İçeriğe geç

Gölge Koruyucuları

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Gölge Koruyucuları

Bölüm 2

✨Takım Elbise✨

Gülümsedim el sallayarak oradan ayrıldım nasıl bu kadar samimi olabilirdi? Ayrıca ağzını fala görmesem de gözleri çok güzeldi. Ne! Ne diyorum ben kendi kendime her neyse birazcık geç kalsam da restorana vardım. Arabadan indim ve içeri ilerledim.

Galiba biraz geç kalmıştım ama sorun yoktu zaten benim işim dansçılık çok bir şey değil. Yanlarına gittim ve beni görür görmez ayağa kalkıp eğildiler selam verdiler ben de eğildim ve selam verdim. Yemek yiyeceğimiz yere oturup iş hakkında konuşmaya başladık. Sadece onların şirketinde dans edip öğretmem lazımmış ve ayda 10.000 Won kazanıyormuşum. Teklifi kabul ettim çok sevindiler. Yemek yemeğe ve eğlenmeye başladık. Ama masaya oturduğumdan beri bir masadaki sekiz adam gözlerini üzerimden ayırmıyorlardı. Biraz rahatsız olmuştum ama sonra hepsinin takım elbiseli olduğunu ve siyah maskeli olduğunu gördüm. Beni gözetliyorlardı ve benim onları gördüğümü biliyorlardı. Masadakilerden izin alıp tuvalete gittim ve giderken o masadan da birinin ayaklandığını gördüm bu Bangcahan'dı. Bu tarafa geldiğini gördüm ki zaten erkekler tuvaleti de buradaydı belki ona gidiyordur. Ah kimi kandırıyorum ben benim yanıma geliyor işte elim ayağım birbirine dolandı. Her yaklaştıkça ne yapacağını çok merak ediyor ve öyle korkuyordum ki. Sonunda yanıma geldi ve tebessüm etti:

-"Aa! Mi Roo naber."

Neden yapıyordu sanki az önce beni izlemiyormuş gibi

-"İyi, sen?"

-"Bende iyiyim. Ne arıyorsun burda?"

Bu seni neden ilgilendirsin ki?

-"İş görüşmesi için gelmiştim."

-"Aa sen çalışıyor musun?"

-"Normalde çalışmıyorum. Dans turnuvalarına girdiğim için dans öğretmemi istediler. Ee sen burada ne yapıyorsun?"

-"A-a şey... ben... arkadaşlarla yemek yemeğe geldik."

Kendiside biliyordu onunla göz göze bile geldik benim onu gördüğümü biliyordu ama yine de yalan söylüyordu.

-"Öyle mi? O zaman hoşçakal benim tuvalete gitmem lazım"

Nedense yüzü kızarmıştı biraz belli oluyordu.

-"A-a t-ta-tamam... hoşçakal" dedi ve gülümsedi el sallayarak gitti.

Tuvalete girdiğimde benim de yüzümün kızardığını fark ettim neden kızarmıştım? Bu tanıştığımız daha ilk gündü. Hemen makyajımı tazeledim ve çıktım. Telefonumdan bir şeye bakıyordum önüme bakmıyordum. Ayağım oraya süs olsun diye konulmuş saksıya çarptı ama öyle böyle değil zaten topuklu giymiştim ayağım açıktı daha da çok acıdı. Ben acıyla sızlayan ayağımı ellerimle kapattım. Elimi koyar koymaz elimin üstüne bir el daha geldi acıdan yumduğum gözlerimi açtım ve hemen yanıma baktım. Tahmin ettiğim gibi yanımda Bangchan vardı. Eliyle diğer elimi kaldırıp ayağıma baktı aslında neredeyse hiç bir şey yoktu. Sadece biraz sıyrılıp çizmiştim. Bangchan bana baktı gözleri bana o kadar endişeli bakıyordu ki neye uğradığımı şaşırdım. Bana:

-"İyisin değil mi, bir şeyin yok değil mi?"

Kafamı sallamakla yetindim. Beni çömeldiğim yerden ayağa kaldırdı ve elimi tuttu. Beni oraya kadar götürdü tam götürdüğü sırada masada kimseler yoktu. Bangchan'nın ekibi Bangchan'ı çağırıp olanları anlattı. Çok içmişler bir şeyler yapmışlar güvenlikte onları dışarı atmış. Bende Bangchan'a teşekkür edip dışarı çıkmak için yöneldim ama Bangchan beni kolumdan tutup kendisine çekti diğer eliyle de belimi kavramıştı şuan kızardığımın farkındaydım.

Bölüm sonu

3 yorum