Bangchan beni kolumdan tutup kendisine çekti diğer eliyle de belimi kavramıştı şuan kızardığımın farkındaydım.
Bangchan'nın iyiki maskesi vardı çünkü yüzlerimiz birbirine çok yakındı. Bangchan kavradığı belimi bırakıp benden araba anahtarını istedi. Çantamdan anahtarı çıkarıp Bangchan'a verdim. Oda onu Seungmin'e verdi ve şöyle dedi:
-"Seungmin sen Mi Roo'nun arabasını getir, biz de geldiğimiz arabayla geliriz."
Seungmin kafasını aşağı yukarı sallayıp Bangchan'nın elindeki anahtarı aldı ve dışarı çıktı. Bangchan de benim elimi bırakmadan dışarı götürdü. Neden konuşmuyordum? Neden ona engel olmuyordum? Bangchan'a sordum:
-"Ş-şey Bangchan nereye gidiyoruz?"
-"Görüceksin Mi Roo" dedi ve bana gülümsedi.
Bütün ekiple arabaya bindik ve yola çıktık. Bangchan yanıma oturmuş dışarıyı seyrediyordu. Bende dışarıya baktım ama buranın çok tanıdık geldiğini gördüm. Oturuşumu dikleştirip dışarıya bakmaya devam ettim. Ama ama burası benim evime giden yoldu. Evimi nereden biliyorlardı? Bangchan'a baktım beni görmüş olmalı ki dışarıya bakıp sırıtıyordu. Ön tarafa baktım navigasyon falan da açık değildi. Benim evimin önünde durduk. Arabadan indik Seungmin de tam zamanında gelmiş arabayı park ediyordu. İçeri doğru ilerledik. Ne oldu? Dilim tutulmuştu resmen, içeri girip asansöre bindik, şaşkın şaşkın üyelere bakıyordum. Hepsi hiç bir şey olmamış gibi bana bakıyordu. Çıldıracağım! Sonunda benim katta durduk kapıya doğru tam yönelirken önümden hızlıca yürüyen Bangchan kapının şifresini açtı. Gözlerim fal taşı gibi açıldı. Bangchan bana bakıp gülümsedi. İçeri girdiler koltuklara kendilerini saldılar. Hepsinin yüzüne şaşkın şaşkın bakıyordum. Hepsi yorgun hallerde bana bakıyorlardı. Adını yeni öğrendiğim kişi Felix konuşmaya başladı:
-"Sen İçeri girip üzerini değiştir. Merak etme her şeyi anlatıcaz."
Başımı Bangchan'a çevirdim oda başını aşağı yukarı sallayıp onay veriyordu. İçeri girdim kıyafetlerimi giydim, çantamdan telefonumu çıkardım ve saate baktım. Saat 12:00 'di. Bir toka alıp saçımı umursamadan dağınık bir topuz yaptım üyelerin ne anlatacağını çok merak ediyordum. İçeri girdim Bangcan başını bana çevirip beni baştan aşağı süzdü ve gülümsedi. Bangchan'a bir gözümü ovuşturarak bakıyordum. Benim de uykum çok vardı. Bangchan'nın yanına oturdum ve konuşmasını bekledim. Bangchan konuşur konuşmaz tüm dikkatimi ona verdim:
-"Benim annem öldü Mi Roo. Onun nasıl öldüğünü bilmiyorum ama kız kardeşim gözlerimin önümde öldürüldü ve ben hiç bir şey yapamadım. Erkek kardeşim ise kayıp onu bulamıyorum. Babam ise beni terk etti. Bu çetedeki herkesin yakını öldü, ama bizim dikkatimizi çeken şey bu çetedeki herkesin kız olarak yakını öldü",dedi ve üyelere baktı.
Seungmin:
-"Ablam öldü."
Minho:
-"Annem öldü."
Changbin:
-"Benim de Ablam öldü."
I.N.:
-"Annem."
Felix:
-"Ablam, kız kardeşim ve annem."
Hyunjin:
-"Annem öldü."
Han:
-"Annem."
Hepsini dinledikten sonra tekrar Bangchan'a döndüm. Konuşmaya devam etti: "Mi Roo biz bu çeteyi bunu yapan kişiyi bulmak için kurduk. Bu katilin yeni hedefleri oluyor, çünkü daha 3-4 ay önce bizim çeteden bir kız öldürüldü. Araştırdık ve bulduk ki bunu da o katil yapmış. Bu katilin yeni hedeflerinin birkaçını öğrenmeye çalıştık korumak için ama ölüm kalım meselesiydi ve oradaki hedeflerden birinde de..."dedi. Konuşmamakla yetindi ne olduğunu tahmin edebiliyordum ama yine de sordum:
-"Ne birinde de ne Bangchan?"
-"S-senin ismin yazıyordu."
İşte o zaman gerçekten de çok korkmuştum. Bangchan'a endişeli bir şekilde bakıyordum. Benim bu halimi görür görmez konuşmaya başladı:
-" A-a-ama i-işte dediğimiz gibi biz bu çeteyi bu kurbanları korumak için kurduk, senin her zaman yanında olacağım."
Biraz olsun içim rahatlamış ve sakinleşmiştim ama yine de korkuyordum.
👇🏻Mi Roo'nun kıyafeti👇🏻






