İçeriğe geç

Gökçen Gerçek Ailem

Bölüm 21 · 3 dk okuma

Gökçen Gerçek Ailem

Bölüm 21

19. Bölüm

Yazardan

Doktor, yüzünde yorgun ama sakin bir ifadeyle konuştu:

"Hastanın durumu… müdahale sırasında kalbi iki kez durdu. İkisini de geri döndürmeyi başardık ama hayati riski devam ediyor. Biz elimizden geleni yaptık, gerisi Gökçen Hanım’a kalmış. Her şeye hazırlıklı olun."

Hastanenin sessizliğini Serpil Hanım’ın yürek yakan çığlığı bozdu:

"KIZIM!"

Yeni kavuştuğu kızının acısıyla yıkılan bir annenin feryadı…

Ailesini ayakta tutmak için güçlü kalmaya çalışan Serhat Bey’in sessiz çöküşü…

Yaptıklarıyla, söyledikleriyle pişmanlıktan kavrulan Biyo Takımı—yedi kardeşin feryadı…

Gökçen için ölüme bile gidebilen kardeşleri Umut, Ateş, Kaan ve Elanur’un hiçbir şey yapamadan bekleyen titrek nefesleri…

Gökçen’e anne, baba, abi, abla sevgisini hissettiren Uğur Bey, Aylin Hanım, Pamir Bey ve Elçin Hanım’ın çatlayan yürekleri…

Umut, doktorun sözlerine inanmak istemedi. Bir anda ayağa fırladı ve acil kapısını açmaya çalıştı.

Uğur Bey engel olmaya çalıştı ama başaramadı.

Umut ağlayarak:

"Baba bırak! Gökçen içeride! Kapalı yerlerden hoşlanmaz ki… baba!"

Uğur Bey titreyen sesiyle:

"Yapma oğlum… Gökçen kızım iyi olacak. En iyi siz bilirsiniz, o çok güçlü. Bunun da üstesinden gelecek."

Ateş, başını annesinin dizine koymuş hıçkırarak:

"Anne, Gökçen’e bir şey olmasın… ne olur kardeşime bir şey olmasın."

Aylin Hanım oğlunun saçlarını okşadı, hem ağladı hem gülmeye çalıştı:

"Gökçen kızıma hiçbir şey olmayacak oğlum. Bak görürsün, uyanıp sizinle uğraşmaya devam edecek. Ben de sizi terlikle kovalayacağım. Siz beni delirtmeye çalışacaksınız, Gökçen tüm suçu size atacak."

Karahan ailesi sessizce onları dinliyordu.

Kaan, abisine sarılarak:

"Gökçen hele bir uyansın, bize ne yaparsa başımız gözümüz üstüne. Yeter ki uyansın…"

Elanur gözyaşları içinde ayağa kalktı, herkese seslendi:

"Kendinize gelin! Gökçen ölmüş gibi konuşmayın. O uyanacak! Şimdiye kadar neler yaşadı, ne acılar çekti… yine pes etmedi. Çünkü yanında biz vardık. Yine biz olacağız! Kötü düşünmeyin, Gökçen bizi bırakmaz ki."

Zaman akıp gidiyordu… Kaç saat geçti, kimse bilmiyordu. Tek istedikleri Gökçen’in bir an önce gözlerini açmasıydı.

Saatler sonra Gökçen’i acilden yoğun bakıma aldılar.

Herkes camdan bakarken genç kızın bembeyaz yüzü, morarmış dudakları onları daha da perişan etti.

Herkes yere oturmuş, dua edip bekliyordu.

Tam o sırada Elanur’ın aklına bir anı geldi ve hafifçe güldü. Herkes ona döndü.

Kaan:

"Aklına ne geldi Elanur?"

Elanur cama, ardından diğerlerine bakarak:

"Gökçen’e doğum günü sürprizi yapacaktık ama mahvetmiştik… o gün aklıma geldi. Hatırlıyor musunuz?"

Umut, Ateş ve Kaan başlarıyla onayladı.

Pamir gülerek:

"Ağlayarak beni arayıp ‘Abi her şeyi elimize yüzümüze bulaştırdık’ dediğiniz gün mü? Unutur muyum!"

Kaan anlatmaya başladı:

"Gökçen’e pasta yapmak istedik ama beceremedik. Abimi arayıp yardım istedik, o da gelip kurtardı bizi. Pasta ortaya çıkınca Gökçen’in yüzü öyle bir parlamıştı ki… her şeye değerdi. Sonra biz pastayı yerken Aylin Sultan mutfağı altüst hâlde görünce bizi bahçede terlikle kovaladı. Gökçen akşama kadar mutlulukla oradan oraya koşturdu. O gün deli gibi eğlenmiştik… en çok da Gökçen."

Gözyaşlarını silip fısıldadı:

"Bir uyansın… ona en efsane doğum günü partisini yapacağım. Yeter ki uyansın."

Karahan ailesi bu anılarla daha da yıkıldı.

Tam o sırada koşarak gelen hemşire herkesin yüreğini ağzına getirdi.

Odaya girip çıktıktan sonra:

"Hastamızın durumu normale dönüyor. Birazdan normal odaya alacağız. Geçmiş olsun."

Herkes rahat bir nefes aldı.

Umut, Ateş, Kaan ve Elanur birbirlerine sarılıp:

"Başardı! Gökçen bu savaşı da kazandı! Kardeşimiz bizi bırakmadı!"

diye bağırdılar.

Saatler sonra Gökçen normal odaya alındı. Doktor:

"Durumu gayet iyi. Birazdan uyanır, görebilirsiniz."

Herkes odaya doluştu.

Gökçen sedyede hâlâ baygın yatıyordu.

Dört kardeşi dayanamadı, yanına gittiler.

Umut saçlarını okşadı:

"Uyan artık çiçeğim… çok uyudun. Sesini özledik."

Ateş dudaklarını büzdü:

"Uyan da daha seninle yapacağım bir sürü plan var. Şakalarım yarım kaldı. Gökçen sensiz olmuyor."

Kaan gülümsedi:

"Bunlara bakma sen Gökçen. Bir uyan, ne istersen yapacağım, söz!"

Elanur hafif sitemle:

"Bir uyan da senden çekeceğim var! Bunca insan seni beklesin, sen hâlâ uyu…"

Aylin Hanım:

"Ne diyorsunuz siz öyle! Gökçen kızım uyansın, görün siz… benden korkun."

Uğur Bey:

"Aynen öyle Aylin… ne yaparsan haklısın."

Elçin:

"Aylin abla, yardıma hazırım."

Pamir:

"Bana hiç bakmayın. Ne zaman sizin tarafınıza geçsem çocuklar beni harcıyor."

Umut, Ateş, Kaan ve Elanur şaşkınlıkla bakakaldı.

Kaan:

"Yok artık! Bizi resmen kurda kuzuya emanet ettiniz."

Ateş abartılı bir şekilde ağlar gibi yaptı:

"Aylin Sultan’a yem mi ettiniz bizi? Bunu nasıl yaparsınız!"

Herkes gülmeye başladı.

Karahan ailesi bile gülüyordu ki…

bir ses duyuldu.

Herkes aynı anda sesin geldiği tarafa döndü.

Gökçen:

"Kim kızdırdı benim yakışıklı prensimi?"

SON

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.