İçeriğe geç

Görevim sensin

Bölüm 5 · 1 dk okuma

Görevim sensin

Bölüm 5

Korkutucu iniş

​Araminta, eski, yıkık gözlem kulesine tırmanmaya başladı. Her hareketinde, keskin ve pratik bir güç vardı; tüm odağı, Cornell'in ihanetinin intikamını almaktı. ​Ancak, tam o anda, alttan gelen boğuk sesler onu buz gibi bir gerçekle yüzleştirdi: Devriye askerleri tehlikeli bir şekilde yakındı. Kayalıkların arasından onları gördüğünde, içindeki avcı bile anlık bir panikle sarsıldı. Saklanacak yer yoktu prenses ilkkez o an korkmuştu. O korku saraydan kaçtığı andaki korku değildi,ve saldırı için hazırlanması gerekiyordu. Ne yapacağını bilemiyordu. ​Tam o kritik anda, zorunlu bir hareketle pozisyon değiştirirken, ayağının altındaki bir avuç gevşek taş yerinden oynadı. ​ÇATIRTI! GÜM! ​Taşlar, aşağıda yaklaşmakta olan devriye askerlerinin tam önüne gürültüyle düştü. Askerler, şokla ve panikle bakışlarını otomatik olarak yukarıya çevirdi. Dikkatleri dağılmış, tam bir açığa düşmüşlerdi. ​Işık Hızında İniş: İşte o an, Araminta'nın beyninde tüm panik sona erdi ve sadece avcının soğuk kararlılığı kaldı. Gözlerinden akan son bir damla yaş, rüzgarla silindi. Kuledeki pozisyonundan kendini boşluğa bırakırken, hızı bir ışık huzmesi gibiydi. Yere temas etmesiyle saldırı başladı. Askerler, onun indiğini gördüler, ama bu görüntüyü idrak etmeye fırsat bulamadılar. ​Araminta'nın vücudu, zamanı büken bir enerjiyle hareket etti. Tek bir akıcı, keskin ve acımasız döngüde, hepsini ışık hızında saf dışı bıraktı. Silahlarını çekmeye bile fırsat bulamadan, hepsi yere yığılmıştı. ​Son Sözler ​Yerdeki yığının kenarında, tek bir asker hayattaydı; ölümcül bir yarayla hırlıyordu. Gözleri, onu deviren figüre kilitlenmişti. ​Yaralı Asker: (Boğuk sesle.) Sen... Sen ölmüştün! ​Araminta, hançeri tek ve kesin bir hareketle indirdi. O asker, cevabını alamadan sonsuza dek sustu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.