İçeriğe geç

Gözyaşı Hapishanesi

Bölüm 2 · 5 dk okuma

Gözyaşı Hapishanesi

Bölüm 2

Korkular ve Hayaller (1)

Yavaşça araladım gözlerimi fakat gördüğüm tek şey korkularım oldu.

Karanlığım oldu...

Önce gözlerim doldu sonra usulca yanaklarımdan çeneme doğru süzüldü. Her damlası başka bir acıyı hapsetti içine. Yaka yaka yanaklarımdan süzüldü ama yine de bitmedi kederim hafiflemedi. Çünkü her yer çok karanlıktı ve burdan çıkış yoktu.

Bunu bile bile çaresizce kısık sesimle bağırdım.

- Nolur çıkarın beni burdan. Bu karanlıkta kayboldum. Evime götürün beni. Söz bir daha çıkmam. Nolur biri beni duysun. Anne , abi nolur biriniz duyun beni. Çok korkuyorum.

Dakikakalar saniyeleri kovaladı. Yılmadan yardım çığlıkları attım ama beni ne kurtaran oldu ne de karanlığıma ışık tutan...

Uyandığımda dışarda bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyordu. Yanaklarım ağlamaktan ıslanmıştı ve hala gözlerimden akan yaşlar yanaklarımdan süzülmeye devam ediyordu. O sırada kapı kapandı ve eve abim geldi.

Heyecanla odama daldı ve ''uyan bakalım uykucu sana sürprizim var'' dedi ama beni görür görmez gülüşü soldu , elindeki kitabı kitaplığın üstüne koyup hemen başucuma oturdu.

- Sen iyi misin abicim ? Yine kabus mu gördün ?

Bittiğini zannettiğim gözyaşlarım bu sefer şiddetlendi ve ben hüngür hüngür ağlamaya başladım.

- Hiç iyi değilim abi. Ben artık oraya gitmek istemiyorum ben artık karanlık istemiyorum. Hani gözyaşları acıları içine hapsederek akardı? Benim acılarım neden eksilmiyor. Ben neden o karanlıkta her geçen gün daha çok kayboluyorum.

- Sakin ol nolur Duru. Bak ben her zaman yanındayım. Belki o karanlıkta beni göremiyorsun , duyamıyorsun ama kalbinde hissetmeyi dene bak işte oradan hiçbir zaman ayrılmayacağım. Hep orda sana cesaret verip koruyacağım.

- İyiki varsın abi. Seni çok seviyorum.

Önce gözyaşlarımı sildi sonra beni her zaman güldüren moduna girdi.

- Yani ben GEDİZ ÇINAR tamamen övünmek için söylüyorum yapıyorum bu sporu. Şu kitabın kapağına, cildine , yayın evine bak her şeyiyle bir baş yapıt oldu.

Bende ona katıldım ve saçımı savurarak karşılık verdim.

- Yalnız o şaheseri ben yazdım. Ben DURU ÇINAR yine harika kalemimle okurlarıma bir baş yapıt yazdım.

- Peki yazar hanım siz kazandınız yetenekleriniz karşısında şapka çıkarıyorum ve size yeni baş yapıtınızı takdim etmekten onur duyuyorum.

dedi ve hafifçe dizlerini kırarak kitabı bana uzattı. Elime aldığımda ilk kitabımı ilk defa elime aldığımda hissettiğim heyecanı hissettim. Bu her zaman böyle olurdu. Heyecanım asla azalmazdı. Onun yerine daha da artardı çünkü her kitap bambaşka hayaller ve serüvenlerdi benim için. Özgürce yaşayamadığım ne varsa hayallerimde karakterlerim yaşar satırlarıma dökülürdü. O satırlarda okurlarımın zihinlerinde yeniden canlanır daha güzel bir hal alırdı. Bu yüzden yazar olmuştum. Okurlarımda benim gibi hayal kursun , gerçek hayatta gerçekleştiremeselerde mutlu olsunlar isterdim.

Kitabın arka yüzünü çevirdim ve bir tek okuyanın anlayacağı gizli detayları inceledim. Kitabın cildini çıkarıp iç kapağını incelemeye başladım. Oldukça sade ve şıktı. Lila renkteki kapağın üzerinde Mor lotus Çiçeği motifi vardı. Bu motif karakterin yeniden doğuşunu simgeliyordu.

Hayranlıkla sayfalarını çevirirken bu satırları okuyacak okurlarımı düşündüm. Bu beni öyle çok mutlu ediyordu ki bu dört duvar arasında bana nefes oluyordu.

Yavaşça kitabı kapatıp yüzümü abime doğru yavaşça çevirdim.

- Abi bu tek kelimeyle HARİKA

dedim ve yataktan kalktığım gibi boynuna atladım.

- Abi sen harikasın işte istediğim tam olarak buydu. Sen bir tanesin , harikasın , yakışıkl...

- Bir saniye küçük hanım iltifatlarınızı 5 dakika erteleyin çünkü size bir harika haberim daha var.

- Merakla dinliyorum sizi

- Son Gözyaşıyla ilgili. Bu harika insan senin tüm şartlarını kabul eden bir yapım şirketi buldu ve kitabını film yapmak istiyorlar.

İşte o son sözcükle her şey bir anda sessizleşti ve ben olduğum yerden feryatlarla yıkılan o genç kızın yanına gittim. Yaklaştım ve o genç kızın yanaklarından gözyaşlarını sildim , yerden kaldırdım. Sıkıca sarıldım ve kulağına fısıldadım. '' Artık onu herkes bilecek artık herkes onu dinleyecek ve hikayesini dinleyecek . Gerçek olduğunu bilmeselerde hayallerinde yaşatacaklar '' Bunu duyan genç kız bana öyle sıkı sarılmaya başladı ki öyle çok teşekkür etti ki. Ne kadar çok teşekkür etse de kendini mahcup hissetti.

Onun yanından ayrılıp gerçek dünyaya geri döndüğümde ise ağzımdan çıkan ilk şey '' Bu gerçek mi ? '' olmuştu.

Abim ise odadan çıkıp elinde bir belgeyle geri geldi ve bana uzattı. Korkarak açtığım dosyada bir sözleşme vardı. Korka korka maddelerini okumaya başladım. Son maddeyi de okuduğumda hayretle bakakaldım. Gerçekten de istediğim tüm şartlar yazıyordu ve altında yapımcının imzası vardı. Yalnızca benim imza atmam gereken yer boştu.

- Senin inanmayacağını bildiğim için yapımcıyla konuştum ve benimle görüşmeye geldiğinde sözleşmeyi imzalattım. Beni kırmadı imzaladı ama yine de seninle görüşmek istiyor sadece sesli olsa bile. Bir de her kitabından birer tane imzalı göndermedi rica etti ve çok önemli olduğunu da iletmemi istedi.

- Abi gerçekten bu rüya gibi. Ben hala inanamıyorum bu gerçek mi ? Başardım mı ?

- En az okurların kadar gerçek. Başardın canım kardeşim.

- Ben şimdi ne yapmalıyım demiştin. Ben heyecandan hepsini unuttum.

- Bence sen önce heyecanını , mutluluğunu yaşa sonra konuşalım çünkü şu an alık alık etrafına bakıyorsun.

- Sensin alık ! Ben şu an için ne kadar uğraştım haberin var mı ?

- Tabii ki haberim var yazar hanım siz endişelenmeyin ama şu an beni anlamakta zorlanıyor gibisiniz o yüzden şu an odayı koşarak terk ediyor ve sabah görüşmeyi talep ediyorum.

dedi ve Gediz Çınar tarzıyla odadan çıktı yani kendine binbir çeşit iltifatları sıralayarak.

Ben ise o çıkar çıkmaz kitaplığıma ilerledim ve Son Gözyaşı'nı elime aldım. Annemin hikayesini yazalı tam 5 yıl olmuştu ve artık onun hikayesi satırlardan beyaz berdeye taşınacaktı. Bu benim için inanması o kadar zorduki hala kendimi çimdikliyor ve canımın acıması için dualar ediyordum. Kendimi bir kere daha çimdikledikten sonra kitapla birlikte yatağıma ilerledim ve ilk sayfasını aralayarak okumaya başladım.

CANIMDAN ÇOK SEVDİĞİME...

Sonra son sayfasını araladım ve yazdığım son satırı okudum

DEVAM EDECEK Mİ ?

Dakikalarca onu düşündüm. Hatıralarımızı , melodilerini , eşsiz sesini , masumluğunu... Sonra bu sorunun cevabını aradım. Bu annem için bi son muydu yoksa bitmemiş hikayesinin yarım kalan satırlarımı. Annemin bizden sakladığı şeyler eminim bu soruları cevaplamam için önemli bir anahtardı ama o anahtar annemle beraber kaybolmuş ve sorumu cevaplanamayacak soruların yanında yerini almıştı nefes alıp verdikten sonra yataktan kalktım ve kitabı yerine koydum. Son kez dışarı baktım ve yeniden uyumak için yatığıma ilerledim.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.