Bölüm 6: Kuzgunun Laneti ve İhanetin Bedeli
Savaş sarayın kapılarına dayandığında, Alaric akıl sağlığını yitirmeye başladı. "Kuzgun Özü" zehrini sakladığı gizli odasında, ölen kardeşinin hayalini gördüğünü iddia ederek kendi muhafızlarına saldırdı. Krallığı kaybetme korkusu onu tam bir canavara dönüştürmüştü. Aurelius, omzundaki ağır yarayla saraya döndüğünde babasının bu deliliğine şahit oldu. Alaric, oğlunun Elysia’yı öldürmediğini anlayınca, Aurelius’u doğrudan vatan haini ilan etti ve zindana attırdı.
Aurelius zindandayken, sarayın yaşlı kâhini parmaklıkların ardına sızdı. Ona hanedanlığın o gizli efsanesini, "Kuzgunun Kehaneti"ni fısıldadı: "Bu taht iki kardeşin kanıyla kirlendi. Lanet ancak aynı kandan gelen iki aşığın fedakarlığıyla kalkar. Biri diğerinin eliyle ölmeli ya da ikisi de tahtı mezara taşımalıdır." Aurelius, Elysia ile olan kaderlerinin bir vuslat değil, bir ölüm mukavelesi olduğunu o an anladı. Babasının günahını temizlemenin bedeli, canlarından vazgeçmekti.