İçeriğe geç

Gölgenin Çağrısı

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Gölgenin Çağrısı

Bölüm 2

Bölüm 2 : Ormana İlk Adım

Hoparlörden gelen sesin ardından okulda tam anlamıyla kaos yaşanmıştı.

Öğrenciler bunun kötü bir şaka olduğunu düşünüyordu.

Öğretmenler sistem arızası olduğunu söylüyordu.

Ama Max ve arkadaşları biliyordu.

Bu tesadüf değildi.

Birileri onlarla oynuyordu.

Ya da...

Bir şey.

O akşam saat yediye doğru grup eski tren istasyonunun önünde toplandı.

Gökyüzü kurşuni bulutlarla kaplıydı.

Yağmur durmuştu ama hava hâlâ ağırdı.

Sanki yaklaşan bir felaket nefesini enselerine veriyordu.

Max etrafına baktı.

Herkes gelmişti.

Steven.

Alice.

Carly.

Anna.

Zoey.

Miles.

Henry.

Katie.

Tony.

Larry.

Ve Antony.

Kimse konuşmuyordu.

Bu sessizlik normal değildi.

Çünkü ilk defa hepsi aynı şeyi düşünüyordu.

Ya gerçekten bir şey varsa?

Miles haritayı açtı.

"Koordinatlar burada."

Ekranda kırmızı bir nokta yanıp sönüyordu.

Blackwood Ormanı'nın tam ortasında.

"Yürüyerek yaklaşık iki saat."

"Harika," dedi Zoey.

"İki saat boyunca lanetli bir ormanda dolaşacağız."

"Belki de hiçbir şey bulamayacağız."

"Belki de bu daha kötü olur."

Zoey'nin cevabı herkesin hoşuna gitmemişti.

Saat sekizde yürümeye başladılar.

Ormanın girişine ulaştıklarında güneş çoktan kaybolmuştu.

Paslı tabela hâlâ yerindeydi.

BLACKWOOD ORMANI

Altında silinmeye yüz tutmuş başka bir yazı vardı.

DİKKAT

GİRİŞ YASAKTIR

Henry el fenerini açtı.

"İçeri giriyoruz yani."

Max başını salladı.

Kimse geri dönmedi.

Kimse vazgeçmedi.

Ve böylece ilk adımı attılar.

Orman beklediklerinden farklıydı.

Sessizdi.

Aşırı sessiz.

Hiç kuş sesi yoktu.

Hiç böcek sesi yoktu.

Hiçbir şey.

Sadece ayaklarının altında ezilen dalların sesi.

Katie huzursuz görünüyordu.

Bir süre sonra Max yanına geldi.

"İyi misin?"

Katie cevap vermedi.

"Bir şey hissediyorum."

"Neyi?"

Katie etrafına baktı.

Sanki birinin onları dinlediğinden korkuyordu.

"Birisi bizi izliyor."

Max istemsizce arkasına baktı.

Karanlık.

Sadece karanlık.

Bir saat sonra grup ilk garip şeyi buldu.

Bir ağaç.

Ama sıradan bir ağaç değildi.

Gövdesine yüzlerce isim kazınmıştı.

Eski.

Yeni.

Farklı yıllardan.

Miles el fenerini tuttu.

Bir isim dikkatini çekti.

"Bakın."

Herkes yaklaştı.

İsimlerden biri şuydu:

EMMA COLLINS 2006

Steven kaşlarını çattı.

"Bu isim tanıdık geliyor."

Anna'nın yüzü aniden bembeyaz oldu.

"Hayır..."

"Neyin var?"

"Emma Collins..."

"Ne olmuş ona?"

Anna yutkundu.

"Yirmi yıl önce kaybolan kızlardan biri."

Herkes sustu.

Çünkü bu isim gazetelerde çıkmıştı.

Bulunamayanlardan biriydi.

Ama daha korkutucu olan şey başka bir isimdi.

Listenin en altında.

Taze şekilde kazınmış.

Henüz yeni.

MAX TURNER

Max'in nefesi kesildi.

"Bu..."

Kalbi hızlanmıştı.

Çünkü bu kendi ismiydi.

Ve bunu kesinlikle kendisi yazmamıştı.

Tam o sırada.

ÇAT!

Ormanın derinliklerinden bir dal kırılma sesi geldi.

Herkes döndü.

El fenerleri aynı noktaya çevrildi.

Karanlığın içinde bir şey vardı.

Bir siluet.

Uzun.

İnce.

İnsan şeklinde.

Ama çok uzundu.

Normal bir insan kadar değil.

Yaklaşık üç metre.

Zoey korkuyla fısıldadı.

"Onu görüyor musunuz?"

Kimse cevap veremedi.

Çünkü hepsi görüyordu.

O şey hareket etmedi.

Sadece duruyordu.

Ve onları izliyordu.

Max bağırdı.

"Kimsin sen?"

Sessizlik.

Sonra...

Siluet yavaşça geri çekildi.

Ve ağaçların arasında kayboldu.

Bir saniye sonra.

Çığlık duyuldu.

"AAAAAHHHH!"

Tony'nin sesi.

Herkes döndü.

Ama Tony yoktu.

Bir saniye önce yanlarındaydı.

Şimdi ise ortadan kaybolmuştu.

"TONY!"

Henry bağırdı.

Cevap yok.

"TONY!"

Sessizlik.

Sonra uzaktan gelen boğuk bir ses duyuldu.

Yardım isteyen bir ses.

Ve hemen ardından...

Keskin bir çatırtı.

Bir kemiğin kırılma sesine benziyordu.

Sonra her şey yeniden sessizliğe gömüldü.

Kimse konuşamadı.

Çünkü ilk kez gerçekten anlamışlardı.

Bu bir oyun değildi.

Bu bir şaka değildi.

Ve Blackwood Ormanı onları istemiyordu.

Ama artık geri dönmek için çok geçti.

Çünkü ormanın derinliklerinde bir yerde...

Tony hâlâ hayatta olabilir.

Ya da çoktan onların anlayamayacağı bir şeye dönüşmüş olabilir.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.