İçeriğe geç

Gökyüzünün iki tarafı

Bölüm 2 · 13 dk okuma

Gökyüzünün iki tarafı

Bölüm 2

.

Bay Malert gideli bir gün oluyordu tam önümdeki heykeli inceliyordum parmak uçlarıma heykelin üzerinde geziniyordu sert ve pürüzlü bir yapısı vardı üzerindeki beyaz desenleri solmuştu bu heykeli her kim yaptıysa oldukça beceriksiz bir işçiliği vardı önümdeki bilgisayardan makaleleri okuyordum ama buna benzer hiç bir heykel bulamamıştım Bay Malertan dediği kadar varmış oldukça esiz bir eser dün geceden beri araştırıyorum ama elime hiç bir geçmemişti kafamı masaya koydum ellerimi yumruk yaptım neden hiç bir şey yok sanki bütün tarih benimle dalga geçiyor gibiydi heykele göz ucuyla baktım acaba Bay Malert dolandırılmış olmasın bu gülünç bir düşünceydi konu tarih olunca kimse Bay Malertın eline su dökemezdi ama bu heykeli nerden buldu bu kadar gizemli bir eser var olamazdı herhalde acaba benle dalgamı geçiyor bir şaka için bu kadar ileri gitmezdi elimi basımla tutum okunmamış tonlarca makale vardı gözlerimi devirdim diz üstü bilgisayarımı kapadım birazda bakarsam şaşı olacaktım vücudumu esnetenim dükkana göz gezdirdim hala çok şey eksikti kiracıya yer vermek için dükkânı eşit sekilde böldüm kira miktarını oldukça makul tutmaya çalışacaktım umarım sıkı bir pazarlıkçı değildir daha kiralık oldunu yeni İnternet sitesine koymuştum acaba dükkânın önüne afis mi açsam fena bir fikir değildi basit bir afis hazırlarım etrafa asabilirim ama bu yeterli olmazdı yine de her yolu deneyecektim ilan örneklerine bakarken kapım yüksek bir sesle açıldı .

Merhaba elçin ne yapıyorsun ?

Dalgalı siyah saçlı kız coşkuyla içeri girdi

Merhaba Benay

kız merakla dükkâna baktı

Oldukça hoş görünüyor

etrafa meraklı bir köpek gibi bakıyordu. Benayla tanışalı çok olmamıştı üç hafta önce Bay Malert aracılıyla tanışmıştık oldukça endişeli ve panik atak geçiren bir kızdı bana meraklı gözlerle bakıyordu hoş bir mavi bluz ve kahve rengi bir pantolon giymişti kahve rengi gözleri ile beni süzüyordu

İşler nasıl ?

Fena değil

Demeki öyle senin adına sevindim

Benimle konuşurken hala göz ucuyla dükkana bakıyordu heyecanla bana döndü ellerimi tutu insanların bana birden dokunmasına hep rahatsız olmuşumdur ellerimi çekmek istesemde bu isteğe karsı koydum

Biliyormuşsun bende oldukça önemli davet aldım

Sesinde övünme yoktu ama rahatsız oldum zoraki bir gülümseme takıldım

Ne güzel bu önemli davet kimden acaba

Bay Malert beni davet eti inanabiliyor musun ? Oldukça önemli gibiydi bende hemen kabul etim hata birini götürme sansımız bile var tabii seni çoktan davet etmiştir . Ellerimi çektim ne kadar harika değil mi gözlerimi kaçırdım

O zaman neden bu davete hazırlanı mıyorsun ? Bende işlerimi hallederim

sen sözlerini yarıda kesti şey sesinde kırgınlık vardı hala bir kaç haftamız var ayrıca sen benimle olacaksın değil mi ? Oraya yalnız gitmek oldukça korkutucu bir arkadasımın benimle gitmesi çok iyi olurdu ama sen çoktan davet edilmişin ellerini kenetledi beni yalnız bırakmayacaksın degil mi ?

Şey cevap bile vermeden Benay titremeye basladı yani benimle gelmeyeceksin

yo yo bunu demedim ben orda olamaya bilirim yani dükkanda oldukça çok iş var ve günler yoğun geçiyor

Elimi oldukça sert bir şekilde tutu yinede benim için gelmelisin

Tabii ona zoraki bir gülümseme sundum kız sanki rahatlamış gibi bir soluk aldı ellerimi serbest bıraktı.

Bu harika benimle geleceksin belki uyumlu elbiseler gireyiz ne dersin ?

Evet evet harika olur

Benay çoktan kendini kaptırmıştı gözüm masadaki bilgisayarıma kaydı birden yerimden fırladım

Tabii ya nasıl unutum benim hemen çıktı almaya gitmem lazım çok üzgünüm ama suanda hemen gitmem lazım neden sohbetimizi sonra devam etmiyoruz ?

Elbette oldukça donuk bir cevap verdi .

Benay çıkar çıkmaz dükkana kitleyip kendimi dışarı atım yaptığım doğru bir şey değildi ama kendime engel olamadım kolarımı kenetleyip yürümeye başladım belki fazla tepki verdim sadece benimle gitmek istiyordu yoldan geçenlere baktım güneş hala tepedeydi oldukça fazla insan sokaktaydı bazen kalabalığın içinde kaybolmak istiyordum ama bu bana hep korkutucu gelmiştir tıpkı unutulmuşum gibi geliyordu tıpkı o antikalar gibi tozlanmış ve unutulmuş. Bay Malert beni unutmuştu olamazdı dünkü ziyaretinde neden bana bir davetiye vermedi Benay davet edilmişe bende davet edilmeliyim içimdeki kıskançlığı bastırmaya çalıştım sonuçta benim için o kadar çok şey yaptı belki Benayın beni davet etmesini isterim. kafam alak bulaktı buraya gelmeden önce çoktan bir plan yapmıştım ama hiç biri istediğim gibi gitmiyordu derin düşüncelere dalmıştımki yüzüme sert bir sekilde broşür çarptı sinirle yüzümdeki kağıdı aldım neden sokağa çıktığımda bana bir şeyler çarpıyor mor mavi renklerde olusan kağıda baktım kocaman harflerle sihir gösterime davetlisiniz yazıyordu

Dünyanın en iyi sihirbazımı ?

Kaşlarımı çatım Oldukça iddialı ve uyduruk yazılmıştı kim bu kadar absürt bir yazı yazarki etrafa baktım acaba biri bana sakamı yapıyordu rüzgar bile esmiyor nasıl yüzüme bu kadar sert çarpmış olabilir ? Broşür buruşturup cebime atım bunlarla uğraşmak için zamanım yoktu sihirmiş sadece göz yanılmasından ibaret hala bunlara inan insanlar olması oldukça gülünçtü.çıktı almaya gitimde zaman beklemediğim sekilde geçmişti. Güneş artık tepede degildi çıktı bekledimden uzun sürmüştü elimdeki çıktıyla yürüyordum etraf oldukça kalabalıklaşmaya başlamıştı insanlar merakla etrafa toplanıyordu küçük kız heyecanla ellerini çırpıyordu onu bu kadar heyecanlandıran şey neydi acaba insanlar iyice toplanmadan hızlı adımlarla yürüdüm dükkânımın önünde yakın durdum hazırladım afişleri etrafa asmaya başladım kalabalığın etrafınada bir kaç tane aşmıştım dükkanın önüne geldim kiralık dükkan yazısını cama yapıştırdım gerekli olan tüm bilgileri yazmıştım internet sitesindeki ilanda duruyordu tek yapmam gereken beklemekti

Kalabalığın arasından sıyrılıp ilerliyordu bu konuda çok iyidi kalabalık onun bir parçasıydı dikkatini bir ilan çekti

kiralık dükkan mı ? ilanı yerinden söktü.

Kapı ziline duyunca hemen olduğum yerden fırladım bir müşteri kapının önündeydi altmış yaslarında görünen kadın sıkı sıkı tutu çantasıyla beraber içeri girdi sanki gizli isler çeviriyor gibiydi

Merhabalar nasıl yardımcı olabilirim

Yapabildiğim en iyi gülümsemeyi takındım kadın etrafa bakma gereksinimi duymadan bana doğru yöneldi ellerimi kenetledim oldukça misafirperver davranmaya çalışıyordum.

Ne almak istersiniz ?

Oldukça renkli giyinmişti elbisesinde doksanlar izleri taşıyordu hala kendi çağından çıkamamış gibiydi süslenmeyi seviyor benziyordu

İlginizi çekerse harika doksanlardan kalma rengarenk boncuklarla süslenmiş kolyelerim var teknik olarak pek antika sayılmazdı ama olabildiğince çeşitli ürün satmak istedim o yüzden ayrı bir takı bölümü yaptım

Buraya satın almaya gelmedim

Tek kaşımı kaldırdım o zaman neden geldiniz ?

Satmak için buradayım

Dükkana ilk geldiği halinden eser yoktu sanki Baska bir kadın olu vermişti kolarımı kenetledim

Peki neymiş o ?

Kadını kasaya götürken ona yan gözle baktım Kadın hala sağ solu kontrol ediyordu oldukça paranoyak davranıyordu ister istemez merak etim acaba kaçak bir eser mi ? kaçakçılık oldukça büyük bir suçtu bulaşmak istemezdim kadını simdi kovmalı mıyım ? ama içimdeki merakla mantığımla savaşıyordu ve kimin kazandığı az çok belliydi eseri satın almasam bile göremem gerekiyordu yoksa içim rahat etmezdi kadın çantasından bir yelpaze çıkardı elime alıp incelemeye basladım dokusu oldukça iyi durumdaydı yelpaze oldukça sorunsuz açıldı bir kusuru yok gibiydi ama renkleri dikkatimi çekti çoğunlukla kırmızı renklerle boyanmış siyah çiçekler resmedilmişti Çinlilerin kulandığı iki taraftan katlanabilir yuvarlak yelpazesi değildi japonların kendine has olan şans yelpazesine benzemiyordu japonların ve Çinlilerin kendine has yelpazesi vardı ama bu iki medeniyete farklı tarzları vardı ve farklı anlamları genellikle Çinde statüyü temsil ediyordu zamanında bir çok eşya insanların konumu göstermek için kulandığı oldu ama bu hiç bu amaç için kullanılmışa benzemiyordu. Japonların islemişine daha yakındı kiraz çiçekleri sık sık süsleme amaçlı kullanılmıştır yelpazeye dokundum bambudan yapılmıştı ipek kumaş kullanılmıştı genellikle kırmızı çiçekleri boyamak için kullanılır ama siyah çiçekler oldukça kaotik bir görüntü vardı antika diyordu ama zorlasan elli yıllıktı kaşlarımı çatım yelpazeyi masaya koydum

Bunu nerden aldınız ?

Oldukça önemli bir yerden

kadın benimle alay mı ediyordu yoksa gerçekten mi söylüyordu pek anlamadım

Peki hangi dönmeden kalma ?

kadın yelpazeye hışımla açtı

Atalarımda kalma olduğunu görmüyor musun ?

O ataları tanımıyorum

Yaşlı kadın iyice huysuzlaşıyordu

Tamam Hanım efendi şimdi anladığım kadarıyla önemli bir yerden atalarınıza ait bir eser aldınız ve simdi bunu banamı satmak mı istiyor sunuz ?

Bana anlatıyı kime soraysan sor oldukça gülünçtü .

Bu yeterince açıklayıcı olmadı mı ?

Yaslı kadın sustu pekala cümleleri toparlamaya çalışıyordum.

Sen hiç iyi sansa inanmaz mısın ?

iki kaşımı birden kaldırdım

iyi şansımın bunun konuyla ne alakası var.

Bu yelpaze sıradan bir yelpaze değil kızım atalarım bizzat yapmış olduğu özel bir eser

Yaslı kadın oldukça küstah konuşuyordu gözlerim seriyordu sinirim iyice artıyordu

Dürüst olacağım bu yelpaze tas çatlasa elli yıllık ve bana bunun atalarınızın mı yaptığını söylüyorsunuz torununun yaptığını söylesen daha çok inanırdım

Yaptığım hatayı fark eder etmez ağzımı kapadım hadimi fazla astım .

Kadın yelpazeye bana oldukça tehditkar bir sekilde tutu

Sen ne anlarsın önüme iki boncuk getirip gözlerimi boyamaya çalışan kimdi ?

Ezel terleri dönüyordum karşılaştım en sıkıntılı müşteri açık ara bu kadındı . Ellerimi kaldırdım teslim olma sinyali gönderdim

Tamam tamam beni hakladınız

Kadın yelpazeye indirdi kafasını yana çevirdi bu haliyle müşteriden daha çok asilzadeye benziyordu . Kolarımı gevşetim kadın hala tedbirli davranıyordu birkaç dakika birbirimize süzdük basta bu kadar tedirgin olmasının sebebi neydi merak etim belkide yelpaze onun için çok değerlidir o zaman neden satmak istesinki değerli olan seyler saklanmalıdır. Ellerimi kenetleyip masaya koydum

O yelpaze gerçekten şans getirir mi ?

Japonların yelpazeyi şans getirdikleri inandıklarını duymuştum ama buna pek inandırıcı gelmemişti Yaslı kadın bana imalı bir sekilde baktı

Sana yalan borcum mu var ?

Kafa salladım peki neden satmak istiyorsun ?

Elden çıkmasını istiyorum alıyor musun ? Yelpazeyi gösterdi yoksa almıyor musun ? Yelpazeyi kendine doğru çekti kadın cevap almayınca arkasına döndü sen kaybedersin yaslı kadın arkasını dönüp giderken

Alıyorum

Kadın amacına ulaşmıştı torunumun yaptığı bu yelpazeyi alacak mısınız ?

Bir kahkaha patlatı

Evet alacam ama antika olduğu için değil

Kadın gülmeye kesti bana oldukça cidi baktı o zaman neden alıyorsun ?

Omuzları silkeledim bu antikacıyı yeni açtım biraz sansın kimseye zararı dokunmaz ve daha pazarlık kısmına gelmedik ona yaramaz bir sekilde gülümsedim

Yaslı kadın başına dikleştirdi ne kadar istersen?

Kadın yelpazeye açtı sanki serinlemeye çalışıyordu ama antikacı sıcak degildi bunu ikimizde biliyorduk

Bes yüz

Kesin bir sekilde söyledim elinin üstüne almam

Yaslı kadın gözlerini bir kaç kez kırptı

Ama- bu

Dediğim gibi sadece Şans için alılıyorum kimin yaptığı umrumda değil

O zaman yüz kafamı salladım oldukça sıkı pazarlıkçısın yetmişe ne dersin ?

Yelpazeye göz ucuyla baktım aslında o kadar güzel bile değil yoksa tüm sansını tüketiniz mi ?

Kadına sırıttım elinin üstüne çıkmam bunu oldukça keskin bir şekilde söyledim

Yaşlı kadın dişlerini sıktı tamam elli olur .

Ellerimi çırptım o zaman anlaştık

Yaslı kadına oldukça güzel bir gülümseme ile karşılık verdim neden ödemeyi yapmıyoruz

Yaslı kadın oldukça hızlı ayrıldı parayı elimden aldığı gibi hızla antikacıdan çıktı arkasını bile dönemdi ne kadar huysuz bir kadın masanın üstündeki yelpazeye baktım iyi sansa inanmam ama yinede yelpazeyi almıştım neden aldığımı ben bile anlamamıştım belkide sadece kadına üzüldüm neden yelpazeden bu kadar kurtulmak istediki belki biri vermiştir unutmak istediği biri insanlar birini hatırlamak istemediğinden ona ait tüm eşyaları atarlar onu unutmak pahasına eşyalardan kurtulmak isterler ben böyle bir şey asla yapmazdım eşyalara tutunarak yasamak biraz acınası görünebilir ama birini unutmak kadar kötü olamaz . Bu eşyaların sahipleri unutulmuştu tıpkı bu yelpazenin sahibi gibi boynumdaki kolyeme dokundum ne zaman gergin olsam kolyeme dokunurdum onu aldığım günden beri boynumdan çıkarmadım aldığım ilk antika bu kolyeydi oldukça kötü durumdaydı eski güzelliğinden eser kalmamıştı ama ona ayrı bir güzellik katmıştı çirkin şeyleri sevmek benim isimdi gülümsedim bu çirkin seylere ev bulmak benim görevimdi. Beklenmedik müşteri uğurladıktan sonra bir kaç afacan dükkanıma uğradı küçük kız ağızı açık sekilde dükkanımın içinde geziniyordu yandaki iki çocuk ise umursamaz tavırları vardı .

Neden bu dükkana girdik tıpkı perili eve benziyor

O zaman durumda ben periyim

Rafların arasında kafamı uzatım çocuklar korkmuş gibiydi

korkmayın sadece tozları alıyordum elimdeki püsküllü gösterdim

Size nasıl yardımcı olabilirim beyler

Biz sadece kız kardeşimizi bekliyoruz

Onlara gözlerime kısarak baktım öylemi bende sizin hazinemi çalmak için geldiğinizi sandım.

Hazine mi ?

Çocukların gözleri parladı burada hazine mi var ?

Tabii var size bir sır verimi buradaki eşyaları bir zamanlar krallar ve kraliçeleri kulandı

Çocuğun teki kolarını kenetledi suratını astı

Bence bunlar sadece hurda

Hayır değiler rafın üstündeki bakır kadehi dikkatli bir şekilde aldım bu kadehe bakın belki bir zamanlar bu kadehten krallar su içti

Yani bu kadehten içersek bizdemi kral oluruz

Aslında o işler pek öyle olmuyor ama çocuklar bana oldukça yalvaran gözlerle baktı pekala pekala bakabilirsiniz

Çocuklar sevinçle kadehi elimden aldılar

Bakın ben artık kralım

Hayır ben kralım ilk ben aldım

Hayır ben

Birbirine yiyen küçük afacanlara baktım onları ayrışam iyi olacaktı minik eller savaş halindeydi

Neden buna bir seçimle karar vermiyorsunuz

Haklısın

İki çoçuk bu fikri onayladı bu durumda hakem kim oluyor ?

Buldum Minaya soralım

Çocuklar dükkananın içinde kayboldular hızlıca onları takip etim çocuklar acaba biraz yavaşlasak mı ?

Mina Mina

Kız pek oralı görünmüyordu raftan bir kitap almaya çalışıyordu

Mina kim kral olacağına karar vermen gerek

kız kardeşlerine döndü kral mı ?

Sanki ne saçmalıyor bunlar der gibiydi kız tekrar rafa döndü kızın yüzü birden aydınlandı aslında kitaba uzanamıyorum iyi bir kral sorunlara çözer öyle değil mi ?

İki çocukta kafalarını saladılar . Bu durumda bana ilk kitabı veren kral olur

Kızın yüzündeki hain gülümsemeyi sadece ben görünüyor gibiydim iki çocukta aceleyle kitaba ulaşmaya çalışıyordu birbirlerinin üstüne çıkmaya çalışıyorlardı rafı basamak olarak kullanmaya çalışıyorlardı rafla gıcırtısı kulağıma kadar geldi

Çocuklar bence bu kadar yeter Beni dinlemeden kitaba ulaşmaya çalışıyorlardı Size ÇEKİLİN dedim

İstemeden sesimi yükseltim çocuklar hemen köseye çekildiler ama küçük kız hala rafın oradaydı ayaklarını sinirle yere vurdu

Siz almazsanız ben alırım rafa uzanmaya çalışıyordu beni harekete geçiren rafın salanması oldu küçük kızı kucakladım kitaplar üzerimize düşmeye basladı kalkan görevi gayesiyle yerine getirdim kitaplar sag sola savruluyordu Minayı köseye çektim iki çocuk bize doğru geldi

Mina iyimisin ?

Kızın gözleri dolmuştu hey ağlama ama annem bize kızacak iki çocuğun ne kadar beceriksiz sakinleştirici olduklarını görünce içimi çektim raf yerinde oynamıştı kitaplar her tarafa saçılmıştı acele etmeseydim kitapların arasında kalabilirdik kızın bu kadar istediği kitaba baktım oldukça sevimli hayvanlardan olusan boyama kitabıydı Bu kitap buraya nasıl geldi ? kitabı elime aldım küçük kıza doğru yürüdüm

Bunu mu almaya çalışıyordun ? Kız kafa saladı o zaman al bakalım

kız yavaşça kitabı aldı

Teşekkür ederim abla

Bana oldukça sıcak bir sekilde gülümsedi

Gördünüz mü sizi beceriksizler

Hey o kitabı almak için eziliyorduk

Üç kardeş kavga ediyordu tüm kitaplar etrafa dağılmıştı ama en azından artık kız ağlamıyordu

Abla abla çocukların biri eteğimi çekti bu durumda sen kraliçe mi oluyorsun?

Ne diyeceğim bilemedim gururla kafamı kaldırdım

Evet ben kraliçe oluruyorum bu durumda kadeh bana ait çocuklar etrafımda dönmeye basladı

Çok yasa kraliçe

Çocukların elinden kadehi aldım her zamnki yerine koydum küçük kız bana yaklaştı ayaklarını birbirine değdiriyordu arkada iki kardeşi arkada onu bekliyordu

Bu kitap ne kadar ?

işaret parmağımı çeneme götürdüm sizde ne kadar var ?

Çoçuklar ceplerini kurcalamaya başladı bir kaç bozuk para yarısı yenmiş bir bisküvi ve bir paket jelibon çıkardılar bu kadar yeter mi ?

Kolarımı açtım

Evet yeterli

Üç çocuk sevinçle zıpladı

Teşekkür ederim abla

Üç afacan dükkanımadan çıktıktan sonra etraf tam bir karmaşaydı dolabı kitaplığı iyi monte edemem benim suçumdu kitapları koymak için karton kutu çok iyi olurdu hala etrafta bir kaç karton kutu olması gerekiyordu kitapları toplanmaya basladım yeni taşınmanın avantajları bir sürü karton kutu olmasıydı şimdilik kitapları kapının önüne koymaya karar verdim Güneş batıyordu birazdan dükkana kapatıcaktım yarın kitaplığı monte ettirmem gerekiyordu yarın için yapılacak listem uzuyordu kitapları konularına göre yerleştirdim karton kutuya taşımak için eğildim düşündüğümden daha ağır çıktı ama Bay Malertan bavulunu yanında tüy kadar hafifte. kapının önünü geldiğim anda kapı sertçe açıldı dengemi kaybetmeme neden oldu yere oldukça sert bir sekide çarptım karton kutu yere düştü etraf tekrardan dağılmıştı

Düşündüğümden daha dağınık çıktı

Alaycı yorumun sahibine döndüm gün batımın altında sarı saçları güneş gibi parlıyordu gözlerinden sanki tüm bir gökyüzünü saklıyordu bana alaycı bir sekilde gülümsedi uzun sarı kıvırcık saçlarını at kuyruğu seklinde toplamıştı açık mavi gözleriyle beni izliyordu mavi bir takım giymişti takımındaki ciddiyet kızda yoktu kıza şaşkınlıkla baktım

Sende kimsin ?

Yeni kiracın

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.