İçeriğe geç

Gizlilik iş başında

Bölüm 5 · 2 dk okuma

Gizlilik iş başında

Bölüm 5

ÇIKMAZ SOKAKTA DÜELLO

Kırmızı acil durum ışıkları koridorun beyaz fayanslarında ritmik bir şekilde yanıp sönüyor, her parıltıda ortamı kan rengine boyuyordu. İzel, Alaz ve Gece’yi bir sınıfın kuytu köşesine çekti. Adım sesleri artık çok yakındı; botların sert tabanlarının çıkardığı sesler, profesyonel bir ekibin yaklaştığının habercisiydi.

"Bizi bulacaklar," diye fısıldadı Alaz. Sesi titriyordu ama gözlerindeki korku yavaş yavaş saf bir öfkeye dönüşüyordu. "Babamın bu adamlarla ne işi olabilir?"

"Bunu sonra tartışacağız," dedi İzel. Ceketinin gizli bölmesinden iki ince gümüş tel çıkardı. "Şimdi hayatta kalmamız lazım. Gece, tabletinle okulun yangın söndürme sistemine sızabilir misin? Sensörleri yanıltıp tüm katı duman altında bırakmana ihtiyacım var."

Gece’nin parmakları klavyede bir piyano sanatçısı gibi gezindi. "Bunu yapmak için ana sunucuya bir 'overload' göndermem lazım. On saniye ver bana."

Tam o sırada koridorun sonundaki çift kanatlı kapı büyük bir gürültüyle açıldı. İçeri giren, o siyah SUV'dan inen iri yarı kurye ve yanında elinde susturuculu bir silah tutan müdür yardımcısıydı. Müdür yardımcısının o her gün gördükleri sıkıcı, bürokrat suratı gitmiş; yerine buz gibi, ifadesiz bir cellat maskesi gelmişti.

"İzel Karagül," diye seslendi müdür yardımcısı. Sesi koridorda yankılandı. "Yeni nakil öğrencilerin bu kadar meraklı olması genelde sağlık sorunlarına yol açar. Flash belleği geri ver ve arkadaşlarının zarar görmesine izin verme."

İzel, Alaz’ın kolunu sıkıca tuttu. "Sakın çıkma," diye fısıldadı.

Gece başını kaldırdı, gözlükleri ekrandan yansıyan mavi ışıkla parladı. "Sistem bende. Üç... iki... bir... Şimdi!"

Bir anda tavanlardaki tüm fıskiyelerden su değil, yoğun bir beyaz yangın söndürme tozu boşalmaya başladı. Koridor saniyeler içinde göz gözü görmez bir sis bulutuna gömüldü. Alarmın tiz sesi, yerini kaosun sessizliğine bıraktı.

"Şimdi!" dedi İzel.

İzel sisin içine bir hayalet gibi daldı. Müdür yardımcısı rastgele ateş açarken, İzel düşük profilde ilerleyip kuryenin diz kapağına sert bir tekme savurdu. Adam acıyla inlerken, İzel onun bileğini kavrayıp havada bir kilit uyguladı. Silah yere düştüğünde İzel çoktan müdür yardımcısının arkasına geçmiş, adamın kolunu sırtına dolamıştı.

"Ders bitti," diye fısıldadı İzel adamın kulağına.

Ancak tam o sırada kurye belinden bir elektroşok cihazı çıkardı. Alaz, sisin içinden fırlayıp elindeki basketbol topunu tüm gücüyle adamın suratına fırlattı. Top tam isabetle adamın burnuna çarptı. "Karagül'e dokunma!" diye bağırdı Alaz.

Kısa süreli arbededen yararlanan üçlü, yangın merdivenlerine doğru depar attı. Binadan dışarı çıktıklarında soğuk gece havası ciğerlerini yaktı.

"Durmayın! Otoparka!" dedi İzel.

Okulun arka çıkışındaki eski bir kamyonetin arkasına gizlendiler. Gece nefes nefese laptopunu kapattı. "Flash belleği şifresini kırdım... İzel, bu sadece veri değil. Bu bir 'Tasfiye Listesi'. Ve Alaz... listenin başında baban Selim Kurt var. Yanında 'İnfaz Onaylandı' yazıyor."

Alaz olduğu yere çöktü. "Neden? Neden kendi ortakları onu öldürmek istesin?"

İzel, cebindeki gümüş mührü çıkarıp Alaz'a uzattı. "Çünkü baban bu mührü onlardan çalmış. Ve mühür, şebekenin tüm kara para trafiğini yöneten anahtarın ta kendisi. Onu sende sanıyorlar."

İzel, uzaklardan gelen siren seslerini duyabiliyordu. "Bu gece eve gidemezsiniz. Artık sadece bir ajan ve iki lise öğrencisi değiliz. Artık hepimiz arananlar listesindeyiz."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.