İçeriğe geç

GÖNÜL YARASI

Bölüm 2 · 5 dk okuma

GÖNÜL YARASI

Bölüm 2

BÖLÜM-2: HATIRALAR

Her zaman olduğu gibi bugünde Nil için yoğun bir gündü ve yazarlık bürosuna gitmeliydi . Bunun için hemen hazırlanıp evden çıktı ve hızla metroya yürümeye başladı . Bugün biraz kalabalık gibiydi sanki yo hayır bugün baya kalabalıktı metro . Nil insanları yavaşça ittirerek metroya ilerlemeye başladı çünkü bugün önemli bir gündü bu toplantıyı kaçıramazdı o yüzden özenle giyinmişti ve galiba evet bi tık abartıp topuklu ayakkabı bile giymişti . Neyse ki metroya binebilmişti çok geçmeden gelmek istediği yere ulaşmıştı . İçeriye girer girmez merdivenlere koştu kolundaki saate baktı ve evet geç kalmak üzereydi , durmadı hızlı hızlı merdivenleri çıkıyordu ki ayakkabının topuğu bir anda kırıldı ufak bir sarsılma yaşayacağı an belinde bil el hissetti ve hemen doğruldu adama dönüp “teşekkür ederim “dedi.Adam kendini tutamayıp sırıttı ve “rica ederim ama bir dahakine dikkat et e ben hep burda olmam” dudaklarını yapmacık bir şekilde büzdü “maazallah düşersin falan şirketimiz bunu ailene nasıl açıklar.”dedi Nil adamın bal gibi dalga geçtiğini anlamıştı ama ne yapmalıydı onuda mı itmeliydi yok bu mantıklı değildi önce kendi durumunu kurtarmalıydı şimdilik iğneleyici cümleler yeterliydi “pardon da beyefendi kim size tutun dedi yani ben gayette kendimi tutabilirim mesele refleks işi diyorum yani çokta abartmanıza gerek yok umarım anlatabilmişimdir kendinizi süper kahraman sanmayın” dedi Nil tam merdivenleri tekrar çıkmaya başlamıştı ki bir ses duydu “Karan” hızla arkasını döndü ve “heh” dedi ardından adam “adım Karan beyefendi değil öğren diye söyledim arada kullanırsın ama bey olmadan kullan hoşuma gidiyo”diyerek göz kırpıp Nil in yanından geçip merdivenleri çıkmıştı.Pardon da ne kadar küstah bir adamdı bu kadar kibir insanı hiçbir yere ulaştırmazdı ve zaten görünüşte ulaştırmamıştı bir şirket çalışanıydı sonuçta. Düşünceleriden sıyrılmış bir şekilde toplantı odasının kapısını çaldı , içeri girdi ,ardından bir sandalye çekip oturmaya ve beklemeye başladı bir süre geçtikten sonra kapı açıldı herkes ayağa kalktı Nil hariç . Adamlar tekrar oturup Nil e garipsemiş şekilde baktılar ve evet oda -KARAN- burdaydı hem de baş köşede oturuyordu buda demek oluyordu ki Karan bu şirketin patronuydu lanet olsun mu olmasın mı şimdi bence olsundu ve hemen aklımdaki düşüncelere de bir beddua bulmalıydım aksi taktirde az evvel şu küstah adam hakkındaki düşüncelerim değişmeye başlayacaktı ve bu hiç iyi olmayacaktı belki kovulmaya kadar giderdi bu iş bende en iyisini yaptım ve gururlu kızı oynadım çünkü neden olmasındı gururlu artı soğuk nevale hiç dikkat çekmezdim . Evet şimdi sıra konuşmaya geldi ama bunca amdan sonra bana gelirdi sıra ee o zaman bizde aklımızı kullanırdık . Hemen yanımda oturan adamın kulağına birkaç şey fısıldarken onunla göz göze geldik ardından adamın suratına dövücek gibi bakmaya başladı bende hemen adamla aramızdaki mesafeyi kapaıp sandelyemi adamın sandalyesine sıfırladım ne de olsa eğlenceli çocuktu bu nevalelerle toplantı geçmezdi ve sanırım bir planım daha iptal hem nerden çıkarmıştım gizemli olmayı şunlara baktığımda anladım yok ben bunlar gibi olmazdım .Toplantı ilerledi biz de yanımdaki çocukla sohbeti uzattık adı Akınmış değişik ama aurası farklı bir isimdi . Saatler sonunda toplantı bitmiş ve herkes dağılmaya başlamıştı ama sanırım dağılacak tek yer bu oda değil Akının suratı da olacaktı bu olaya müdahale etmeliydim çocuk benim yüzümden dayak yesin istemezdim tamam kabul ediyorum onun-Karanın- dikkatini çekmek içindi bu plan ama hiçbir canlıya zarar gelmemeliydi. Ne diyorum ben ya neyse yaptıklarımı ve dediklerimi sorgulamıyacağım.

Antikalarla dolu bir odaydık Karanın odasıymış öyle dedi , bende merekla geziyordum içinde bulunduğumuz odayı ardından kapı çaldı meraklı gözlerle kapıya bakıyordum ki kapı açıldı içeri benden küçük üzerinde kiraz desenli elbiseyle bir kız girdi .Karanın kollarına koşup sarıldı ben olaya yabancı kaldığım için kendimi kötü hissettim belkide sarılacak bir yakınım olmadığından belkide bilmiyorum nedenini işte kötü hissettim oda bunu farketmiş olacak ki hemen ayırdı kızı kollarından kimdi bu kız sevgilisi olamaya- ben ne diyorum ya banane elin adamından elin kızından yani.Karan açıklama yapmak için ağzını açmıştı ki kız ortaya atıldı bana doğru dönerek ”sen abimin kız arkadaşımısın “ dedi belli bu kızın dilinin kemiği yoktu Karan ile birkaç saniye manasız şaşkın bir bakışma geçti aramızda ve bişey söylememem için kaş göz yaptı . Pardonda tabi ki bişey söyleyecektim üzerimde bir iftira vardı ben ve bu küstah adam ne işim olurdu . Bana söz hakkı tanımdan kardeşine bikaç şey fısıldadı ve dışarı yolladı ardından bana dönüp oturmamı işaret etti .Allahtan yorulmuştum yoksa onun sözlerine göre hareket etmiş gibi olurdum . Birkaç dakika beni inceledi , önce kızılımsı saçlarımı ardından kahve gözlerimi ama en çok dikkatini çeken gözümün altındaki ben olmalıydı çünkü gözleri orada uzunca oyalandı sert bir şekilde yutkunup kendini toparladı ve “adın ne kabalık ettim sormadım üzgünüm gerçekten “ dedi şaşkınca bakakaldım ardından “Nil “ “adım Nil” dedim gözleri şaşkınlıkla açıldı ilk defa böyle bir isim duymuş olabilirmiydi muhtemel olarak olabilirdi . Şaşkınlığını atlattıktan sonra biraz daha kalmam için ısrar etti ve ikimize birer kahve söyledi.

GEÇMİŞ:

Nil yurdun bahçesinden kaçmış bir parkta bir başına salıncakta sallanıyordu birden ileride gelen Karanı görünce heycanlanıp salıncağın durmasını beklemeden atladı ve muhtemel son olarak dizleri yaralandı ve kafasını yere vurmuştu . Karan hemen yanına koştu ve Nil i kaldırdı kollarının arasında yurda gidene kadar uyumuştu Nil hemen yatağına yerleştirip buz getirdi Karan önce diz kapaklarına krem sürdü ardından gözünün altındaki yere buzu tuttu o an gözünün altındaki minik beni fark etti dikkatle baktı ,okşadı,öptü o ben artık değerliydi Karan için . Nil uyanmıştı minik pengueni ile oynuyorudu Karan ise ona çorba içiriyordu Nil dayanamadı sordu “neden geldin “ iki elimeydi ama cevabı ömre bedeldi Karan oturuşunu düzeltti ve net bir yanıt verdi “elindeki penguen gibi beni sev diye” Nil o zamanlar anlamamış zaten seviyorum ki seni demişti ama Karan ne demek istediğini açıkça belirtmişti .Çorbasını içirmeye devam etti ardından Nil in uzun ısrarları üzerine bir şiir oluşturup okudu bu anlar ikisi içinde paha biçilemezdi .Çünkü ikisininde ailesi yoktu birçok hayalleri çalınmıştı buna rağmen ikiside neşeliydi ve içlerindeki hayata bağlılığı yitirmemişlerdi

GÜNÜMÜZ:

Şirketten aynı anda çıkıyorduk uzun bir muhabbetin ardından evime bırakmayı teklif etmişti ama hayır olmazdı ne kadar sohbet edersek edelim bu kadar samimiyet olmamalıydı hoş samimyet sınırımı aşıp tüm secelemi adam anlatmıştım o konuda kendime çok sinirliydim dışarıda yaz yağmuru vardı ve çok güzeldi metro durağına yürümeye başlamıştım ardımdan kavga sesleri duyunca duraksadım içimden yüzlerce kez rabbime dua ettim ki ardımı döndüğümde karşılaşacağım manzara tanıdık olmasındı .

Ama ne kadar dua etsemde bu durumu değiştirmedi ardımı döndüğümde önümde yerde adamın birinin sırtında Akın diğer bir adama yumruğunu geçiren Karan görülen manzara beni ilk kez yanıltmamıştı neden yanıltmamıştı ki yanıltmalıydı benzetmiş olmalıydım ama lanet olası şu iki adam bundan sonra hayatımdaydı ve hep karşılaşacaktım.

Bölüm sonu

3 yorum