4.bölum
eve dönmemişti lara dönmek istemiyordu eve sinanın evine gidiyordu sina nın anne babası iki yıl önce çıkan yangında ölmuştu ondan beri tekti eve geçtiklerine sina telsizin başına oturdu
en kuçuk bir mesaj bekliyordu aydan gelecek lara ise çok yorgunud duyduklarını ve ögrendiklerini sindirememişti daha çok uykusu vardı sadece uyumak istiyordu kazagını indirdi ve toplu
sarı saçlarını açtı laranın her zaman göz kamaştıran bir guzeligi olmuştu sina bir anlıgına gözlerini laranın uzerşnde gezdirdigini fark edince larayı rahatsız etmemek için hemn telsize
döndu yeniden lara hemen sinanın yatagına girmiştiğ uymak istiyordu hemen uyumuştuda
gece yarısını çoktan geçmışti sina hala bir mesaj bekliyordu gözu yeniden laraya kaymıştı laranın vucudunun kusursuzlugu bu kusurlu dunya için çok fazlaydı diye duşundu ustu açılmıştı
laranın yerinden kalktı ve yatagın başına geçti laranın uzerine örtuyu örterken birden telsiz cızırdamaya başladı ve hemen telsizin başına geçdi sina arkasından larada uyanmıştı
cızırtının sesine ve sinanın yanına gelip oturdu cızırtı kesildi ve soguk nefes sesi çıktı telsizden bu nefes o kadar soguktuki ikisininde içini urpertmişti lara elini uzatı ve
sinanın yanında oldugunu göstermek için elini tutu . bekledikleri an gelmişti telsizde bir cumle duyduler ``yapamadım özur dilerim yapamadım tek gayem dunyadan birilerini kurtarmaktı
yakalandım sana yapacagım son iylik olucak bu telsizi parçalıcam ve bir dha bu frekensları kulnamayacaksın aydaki rejim dunyanın sonunu imzaladı ne oldugunu anlamayacaksınız bile dedi
ve bir silah sesi beraberinde telsizin yere düşmesi ``butun ses kaybolmuştu bir cızırtıddan başka bir şey yoktu sina ne yapacagını bilemiyordu ne yapsa elinde kalmıştı
lara destek olmak istiyordu ama nasıl destek olacıgını bilemiyordu lara konuştu en sonunda
``ayda bir şeyler oluyor sina kendi aralarında anlaşamıyorlar o yuzden bizle mutefiklik kurmaya çalıştılar yani ustunluk bizim elimizde sina duyuyormusun beni``
sina bir karanlıga düşmüştu ne yapacagını bilmiyordu
uyu sina gözlerinin halini keşke görsen uyuman gerek beynin kendini kapatmadan uyu dinlen lutfen dedi ve oturdugu koltuktan kalkarak bir yastık ve ustundeki örtuyu sinanın ustune örtu
yataga dogru yurudu yataga geçti uzandı ne yapacaklardı ölumlerinin geri sayımınımı izleyeceklerdi peki ya ay ölum fermanımızı imzamalarına ragmen
son dakikakaya kadar dunyadan yararlanmak istoyorlardı gerçekten bir isyan başlatmanın zamanı gelmişmiydi bunları duşunurken uykuya daldı lara
Plan basitti ama en ufak bir hata hepsinin sonu olurdu.
Lara ve Sina bütün günü, geri dönüşüm atıklarından kopardıkları minik kağıt parçalarına notlar yazarak geçirdiler. Mesaj kısaydı:
"Gece vardiya değişim düdüğünde,Sina'nın evinde. Hayatınız buna bağlı."
Bu kağıtları yetişkinlere vermek intihar olurdu. Kameralar ve nöbetçi askerler, yetişkinlerin her hareketini tarıyordu.
Ama çocuklar... Çöplükte oyun oynayan, çamur içinde debelenen ve askerlerin gözünde sadece birer "sinek" olan çocuklar kusursuz birer kuryeydi. Lara, annesinin saç tokasını
tamir etmesine yardım ettiği küçük bir kız çocuğunun eline sıkıştırdı ilk notu. Sonra diğerlerine. "Bunu annene ver, ama sakın asker amcalar görmesin," diye fısıldadı her birine.
Çocuklar, bu tehlikeli oyunu bir hevesle kabul edip kalabalığın arasına karıştılar.
Saatler geçmek bilmedi. Güneş yerini o sahte, loş sokak lambalarına bıraktığında, Lara ve Sina, Sina'nın o döküntü evinde beklemeye başladılar.
Evin pencerelerini kalın, kirli kumaşlarla sıkıca kapattılar. Evlerde kamera olmadığını biliyorlardı. Burası onların tek güvenli sığınağıydı... En azından öyle sanıyorlardı
Sonunda, sokaklarda yankılanan o tok, uzun siren sesi duyuldu: Askeri Vardiya Değişimi.
Kameraları izleyen nöbetçilerin yer değiştirdiği, devriye gezen askerlerin silahlarını teslim etmek için barakalara döndüğü o yedi dakikalık kör nokta başlamıştı.
Evin tahta kapısı usulca gıcırdadı. Önce yaşlı bir kadın içeri süzüldü. Ardından fabrikada çalışan iki adam, sonra sabahki o çığlık atan kadının kocası... İnsanlar birer birer,
gölgeler gibi kapıdan içeri girmeye başladılar. Sina'nın küçücük, döküntü evi dakikalar içinde o kadar kalabalıklaşmıştı ki, içerideki havasızlık ter ve çamur kokusuyla birleşip
boğucu bir hal almıştı. Herkesin yüzünde korku, şüphe ve bitkinlik vardı.Vardiya sireninin bitiş sesi duyulduğunda, kapı son kez kapandı ve sürgülendi.
Artık içeride, Ay rejiminin kurallarını çiğneyen kırka yakın insan vardı. Odadaki herkesin gözü, odanın ortasında duran Lara'ya ve onun hemen arkasındaki Sina'ya çevrildi.
b Fısıltılar odayı doldurdu: "Ne oluyor?", "Bizi buraya neden çağırdınız?", "Askerler basarsa hepimizi asarlar!"
Lara derin bir nefes aldı. İçindeki o büyük korkuyu midesine gömdü ve başını dikleştirerek, yıllarca süren yalanları parçalayacak o ilk cümleyi kurmak için dudaklarını araladı.
``hoş geldiniz hepiniz biz kayda alıp geldiginiz için teşekurler bugun sizle yeni ögrendigimiz ama hepimizin hayatına maal olacak bir bilgi verecegim sizden köru körune inanmanızı
beklemiyorum çunku bende inanmadım taki telsizde ay rejimiden bir adamın bize yardım etmek için ölduruldugunu duyana kadar ``
herkez şaşkın gözlerle birbirine bakıyordu bir ugultu var salonda lara korktu askerler ugultuyu duyar gelir diye kimse inanmamıştı dogrusu laraya yalan söyluyor gözuyle bakıyorlardı .
Lara sesini yukselterek ``beni dinleyin lutfen beni çocukluktan beri tanırsınız sina yıda tanırsınız şu zamana kadar yalan söylemedik yalan sylemeye gerkte duymadık
şu saate sonrada duymayız tek hedefimiz hayata kalmak ay rejimi tahmin etigimiz insanlar degil telsizle konuştugumuz adam dunyanın sonunu imzladıklarını
söyledi ay rejiminin bize inanmak zorundasınız dunya öluyor bır yıla kalmadan dogan çocuklarımı iki yıla kalmadan bizler ölmeye başlayacagız atmosferimiz inceliyor
ve bu ayın umrunda degil bir isyan başlatmamız gerek beraber ``diyerek sözunu bitirdi lara ama hayal kırıklıgına ugramıştı kimse inanmamıştı ona
herkez yalan syledigini söyluyordu lara onalara bakınca kendini hatırladı bnde onlar gibiydim takitelsizdeki adaım silahla öldugunu duyuana kadar diye lkafasından geçirdi uzun
bir sesizlikten sonra yaşlı kadın ayaga kalktı ve şu saaten sonra böyle yalanlara ayıracak zamnım yok ay bizi her zaman korudu ve koruyacak diyerek çıktı
her kezde yaşlı kadına haklı buldu ve laraya yalan söyledigi aya iftira atıgı için utanmalısın diyerek çıktı salon boşaldı her kez dagıldı bir kişi dışında HELİN
dışında her kez çıktı helin
,``ben size inanıyorum bencede ayda ters giden bir şeyler var hemde son bir kaç ay degil son iki yıldır ``diye söyledi
Helinde iki yıl önce fabrika yangınında anne babsını kaybetmişti ve kuçucuk yasında fabrikada çalışmaya başlamıştı kardeşinede bakıyordu bir yandan helinde laranın yaaşındaydı
ikiside 17 yaşındalrdı ama sina bir yaş buyuktu onlardan
lara ``nasıl iki yıldır yoksa senledemi iletişim kurdular helin``dedi
helinse gulerek ``hayır benle iletişim kurmadılar gördugum kadarını söyluyorum ben dedi iki yıl önce yangında ayn geri dönüşümde benlerce kilo işlerine yaraycak
çip ve teknolojik alet vardı yangında hepsi giti ama hiç dert etmediler eskisine göre daha çok çöp uretiyorlar hata bu son 2 yıldır fark etmedinizmi yoksa``dedi helin
lara o an far etmişti dogruydu son bir kaç ay degil son 2 yıldan beri bir şeyler vardı ayda hiyarşi vardi istirsazlık vardı tuketim çılgınlıgı belkide işte bu yuzden kendilerini
yiyip bitirdiler belkide
helin larayı beklemeden ``peki şimdi ne yapacaksınız hiç biri size inanmadı inanmazlardı soyut bir delil görmeden ``dedi
sina durdugu köşeden kendini bir adım öne atarak `` O zaman B planına geçeriz dgilmi ``dedi