İçeriğe geç

Gökkuşakları

Bölüm 8 · 7 dk okuma

Gökkuşakları

Bölüm 8

-Bölüm 8-

Çok uzun bir süre geçmemişti ki telefonu titredi Efe'nin. Gözlerini aralayıp düşüncelerinden sıyrıldı. Ekrana baktığında gelen aramanın Ayça'dan olduğunu gördü. Bildirim panelinden çalmakta olan şarkıyı durdurup aramayı hızlıca yanıtladı.

"Alo Efe?"

"Efendim?" diye yanıtladı Efe bir iki öksürüp boğazını temizledikten sonra.

"Ya şu Berk beni delirtecek amına koyayım" diyen Ayçayla biraz gerildiğini hissetti. Ayça bir şeye sinirlendi mi lafı uzatmaz, direkt sadete gelirdi.

"Ne oldu ki?" diye sordu Efe sakin bir tonla. En son aramada tartışıyorlardı. Onu da Koray durdurmuştu. Yoksa sonrasında bir daha mı tartışmışlardı?

"Pezevenk midir nedir. Nasıl bu kadar rahat oluyor anlamıyorum amına koyayım." diyip gülünce, Efe de rahatlayıp gülümsedi. Anlaşılan aramadan sonra bir şey olmamıştı.

"En azından Ecem kontrol etmeye gitti."

"Bir o su serpiyor içime zaten." diyen Ayçanın yanından bir ses daha geldi. Efe de sessiz kalıp Ayçanın yanındaki şahısla muhattap olmasını dinledi.

"Ha? Yok iyiyim böyle. Çakmak var mı? Benimki bitmek üzere. Yok ya. Aynen. Sağol. Tamam ya bakarız birazdan." Bu birkaç cümleden sonra bir çakmak sesi, derin bir iç çekiş ve nefes veriş. Sonrasında Ayça yine yanındakiyle konuşmaya devam etti.

"Arkadaşımla konuşuyorum. Bahsetmiştim ya sana Efe diye." Yanındakinin sesi az da olsa geliyordu fakat ne söylediği, uzak duruyor olsa gerek, pek anlaşılmıyordu.

"Aleyküm selam. Söylerim. Efe, Bartu'nun selamı var sana" Demek ki yanındaki Ayça'nın sevgilisiydi.

"Aleyküm selam, sen de selam söyle."

"Onun da sana selamı var!" diye yüksek sesle konuştu Ayça Bartu'ya doğru. Uzaklaşıyor olsa gerek sesini yükseltmişti.

"Aleyküm selam diyor kanka." Ayça'dan derin bir nefes verme sesi daha.

"Gece gece dışarıda mısın?" diye sordu Efe.

"He ya. Hava alalım dedik Bartu ile."

"Yine sigara içiyorsun.."

"Aynen kanka."

"Bırakmayı düşünmüyor musun?"

"Düşünüyorum kanka da, ne bileyim. İçmeyince başım ağrıyor deli gibi. İçmem gerekiyor."

"Neden bu kadar çok içiyorsun?"

"Ya kanka sinirlenince içmezsem olmuyor. Canım sıkılınca da keza öyle. Bir de-"

"Bahane bunlar Ayça. Her şeye içiyorsun." diyip güldü Efe.

"İllet kanka illet gerçekten. Öyle pat diye bırakamıyorsun malesef." diye yanıtlayıp güldü.

"Anlıyorum." diyip gülümsedi Efe.

"Neyse ya. Şu İpek'in başına bir şey gelmemiş olsun da. Yoksa Berk'in kafasını götüne sokacağım."

"Canberk sanki.. ne bileyim, fazla mı rahat?"

"Kanka aşırı rahat pezevenk."

"Ya sinirlenme ama nedense ben de ona hak verdim bir an. Ya ne bileyim o kadar gürültü çıkaracak bir insan evladı olamaz bence. Zaten sonra-"

"Ya kanka ne olursa olsun. Bu tür şeylerde emin olamayız. Ya gerçekten biri girdiyse içeri? Hem biri girmediyse o ses neydi o zaman?"

"Bilmiyorum ki.." Ayça bunun üzerine derin ve sıkıntılı bir şekilde ofladı.

"Öğreniriz yakında." Bitirdiği sigarasını söndürdü. Misket tutar gibi tuttuğu izmaritini orta parmağıyla vurarak bir kenara fırlattı.

"Aynen öyle.."

"Neyse kanka ya. Ben kapatayım. Sağol muhabbet için."

"Ne zaman istersen Ayça. Dikkat et kendine olur mu?" diye yanıtladı onu Efe.

"Eyvallah. Sağolasın Efecim. Sen de dikkat et kendine." diyip gülümsedi Ayça. Ardından vedalaşıp aramayı sonlandırdılar.

Efe arama bittikten sonra ekranına baktı. Koray'dan mesaj yoktu. İç çekip müzik dinlediği uygulamayı açtı. Şarkısını başa sarıp oynat tuşuna bastıktan sonra yatağında yan yatıp gözlerini duvara dikti. Gözünün önüne sahneler geliyor, olanlar ve olacaklarla ilgili binbir türlü senaryo kuruyordu. Onlarla bir gün buluşacak mıydı? İpek'in başına ne gelmişti? Canberk niye bu kadar rahattı? Ecem ne yapmıştı? Ayça iyi miydi? Peki ya Koray? Onu düşününce bir an duraksadı. Neden onu düşünüyordu ki şimdi?

----

Gecenin bilmem kaçında annesinin dürtmesiyle uyandı Efe.

"Oğlum. Kalk. Bak yamuk yatmışsın. Boynun tutulur be çocuğum. Kulaklığı da çıkarmamışsın. Vallahi bir gün dolanacak boynuna, boğulacaksın. Hadi kalk yavrum." Annesi bunları sakin ve yumuşak tonda söylerken oğluna ufaktan yardımcı olup doğrulmasını sağladı. Efe yatağında oturur pozisyona geldikten sonra kulaklığını çıkarıp kenara koydu. Sonra elleriyle yüzünü ovup parmaklarını saçlarına geçirdi.

"Oğlum? İyi misin? Bir şeyin mi var?" diye sordu annesi.

"Yok annem yok. Dediğin gibi boynum tutulmuş biraz." diyip derin bir iç çekti. Saçlarını geriye atıp telefonunu eline aldı. Saati kontrol ettiğinde 1 saatten biraz fazla bir süredir uyuyakalmış olduğunu fark etti.

"İçim geçmiş. Kabus gördüm herhalde. Kafam çorba gibi." dedi Efe. Sonrasında kalktı. Annesi de onunla beraber kalktı.

"Ben bir elimi yüzümü yıkayım. Bir de su içeyim." diye ekledi.

"Tamam yavrum. Hadi Allah rahatlık versin oğlum." diyip odadan çıktı annesi.

"Sana da annecim sana da." diye yanıtladı onu Efe. Sonra da lavaboya gidip yüzünü yıkadı. Havluyla yüzünü kuruturken aynadaki yansımasına baktı. Koray'ı neden rüyasında gördüğünü sorguluyordu. Bu ne biçim şanstı böyle. Rüyasında beraber görüntülü görüşüyor, gülüp eğleniyorlardı. Yüzünü kuruttuktan sonra havlusunu astı. Mutfağa indi. Kendine bir bardak soğuk su doldurup içti. İçi ferahlamıştı resmen. Bir "oh" çekip bardağı tezgaha bıraktı. Sonrasında odasına doğru adımlamaya başladı. Kapısını açtığında karanlık odada parlayan ve titreyen telefonunu fark etti. Yatağına ilerleyip telefonu aldı. Ekranda gördüğü şeyle kulaklığını hızlıca taktı. Gelen sesli aramayı anında yanıtladı.

"Alo?"

"Efe nerdesin sen be. Sana da bir şey oldu sandım bak." diyen Ayçayla güldü.

"Uyuyakalmışım. Afedersiniz."

"Kanka ne olmuş?" diye sordu Koray.

"Ya. Hahahahaha. Abi sinirlerim çok bozuldu. Aklım çıktı amk!" diyen Ecem'i duyunca Koray güldü.

"Ecem? Kanka İpek nerde?" diye sordu Esra.

"Hoparlördesiniz duyuyorum sizi." dedi İpek titrek ama güler bir sesle.

"Ne olmuş? İyi misin İpek?" diye sordu Efe.

"Ya kanka. Hahahah! Of! Karnım ağrıdı gülmekten." diye aramanın başından beri gülen Ecem'i İpek telefondan uzaklaştırdı.

"Ya şey... İçeri kimse girmedi." dedi İpek.

"Dedim ben size amına koyayım." diye boğuk bir sesle konuştu Canberk. Muhtemelen yine yüzünü yastığa yaslamış bir şekilde uzanıyordu.

"Berk sus sikerim." diye yanıtladı onu Ayça.

"Neymiş olay o zaman kankam?" diye sordu Esra.

"Başına bir şey geldi diye korktuk." diye de ekledi.

"Ahahah! hahaha! yaaa!! offf! Bak şimdi! haha! bak. Dur dinle. Ya İpek dur ben anlatacağım." diye güle güle tekrardan telefona yaklaştı Ecem. Telefonu İpek'ten alıp konuşmaya başladı.

"Bunlar akşama doğru yemek yapmışlar tamam mı? Hahaha! Haha- neyse. İşte annesi de haha!"

"Kanka düzgün anlat da anlayalım." diyip güldü Esra.

"Harbiden kafayı yiyordum nerdeyse!" dedi Ayça.

"Tamam.. hah- tamam." diye konuştu nefes nefese.

"Ayyy" derin bir nefes verdikten sonra konuşmasına devam etti.

"Annesi komşuya giderken İpek'e demiş ki 'Kızım yemek soğusun diye tezgahın üstüne, pencerenin önüne koydum. Uyumadan dolaba koyarsın. O zamana soğumuş olur.' demiş. Bunlar tek katlı evde oturuyorlar ya, neyse işte kedi gel, zıplayıp pencereden içeri gir. Önce tencereye sonra bulaşıklara çarpmış tabi. O anki korkuyla da mutfağı dağıtıp koşmuş."

"İpek banyoda saklanırken kapıya vuran şey neydi peki?" diye sordu Ayça.

"Ya kedi o panikle hızlıca koşup mutfaktan çıktı. O hızla da kayıp banyonun kapısına çarptı." diye lafa girdi İpek.

"Ben de korkudan telefonu düşürdüm." diye ekledi.

"Hay Allah senin canını almasın. Biz de birbirimizi yedik burda Berkle." diye yanıtladı onu Ayça.

"Çok şükür sana bir şey olmadı." diye lafa girdi Efe.

"Hahaha! Bunu unutmayacağım. Yeminle aklım çıktı bunun yüzünden." diyip güldü Ecem.

"Telefonu bile evde bıraktın kanka sen." dedi Esra ve güldü.

"Harbiden ya." dedi Ecem.

"Peki ya İpek'in annesi?" diye sordu Ayça.

"O komşuda şimdi. Haber etmedik henüz. O da gelince anlatır güleriz. Önce ortalığı toplayalım biz." dedi Ecem.

"Yalnız bir şey diyeceğim." diye araya girdi Efe.

"Doruk ile Mert nerde? Aramada değiller. Ayrıca Mert en son aniden aramadan çıkmıştı. Ne yaptı?" diye ekledi. Anlık bir sessizlik oldu.

"Kanka ben bu haberleri şimdi Doruk'a söylerim. Yazışıyorduk. Akraba ziyaretindelerdi en son. Dayısı mı amcası mı yurt dışından gelmiş diye bu kadar geciktiler. Dönmediler daha eve." diye yanıtladı Esra.

"Mert nerde o zaman?" diye sordu Ecem.

"Ulan bu manyak çıkıp size geliyor olmasın" dedi Ayça.

"Yapar o manyak. Ben ararım onu şimdi." dedi Koray.

"Geçmiş olsun İpek. Hadi iyi geceler hepinize." dedi Canberk düz bir sesle ve aramadan çıktı. Ardından Koray da aramadan çıktı.

"Biz de kapatalım. Etrafı toplayalım annem gelmeden." dedi İpek.

"Çok geçmiş olsun kankam." dedi Esra

"Geçmiş olsun İpek." dedi Efe.

"Tamamdır kolay gelsin size. Geçmiş olsun." dedi Ayça.

"Teşekkür ederim. Sağolun. Gerçekten üzgünüm. Sizi de korkuttum boş bir şey için."

"Ya saçmalama. Ya gerçekten biri olsaydı??" diye çıkıştı Ayça.

"Çok şükür çıkmadı." diye sakince yanıtladı onu İpek.

"Ben de kapatayım Doruk'a anlatayım. Görüşürüz yarın." dedi Esra ve aramadan çıktı.

"Ben de eve geçeyim artık. İyi geceler." diyip aramadan çıktı Ayça da. Ecem ve İpek de vedalaştıktan sonra aramadan çıktılar. Efe yavaşça kulaklığını çıkardı. Telefonuyla beraber komodinin üzerine koydu. Şarj cihazını çekmecesinden çıkarıp başucundaki prize taktı. Telefonunu da şarja taktıktan sonra komodinin üzerine bıraktı tekrardan. Duydukları karşısında rahatlamıştı. İpek güvendeydi. Ama şimdi de Mert ne yaptı onu bilmiyordu. Bir an aramayı düşündü ama sonra vazgeçti. Zaten bu durumla Koray ilgilenecekti. En iyisi uyuyup aksiyon dolu geçen bu günü kapatmaktı. Yavaşça yatağında yan yatıp gözlerini kapattı.

***

Gecikme için gerçekten üzgünüm! İnanın sıkıntılı zamanlar geçiriyorum. Elimden geldiğince yazıp yeni bölüm atmaya çalışıyorum. Çoğu zaman bölüm içeriği içime sinmiyor ve her seferinde bir şeyleri değiştiriyorum. Daha önce de söylemiştim; bir bölüme bir gün bakıp iki gün bakmayınca, sonrasında tekrar bakınca yine bir şeyler değiştiriyorsun. Yani yazdığım gibi paylaşmıyorum. Sabırla bekleyen herkese çok teşekkür ederim şimdiden. Kendinize iyi bakın lütfen < 3

Bölüm sonu

2 yorum

  • Merhabalar kitabın çok güzel.Yazmaya yeni basladım.O yüzden fikirlerinize ihtiyacım var rica etsem kitabıma bakar mısın.Teşekkürler.🫀

  • Merhabalar kitabın çok güzel.Yazmaya yeni basladım.O yüzden fikirlerinize ihtiyacım var rica etsem kitabıma bakar mısın.Teşekkürler.🫀