İçeriğe geç

Gölgenden Daha Yakın

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Gölgenden Daha Yakın

Bölüm 2

Bilinmeyen Numara

{"blocks":["DkzQy2AruOc2X6ZZJIOF","n5I1y5apEYDpZErKS7BC","cMcroMEmvrpD0FbjkeGa","qTeMWYhhxuOsm66W6NYY","RwbtrPBhfKnyNXBzo7lV"],"data":{"DkzQy2AruOc2X6ZZJIOF":{"id":"DkzQy2AruOc2X6ZZJIOF","type":"paragraph","content":{"text":"Gece, şehrin omuzlarına ağır bir battaniye gibi çöktüğünde, sokak lambaları yorgun birer göz gibi birer birer kapandı. Ay ışığını, asfalt üzerindeki yansımaları kırık cam parçaları gibi dağılıyor, rüzgâr, binaların arasında uğultulu bir nefes gibi dolaşıyordu. \n\nAdrian Blackwood pencerenin önünde cevap gelmesini beklerken dışarıyı izliyor, camın ardındaki dünyayı izliyordu. Parmağını cama doğru hafifçe dokundurduğunda soğukluğu tenine bir gerçeklik gibi değdi. Sırtını duvara yasladı ve camdan yansımasına baktı.\n\nCamdan yansıyan Adrian; akıllı, yakışıklı ve disiplinli görünürken, içindeki Adrian kendini deli bir aptal gibi hissediyordu. \n\nİki farklı ifade.\nİki farklı kişi.\n\nBir taraftında sakinlik sürerken diğer tarafta imkansızı bekleyiş. Omuzları yavaşça gevşekti fakat omurgası hala dimdikti; sanki bedeninin bir kısmı kaçmak isterken diğer kısmı sabit kalmaya zorlanıyordu. Nefesi odayı çok hafif sisle dolduruyor, buğu cama yumuşak daireler çiziyordu. Parmağını bu buğunun üzerine bastırdı ve kendi izini bıraktı. Bırakırken kalbi biraz daha hızlı attı. \n\nTelefon masadaydı.\n\nSessiz,\nAma canlı.\n\nTelefonu yavaşça eğilerek eline aldığında avuçlarının içi terlemişti. Soğuk metal arka kapakla temas ettiğinde parmakları bir an istemsizce kasıldı. \n\nSiz:“Bazı insanlar düşündüğünüz kadar sadık değil profesör.”\n(23.14)\n\nGörülmedi\n\nGöz kapakları ağırlaştı, sonra yavaşça aralandı. Dudakları ince bir çizgi hâline geldi. \n\nHala görülmemişti.\n\nTam ekranı kapatacaktı ki ekranda yeni bir şeyler gördü.\n\nYazıyor…\n\nMidesinde ince, neredeyse hoş bir sancı dolaştı. Omuzları istemsizce biraz yükseldi. Parmağı ekrandan çektiğinde nefesi hızlanmıştı.\nBu sadece bir mesaj değildi.\n\nBu bir kapıydı.\n\n⸻\n\nNuah mutfakta duruyordu. Beyaz duvarlar, floresan ışığı altında biraz daha soluk görünüyordu. Masanın üzerinde unutulmuş bir fincan, hâlâ buhar veriyordu. Noah fincanı fark etmedi bile. Dikkati kendi iç gürültüsündeydi. Sağ eli tezgâha yaslanmış, sol eli serbest şekilde sarkıyordu. Parmak uçları hafifçe titriyordu ama bunun farkında değildi. Sessizliği bozan tek şey, Clara’nın duş alırken söylediği şarkıydı. \n\nSonra farklı bir şey oldu.\n\nNoah’ın telefonunun ekranı birden yandı. O loş ışık, mutfağı aydınlatmaya yetti.\n\nBilinmeyen Bir Numara’dan bir yeni mesajınız var\n\nNoah bir an nefesini tuttu. Göğsü fark edilir şekilde yükseldi, sonra yarım kaldı. Dudakları hafif aralandı. Ekranı kilitli tutmak istedi, evet evet bilmediği bir numaranın mesajına bakmamalıydı. İti var kopuğu var ne de olsa.\n\nFakat merak duygusuna karşı yenik düştü ve mesajı açtı.\n\nBilinmeyen Numara:\n\n“Bazı insanlar düşündüğünüz kadar sadık değil profesör.”\n(23.14)\n\nGörüldü\n\nOkuduğu anda çene kasları sıkılaştı. Dişlerini hafifçe sıktı. Anlamayan bakışlarla telefonun ekranına baktı.\n\nNeden biri böyle bir mesaj atmıştı ki?\n\nTelefonu masaya bırakıp umursamadan kahvesini yudumlamak istedi fakat bırakmadı. Sol avucunu sıktı ve yazmaya başladı.\n\nSiz:\n\n“Kimsiniz?”\n(23.39)\n\nGörüldü\n\nKarşı tarafın hemen görmesi Noah’ı daha da rahatsız etti.\n\n25 dakikadır onun yazmasını mı beklemişti?\n\nYazıyor….\n\nBilinmeyen Numara:\n\n“Önemli olan benim kim olduğum değil profesörüm

Bölüm sonu

7 yorum