İçeriğe geç

Gökkuşakları

Bölüm 7 · 5 dk okuma

Gökkuşakları

Bölüm 7

-Bölüm 7-

Ekran başında öylece kalakalmışlardı. İlk kendine gelen Ecem oldu. Fakat o da üzerine bir ceket geçirdikten sonra, telefonunu da masanın üzerinde bıraktığı gibi odadan hızlıca çıktı.

"Ecem! Nereye?" diye seslendi Ayça girdiği şoktan henüz çıkmış bir şekilde.

"Kanka telefonun! Ecem!" diye seslendi Esra ama nafile.

"Ben gidiyorum!" diyip ayaklandı Mert. O da telaşlanmıştı.

"Nereye gidiyorsun!?" diyip kaşlarını çattı Ayça. Mert'in evinin İpek'in evine uzak olduğunu biliyordu.

"Ne yapayım burada meraktan delireyim mi??" diye tersledi Ayça'yı. Hemen ardından aramadan çıktı.

"Polisi aramamız gerekmez mi?" diye sordu Efe korkmuş bir şekilde. Ekrandakilerin bakışları onun profilinin olduğu kareye kaydı. Ayça onu onaylar şekilde kafasını salladı.

"Saçmalamayın oturun oturduğunuz yerde ya." diye mırıldandı Canberk eski bıkkın yüz ifadesini takınırken. Nasıl oluyordu da bu kadar umursamaz olabiliyordu? Hayret doğrusu!

"Ya herifin teki girdiyse evine?" dedi Ayça.

"Nasıl bu kadar umursamaz olabiliyorsun??" diye ekledi ses tonunu yükselterek.

"Asıl siz abartıyorsunuz." diye cevapladı onu Canberk. Ne vardı ki sanki eve bir katil girmişse? (!) Ya da ayyaşın biri?

"Ulan İpek'in evine biri girmiş duymadın mı kızı?! Ya bir şey gelirse başına?!"

"Ne yapmayı düşünüyorsun??" diye tersledi çenesini yasladığı yastıktan kaldırıp kaşlarını çatarken. Ayça anlık olarak dudaklarını araladı fakat verebilecek bir cevabı yoktu. Diğerleri susmuş, ikilinin tartışmasını dinliyordu. Birkaç saniye bile geçmeden Esra aramadan sıvıştı. Zaten yeterince gerginken bir de onların kavga ettiğini görmek istemiyordu. Aramada durmanın da bir anlamı yoktu. Bir şey söyleyecek olursa da; Malum iki boğanın arasına atlamış olurdu.

"Ulan evinin adresini bile bilmiyoruz. Ne yapabilirsin? Polisi arayıp 'Ya polis bey bizim arkadaşın başına bir şey geldi.' mi diyeceksin? Gitti Ecem işte. Haber bekleyeceğiz. Olmadı onlar halleder."

"Ya sabır! Gerçekten tam bir malsın Canberk!"

"Tartışmasanız mı?" diye araya girdi Efe ürkekçe. Tartışmak anlamsızdı.

"Efe bence biz karışmayalım" diyip hafifçe gülümsedi Koray ona.

"Ayça. Evine biri girse. İpek onu duymaz mıydı önceden? Eve giren birinin, mutfakta ne işi var? Hangi gerizekalı o kadar gürültü çıkarır? Bir kendinize gelin ya!"

"Amına koyayım, mutfak eşyalarının kendi kendine düşeceği yok ya?!"

"Vardır bir açıklaması. Ecem gitsin haber alırız zaten."

"Seni bazen eşek sudan gelinceye kadar dövesim geliyor."

"Ayça seni kırmak istemiyorum o yüzden kes artık amına koyayım ya. Yeter lan. Ne stres yaptınız"

"Biz bence aramayı kapatalım. Şu Ecemin telefonu da açık kalmasın boş boş." diyip daha fazla uzamasın diye araya girdi Koray.

"Stresini sikeyim Canberk! Amına koyduğumun malı. Biri girerse, kızın başına bir bok gelirse de böyle rahat mı olacaksın??"

"Ayça üzgünüm ama Canberk haklı, elimizden şu an başka bir şey gelmez." diye sakinleştirmeye çalıştı Koray onu.

"Bence de..." diye sessizce katıldı Efe ona.

"Hem zaten yeterince endişeliyiz İpek için. Bence daha fazla ortamı germemize gerek yok, değil mi?" dedi Koray. Sertçe bakan Canberk sinirle bakan gözlerini ekrandan ayırdı, kafasını başka tarafa çevirdi.

"Tartışmanız yanlış. Tek yapabileceğimiz İpek'ten ya da Mert'ten haber beklemek olacak. Lütfen üzmeyin birbirinizi." diye ekledi Efe usulca. Ayça da Efe'nin hatrına sustu ve kafasını salladı. Koray da durgunlaşmadan istifade ederek aramayı kapatmalarının daha iyi olacağını söyledi. Böylelikle hepsi birer birer ekrandan giderken Efe onları izledi. Ve sonda Koray kalınca bir an tereddüt edip ona seslendi. Koray da tam aramayı kapatacakken durdu. Ekrana baktı bir an.

"Buyur Efe?" diye yanıtladıktan sonra saçlarını geriye yatırıp gülümsedi.

"Bir durmadılar amına koyayım ya" diye ekledi. Efe Korayın bu tepkisine güldü.

"Hep böyle tartışıyorlar mı?" diye sordu sakince.

"Ya kanka her zaman. Tartışmazlarsa da birbirlerine sataşmadan durmuyorlar."

"Anlıyorum.." Bir süre sessiz kaldılar.

"Ama bir şey diyeyim mi? Şu dananın rahatlığı benim de çok sinirime dokunuyor yalan yok. Nerden geliyor bu rahatlık anlamıyorum ki. Ulan ülkede savaş çıksa 'ne abarttınız, iki bomba atarız olur biter' der." diyince Efe gülmeye başladı.

"Yok yok. 'Erken kurtuluruz işte' der" diye düzeltti kendini Koray ve gülmeye başladı o da. Efenin gözleri ekrana kaydı gülerken. Korayın gülüşünü çok hoş bulmuştu nedense.

"Sen buna rağmen iyi anlaşıyorsun galiba Canberkle" dedi sakince.

"Evet ya. Anlaşıyoruz bir şekilde. Sen de olsan anlaşırdın inan. Bakma öyle dana olduğuna" diyip güldü tekrardan. Efe de tekrardan gülümsedi. Aklına gelen soruyu Koraya sormayı çok istiyordu fakat düşününce hafif bir heyecan hissetti. Ayrıca sormasının gereksiz veya saçma olacağını da düşünmeden edemedi. Gerçi, sadece soruydu, ne vardı ki sorsaydı?

"Ben şey soracaktım. Senin-" derken Koray da onunla aynı anda konuşunca ikisi de sustu.

"Sen söyle" dedi Koray gülerek.

"Yok yok sen söyle. Unuttum zaten" deyip güldü Efe de.

"Ecemin telefonu hala açıkta kalmış, kapatalım da boşa durmasın öyle diyecektim." diye yanıtladı Koray. Efe, Koray göremeyecek olmasına rağmen kafasını salladı.

"Doğru. Peki şey, biz özelden araşalım mı? Yani tabii istersen sen de"

"Olur kanka şunu bir kapatalım arayım ben seni hemen" diyip gülümsedi Koray. Şimdi ekrana daha yakın duruyordu. Saçını geriye yatırdıktan sonra aramayı sonlandırdı. Efe de Ecemin boş odasının durduğu ekrana bir süre baktı. Derin bir iç çekti. Ardından o da aramayı sonlandırdı.

Bir süre sonra, ekranda beliren bildirim ile kaşlarını çattı Efe. Mesaj Koraydandı.

Efe - BirAdetFişek özel sohbet

BirAdetFişek: Kanka benim şarjım azalmış ya. Telefonu şarja takayım, mesajlaşalım istersen. Olur mu?

Efe: Olur olur. Rahatına bak sen.

BirAdetFişek: Tamamdır taktım. Sen ne konuşacaktın benle?

Efe: Hiç ya. Öylesine sohbet edelim diye söyledim. Bir şey konuşacağımdan değil.

BirAdetFişek: Anladım.

--

Ne yazacağını bilemez halde ekranla bakışıyordu Efe. Gelen bildirim sesiyle düşüncelerinden sıyrılıp mesaja baktı.

BirAdetFişek: Bize de bu rahatlık nerden geliyor anlamış değilim :D

İpek'in başına ne geldi bilmiyoruz ama gayet sakin takılıyoruz burda

Efe: Zaten elimizden de bir şey gelmez ki..

Ecemden elbet haber gelir.

BirAdetFişek: Kanka yalnız o telefonunu unutmuştu

Hatırlatayım da :D

Efe: Doğru diyorsun.. Unuttum

Yine de ulaşırlar bize. Olmadı İpek'in telefonu var.

BirAdetFişek: Doğru diyorsun.

Kanka benim gitmem gerek. Canberk çaldırıp duruyor. Şu mala bakayım bir.

Hemen dönerim.

Efe: Rahatına bak :)

BirAdetFişek: Hadi görüşürüz.

Efe: Görüşürüz.

--

Efe konuşmadan çıktı. Rehberine girip Koray'ın bilgilerine girdi. İsmini değiştirip farklı kaydettikten sonra bir şey var mı diye gruba baktı fakat herhangi bir şey yazmıyordu. Ne yapacağını bilmediğinden uygulamalardan çıktı, sakin bir müzik açıp sesini yükseltti. Düşüncelerinden bir süreliğine uzaklaşabilmek için gözlerini kapatıp kafasını yatağının başlığına yasladı. Fakat aklında endişelenmesi gerektiği arkadaşı yerine bir başkası vardı.

***

Çok uzun bir ara oldu değil mi? Üzgünüm. Deprem sonrası bir ton şey yaşadım inanır mısınız? Şu sıralar da saçma sapan şeylerle uğraşmaya devam ediyorum, fakat arada buraya girip bir iki cümle ekleme yapıp çıkıyordum. Kurgu gerçekten beklenmedik şekilde değişiyor. Ve benim öncelerden yazdığım iki bölüm çürüyor şu anki gidişata göre. Buradakileri aşırı özledim ve kafamda deli kurgular (her zamanki gibi). Dilerim ki sizde her şey yolundadır. Kendinize çok iyi bakın! Sonraki bölümde görüşmek üzere. < 3

Bölüm sonu

1 yorum