İçeriğe geç

Gözyaşı Hapishanesi

Bölüm 3 · 9 dk okuma

Gözyaşı Hapishanesi

Bölüm 3

Birinin Umudu Olmak ve Yeni Başlangıçlar (2)

Sabahın ilk ışıkları odamı aydınlatırken yavaşça araladım gözlerimi. Birkaç dakika etrafıma baktıktan sonra esneyerek yataktan kalktım. Yüzümü yıkayıp kendime geldikten sonra kahvaltı yapmak için mutfağa yöneldim. Mutfağa girince kahvaltı hazırlayan abimi gördüm ve şaşırdım çünkü abim genelde sabahın erken saatlerinde kalkar , işe gider ve kahvaltısını orda yapardı. Bugünse bu saatte hala evde ve kahvaltı hazırlıyordu.

- Günaydın yazar hanım kahvaltı hazır olmak üzere sizi masaya alalım lütfen.

- Bu lütfu neye borçluyuz Gediz Bey .

- Dün size kahvaltıda sizinle görüşeceğimi söylemiştim Yazar Hanım ama siz beni duymadınız sanırım.

- O an başka şeylerle ilgileniyordum kusura bakmayın lütfen. Ne için görüşmek istemiştiniz ?

- Son Gözyaşı hakkında. Malumunuz tüm şartlarınızı kabul eden bir yapımcı bulduk nihayet ama yapımcının sizden birkaç ricası var. Onları iletmek istiyorum.

- Yapabileceğim bir şeyse buyrun lütfen.

- Öncelikle sizden imzalı bir şekilde tüm kitaplarınızdan istiyor.

- Bunu gizli tutması şartıyla kabul edebilirim çünkü ben her yeni kitap çıkardığımda sadece bir kitap imzalayarak bir okuruma gönderiyorum . Başka ?

- Birde sesli de olsa sizinle görüşme yapmak istiyor.

- Ne ? Ben daha önce bir yabancıyla görüşme yapmadımki ! Bunu yapamamki ! Ağzım kilitlenir , gerginlikten konuşamam.

- Benim için denesen olmaz mı ? Hem iyileşmen için iyi bir adım olmaz mı ?

- Daha önce denemedim mi abi ? yapamıyorum işte .

- Bir kerecik daha denesen. Hem ben bu ihtimalleri konuştum . Seni çok zorlamayacak. Konuşamazsan mesaj yazacaksın o konuşacak. Olmaz mı lütfen lütfen . Hayallerini gerçekleştirecek bu adam. Bir görüşme istiyor sadece çok mu ?

- Off peki ama konuşamazsam yazarım ve görüşme sonrası niye böyle yaptın şöyle yaptın diye söylenmeyeceksin anlaştık mı ? Tek bu şartla kabul ederim. Başka ?

- Başka bir şey yok canım kardeşim sadece yazar olarak anlaşmayı imzalamalısın seni çok seviyorum.

dedi ve dün getirdiği sözleşmeyi kalemle birlikte önüme koydu. İmzaladıktan sonra okurlarımla daha sonra paylaşmak için fotoğrafını çektim ve abimin eline tutuşturdum.

- Başka bir şey kalmadığına göre beni rahat bırakırsanız kahvaltı yapmak istiyorum Gediz Bey. Malum bugün yeni kitabımı yazmaya başlayacağım enerji lazım.

- Tabiiki Yazar Hanım siz nasıl isterseniz. Hatta ben sizi yalnız bırakayım rahat rahat yapın.

- İşiniz bitti sonuçta gidin tabii

Eliyle kalpler ve öpücükler gönderdikten sonra işe gitmek için koşar adım kapıya ilerledi ve çıktı. Bazen bu halleri beni çok güldürüyordu. Bana işi düştüğü zaman bir şirineye dönüşüp etrafıma pervane oluyor binbir çeşit maymunluk yapıyordu.

Kahvaltımı yaptıktan sonra mutfağı toparlamak için kollarımı sıvadım. Önce o çok sevdiğim şarkıyı açıp telefonu masanın üzerine yerleştirdim sonra mırıldanarak işe koyuldum. Önce buzdolabına koyulması gerekenleri koymuş daha sonra bulaşıkları makineye yerleştirmiştim. Son olarak masayı da sildikten sonra nihayet işimi bitirmiştim.

Ellerimi yıkadım ve bir fincan kahve yaparak çalışma odama çıktım. Yeni kitabım için bugün duyuru zamanıydı. Şömizi ve diğer şeylerin tasarımı paylaşılacak 1 hafta sonra da kitap satışa sunulacaktı. Okurlarımın tepkilerini o kadar çok merak ediyordumki heyecandan yerimde duramıyordum. Umarım bu kitabıda diğer kitaplarım gibi sever hayallerinde yeniden can bulmasına izin verirlerdi.

Kahvemi masaya bıraktım ve telefonumu elime aldım ve bana sordukları soruları cevaplamaya başladım.

Yeni kitapta karakteri sembolize eden çiçek ne ? Çok merak ediyorum lütfen cevapla 🥺🥺🥺

sonunda koyduğu emojiye güldükten sonra onu kırmamak için cevapladım ve hikayelerime yükledim.

Bu sefer karakterimizi sembolize eden çiçek Lotus Çiçeği. Bunun sebebini bulan ilk okuruma her zaman yaptığım gibi imzalı olarak bu kitaptan yollayacağım 😊😍🥰

Şömizinden birazcık gösterebilir misin çok merak ediyorum ? lütfen lütfen 🥰🥹

Biraz daha sabretmenizi rica ediyorum çünkü tüm merakınız bugün saat 20.00'de son bulacak.

Son Gözyaşı'nın sonunda yazan '' Devam Edecek Mi ? '' ne anlama geliyor ?

Okurlarımın bana onlarca kez sorduğu bu sorunun cevabı bende de olmadığı için bir kere daha cevap vermeden es geçtim

...

Birkaç soruya daha cevap verdikten sonra telefonu masaya bırakıp laptopu açtım ve yeni çıkacak kitabım Lotus Çiçeği'nin Doğuşu'nun devam kitabını yazmaya başladım.

Her zaman olduğu gibi dakikalar saatleri kovaladı ve ben telefonum çalıncaya kadar zamanın nasıl geçtiğini anlamadan saatlerce hayallerimi satırlara döktüm. Öyleki 5 saat geçmiş ve saat 13.00 olmuştu

Arayan abimdi ve muhtemelen yapmamı istediği şu görüşme için arıyordu.

- Efendim abi

- Yazarların en güzeli en tatlısı nasılsın bakalım.

- Ben iyiyim ama bir an evvel sadede gelin yapacak işlerim var size fazla vakit ayıramam. 10 dakikaya Ayça Abla gelecek.

- Merak etme Ayça bugün değil yarın gelecek.

- Neden ? Bir işimi var ya da bir şey mi oldu ?

- Yok hayır ben rica ettim.

- Neden ?

- Çünkü senin onun yerine Çağatay Beyle görüşmen var.

- Ne ? Bu kadar çabuk mu ? Günler torbaya mı girdi ?

- Hayır girmedi ama senin vazgeçme ihtimaline karşı hemen yapmak istedim.

- İyi yapmışsın aferin beni daha çok stres yaparak iyi iş başardın Gediz Çınar !

- Sakin ol Duru . Hem bende olucam görüşmede merak etme.

- Aman ne büyük rahatlama !

- Duru lütfen böyle yapma . Görüş kurtul işte . İğne yaptırmak gibi düşün yaptırmadığın her gün korkunu arttırır.

- Kendi adına konuş iğnelerden korkan sensin ben değil !

- Söylenmeyi bırak ve laptobunun başına geç lütfen . Birazdan sana bir link atacağım. Bağlan ve kaçma lütfen.

- Off ya off

Telefonu suratına kapattım ve yazdıklarımı kaydettikten sonra gelen linke zorda olsa tıklayarak bağlandım.

- Henüz link atmadım sakinleş lütfen hazır olduğunda söyle Çağatay Bey'e link atacağım.

- Ne incesiniz Gediz Bey

- Rica ederim Yazar Hanım öyleyimdir bilirsiniz. Rabbim yaratırken hiçbir ayrıntıyı atlamamış.

Bu çocuk gerçekten şaka olmalıydı. Böyle bi durumda bile şaka yapabiliyordu. Bu inanılmaz sinirlerimi bozuyordu.

Korkunun ecele faydası yoktu bir an evvel bu görüşmeyi yapmalı ve kurtulmalıydım.

- Bağla

İşte o an derin bir sessizlik oldu ve kısa bir süre sonra gelen '' İyi Günler Duru Hanım , Gediz Bey ben Çağatay İlter '' sesiyle görüşme başlamış oldu. O an kalp atışlarım hızla arttı ve kontrol edilemez bir hal aldı. Avuç içlerim gerginlikten terlemeye başladı. Konuşmak için derin bir nefes aldım ve ağzımı açtım ama sesim kaybolmuştu sanki ne kadar çabalasamda çıkmıyordu. Kısa bir sessizlikten sonra abim benden ses gelmeyeceğini anlayarak söze girdi.

- İyi günler Çağatay Bey yazar Firuze de şu an bizimle beraber ama şu an konuşamayacak durumda sanırım o yüzden yazışma üzerinden toplantımıza katılacak mazur görün lütfen.

- Önemli değil Gediz Bey kendisini anlıyorum. Yazması benim için yeterli.

- Teşekkür ederim Çağatay Bey

- Rica ederim lütfen . Müsadenizle öncelikle bende kendisine teşekkür ederek toplantıya başlamak istiyorum. Ricamı kırmayarak imzalı kitaplarınızdan göndermeyi kabul etmişsiniz.

Titreyen ellerimle zor da olsa önemli değil yazdım ve gönderdim. Daha sonra çekinerek de olsa neden şartlarımı kabul ettiğini yazarak gönderdim. Kısa süre sonra sorumu okuyarak cevapladı.

- Siz benim için çok kıymetlisiniz. Kitaplarınızla çok kıymet verdiğim kardeşime hayat verdiniz. Ben de sizin için bir şey yapmak istedim. Bu konuyu da Gediz Bey'e danıştım. Kendisi de bana bu hayalinizden ve şartlarınızdan bahsetti. Ben de hayalinizi gerçekleştirmek ve karşılamasa da kardeşimi iyileştirdiğiniz için borcumu ödemek istedim.

İşte bu benim için çok kıymetliydi. Bir okuruma hayat olmak. O yüzden daha az tereddütle cevap yazdım.

Bana borçlu hissetmeyin lütfen yazmamın amacı zaten buydu. Bunu duymak beni çok mutlu etti. Şartlarımı kabul ettiğiniz için teşekkür ederim.

- Yine de sizi mutlu etmek beni rahatlatacaktır. Size karşı mahçup hissetmek istemiyorum. O yüzden sizde bana teşekkür etmeyin. Bu benim için çok büyük bir mutluluk. Dilerseniz yeni kitabınız satışa çıktıktan bir hafta sonra duyuru yapalım. O zamana kadar her şey netleşmişte olur. Süreci planlarız. Sizin için uygun mu Yazar Hanım ?

Giderek azalan gerginliğimle cevap yazdım.

Benim için bir sorun yok ayrıntıları Gediz Bey aracılığıyla size ileteceğim. Bir de sizden bir ricam var belki Gediz Bey söyledi ama imzalı gönderdiğim kitaplar gizli kalırsa sevinirim çünkü ben her kitabımdan yalnızca bir tane imzalar ve bir okuruma gönderirim.

- Gediz Bey bahsetti siz hiç merak etmeyin Yazar Hanım gizli kalacak . Başka bir şey isterseniz çekinmeyin lütfen elimden geldiğince yardım etmek isterim.

Teşekkür ederim Çağatay Bey

- Hiç önemli değil Yazar Hanım görüşmek üzere iyi günler.

Bağlantıyı sonlandırdıktan sonra varlığını unuttuğum abim konuşmaya başladı.

- Harikasın Yazar Hanım konuşamasanda başarıyla tamamladın görüşmeyi geçmiş olsun.

Nihayet geri yüklenen sesimle cevap verdim.

- Bir an kalp krizinden gidicektim ama kardeşiyle ilgili söydikleri beni sakinleştirdi ve mutlu etti. Birine iyi gelmek harika bir şeymiş. Bunu birinden duymak inanılmaz.

- Okurların duyunca inanılmaz mutlu olacak.

- O da var ayy ben çok heyecanlandım abi. Her şey yolunda gider umarım.

- Her şey yolunda gidecek inan bana ama ben gala gecesinde seninle orada olmak istiyorum o yüzden lütfen Duru biliyorum elinden geleni yapıyorsun ama lütfen iyileş ve o gün benimle beraber o filmi izle.

- Bunu bende çok isterdim ama ben bu evden bir kere çıktım ondada ne olduğunu biliyorsun. Ya yine bir şey olursa ?

- Bir şey olmayacak Duru merak etme. O gün yaşananlar senin suçun değildi ayrıca sen evden kaçmasanda yaşanacaktı. Hem yaşanmasının sebebini de biliyorsun. Ne kadar ona hala kırgın olsam da uğruna savaştığı şeyin bir hiç olmasına izin veremeyiz.

- Korkularımı aşabilir miyim bilmiyorum . Sana bunun için sözde veremem ama elimden gelen her şeyi yapacağıma dair söz verebilirim.

- Bu benim için yeterli canım kardeşim. Seni seviyorum.

- Ben de seni seviyorum abi iyiki varsın.

- Ben işime dönüyorum sonra görüşürüz kurabiyem.

Bir de bana hitap şekilleri vardı abimin. her defasında daha saçma şeylerle bana seslenmeyi başarıyordu. Nerden bulduğunu merak etmiyor da değildim doğrusu.

Yüzümde yarım bir gülümsemeyle masadan kalktım. Çoktan soğuyan kahvemi masaya bırakıp balkona çıktım.

Nasıl çıktığımı merak ediyor olabilirsiniz. Abim arada nefes almam , özgür hissetmem için eskiden olmayan camlardan taktırmıştı. Bu camlarla dışarıdan içerisi görünmüyordu. İlk söylediğinde inanmasamda görüntülü arama yaparak bana göstermiş ikna etmişti.

Bir süre dışarıyı seyredip nefes aldım. Zihnimi boşaltıp hiçbir şeyi düşünmemeye çalıştım. Bazen böyle yapar zihnimi dinlendirmeye çalışırdım. Daha sonra sağlıklı bir kafayla sorunlarımı çözmeye çalışırdım. Bu Ayça ablanın bana öğrettiği bir yöntemdi.

Ayça abla benim psikoloğumdu. Kendisini çocukluğumdan beri tanırdım. Annelerimiz çok yakın arkadaşlardı. O yüzden iyileşmek için sadece ona güvenebilir içimi açabilirdim.

1 yıldır terapi alıyordum ama çok az gelişme göstermiştim. Ayça abla bunun sebebinin korkularımın , yaşadıklarımın aşılması çok zor şeyler olduğunu benim gibi olan ama iyileşen hastaları olduğunu söylemişti. Bu yüzden umudumu kaybetmememi bir gün benimde karakterlerim gibi çiçek açacağımı yeniden doğacağımı söylüyordu.

Her ne kadar haklı olduğunu bilsemde bazen umudumu yitiriyordum. Bu benim elimde olan bir şey değildi. İçimdeki karanlık beni kandırıyor kendine inandırıyordu ben fark etmeden. Ben de onu dinlememek o susana kadar aralıksız yazıyordum.

Peki bu son yaşananlardan sonra ben daha güçlü olabilecek ve iyileşmek için daha sağlam adımlar atabilecek miydim ?

İşte bu soru benim yeni başlangıcımın ilk cümlesi , ilk sorusuydu. Cevabını ise zaman verecekti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.