Sabah gözlerimi yavaşça açtığımda odama dolan güneş ışığı perdeyi aşıp yatağımın üzerine düşüyordu. Bir süre kıpırdamadan tavana baktım. İçimde uzun zamandır hissetmediğim kadar güzel bir huzur vardı. Dün akşam olanlar aklıma geldikçe istemsizce gülümsüyordum.
Artık Kaan'la sevgiliydik. Bu düşünce bile kalbimin hızlanmasına yetiyordu. Hâlâ tam olarak alışamamıştım. Her aklıma geldiğinde "Gerçekten oldu..." diyordum içimden. Yatağımdan kalkıp pencereyi açtım. İçeri giren hafif yaz rüzgârı yüzüme çarptı. Derin bir nefes aldıktan sonra banyoya geçtim. Soğuk suyla yüzümü yıkayıp dişlerimi fırçaladım. Telefonumu odada bırakıp mutfağa indim. Annem çoktan kahvaltıyı hazırlamıştı.
"Günaydın," dedim gülümseyerek.
"Günaydın kızım," diye karşılık verdi.
Masaya oturup kahvaltımı yapmaya başladım. Bugünkü maç aklımın bir köşesindeydi. Bir yandan da dün akşam yaşananları düşünmeden edemiyordum. Kahvaltı bittikten sonra tabağımı tezgaha götürüp odama geçtim. Bugün kendime biraz özen göstermek istiyordum. Dolabımı açtım; kırmızı formamı ve şortumu giydim. Ardından aynanın karşısına geçip saçlarımı özenle taradım ve yüksek bir atkuyruğu yaptım. Çok abartmadan hafif bir makyaj uyguladım: Önce güneş kremi, ardından rimel ve dudak kalemiyle uyumlu hafif bir ruj sürdüm.
Tam hazırlanmayı bitirmiştim ki komodinin üzerinde duran telefonum titreşti. Merakla uzanıp ekranı açtım. Bildirimde tek bir isim yazıyordu: Kaan.
KAAN: Günaydın güzeliim:) Ne yapıyorsun, uyandın mı?
Siz: Evet uyandım sevgilim. Maç için hazırlanıyorum.
KAAN: İnşallah kazanırsınız. Bir gün yanına geleceğim ve o gün senin maçını heyecanla izleyeceğim:)
Mesajı okuyunca yüzümde kocaman bir gülümseme oluştu.
Siz: İnşallah sevgilim:) Sen işte misin ve en önemlisi kahvaltı yapıldı mı bakalım?
KAAN: Evet işteyim ve kahvaltımı yaptım güzelim:)
İçim rahatlayınca istemsizce gülümsedim.
Siz: Heehh, aferin sana:) Benim çıkmam lazım, görüşürüz. Dikkat et kendine.
KAAN: Tamam güzelim, görüşürüz, dikkatli ol:)
Telefonumu çantama koyup omzuma astım. Son kez aynaya baktıktan sonra odadan çıktım. "Ben çıkıyorum anne!" diye seslendim. "Tamam kızım, dikkatli ol. Maç bitince haber ver," dedi mutfaktan. Ayakkabılarımı giyip kapıyı kapattım.
Apartmandan çıktığım an yüzüme sıcak yaz havası çarptı. Gökyüzü masmaviydi. Kulaklığımı takıp en sevdiğim şarkılardan birini açtım ve otobüs durağına doğru yürümeye başladım. Yaklaşık on beş dakika sonra otobüs spor salonunun önünde durdu. Derin bir nefes alarak otobüsten indim. Artık maç zamanıydı.
Soyunma odasında takım arkadaşlarım çoktan hazırlanmaya başlamıştı. Çantamı sıranın üzerine bırakıp kırmızı libero formamı düzelttim. Dizliklerimi takıp ayakkabılarımın bağcıklarını son kez kontrol ettim.
"Haydi kızlar!" dedi antrenörümüz. "Bugün sahada sadece mücadele istiyorum. Hata yapabilirsiniz ama pes etmek yok."
Hakemin düdüğüyle maç başladı. İlk sete istediğimiz gibi başlayamamıştık, 10-4 geriye düşsek de toparlandık ve ilk seti 25-22 kazandık. İkinci seti 25-20 alarak durumu 2-0 yaptık. Üçüncü seti 25-21 kaybetsek de dördüncü set müthiş bir geri dönüşle 25-22 bitti ve maçı 3-1 kazandık. Sevinç çığlıklarıyla birbirimize sarıldık.
Maçtan sonra eve dönüp üzerimi değiştirdim. Çantama cüzdanımı ve telefonumu koyup yeniden evden çıktım. Yaklaşık on dakika sonra gitar kursunun önündeydim. Resepsiyondaki görevliyle kayıt işlemlerini tamamladık. İlk dersin gelecek hafta başlayacağını, şimdilik bir pena, nota defteri ve akort cihazı almam gerektiğini söyledi.
Kurstan çıktıktan sonra yakındaki müzik mağazasına girip siyah kapaklı bir nota defteri ve üçlü pena seti aldım. Hemen karşı sokaktaki spor mağazasından ise yeni bir çift siyah dizlik, beyaz voleybol çorabı ve siyah bir bileklik seçtim.
Eve vardığımda poşetleri masanın üzerine bıraktım. Biraz dinlendikten sonra mutfağa geçip kek hazırladım. Tam keki fırından çıkarırken kapı zili çaldı. Gelenler teyzemlerdi. Onlarla çay içip kek yedik, günümü anlattım. Akşam hava kararmaya başladığında misafirlerimiz kalktı. Onları uğurladıktan sonra derin bir nefes alıp odama çıktım.
Yatağımın üzerine oturup aldığım poşetleri açtım. Yeni dizliklerimi inceledim, nota defterimi ve pena setimi masama yerleştirdim. İçimde tarif edemediğim bir mutluluk vardı. Sabah voleybol maçını kazanmış, ardından gitar kursuna yazılmıştım. Sanki hayatımda yeni bir sayfa açılmıştı.
Telefonumun ekranı bir anda aydınlandı. Gelen bildirim Kaan'dandı.
KAAN: İyi geceler güzelim. Umarım günün güzel geçmiştir. Tatlı rüyalar. ❤️
Siz: İyi geceler sevgilim. Günüm gerçekten çok güzeldi. Sen de kendine dikkat et. Tatlı rüyalar. ❤️
Mesajı gönderdikten sonra telefonumu komodinin üzerine bıraktım. Odamın ışığını kapatıp yorganın altına girdim. Dudaklarımda küçük bir tebessümle uykuya daldım.

