İçeriğe geç

Gökçen Gerçek Ailem

Bölüm 14 · 4 dk okuma

Gökçen Gerçek Ailem

Bölüm 14

12. Bölüm

Yazar’dan

Odada kimseden ses çıkmadı. Elçin abla kardeşine,

“Ablacım, Gökçen’i hatırlamıyor musun?” diye sordu korkuyla.

Ela, odadaki herkese tek tek göz gezdirip en son Gökçen’e baktı ve konuşmaya başladı:

“Abla, ben bu…” diyerek eliyle Gökçen’i işaret etti,

“Deliyi nasıl unuturum?” dedi gülerek.

Bunu duyan Gökçen derin bir nefes aldı. Sonra kardeşinin söyledikleri aklına gelince hemen kendine gelip, odadaki Elanur’u göstererek:

“Bu kız bana deli mi dedi?!” diye herkese sordu.

Elçin dışında kimse bir şey anlamadı, herkes birbirine baktı.

Sonunda Elçin konuştu; Gökçen’in tersinin pis olduğunu bilenlerden sadece biri:

“Gökçen, Elanur sana öyle demek istemedi… değil mi Elanur, ha ablacım?” diye kardeşini uyardı.

Elanur ise çocuk gibi cevap verdi:

“Yooo, tam da öyle söyledim. Deli bu kız, deli!”

Gökçen sinirlendi:

“Bak hâlâ deli diyor! Yollarım kızım seni! Deliymiş… sen kurban ol be bana! Bak hastanede olmasaydık var ya, biliyordum ben sana yapacağımı!”

Bu sözlere herkes kahkaha attı.

Elanur dudak büküp konuştu:

“Senin neyine kurban olayım? Asıl sen bana kurban ol. Hem ben hastayım!” diye duygu sömürüsü yaptı ama Gökçen yemedi tabii.

Gökçen bu kez Kadir Bey’e döndü:

“Kadir Bey, siz buna ameliyatta çok mu narkoz verdiniz? Bu halleri hiç normal değil!” dedi.

Herkes yeniden kahkahaya boğuldu.

Kadir Bey gülerek, “İlahi kızım…” dedi.

Gökçen küsmüş gibi, “Ne gülüyorsunuz? Komik bir şey mi var?” diye çıkıştı. Aklına Karahan ailesi gelince sustu; bir anlık onların orada olduğunu unuttu.

Elçin abla konuyu değiştirmek için:

“Gökçen, bizi ailenle tanıştırmadın kuzum,” dedi.

Gökçen hemen göstererek tanıtmaya başladı; pek de hevesli olduğu söylenemezdi:

“Tabii abla… Serhat Bey, Serpil Hanım.

Şunlar da biyo takımı: Cihan Bey, Mert Bey, Barış Bey, Yavuz Bey, Ilgaz.

Bunlar ikizler: Atahan ve Atakan.

Son olarak Kadir Bey, aile dostları.

Bu şahsiyet de manevi kardeşim Elanur, ablası Elçin abla.”

Karahan ailesi şaşırdı; tek tek kendilerini tanıtacaklarını düşünmemişlerdi.

Kadir Bey,

“Hasta ziyaretinin kısası makbuldür. Biz artık gidelim kızım, tekrar geçmiş olsun,” dedi.

Karahan ailesi de geçmiş olsun deyip odadan çıktı.

Odada Elanur, Gökçen ve Elçin abla kaldı.

Gökçen endişeyle diğerlerini sordu:

“Anlat… nasıl oldu?

Umut, Ateş, Kaan nerede? Arıyorum, açmıyorlar.”

Elanur anlatmaya başladı:

“Evden çıktıktan sonra parka gittik. Bir iki saat oturduk.

Sonra mahallede biraz dolaşalım dedik.

Tam dolaşırken önümüzü 4–5 kişi kesti, para istediler.

Vermedik. Bizimkiler beni korumaya çalıştı ama içlerinden biri bana iğrenç şeyler söyledi.

Umut, Ateş, Kaan… tutmak mümkün değildi, dövdüler.

Hepsi bayıldı.

Bana doğru geldiler, tam gidecektik ki içlerinden biri bayılmamış, elinde bıçakla bana saldırdı.

Her şey saniyelik oldu. Bilincimi kaybettim.

En son polis sirenlerini duydum… sonrası malum,” dedi.

Gökçen nefesini tuttu:

“Tamam… sen iyisin ya, önemli olan o.

Elçin abla, sen buradasın zaten. Ben bizimkileri alıp geliyorum,” dedi ve çıktı.

Karahan ailesi Gökçen’i görünce ayağa kalktı.

Serhat Bey konuştu:

“Kızım, hadi eve gidelim. Perişan oldun.”

Gökçen, “Serhat Bey siz gidin, benim bir işim var. Sonra gelirim,” dedi.

Cihan araya girdi: “Baba siz gidin, ben Gökçen’le gelirim.”

Herkes gidince Cihan, Gökçen’e döndü:

“Söyle bakalım, ne işmiş bu?”

Gökçen tersledi:

“Sizi ilgilendirmez,” diyerek çıkışa yöneldi.

Bu sırada Pamir arıyordu ama açmadı.

Cihan yetişti:

“Bekle. Ne işin olduğunu anlatıyorsun; birlikte halledip eve gidiyoruz,” dedi sertçe.

Gökçen sinirle:

“Siz kimsiniz ya?! Ne oldu şimdi, kardeşin olarak mı görmeye başladın? Sakın! Anladın mı?! Sakın! Şimdiye kadar kardeşlerinin dediklerine sustun, şimdi hiçbir şey olmamış gibi yardım etmeye kalkma. İstemez!”

Cihan şaşırdı; Gökçen’den böyle bir çıkış beklemiyordu.

“Nereye gideceksen birlikte gideceğiz,” dedi inatla.

Gökçen kaşlarını kaldırdı; hem sinirli hem de pes etmiş bir sesle:

“Gideceksek gidelim, yoksa ben kendim giderim. Ayrıca sakın başka bir şey arama altında, acil olmasa sizinle şuradan şuraya gitmem.”

Cihan kısa ve net konuştu:

“Yürü.”

Gökçen karakola gideceğini söyledi; arabaya binip karakola gittiler.

Yarım saat sonra karakola vardılar.

Gökçen hızlıca indi, içeri girdi.

Kimseye sormasına bile gerek kalmadan Pamir abiyi gördü.

Hemen yanına koştu:

“Abi!”

Pamir onu görür görmez şaşırdı:

“Senin burada ne işin var, Gökçen?”

Gökçen nefes nefese:

“Geldim işte abi… iyiler mi? Ne zaman çıkacaklar?”

Pamir:

“Merak etme, birazdan serbest bırakacaklar.”

Bu sırada Cihan, Gökçen’in Pamir’e “abi” demesini kıskandı ve kendini tanıttı:

“Cihan Karahan. Gökçen’in en büyük abisiyim. Siz?”

Pamir da elini uzattı:

“Pamir Saruhan, Kaan’ın abisiyim.”

Pamir ve diğerleri, olanları Kaan, Umut, Ateş ve Elanur’dan biliyordu; her şeyi anlattılar.

Az sonra Umut, Ateş ve Kaan dışarı çıktı.

Karşılarında gözleri dolu Gökçen’i görünce şaşırdılar.

Gökçen koşup üçünü birden sarıldı, zor da olsa:

“İyi misiniz? Bir yerinizde bir şey var mı?”

Umut onu sakinleştirdi:

“Biz iyiyiz çiçeğim… ağlama artık. Asıl Elanur nasıl?”

Ateş de gülerek:

“Evet kız, bizde bir şey yok. Turp gibiyiz.”

Kaan ise en sonunda sordu:

“Elanur nasıl?”

“Gayet iyi. Sizi görünce daha da iyi olacak. Ve buraya düşmenin hesabını vereceksiniz daha sonra.”

Hepsi birbirine baktı. Pamir gülerek,

“Hadi çıkalım artık; daha sonra hesap verirler.”

Hep birlikte karakoldan çıktılar.

Cihan, Umut–Ateş–Kaan ile tanıştı ama pek anlaşabildikleri söylenemezdi.

Umut, Ateş, Kaan ve Pamir abi hastaneye Elanur’un yanına gittiler.

Gökçen ve Cihan ise eve döndü.

Eve vardıklarında Gökçen arabada uyuya kalmıştı.

Bunu fark eden Cihan arabadan indi, onun olduğu tarafa geçti.

Kapıyı açıp Gökçen’i dikkatlice kucakladı.

Kapıyı Sultan teyze açtı:

“Hoş geldiniz oğlum.”

Cihan kibarca,

“Hoş bulduk Sultan abla,” dedi.

Gökçen’i direkt odasına götürdü, yatağına yatırıp üzerini örttü.

Ardından odadan çıktı.

Aşağı indiğinde kimse yoktu; belli ki herkes yorgunluktan odalarına çekilmişti.

O da kendi odasına gidip kısa bir duş aldı ve çok geçmeden uykuya daldı.

SON

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.