İçeriğe geç

Görünmeyen Veliaht

Bölüm 7 · 4 dk okuma

Görünmeyen Veliaht

Bölüm 7

Amaç Değil Araç

Her şey iyi gidiyordu.

En azından ben öyle sanmıştım.

Prens Görkay'ın babası Kral Afşin'e istemediğine dair başını iki yana salladığını gördüğümde sessizce yutkundum.

Eğer işe yaramazsam bana ne yapacaklardı?

Burada kalabilirdim ama Kraliçe Fulya beni yaşatmazdı.

Öldürmek için her yolu denerdi.

Arenadaki eğlence biter bitmez gideceklerdi muhtemelen.

Arkama sağlam bir aile alma şansımı kaybedemezdim.

Arenayı izlediğimiz yer çok yüksek değildi.

Belki bir metre...

Aklıma gelen fikirle ayağa kalktım.

Kral Tan'a doğru yürürken Prens Talat'ın önüne geldiğim sıra sanki ittirilmişim gibi kendimi yüksekten bıraktım.

Yere düştüğümde acıyla inledim.

"Beni neden ittirdin?" diye bağırdım.

Bir taşla iki kuş.

Kurallarımıza göre arenaya giren biri öylece çıkamazdı.

Prens Talat yaşadığı şok ile cevap veremezken Kral Tan öfkeyle "Prens Talat!" diye bağırdı.

Masum ve mağdur gibi kralımıza baktım ve "Bileğimi incittim galiba arenanın çıkışına kadar biri bana eşlik edebilir mi?" diye sordum.

Tam da düşündüğüm gibi oldu.

Prens Talat'ın eşi Prenses Yasmin ukala bir şekilde bana baktı ve "Prenses Leylim hatırlatırım ki arenaya girildiğinde öylece çıkmak atalarımıza saygısızlık olarak görülür." dedi.

Kral Tan onu durduracaktı ki "Özür dilerim, benim hatam. Düşünce biraz utandım, kaçmaya çalıştım herhalde." dedim.

Elime ok ve yay alırken Kral Tan, "Oraya düştün, direkt çıkmanda mahsur görmüyorum." dedi.

Kral Tan'a bakarken okumu yaya yerleştirdim.

"Misafirlerimize geleneklerimizi yanlış yansıtmak istemem." derken okum yaydan çıkmıştı.

Bir saniye bile bakmamıştım ama hedefi on ikiden vurmuştum.

Biliyordum.

Onlara bakarken atış yapmaya devam ettim.

"Bu tarz erkeklerin daha çok etkin olduğu sporlarda başarılı olduğum söylenilemez ama babamı utandırmak nefret ederim."

Hepsi ağzı açık bana bakıyordu.

Son oka geldiğimde tahtayı hedef almış gibi yapıp aniden Prens Talat'a fırlattım.

Tabii ki onu yaralamadım.

Bunu isterdim.

Gömleğinin yakasından giren ok arkasındaki duvara sabitlenirken korkudan donakalmıştı.

"Yetenekli olmadığımı söylemiştim. Böyle saçma yerlere atabiliyorum."

Prens Talat büyük cüssesine ve hayran edilesi kas kütlesine rağmen oku duvardan çıkarmakta zorluk yaşayınca hafif güldüm.

"Dediğim gibi başarılı değilim ama geleneklerime bağlıyım. Geleneklerime karşı çıkıp bu arenadan direkt çıkamazdım."

Prens Görkay oturduğu yerden kalkıp giderken kardeşleri bana hayranlıkla bakıyordu.

Kral Tan, "Arenadan çıkıp yanımıza gel Leylim." dediğinde onu kibarca başımla onayladım.

"Emredersiniz kralım."

Yayı yakınımdaki bir askere verdikten sonra arenadan usulca çıktım.

Koridorda yürürken sırıtıyordum.

"O oku o budalanın kafasına sabitlemek vardı..."

Merdivenlerin olduğu yöne döndüğümde karşılaştığım Prens Görkay ile duraksadım.

"Prens." diyerek selam verdiğimde bir şey demedi.

Sadece duvara yaslanmış bana bakıyordu.

Kollarını kavuşturmuştu birbirine.

"Bir sorun mu var?" diye sordum, merakla.

"Erkek kardeşine iftira atmak ayıp değil mi?"

"Ne iftirası?" diye sordum, masummuş gibi.

"Kendini bilerek düşürmedin yani."

"Bir hanımefendi o yükseklikten kendini asla bırakmaz. Ya kötü yaralansaydım?"

"Evet, bir hanımefendi bırakmaz."

Tek kaşımı kaldırdım.

"Bir şey mi demek istiyorsun?"

"Haddime değil Prenses."

"Öyleyse ailelerimizin yanına dönebilir miyiz?" diye sordum.

"Niye etkilemek için kendini atacak yer mi kalmadı?" diye sorduğunda sırıtıyordu.

Bu adam için gülmediğini söylemişlerdi.

"Bak şöyle diyeyim amacım sen değilsin. Sadece araçsın. Seni kullanmama müsaade edersen karşılıklı kazanç elde ederiz. Yok, ben sıkıcı bir kadın ile evlenip çoluk çocukla klasik bir hayat yaşayacağım diyorsan uzatmadan git."

Böyle bir tepkiyi beklemiyordu.

"Prenses."

"Buyurun."

"Bana az önce araç diyip küçümsediniz, farkında mısınız?"

Gözlerimi kaçırdım.

"Belki."

"Amacını bilmeden araç olamam." dediğinde ona doğru bir adım attım.

Elim yavaşça göğsünden yakasına çıkarken "Sen söyle, senin amacın ne?" diye sordum.

"Beni bu ucuz numaralar ile kandıramazsın."

"Belki kandıramam... Belki etkilerim."

"Bak sen."

Başımla onu onayladım.

"Farklı bir anneden olmanın nasıl hissettirdiğini bilirim." dedim gözlerine bakarken.

Gözleri koyu kahverengiydi.

Kopkoyu...

Ve gözlerini gözlerimden çekmiyordu.

"Hakkın olanı alamıyorsun."

Cevap vermediğinde "Haksız mıyım?" diye sordum.

"Haklısın tabii ama ailemi bölmeye çalışıyorsun. Belki farkındasındır."

"Ve yeni bir aile sunuyorum."

"Bu kadar arzuladığın amacın ne?"

"Annemin katilini istiyorum sadece."

"Yirmi sene önceki olay." dedi.

"On dokuz." diye düzelttim.

"Neredeyse imkansız. Katili bulamazsın."

"İhtimali olanları cezalandırırım ben de."

"Bu öfken senin yoluna tümsek olur."

"Ama seni kral yapabilir."

"Ben olmadan da bunu yapabilirsin. Bu potansiyel sende var."

"Kolaylaştırıcısın diyelim. Evlenmek zorunda değiliz. Sadece nişan... Sonrasında olmadı diyerek bırakırız."

"Sen bana az önce sahte bir ilişki yaşamayı mı önerdin?"

"Beni buraya getirmelerinin tek sebebi seninle ilişki yaşayıp savaşın önüne geçmek." dediğimde güldü.

İkna oluyor.

Eminim.

"Eğer seninle ilişki olmazsa annemi yaşatmayanlar beni öldürmek için her şeyi yapar."

"Ben sana yardımcı olurum da sen bana nasıl yardımcı olacaksın? Ne yapabilirsin ki?" diye sorarken tereddüt ediyordu.

"Unutma, her güç sahibi adamın arkasında bir kadın vardır. Neden abin baş veliaht? Karısı güçlü."

"Kraliçe'nin de öz oğlu."

"Yakında eski olacak Kraliçe'nin oğlu."

Israrlarım hoşuna gidiyordu.

"Prenses Leylim."

"Evet?"

"Eğer rolünüzü iyi oynamazsanız nişanı erken atarım."

Gülümsedim.

"Anlaşacağımızı biliyordum."

"Şimdi elini üstümden çek."

Elimi usulca çekerken "İnsan nişanlısından rahatsız mı olur?" diye sordum.

"Sana özel değil, merak etme."

"Ah çok teşekkür ederim Prens'im. Bana özel olsa ne yapardım?"

Dalga geçmem onu güldürmüştü.

"Yanlarına dönmezsek onlar yanımıza gelecek. Artık gidelim." dediğinde onu onayladım.

Birlikte merdivenleri çıkarken "Niye yerinden kalkıp buraya geldin ki?" diye sordum.

"Beni etkilemeye çalışan bir prensesle özel tanışmak istedim sadece."

Tebessüm ettim.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.