Spor salonunun arka kapısı, İzel’in lazerli kilit açıcısı sayesinde saniyeler içinde açıldı. İçerisi, terk edilmiş bir katedralin sessizliğini ve soğukluğunu taşıyordu. Loş ışıklar, basketbol potalarının metal aksamlarında titrek parıltılar oluşturuyordu.
İzel, Alaz ve Gece’ye döndü. Gözleri, karanlığa alışmış bir kedinin feriyle parlıyordu. "Plan basit. Gece, sen tribünlerin arkasındaki havalandırma boşluğuna sızacaksın. Oradan okulun ana sunucusuna fiziksel bağlantı kurabilirsin. Alaz, sen spor salonunun ön kapısını izleyeceksin. Gelen olursa, bana 'X' işareti göndereceksin."
Alaz heyecanla atıldı. "Tamam, Karagül. Peki sen ne yapacaksın?"
"Ben müdür yardımcısının odasına gireceğim," dedi İzel, ceketinin gizli cebinden ince bir metal çubuk çıkararak. "Asıl dosya orada."
Gece, laptopunun kapağını açıp parmaklarını klavyede gezdirmeye başladı. "Okulun alarm sistemi, geçen yüzyıldan kalma bir kalkan gibi. Onu delmek benim için çocuk oyuncağı. Ama müdür yardımcısının odası farklı bir ağa bağlı. Orada dikkatli olmalısın."
"Ben her zaman dikkatliyim," dedi İzel ve spor salonunun karanlığında kayboldu.
Müdür yardımcısının odası, okulun en üst katındaydı. Merdivenleri bir hayalet gibi tırmanan İzel, odanın kapısına ulaştığında kulaklığındaki cızırtı şiddetlendi. *"Gölge, dikkat et. Sinyal güçleniyor. Müdür yardımcısının odasında beklediklerinden çok daha büyük bir sırla karşılaşabilirsin."*
İzel, kilit açıcıyı kapının anahtar deliğine yerleştirdi. *Klik.* Kapı açıldığında, içeriden soğuk ve steril bir hava yüzüne çarptı. Odanın ortasında, büyük bir çalışma masası ve masanın üzerinde duran antika bir küre vardı.
İzel, masanın çekmecelerini karıştırmaya başladı. Ama aradığı dosya orada değildi. Tam o sırada, antika kürenin üzerinde bir parıltı fark etti. Kürenin üzerinde, sabah siyah SUV’un yanında gördüğü kuryenin bileğindeki sembolün aynısı vardı: Ejderha ve kurukafa.
İzel, küreyi yavaşça çevirdi. Kürenin içinden küçük bir mekanizma *tık* sesiyle dışarı çıktı. Mekanizmanın içinde, üzerinde şifreli kodlar olan bir flash bellek duruyordu.
"Buldum," dedi İzel, flash belleği alarak.
Tam o sırada spor salonundan Alaz’ın sesi yükseldi. "Karagül! Gelen var! Müdür yardımcısı ve o siyah arabalı adam!"
İzel, flash belleği ceketinin cebine atıp odadan fırladı. Ama koridorun sonundaki merdivenlerden gelen ayak sesleri, kaçış yolunun kapandığını gösteriyordu.
"Kapana kısıldık," dedi Gece, laptopunu kapatarak. "Bütün çıkışlar otomatik olarak kilitleniyor."
İzel, bir saniye bile tereddüt etmeden Alaz ve Gece’ye döndü. "Korkmayın. Bu okulda fizik dersinden çok daha tehlikeli şeyler öğretildiğini söylemiştim size. Şimdi, o derslerden birini uygulama vakti."
Okulun koridorlarında yankılanan alarm sesleri arasında, 17 yaşındaki bir ajan ve iki lise öğrencisi, hayatlarının en büyük kaçış planını başlatmak üzereydi.