İçeriğe geç

GÖNÜL YARASI

Bölüm 9 · 7 dk okuma

GÖNÜL YARASI

Bölüm 9

BÖLÜM-9: BİR KADIN

Evdeydik yatıyordum arabadan indikten sonra bile gözlerimi açmamış öylece durmuştum. Burnuma Karanın kokusu ulaşınca bir nebze olsun rahatlamıştım .Gözlerimi yavaşça araladım kafamı çevirince yanımda yatan Karanı gördüm yüzüne doğru dökülmüş saçlarıyla . İstemsizce ellerimle saçlarını okşadım uyanır diye düşünüyordum ama uyanmamıştı hala yatıyordu. Yüzüne doğru hafifçe eğilip burnundan öptüm o esnada gözlerini açtı kahveleriyle kahvelerim buluştu içimde değişik şeyler oluyordu kalbimde şimşekler çakıyordu zihnim zihnim yok olmuş gibi durmuştu ama hiç yeri değildi nefesi yüzümü okşadığı sırada daha çok kendimden geçtim ama o dimdik bana bakıyordu yavaş gel adam bu kalp fazlasına dayanamaz. Konuşmak için boğazını temizledi “ şu an ne yapmaya çalışıyorsun?” tepkisizce baktım ardından cevap verme gereği duydum “ne yaptım ki ?” olduğumuz durumu göstermeye çalışarak “sence şu an içinde bulunduğumuz durumu sana nasıl açıklayabilirim bir cevap vermen gerekmez mi yoksa bende açıklama beklemeyeceğim “ pis pis sırıttı işte bu durum sinir olmam için yeterliydi yumruklarımı göğüs kafesine vurup kalktım “pislik adam sen ne ima ediyorsun “ cevabı hiç gecikmedi “beni öpmeni tabi ki sen seviyorsun ya beni cidden öylemi ?” elimin altında ki yastığı alıp suratına fırlattım “ukala adam tabi ki seni sevmiyorum sadece merhamet ediyorum burnun soyulmuştu acımasın diye şey ettim “ “ney ettin “ durdum ve “öptüm işte adi herif neyini anlamıyorsun “ kahkaha atmaya başlamıştı ki tekmeyi savurdum suratına ama hiç beklemediğim şekilde bacağımdan tutup sırtına aldı neydim ben un çuvalı falan mı bu adam beni krize sokacaktı kendini de komaya . Neyse ki göklerdeki maceram çok sürmedi adi herif un çuvalı gibi yatağa fırlattı beni. Gözlerimi kısıp kaşlarımı çattığım sırada kafasını sağa eğip gözlerime baktı “neden sinirlendin ki ?” neden mi sinirlendim acaba sanki bilmiyor adi köpek “un çuvalı gibi fırlattığın için olabilir mi canım he “ durdu baktı sanki ne söylediysem “canım mı ? sen canım mı dedin ?” ya diyor ki gel bana bir tane çarp yok olayım yani ben ne diyorum o ne diyor ya “evet adi herif sana canım dedim konuşma tarzım böyle sana özel değil anladın ?” kafasını kaldırdı pek keyifli görünüyordu pek bi leyla olmuştu. Kapıya doğru yöneldi utanmış mıydı bir dakika kırmızılaşmış yanaklar falan ay baya utanmıştı “rica ederim kokumu verdiğim için “ afallamış bir şekilde son anda kapıdan bana doğru dönmüştü “gece bol bol kokladın ya ondan dedim “ “he öyle teşekkürler ama neyse ya teşekkürler” kapıyı çarpıp çıktı . Acayip bir adamdı ama fenaydı yani nerdeydi böyle güzel bir bey . Kendimizi yeterince avuttuysak kalkıp toparlanmalıydık bu ev nerdeydi bilmiyorum ama çok hoş dizaynlı bir evdi. Kalkıp aşağı indim camın önünde yağmur damlalarını seyreden Akına baktım gözleri nerdeyse kan çanağı olmuştu yazıktı bu çocuğa çok ümitlenmişti Yadenin sırlarına ortaklık etmişti adı aklıma geldikçe iğreniyordum . Akının karşısına geçip oturdum başını çevirip bana alttan alttan baktı en sonunda dayanamadı “ne istemiştin Karan yukarda duş alıyor merak etti-“ sözünü yarıda kesmek zorunda kaldım “seni merak ettim bilirim böyle acılarla yüzleşmeyi “ kısa bir anlığına alaycı bir ifade takındı “nerden bileceksin sen , sen hiç sevdiğin birinin yardım et çığlıklarıyla yüzleştin mi ? cevap veremezsin o gün Yade beni aradı sen yanında yok muydun he söylesene yazar hanım buna da etkili afilli cümlelerin var mı ?” şimdi anlıyordum Yade sadece beni değil Akın dahil herkesi parmağında oynatmıştı o gün öyle şeyler olmamıştı ki Yade sadece timsah göz yaşları dökmüştü başıma silah dayanmışken gayet ciddi ve onaylar duruyordu ama bunları Akına anlatamazdım anlatırsam mahvolurdu tekrar darbe almış olurdu buda onu güçsüz yapardı aslında acılar mı güçlendirirdi yoksa hayaller mi ?buna hala bir cevabım yoktu ama bulacaktım .

***

Şu an bir kahvaltı masasında oturuyorduk hepimizin önünde tabak ve yiyecekler duruyordu ama sadece ben yiyordum o da tehtitle olmuştu Karan yemezsem ofise götürmeyeceğini söylemişti o ofise gitmeliydim araştırmam gereken dosyalar yazmam gereken bir final vardı . Masanın üstündeki telefonumdan saati kontrol ettim ve yemeğime geri döndüm. Karan hareketlenmiş ofise gitmek için hazırlanmaya başlamıştı bende odama çıkıp sade beyaz çiçekli elbise giymiştim ve o meşhur parfümümü sıkmıştım Karan sağ olsun evde 5 kutu bu parfümden vardı asla bitmiyordu . Nihayet çıkmaya hazırdım . Hızla aşağı indim Karan kapıda bekliyordu elini belime koyup ilerlemem için yardımcı oldu . Arabaya binip yola çıktık radyodan huzurlu bir melodi çalıyordu gayet rahatlatıcıydı .Uzun bir yolculuğun ardından ofise ulaşmıştık , buraya ikinci kez geliyordum epey kalabalıktı ve gözler sürekli üzerimdeydi . En can sıkıcı yanı ise bütün yılışık kızların bu ofiste toplanmasıydı hatta yarısının yazı yazdığı bile yoktu sadece kapak tasarımı yaparlardı sonra Karanın odasına doluşur iki kahve söyler akşama kadar sohbet muhabbet oh keyfim oh yani . Neyse ki ben burdaydım Karana bir de ben yapışayım da görsünler eğer itiraz olursa yapışan tek şey ben olmayacaktım aksi halde okka gibi bir tokatta yapışacaktı gamzeli yanağına . Hızla ilerlayip Karana yetiştim arkasını dönüp baktı “sen işlerini hallet bende öyle yapayım sonra odama gelirsin çilek kız “ tam gidiyordu ki “dur bir dakika en önemli şeyi unuttum “ arkasını dönüp bana ilerledi tüm yılışıklar buraya bakıyordu an bu andı kızım yapacaktım elimle eğilmesini gösterdim tüm şirketin önünde eğilmez diye düşünmüştüm ama öyle olmadı aksine eğildi bende yanağına minik bir öpücük kondurdum . Gözleri bir anlığına kapandı ardından “sen ne yaptın zalim kız ben bugün aptal gibi gezeyim mi gezeyim ya canın sağ olsun “ ardından hafifçe doğrulup odasına ilerledi ben de masamın başına .

***

Saatlerdir masamın başında bilgisayardan bilgi erişimi yapıyordum ama hala bir şeyler bulamamıştım ve nerdeyse ofisteki herkes gidiyordu ama Karan hala odasından çıkmamıştı sonra bir şey oldu ve herkesin telefonuna aynı anda mesaj geldi bana da aynı şekilde mesajı açtığımda yazarlar balosu adlı bir davetti altında imza olarak kardeş şirket yazıyordu her neyse Karan ne derse ona göre hareket edecektim . Tam o esnada Karan odadan çıktı ve duyuru yapacağını belirtti herkes ayakta ne diyeceğini beklerken ben masamdan hayranlıkla onu izliyordum adam resmen dehşet bir şeydi ya .

***

Sonunda arabaya binebilmiş ve yola çıkmıştık aksi halde karakolluk olacaktık . Karan daveti onaylayan bir konuşma yapmıştı tam gidecekken sormadıkları bir oje rengi kalmıştı kızların adamı bir rahat bırakmamışlardı. İyi ki ordaydım da adamı o durumdan kurtarmıştım yani . Evin önüne yaklaşmıştık kapının önündeki Akını gördük bahçedeydi çamurlu yere uzanmış öylece gökyüzüne bakıyordu . Arabadan inip yanına koştum bir şey oldu dürtüsüyle Karanda ardımda geliyordu . Ama neyse ki bir şey olmamıştı sadece depresyondaydı bu sıkça karşılaştığım bir durumdu ama ne yalan söyleyeyim çamura uzanmak aklıma bile gelmemişti. Vallahi bravo yani bir gün bende denerim şu an değil ama belki daha sonra önce Akını kaldıralım da bir koluna ben ötekine Karan girmişti anahtarı alıp kapıyı açtım fazlasıyla içmiş olacak ki evin içi leş gibi kokuyordu kendisi de öyleydi. Acil duş almalıydı ve bu görevde Karanın üstüne kalmıştı ne yazık ki . Bunu kendisi de anlamış olmalı ki birden içten içten küfürler savurdu sonra kafasını çevirip bana baktı ardından “tövbe kere tövbe ne diyorum ya özür dilerim” bu acayip hallerine gülmeden edemedim .

***

Balo saati yaklaşmıştı az sonra çıkacaktık üzerimde mini siyah askılı etek kısmı taşlı bir elbise vardı altında siyah stiletto vardı . Aynadan kendime son kez bakıp aşağı indim Karan telefona bakıyordu üzerinde siyah bir takım vardı gömleğinin üstten birkaç düğmesini açık bırakmıştı saçlarına fön vurmuş olmalı ki epey hacimli ve parlak duruyordu yani fazlasıyla çekiciydi her zamanki gibi . Topuk seslerim arttığı sırada dönüp bana baktı ve dudağından kısa ama çekici bir ıslık çıktı ardından bana doğru yürümeye başladı kalp ritmim yine coşmuştu tabi ki yavaşça başını eğip boynuma gömdü kokumu içine fazla fazla çekti sanki yıllar sonra nefes alırmış gibi .

***

Ve evet balo salonundaydık bize ayrılan masada oturuyorduk Karan etrafa öldürücü bakışlar atıyordu nedeni is benim elbisemdi nerdeyse buradaki tüm erkekler bu tarafa bakıyordu . Sırf bu yüzden bir tarafımda Karan öteki tarafımda Akın oturuyordu. Ve eğer karan sandalyemi az daha kendine çekerse sandalye bu azaba dayanamayıp kırılacaktı bunu birçok şekilde anlatmaya çalıştım ama nafile anlamayınca olmuyordu . Bir anda yüksek sesli bir alkış sesi yükselmeye başladı sanırım şirket sahibi konuşma yapmak için sahneye çıkacaktı çok heycanlıydı nerdeyse tüm magazin buradaydı ve o an gelmişti yavaş yavaş adamı ve yanındaki kadını görebiliyordum ama bunlar yanlış görüyor olmalıydım hayır doğru görüyordum Oğuz ve Simay tam karşımda el ele tutuşmuştu ve magazine poz veriyorlardı Karan sinir küpüydü bende öyle ardından konuşmaya başladı “sevgili davetliler davetime geldiğiniz için çok teşekkür eder minnetlerimi sunarım programa başlamadan önce sizi ortağım ve değerli dostum olan kişiyle tanıştırayım işte karşınızda Yade Öztürk”

Buraya da Nil in baloda giydiği kıyafeti bırakıyorum :

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.