İçeriğe geç

Gökkuşağı Koruyucuları

Bölüm 15 · 5 dk okuma

Gökkuşağı Koruyucuları

Bölüm 15

Anlaşmalar ve Sonuçları

Tanrıça İris,ellerini alnına bastırmış bir şekilde kendi cehenneminde duruyordu.Zihnindeki susmak bilmeyen sesler yüzünden giderek kafasına baskı yapmaya devam eden Tanrıça neler olduğunu biliyordu.Gözcüler olup biteni alaycı bir üslup ile anlatıp onu tekrar o cehennemde bırakmışlardı. Kızı geri dönmüştü.Ama tanrıça zaten bunu biliyordu.Bir gün birden çok büyük bir güç dalgası hissetmişti hatta tutsaklığının sonuna geldiğini ümit etmişti fakat bu bile onu oradan kurtaramamıştı.Kızlarını kurtarmak için kendini feda ettiği o günden sonra düşman krallığın pençesine düşmüştü.Gücsüz düşen tanrıça kendini savunamayıp buraya atılmıştı.Ne cennetteydi ne cehennem de,ama etrafta hiçbir şey yoktu.Sadece altın sarısı kumlar,sanki ona bir işaret verilir gibi...Ellerini kafasından çeken tanrıça sırt üstü kumlara uzandı.Kendisi için cehennem olan bu yerde olmaya alışmış olmasına rağmen birkaç gündür içinde bulunan büyük sızı geçmiyordu.Bir kaç gün önce kumların üstünde öylece dururken birden kalbine bir şey saplandığını hissetmiş dünya ayaklarının altından kaç kere gidip gelmişti.Hâlâ içindeki o sızı geçmiyor ara sıra kalbi yanıyordu.Rüyalarına giren kişi ile tatsız duruma dahada kötü yapıyordu.Yüzünü tam hatırlamasada gözleri aklından bir türlü çıkmıyordu,deli gibi bakan dehşet verici mor gözleri. Kafasını iki yana sallayan tanrıça düşüncelerinden kurtulmak istiyor gibiydi.O sırada duyduğu gürültü ile irkierek ayağa kalktı.Kendisini savunacak hiç bir şeyi olmaması kendisini kötü hissettirsede sırtını dikleştirerek büyük,oymalı kapının yavaşça açılmasını izledi.Kapı açıldığında kapının önünde duran gözcünün elinde sararmış bir kağıt vardı.Tepeden tırnağa siyahlar içindeki gözcünün şapkonundan yalnızca kırmızı gözleri belli oluyordu.Gözcü içeriye süzüldüğünde tanrıça bekledi.Nihayet tanrıçanın yanına gelen gözcü sararmış kağıdı açtıktan sonra anlaşılması zor boğuk bir ses ile "Işık krallığı kraliçesi Tanrıça İris, Ulu kral Thanatos seninle konuşacak.Kendisinin emri zincirlenerek ayağına götürülmen"der.Tanrıça itiraz etmedi bileklerini uzatırken ise çoktan hayat enerjisi çekilmişti.Gözcü tanrıçanın ince bileklerine kelepçeyi bağlarken alaylı bir ses ile konuşmaya başlamıştı"Sanırım son saatlerini geçiriyorsun tanrıça,belkide yolun sonuna gelmişsindir."Hâlâ dik bir şekilde duran tanrıça başını yana eğdi.Son dakikaları olsa bile daha fazla kendisini ezdirmeyecekti.Altın sarısı gözleri parlayan tanrıça bir kraliçeye uyacak şekilde konuştu "Işık krallığının bir gün intikam almaya geleceğini unutmayın derim,üstelik kızım henüz bu kadar güçsüzken bile krallığınıza karşı büyük bir tehlike oluşturmakta iken."Gözcünün ne diyeceğini beklemeyen tanrıça,çıkışa doğru yürümeye başladı.Gözcünün arkasından geldiğini ve yanlış bir hareketinde kala son dakikalarını da yaşayamayacağını bilen tanrıça kaçma girişiminde bulunmuyordu.Gözcü,tanrıçadan önce kapıya ulaşıp onun arkadan ittirdirdikten sonra bir kaç koridor geçmişlerdi.Tanrıçanın tutulduğu yere çukur deniyordu.Herkesin en büyük korkusuna göre şekillenen çukur,içine giren mahkümların çoğunun delirerek can verdiği bir çeşit similasyondu.Çukur,sarayın mahzenlerinde bulunduğundan krala çıkmaları zaman almıştı.Tanrıça ise son dakikalarında asırlar üzerine sarayın koridorlarında gezilmesi,rahat nefes alabilmenin tadını çıkarıyordu.Sonunda kralın tahtı görüş alanına girdiğinde gözcü kralla bir konuşma yaptıktan sonra gitmişti.Etrafta hiç gözcü olmaması tanrıçayı huzursuzlandırıyordu.Kral ise arkasına yaslanmış bir şekilde harap olmuş eski kraliçeyi seyrediyordu.Derin bir nefes alarak konuşmaya başlayan kralın gür sesi bütün alanda yankılanmıştı." Gökkuşağı Tanrıçası İris aynı zamanda Işık krallığı kraliçesi...Lafı uzatmayı sevmem biliyorsun o nedenle konuya giriyorum,dışarıdaki gözcülerimden aldığım bilgilere göre mor saçlı mor gözlü hafif sıyırmış birisi diyarı birbirine katıyor,bir grup saçma suikastçılara açtığımız savaşa dahil oluyormuş.İşin garibi savaşa ışık krallığının yeni kraliçesi olarak yönetiyormuş. Şimdiden bir sembol haline geldi bile,bütün Işık krallığı onun için çalışıyormuş.Adı da,neydi?Sanırım bizim diyardan olmayan bir isim ama şöyle söyleniyor"Persophone"".Ellerini tahtın kenarlarına bastırarak ayağa kalkan kral tanrıçaya doğru ilerlerken tanrıça duyduğu isim yüzünden yüreğindeki sızıyı belli etmemeye çalışıyordu.Kral tanrıçanın yakınında durarak konuşmaya devam etti "İnanırmısınız bilmem sevgili tanrıça,diyardaki adı madalyonun ikinci yüzü olarak geçiyor size de tanıdık geldi mi?" Aniden sinirlenen kralın siyah gözleri son derece öfke ile baksa bile tanrıça duygularını gizleyememişti.Asırlar önce kızları gittiğinde kral bir falcıya kehanette bulunmasını rica etmiş,falcı ise asırlar sonra madalyonun ikinci yüzünün onun için geleceğini ve diyarda bir sembol haline geleceğini söylemişti.Daha sonrasında ise kral çok sinirlenip tanrıçaya sormuş o ise kehanetin tamamını rüyasında görmüş olmasına rağmen söylememişti.Bu yüzden üç gün üç gece kırbaçlanan tanrıçanın sırtındaki yaralar hâlâ duruyordu.Tanrıça aklındaki düşünceleri kendinden uzaklaştırmaya çalışırken sakin bir ses ile konuştu "Krallığınız diyarı yakıp yıkarken birilerinin isyan çıkaracağını düşünmedi sanırım." Tanrıçanın sözleri kralı kızdırmıştı.Kral vhaşi bir gülümseme ile tanrıçaya baktığında tanrıça son dakikalarını geçirdiğine bir kez daha emin olmuştu.Fakat kral yüzündeki ifadeyi bozmadan konuşmaya başlamıştı "Biliyormusun tanrıça,bu ara diyarda mor saçlara sahip olan bir prensesin dolaştığı söyleniyor."Tahtına saylanan kral rahat bir tavırla devam eder "Bu prenses Işık krallığının yeni kraliçesi imiş fakat bir sorun var.Prensesin diyarda daha öncede kimsede görülmeyen dehşet verici mor gözleri olduğu söyleniyor,aynı zamanda kardeş katiliymiş.Buna ne diyeceksin?" Tanrıçanın yüreğine oturan taş ile kafasındaki parçalarda birleşmişti. Sürekli gözününün önüne gelen gözlerin kızına ait olduğu aynı zamanda kızına neden kardeş katili denmesinin sebebi...Artık her şey anlaşılıyordu onun açısından.Derin nefesler alan tanrıça hiçbir renk belli etmeyerek öyleyce durmaya devam ederken kralın siniri artıyor gibi görünüyordu.Aniden tanrıçanın aklına gelen fikir ile son derece soğuk bir ses tonu ile konuşmaya başlayan tanrıçanın ağzından dökülen kelimeler şunlardı;Bir anlaşma yapacağız,eğer kaybedersem her şeyim senindir.Kızlarım dahil.Tanrıça büyük bir kumar oynadığının farkındaydı fakat bir şekilde buradan çıkması lazımdı ve bunun için her şeyi yapabilecek durumdaydı.Kralın gözleri bir süre tanrıçanın gözlerinin sarılarında oyalandıktan sonra parıldadı cevabı ise "dinliyorum" olmuştu. Tanrıça ise vakit kaybetmeden planını anlatırken aklındaki sorular durmuyordu"Beni bırakacaksınız,eğer bu savaşta başarısız olursam size ne isterseniz vereceğim ."Ellerini arkasına alan tanrıça ellerinin titremesini gizlemeye çalışıyordu.Kralın siyah gözlerinin kendisinde oyalandığını fark eden tanrıça başını kaldırdı ve duruşunu dikleştirdi.Kralın cevabı ise odada yankılandığında iş işten geçmişti.Tanrıça bura ağzından çıkan her kelimenin söz veya anlaşma olabileceğinin farkında olarak buraya gelmesine rağmen aldığı cevabı asla beklemiyordu.Kral ise keyiften dört köşe olmuş bir şekilde tanrıçanın ikinci defa hayatını karartacak o sözleri söyledi;

"Kabul ediyorum,istediğim şey ise en büyük kızının canıdır."

Kelimelerin birer kurşun olup bedenini delip geçtiğini hisseden tanrıçanın elinde ise Işık krallığının savaşı kazanmasını ummaktan başka seçeneği yoktu.Anlaşma çoktan onaylanmıştı bile ve tanrıça oynadığı kumarı şimdiden kaybetmişti.Hiç bir şey söylemeden odadan çıkmak için arkasını dönen tanrıça arkasından duyduğu ses ile geri döner. Zalim kral ise gülerek konuşur "Sevgili İris,kızının senden yardım alması için seni tanıması gerekirdi" Tanrıça yaşadığı şok ile krala dönemeden gözcüler tanrıçanın kollarını yakalayıp dışarı çıkarmışlardı bile.Tanrıçanın çığlıkları süslü koridorlarda yankılanırken çoktan olmuş bir savaşın kaybedeniydi tanrıça İris.

Anlaşmalar hayatın her anında vardır belkide peki ya sonuçları?Size kimse anlatmadı mı anlaşmaların sonuçlarının anlaşmadan daha kötü olabileceğini...

Bölüm sonu

12 yorum