İçeriğe geç

Gökçen Gerçek Ailem

Bölüm 16 · 3 dk okuma

Gökçen Gerçek Ailem

Bölüm 16

14. Bölüm

Gökçen’den

Serpil Hanım’ın beni çağırmasıyla yanına gittim.

Serpil Hanım, “Kızım, aile dostlarımız… Kadir’i tanıyorsun. Bu da eşi Belgin. Büyük oğulları Koray—Cihan’dan bir yaş büyük. Ailenin en küçüğü Berk, ikizlerden bir yaş büyük. Kızım Gökçen.” dedi.

Belgin Hanım, “Memnun oldum canım.” dedi.

Ben de, “Hoş geldiniz, ben de memnun oldum.” diyerek Serpil Hanım’ın yanına oturdum.

Kadir Bey, “Nasılsın Gökçen kızım?” diye sordu.

“Teşekkür ederim Kadir Bey, iyiyim. Siz nasılsınız?” dedim.

“Sağ ol kızım, ben de iyiyim. Arkadaşın bugün taburcu oldu, durumu da gayet iyi.” dedi.

Ben de minnetle, “Teşekkür ederim Kadir Bey. Elçin ablayla konuştum, o da sizin söylediklerinizi söyledi.” dedim.

Belgin Hanım, “Canım, ailene alışabildin mi? Senin için çok zor bir durum.” dedi. Samimi birine benziyordu ama emin olamadım.

Ben de samimiyetle, “Henüz her şey çok yeni, şu anda bir şey diyemem.” dedim.

Bu sefer Koray konuştu:

“Okul nasıl gidiyor Gökçen?”

“Ben okula gitmiyorum, online derse giriyorum. İyi gidiyor.” dedim.

Berk heyecanla,

“Gökçen abla, online dersler zor mu? Benim arkadaşlarım arasında da okula gitmeyip online okuyanlar var.” dedi.

‘Abla’ demesine şaşırdım ama hoşuma da gitmedi değil.

“Benim için bir zorluğu yok ama ilk zamanlar alışana kadar zorlanıyorsun.” dedim.

Artık yeter diye bağıracağım sandım—sürekli soru soruyorlardı.

Bir süre sohbet ettikten sonra Sultan Teyze, “Yemek hazır.” dedi.

Hep birlikte yemek odasına geçip masaya oturduk.

Bu sefer 4 numara Yavuz ile 5 numara Ilgaz’ın ortasına denk geldim.

Serhat Bey “Afiyet olsun.” deyince yemeğe başladık.

Önce çorbamı içtim, sonra mezelerden aldım. Herkes kendi arasında sohbet ediyordu, ben sadece yemeğime odaklandım.

Yemekler bittikten sonra tekrar salona geçtik.

Boş bir koltuğa oturmuştum ki Berk gelip yanıma oturdu.

İkizler, Berk’e ölümcül bakışlar atıyordu ama o umursamıyordu.

Telefonumu çıkarıp öylesine geziyordum ki Berk konuşunca kafamı kaldırdım:

“Gökçen abla, Instagram hesabını söylesene, takip edeyim.”

“Berk, ben sosyal medya kullanmıyorum. Olsaydı verirdim.” dedim.

Berk şok içinde,

“Nasıl sosyal medya kullanmazsın Gökçen abla? Taş devrinde mi yaşıyorsun? Yıl olmuş 2025!” dedi.

Ben de gülerek, “Herkes kullanacak diye bir kural mı var? Saçma buluyorum, o yüzden kullanmıyorum.” dedim.

Berk hemen toparladı:

“Haklısın… Bir an düşünmeden konuştum. Özür dilerim Gökçen abla. Barıştık mı?”

O kadar masum bakıyordu ki, “Sorun değil, özrünü kabul ediyorum prens bey.” dedim.

Berk bir anda ayağa kalktı:

“Yaa duydunuz mu? Bana prens dedi!” diye bağırıp bana sarıldı.

Herkes alışkın olduğu için gülümsedi.

Biyo takımı ise Berk’e hâlâ ölümcül bakıyordu.

Ben ise Berk’in sarılmasından rahatsız olmadım.

Normalde biri bana yaklaşsa geri çekilirim ama Berk’te öyle olmadı.

Benim rahatsız olduğumu sanıp geri çekildi.

“Özür dilerim Gökçen abla… bir anda oldu.” dedi.

“Özür dileme Berk, senden rahatsız olmadım.” dedim.

Berk hemen eski neşesine döndü.

Kaan’la çok iyi anlaşıyor ya… İkisi de birbirine benziyor.

Geç saatlere kadar oturdular Kadir Beyler.

Sonra müsaade isteyip gittiler.

Ben biraz telefona baktım, biraz da Berk’le sohbet ettim.

Şimdi ise herkes salonda, elinde telefon…

Ben de odama çıkmak için Serhat Bey ve Serpil Hanım’a döndüm:

“Ben izniniz olursa odama çıkmak istiyorum.” dedim.

Serpil Hanım, “Tabii kızım, iyi geceler.” dedi.

Serhat Bey, “Tamam kızım, iyi geceler. Tatlı rüyalar.” dedi.

“İyi geceler.” deyip odamın yolunu tuttum.

Odaya girince giyinme odasına geçip pijama takımı aldım.

Giyinip bilgisayar masasına oturdum.

Testler bana göz kırpıyordu…

“Sonumuz hayır olsun.” dedim ve çözmeye başladım.

SON.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.