordum soğuk hava her yanımı sarmış

Haraket edecek fırsat bırakmamıştı,genzime dolan acı

Beni boğmak üzereyken başımı kaldırıp öksürdüm,öksürüklerimin arasında

Kan damlaları da düşmüştü beyaz kara

Dur kar'mı karda uyanmıştım hemde bir pantolun ve bir kumaş östle

Nasıl buraya gelmiştim,ve burası neresiydi Etrafıma bakındım ama burayı

Tanımıyor ve ilk defa gürüyordum,ormanın derinliklerinde karla kaplı

Arazide ağaçlar dışında hiç bir şey yoktu

Etrafıma Dehşet içinde baktım ama yok buradan çıkılması zordu

Giydiklerim de beni daha vazla hayata tutamazdı,dudaklarımdaki kanı silip

Ayağıya kalktım.

Bir iki adım atınca ayağım bir şeye takıldı

Başımı eğip baktığımda bir müzik kutusu olduğunu gürdüm

Eğilip aldım, açtığımda balerin bir kızın olduğunu ve üzerinde kana benzer

Lekeler olduğunu gürdüm,yanındaki kolu çevirdiğimde müzik sesi geldi.

Müzik güzel bir tınısı olan melodiydi ve bu bana tebessüm vermişti

Kutuyu kapatıp elime aldım soran olursa verirdim kimsenin değilse

Kendime alırdım,yürüdüğüm esnada ayağımda botlarım olmadığını

Onu yerine yaşın ayak olduğumu gürünce bıkın bir nefes verdim.

Öşüyordum ama ayaklarımı fazla his etmiyordum

En son nereye gittiğimi ve ne olduğunu hatırlamaya çalıştım.

Aklımı zorlayınca ormanda ki gürümtüm güzlerimin önüne geldi

Babam olacak pisliğin beni adamlara verdiğini onların beni götürdüğünü

Sonrasında da onlardan kaçtığımı ve Köşeye sıkışınca kendimi hançerle

Öldürdüğümü...

Elerkitir çarmış gibi titredim ve kendime baktım hayattayım

Yani sanırım cenetin böyle bir yer olduğunu duymamıştım,

Ölmemiş ama başka yerdeydim belki biri beni bulup buraya getirmiş

Ardından işeştirmişti

Kazağımı açıp yarama baktım kalbimin yukarısında bir yara izi vardı

Kazağımı bırakıp Etrafıma baktım kimse yoktu

Beni nasıl iyileşirsin ki ben kendime acımadan saplamıştım.

Ve bilincimi kaybedip Öldürdüğümü gürmüş yaşamış anlamıştım

Acı içinde kıvranışımı hatırladım evet kesinlikle son nefesimde yalnızdım.

Ama son nefesimi verirken zihnimin içinden birinin

Samira dediğini hisetmiştim belki acıdan Dolayı zanetmiştim bilemiyordum

Yara izi vardı,ama yara iyileşmiş gibiydi kaç gün oldu acaba

Etrafıma bakıp yürüdüm Ağaçların arasına bakınsamda bir kişi güremedim

Bir süre yürüdüm elimde kutuyla bu elbiselerle biliyorum şu ana

Kadar donup ölmeliydim ama hayla donmamıştım ama çok üşüyordum.

Ağaçların arasından ses gelince oraya doğru bakındım

Küçük bir tüylü hayvandı,bana yaklaştı sevimli ama tuhaf gürünüyordu

Bir kulaklı tavşnadı tüyleri ise gri ve beyaz karışımıydı.

Beraber ormanda gezerken benden uzaklaştı

"Tatlı şey buraya gel "seslensemde gelmedi ona doğru gideceğim

Esnada bir kaplan çıkıp onu saniyeler arsında yutu Dehşet içinde bakıp

Arkaya adımlar atım,beni yiyecekmiş gibi bakmıyordu ama korkuyorum

Yanıma ağır adımlarla gelip Elimdeki kutuya baktı

Elimdeki Kutuyu saklamaya çalışsamda işe yaramadı,

Etrafımdan yürüyüp Ağaçların arasından geçti bende onunla beraber adımlıyordum, istemsizce adım atıyor onu takip ediyordum

Kendime engel olmaya çalışsamda olamıyordum bedenim yönetiliyor gibiydi.

"Hey nereye gidiyoruz ve sen bana ne yaptın"

Diye haykırdım bana dünüp bakmadı o uyuz hayvan beni çıldırtacaktı.

Ormandan çıktık bu hayvan beni kurtarmıştı

Buna sevindiğim için adımlarımı hızlandırdım,Etrafıma bakınca

Kulübeler hanlar olduğunu gürdüm.

Onun peşinden ayrılmak istesemde ayrılamıyorum

Ayaklarım benden bağımsız çalışıyordu sert bir nefes bırakıp devam

Etim,biraz daha yürüdükten sonra bir küşkün bahçe kapısında durduk

Güzlerimi kırpıştırıp baktım,biraz örkütücü gürünüyordu

![](7250.webp)

Kapılar açıldı korku dolu gözlerle bakarken bir adamın açtığını gürdüm

Nefes verip rahatlamaya çalıştım ama zor Olacaktı,adam muhafız başıyla

İçeriyi işert eti gitmek istemesemde buraya kadar gelmiştim artık.

İçeriye adımlardım at arabası mı vardı, artık bir şeye şaşırmıyacaktım.

Köşkün kapısında bekleyen bir adam gürdüm

Sıyahlarla kapalıydı,kaplanda onun yanına giti kaplanın kafasını sevdi

Bana bakarak,Derin bir yutkunuştan sonra bir adım arkaya atım

Onların yanına gitmek istemediğimi fark etim.

Adamın güzleri bana kilitlenmiş olduğu için beni tanıdığını

Yada benim hatırlamadığım biri olduğunu sandım ama hayır bu adamı

İlk defa burada gürüyordum, "korkma buraya gel samira "

Güzlerim büyüdü samira demişti samira ismini ikinci defadır duyuyordum

Olduğum yerden dikleşip Boğazımı temizleyip onlara doğru yürüdüm.

Adam ve kaplanla armada iki adımlık mesafa kalınca durdum

Adamı inceledim,sıyah güzleri sıyah saçlarıyla karanlık hava katıyordu

Boyu benden uzun olduğu için kafamı kaldırmıştım,güzel bir gülümseme

Takınmıştı,saçları hafif dalgalı ve güzlerinin önüne düşmüştü,

Onu büyle anlatabilirim fazla incelemeden kaçınıyordum.

Ben onu incelerken o beni ezelden tanıyormuş gibi sadece

Güzlerime odaklanmıştı, bir şey demediğini fark Edince ben devreye girdim.

"Benim adım sanam zalet ben buraya nasıl geldim ve siz beni tanıyormusunuz "

"Adının anlamı ne?" Şaşırsamda cevap verdim

"Tapılacak güzelikteki kadın "

"Artık adı samira anlamı gecedeki güz yaşı "

Kaşlarımı çatıp "bu Adı sık duymaya başladım "

Başını salayıp "çünkü bu diyardan adın samira"

Bu dıyarmı ben hangi dıyardaydım? Kar yağıyordu benim öldüğüm yani yaralandığım zamanda son bahardı,şu anda karar yağıyordu

"Ben hangi dıyardayım "

"Sen ahzap dıyarındasın ve buraya ben getirdim"

Ne ahzap dıyarımı ben burada olmamalıydım

Ahzap diyarı kehanet,lanet ,büyü ve güçle bilinirdi,bende buraya düşmüştüm

Eliyle köşkün kapısını gösterip "içeride konuşalım hava soğuk "

Evet soğuktu üstümdekiler de yardımcı olmuyordular.

Tedirginlik içinde başımı saladım sorularımın cevabını

Aldıktan sonra buradan gitmeliydim,ama nereye bunu bilmiyordum.

Adımlarım onun adamlarını takip eti ve kaplanda arkamızdan geliyordu

Hata tam arkamdaydı ve beni sinirlendiriyordu

İçerisi atmosfer olarak dışarısı ile aynıydı, yukarıya giden merdivenler

Gidip merdivenlere çıktı.

Onu takip etiğimde bir odaya girdi,onu tanımıyor ve güvenmiyordum

Benim odaya girmediğimi gürünce "girebilirsin korkma samir "

Çenemi yukarıya kaldırıp "senden korkmuyorum ne için giricem odaya ?"

Dudakları kıvrıldı başını salayıp "gir anna'yı çağırıcam sana uygun kıyafet versin"

Anna kimdi bilmiyordum ama bana elbise vermesi iyi olurdu

İçeri girdiğimde odanın fazlaca büyük olduğunu fark etim

"Bu oda senin " ona bakıp kaşlarımı çatım "burada kalmıyacam"

Yanıma yaklaşıp güzlerini güzlerime kenetledi,siyahın en koyu rengiydi

Ve adeta ben tehlikeliyim diyordu

"Sen bilirsin ormana geri dün ve kurtlar seni yesin "

Tamam burada biraz kalabilirdim,bir şey diyemeden bir kız odaya girdi

Yüzümü ona çevirdim, ikisininde bir birine benzediğini gürünce kardeş

Olabilecekleri düşündüm.adam bana son bir bakış atıp çıktı odadan.

Kız yanıma geldi elerimi tutu ben ona afalamış gözlerle bakarken

"Canın acıyormu "diye sordu güzlerimi kırpıştırıp "şimdilik hayır"

Gülümseyişi büyüdü "samira sana giyecek bir şey veriyim"

Samiramı Ah bunu herkes biliyormuş sanırım beni duyarlarsa

Efendi olmam için getirmiştiler .

Dolaba doğru giti arkasına dünmeden"banyo yapmak istersin mi?"

Şu anda hiç istemiyordum "Hayır " Dolaptan çıkardığı kıyafetleri

Yanıma bırakıp güz kırptı sonrada çıktı,tamam sanırım ben aptal bir

Kuş gibi gürünüyordum sıcak kanlı Ve hoş gürülü kişilerin yanına

Sadece şaşkınlıkla izliyorum.

Kapıya gidip kilitledim,Elbiseleri giymeye başladım

Boğazlı kazak korse kahve tülü etek girdikten sonra botlara baktım

Topuklu botlar giymeyi sevmezdim,uzanıp onlarıda giydim

Saçımı biraz Düzeltip açık bıraktım yanımda toka yoktu

Odadan çıkınca merdivenlere gidip aşağıya indim

Büyük bir holde koltuklar masa gibi şeyler vardı,bende oraya doğru yürüdüm

İçeriye girince bakışların bana döndüğünü fark etim,kız gülümsemeyle

Bana bakıyordu adam ise umursamazdı,yeni bir adam daha gelmişti

Başımı dikleştirip içeriye adımladım

Bir Koltuğa oturup onlara baktım,"merhaba samira iyi gürdüm seni

Edgar ben Tanıştığıma sevindim " Bana gülümseyen adama bakıp gülümsedim

"Benim adım sanam bana samira demeseniz olur"

Başını saladı diyerek adama baktım bana güzlerini kısmış bakıyordu

Omuzlarımı kaldırıp indirdim,kabul etmeyecektim bana taktıkları ismi

"Adım Anton Nilvo " sonrada elini kıza çevirdi "kardeşim Anna sehra "

"Tanıştığıma şaşırdım" Dediğimde Annanı kahkaha sesi yankılandı

Utancımdan yerin dibine girecektim, doğruyu süylemiştim şaşırmıştım.

"Sana anlatmamız gereken şeyler var sonra şaşırırsın"

Dedi Anton Boğazımı temizleyip odağımı anlatacakların verdim.

"Samira sen kendini hançerlediğin an öldün "

Dedikleri beni Burnuna uğratığı için nefesim boğazımda kaldı,öksürük krizine

Girince Anna bana bir bardak su getirdi, sudan bir yudum alıp söylemesi

İçin ona baktım,güzlerini kapatıp açtıktan sonra devam eti

"Öldün bedenine ve ruhun ayrıldı,seni kehanetle hayata tutum

Bu oldukça tehlikeli ve zor oldu yok olmuş ruhların efendisi olduğum için

Büyle bir şey mümkün,bedenin hayata tutundu onu iyleştirebildim.

Ama ruhunu yaşatmak kolay olmadı,ruhun yok olmaması için sana

Atmış üç gün seni sanrılarla var etim...

Söyledikleri beynimi yok etmiş gibiydi

Gerçek duyup duymadığımı anlamak için Anna ve Edgara baktım ama

Onlarda bana üzgün gözlerle bakıyordu nefeslerim sıkılatığını gürünce

Anna Yanıma oturup elimi tutu ve destek verercesine sıktı.

"Sanrılar ile atmış üç gün yok olmadan durdun

Sonrasında sanrılarla olan savaşı sen kazandın,ruhun ve bedenin birleştiğinde

Ahzap dıyarına geldin,seni buraya getirmemin nedeni yok olmuş ruhunu

Bulman ve ruhunu yok eden kişilerden intikamını alman,sana yardım edecez.

Anlattıkları canımı deştiği için güzlerim dolmuştu

"Ben ölümüyüm yok muyum" diye sitem etim,Anton güzlerimin içine

Öyle baktıki sanki yok olmayacağıma inandım.

"Samira gecedeki güz yaşı sen ölmedin Ahzap dıyarında ölmek yok

Yok oluruz bedenimiz de yok olur ruhumuzda,sen kendi dünyanda yok oldun

Burada varsın tamamen yok olmadın.

Söyledikleri beni az da olsa rahatlatı ama gerçekten de kendi hayatımda

Ölmüştüm yani herkes benim Öldüğümü sanıyordu

Güz yaşlarım birbirinin ardından akarken konuşamıyordum

"Bir şey süyle samira iyi misin? " Başımı saladım ayağıya kalkmaya çalıştım

Bir adım atınca Dengemi sağlayamadığım için tükezliyip düşeceken

Bir kol beni belimden yakaladı,başımı kaldırıp ıslak güzlerimle beni tutan

Kişiye baktım.

Anton bir eliyle belimi sarmış öbür eliylede kolumu tutmuş bana sesleniyordu

Ama samira değil gecedeki güz yaşı diye

Dengemi sağladığım an beni hemen bıraktı

Güzlerimi kırpıştırıp baktım,sanki Bana değilde elektriğe dokunmuştu

Anna beni omuzlarımdan tutup merdivenlere doğru götürdü

Merdivenlerden güzden kayıp olmama az kalmışken dünüp

Antona baktım,bana değil edgara bakıyor bir şeyler söylüyordu

Başımı çevirip merdivenleri bitirdik Koridorda yürürken ses etmiyorduk

Gelen tek ses topuklularımın ve kesik nefeslerimin sesiydi,

"Sanrılar seni rahat bırakmayacak samira ben bunu bilirim"

Ona baktım güzleri dolmuştu niye dolduğunu bilmesem de benle alakalı

Olduğunu düşünmüştüm.

Bana verilen odaya girince direkt yatağa doğru gitim ve uzandım

Cenin pozisyonunda olduğum için güz yaşlarım yastığa düşüyordu

Ben kandi hayatımdan Ölmüştüm

Tanımadığım bir adam yok olmuş ruhların efendisi beni kendi diyarında

Hayata olmam için bana atmış üç gün sanrı ile yaşatmıştı,intikam almak

İçin onlarla birlik olmamı istemişti,ben atmış üç gün yok olmak ve yaşamak

Arasında kalmıştım.

Artık burada kalacak onlarla birlik olacağtım

Bunları hepsini baba denen yaratık yüzünden yaşamıştım

Anne denilen yaratıkta yaşadıklarıma güz yumuştu

Tanımadığım adamlar tarafından kapana kısılmış kendimi intihar

Etmiştim.

Ormanda ilk uyandığımda Ayağıma takılan balerin müzik kutusu

Yanımdaki sehpanın üzerindeydi,ona bakarak düşüncelerin beni ele geçirmesine izin verdim.

Bu yaşadıklarım bir kabus olmalıydı

Yada gerçek bir sanrı ama ben o sanrılarda bile hayata kalmak için

Savaşacak intikam alacaktım,peki ya sonra mutlu olacakmıydım?.

Ben mutluluk istemiyordum

Ben adalaet değil intikam istiyordum

İçimde bir ses sanam değilsin artık

Samira olmanın hakını ver diye bağırıyordu ve bu içimdeki ses vahşi bir kurta

Benziyordu ama ben Masum bir kuzuydum

Ama artık kurt bendim, parçalara ayranda ben olacaktım.

Av değil avcı olacak geceden güz yaşı akıtacaktım...

![](6682.webp)

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.