İçeriğe geç

Gölgesi Başka Şehirde

Bölüm 6 · 5 dk okuma

Gölgesi Başka Şehirde

Bölüm 6

İlk Seans

“

Gecenin ağırlığı hâlâ odamın içinde kalmış gibiydi. Uykudan tam olarak uyanmamıştım ama zihnim çoktan günün içine çekilmişti eksik yorgun ve biraz da dağınık bir halde. Bugün ne olacağını bilmiyordum ama içimde, hiçbir şeyin “normal” hissettirmeyeceğine dair sessiz bir his vardı.

Gözlerim pencereme kaydı. Hava yine kasvetliydi aynı benim ruhum gibi. Bugün okula gitmek istemiyorum zaten karne günü yaklaşıyordu muhtemelen kimse gelmiyor.

İçimde Kaan nin yazması umudu oluştu. Elime telefonumu aldım. Kaandan mesaj yoktu.

Neden bir anda o çocuktan mesaj beklemeye başladın? Ne oluyoruz Nida?

Sıkıntıyla nefes verdim ve yataktan doğruldum. Birşeyler yiyip geri yatacaktım. Mutfağa doğru gittim ve annemle karşılaştım.

"Günaydın kızım." dedi annem.

"Günaydın." dedim bıkkınca.

"Bugün seninle bir yere gideceğiz."

Kaşlarımı çattım. "Nereye?" diye sordum merakla. "Psikoloğa." dedi annem.

Psikolog mu?

Bir an annemin şaka yaptığını düşündüm. Ama şakaya benzer bi hali yoktu.Ben deli değildim ki. Sadece yorulmuştum. Kırılmıştım. Bunlar için bir yabancının karşısına oturup konuşmaya gerçekten ihtiyacım var mıydı?

Hem ben şimdiye kadar her şeyi tek başıma atlatmıştım. Bunu da atlatırdım... değil mi?

"Neden gidiyoruz ki? Benim ihtiyacım yok psikoloğa." dedim. " Şu sıralar iyi değilsin." dedi annem. "Ben kendim hallederim anne." dedim sertçe.

"Hayır Nida gidiyoruz." Dedi annem. O da sinirlenmeye başlamıştı. Başımı itiraz eder anlamında salladım "İstemiyorum psikolog felan iyiyim ben." dedim.

Yalandı. İyi felan değildim.

"Çok inatçısın kızım!" dedi annem sinirle.

Biraz duraksadım. Belkide gitmeliydim birisine anlatmam gerekiyor olabilirdi. Derin bir nefes verdim. "Tamam anne gidelim." dedim. Kararım bir anda değişmişti.

Anneme baktım yüzünde şaşırmış bir ifade vardı. Ama birşey demedi gülümsedi. "Sen kahvaltını yap." dedi.

Annem yanımdan ayrılırken mutfağa girdim. Annem pankek hazırlamıştı. Buzdolabından karışık meyve suyu kutusunu aldım ve bir bardağa doldurdum.

Bardağı alıp masaya oturdum. Televizyonu açtım karşıma bir sabah programı çıktı. Karşıma çıkan ilk şeyi izlemeye başladım. Pankekime çikolata sürerken bir yandanda programa bakıyordum.

Ama programı izlemem yalnızca 5 dakika sürmüştü. Sonra fark etmeden ekranın sesi arka planda kalmistı.Kendi düşüncelerimle başbaşa kalmıştım. Acaba Kaan şuan ne yapıyordu? İşte çalışıyor muydu yoksa uyuyor muydu? Beni düşünüyor mu? Belkide hiç aklına gelmedim.

Telefon masanın üzerindeydi. İçimde bir ses Kaan'ye yazmalısın diyordu. Elime telefonumu aldım ve Instagram'da sohbet yerine girdim.

Duraksadım çünkü ne yazacağımı bilemedim. Bir şeyler yazıp tekrar tekrar sildim. En sonunda günaydın yazdım.

Siz: Günaydın

Mesajımı gönderdim. Çok mu sıradan olmuştu? Ama daha yeni yeni konuşmaya başladık bence normaldi.

İnşallah kısa sürede mesajıma bakar.

Telefonda oyalanmaya başladım bir yandanda kahvaltı yapıyordum. Kahvaltım bitince telefonumu bir köşeye bıraktım. Bulaşıkları makineye yerleştirirken annem içeri girdi. "Nida hadi hazırlan birazdan çıkmamız lazım." dedi. "Tamam anne!" dedim ve odama hızlı adımlarla gittim.

Pijamalarımdan kurtuldum üzerime beyaz ince kazak ve kot pantolon geçirdim. Yaz ayı gelmişti neredeyse ama Ankara'da günlerdir hava yağışlı soğuk rüzgarlıydı. Saçlarımı atkuyruğu yaptım ve odamdan çıktım. "Anne ben hazırım." dedim. "Tamam hadi çık sen geliyorum ben." dedi.

Telefonumu arka cebime koydum ve evden çıktım. Ayakkabılarımı giyerken içimde bir gerginlik hissediyordum. Ben psikoloğa tam olarak ne anlatacaktım?

Merdivenlerde aşağı inerken gerginliğim gitgide artıyordu. Apartmandan çıktım ve apartmanın önünde duran siyah Peugeot arabamızın önünde durdum.

Hemen arkamdan annem geldi ve arabanın kapılarını açtı. Ön koltuğa geçtim annemde hemen yanındaki sürücü koltuğuna geçti. Emniyet kemerini takınca annem arabayı çalıştırdı ve psikoloğun yolunu tuttuk.

İçimdeki gerginlik karnına ağrı girmesine sebep oldu.

Psikoloğa ne anlatacaktım?

Beni yargılar mıydı?

Beni anlayabilir miydi?

Gri yüksek bir binaya yaklaştığımızda araba yavaşladı ve arabadan indik. "İyi misin kızım?" dedi annem. Kalbim deli gibi atarken "Evet." dedim.

Psikoloğun odasına girdik annemle beraber. "Hoşgeldiniz ben psikolog Sena Koç." dedi Sena Hanım. Seansa başlamadan önce annemle Sena Hanım kısa bir konuşma yaptılar ve annem yanımdan ayrıldı. Sena Hanımla baş başa kalmıştık.

Sağ bacağım titremeye başlamıştı ve bunu Sena Hanım fark etmişti. "Hemen konuşmayalım biraz oturalım kendimizden bahsedelim. Sen ne zaman anlatmak istersen o zaman başlayalım." dedi Sena Hanım.

"Olur." dedim başımı sallayarak boğazım kurumuştu. "Ama önce su alabilir miyim?" diye sordum. "Tabii ki." diyerek bana su uzattı Sena Hanım. Suyu içtim ve kendimi tanıtmaya başladım.

"Ben Nida Akyol Ankaralıyım. 15 yaşındayım 10.sınıfım." dedim.

"Memnun oldum Nida . Hobilerinden bahseder misin?"

"Voleybol oynamak,kitap okumak,dizi izlemek ve müzik dinlemek." dedim sesim tireyerek. "Bana bir gününden bahseder misin?" dedi Sena Hanım. "Sabah uyanıp okula hazırlanırım saat 16.00'ya kadar okuldayımdır. Eve gelince yemek yiyip ders çalışırım. Sonra antrenmana giderim eve gelince ya dizi izliyip yatarım ya da kitap okuyup yatarım." dedim. "Ama son zmanlar rutinim bozuldu." diye ekledim.

"Bak aslında konuşmak için ilk adımını attın." dedi Sena Hanım. "Neden rutinin bozuldu?" diye sordu. Biraz rahatlamıştım bacağım titremiyordu sesim titremiyordu. "En başından anlatayım mı?" diye sordum.

"Evet en başından anlat." dedi Sena Hanım. "Beni birisi bir gruba eklemişti ve gruptaki kişilerle çok iyi anlaşıyorduk. Ve o gruptan bir arkadaş edindim adı Meryemdi. Onunla çok güzel anlaşıyorduk kız kardeşim gibiydi. Günümün çoğunu onlarla konuşuyordum kitap okumayı dizi izlemeyi bırakmıştim onlarla konuşayım diye. Sonra grup dağıldı ben boşluğa düştüm. Bir zaman sonra yeniden grup açıldı. Orada da eski gruptan Kaan diye bir çocuk ve Meryem vardı. Son zamanlarda Meryemle konuşmayi azalmıştık zaten. Grupta çok saçma bir şey oldu." dedim.

Sena Hanım beni dikkatle dinliyordu. "Devam et seni dinliyorum" dedi. "Gruba Ela diye bir kız eklenmiş sonradan. Kaan ve Ela tartışmışlar. Bende ortam kızıştığı için gruba birşey yazmadım. Herkes Ela'nın tarafını tutmuş benide Kaann'yi tuttuğumu sandılar ve beni herkes engellemişti. Kaan hariç. Ve onlara sorduğumda onlara ihanet ettiğimi söylediler. Çok şaşırdım beynimden vurulmuş gibiydim. Ve biliyor musun bana bunları..." dedim ama cümlenin devamı gelmedi boğazımda bir düğüm oluştu ve ağlamaya başladım.

Sena Hanım bana bir peçete uzatmıştı. Bir süre ağladıktan sonra sakinleşmiştim ve bir kaç yudum su içtim. "İyi misin şuan da Kaan?" diye sordu. "Evet iyiyim." dedim başımı sallayarak. "Konuşmaya hazır mısın? Hazır değilsen bekleyebiliriz." dedi yumuşak bir tonla.

Nefesimi düzene koymaya çalışıyordum. Derin nefes aldım verdim defalarca. Nefesim düzene girince söze girdim. "Hazırım." dedim. "Dinliyorum seni." dedi Sena Hanım. "Bana bu sözleri Meryem söylemişti. Belki başka biri deseydi fazla üzülmedim ama Meryem diyince çok üzülmüştüm. Onlarla muhatap olmak istemedim ve engelledim. O an çok zor geçti zaman geçmek bilmiyordu." dedim.

Sena Hanım başını hafifçe salladı. "O an yanında biri var mıydı Nida?" dedi. Gülümsedim. Kaan vardı o yanımda o zaman. "Vardı ama telefonumdaydı. Kaan vardı yanımda. Bana yazmıştı beni çok güzel teselli etmişti onun sayesinde sakinleşmiştim iyi hissetmiştim." dedim gülümseyerek.

"Demek o an yalnız hissetmemişsin." dedi Sena Hanım. "Evet. İlk kez birisi beni gerçekten dinliyormuş gibi hissettim." dedim.

Sena Hanım bir süre sessiz kaldı. Sonra sakin bir sesle konuştu.

“Anladığım kadarıyla o an sana iyi gelmiş.” dedi.

“Efe’nin orada olması mı, yoksa yalnız olmadığını hissetmek mi?”

Bir an durdum.

“Yalnız olmadığımı hissetmek.” dedim kısık sesle.

Başımı eğdim.

Bölüm sonu

5 yorum