İçeriğe geç

Gölge

Bölüm 7 · 2 dk okuma

Gölge

Bölüm 7

" KÜPE "

O gece uyuyamadım Nilay'ın da uyuyabildiğini düşünmüyorum, yarın cenaze töreni vardı. Yatakta gözlerimi boşluğa dikmiş bakıyorum, ne hissetmem gerek bilmiyorum. Bütün gece uyumadım ilk önce ayın yanıltıcı griliğini ve yıldızların titreyen parıltılarını sonra sabah güneşin ışınlarını tekrar saçmaya başlamasını izledim. Morarmış ve şişmiş gözlerle herkesten önce kalkıp ruhsuzca yatağı topladım, yıkanmaya karar verdim. Hamama girdiğimde Nilay'ı buldum yanına gitmeli miyim.? Yoksa yanlız mı kalmak isterdi.? Bunu düşünürken Nilay birinin geldiğini hissetmiş olacak ki arkasını döndü beni görünce az da olsa gözlerine ışık gelen Nilay beni yanına çağırdı orada ne kadar vakit geçirdiğimizi bilmiyorum ama Nilay'ın neredeyse bütün hayatını öğrenmiştim hamamdan sonra herkes yavaştan ayaklanmaya başlamış kahvaltı neredeyse hazırdı Asiye etraftaki düzeni sağlamak için komut veriyor kızlara bugün yapacakları işleri söylüyordu.

Asiye (Abi): Son olarak Zümrüt hatun sen bugün aşçıbaşının yardımına gidip tetkiklerde bulunacaksın.

Abi'yi kolundan yakaladım.

- Bugün cenazeye katılacağım

Asiye (Abi): Hayır cenazede erkekler olacak gitmen hoş karşılanmaz burada olduğun müddet dikkat çekmemeye çalış bugün normalden biraz yoğun bir rutin hâkim ama akşama kadar sabret.

- Ama be-

Asiye (Abi): Bu bir rica değil.

Ve Abi gitti bende mutfağı bulmak için dolanmaya başladım. Kahvaltı ve öğle yemeğine kadar her şey normal şekilde ilerledi öğlen helva dağıtımına katıldım bir ara koşturmaca sırasında Nilay geldi.

Nilay: Biraz konuşalım mı.?

- Tepsiyi bırakıp hemen geliyorum.

Tepsiyi bırakıp dönerken ellerimi önlüğe sildim.

- Evet şey kusura bakma ben cenazeye katılamadım çünk-

Nilay: Ben gidiyorum.

- Nereye.?

Nilay: Büyükannemin yanına, bu kısa sürede benimle paylaştığın anılar için müteşekkirim.

Elimi tutan Nilay avucumun içine teki olamayan bir küpe bıraktı ve boynunu gösterdi, boynunda küpenin diğer eşi vardı.

Nilay: Bu abimin küpesi, sana kendime ait beni hatırlatabilecek başka bir şey bırakmak isterdim ama sanırım en iyi seçenek bu.

Yavaşça süzülen sıcak bir gözyaşı damlası kaydı yanağımdan Nilay sarıldı ve uzaklaştı.

Akşama kadar sürekli tutmaya çalıştığım gözyaşları ile uğraşarak iş yapmaya çalıştım halimi gören aşçıbaşı izin verdiğinden erkenden odama çekilmiştim.

Nilay'ın verdiği küpeyi inceledim küçük halka şeklinde olan küpeye geçirilmiş bir yıldız vardı, küpeyi boynuma takacak ip bulamayınca kulağıma taktım.

Akşam yemeği sonrası koridora çıktığımda fısıldama sesleri işittim garip olan seslerin tanıdık olmasıydı köşeyi dönünce seslere iyice yaklaşmış oldum ve dışarı bakan mutfağın penceresinden kafamı uzattım.

İnanamıyorum bu Reece mi.!? Abi ile hararetli bir şey tartışan ve Abi'nin azarlamalarını dinleyen Reece beni görünce gözleri fal taşına döndü ve koşmaya başladı ardından koşup dışarı fırlasam da beni kolumdan yakalayan Abi gitmeme izin vermedi.

- Bırak.!

Asiye (Abi): Saçmalama ve geç içeri.

- Bir açıklama yapmayacak mısın.?

Asiye (Abi): Burada olmaman gerekiyor ama sen buradasın, bence senin bize açıklama yapman gerekiyor peki senin görevin ne.?

- Ne görevi.?

Bunu ciddiyetle söylediğimi fark eden Abi geri adım attı ve endişeli büyüyen gözlerle.

Asiye (Abi): Morpheus rüyana gelmedi mi.!? O zaman burada gerçekten ne işin var.?

- Benimle dalga mı geçiyorsun Abigal.!

Onun ismini bağırdığım an üzerimize bir sis çökmeye başladı etraf karardı Abi kayboldu son duyduğum şey Abi'nin: Acıyın ona nolur...

Bölüm sonu

5 yorum