Kaleye doğru ilerlerken gökyüzündeki adalar, şelaleler ve taş köprüler arasında rüzgâr hızla esiyordu. Parlayan semboller yol boyunca bize eşlik ediyordu; sanki bizi doğru yöne yönlendiriyorlardı.“Bu semboller… sanki bize bir şeyler anlatıyor,” dedi Ayla, dizine eğilerek taş zemine yansıyan ışıkları incelerken. “Bakın, bu şekiller birbirini tamamlıyor. Tıpkı bir harita gibi…” Tam o anda, bir adanın üzerinden ani bir gölge geçti. Hepimiz kafamızı kaldırdık ve devasa, kanatlı bir yaratık gördük. Ne olduğunu anlamadan, kanatlarının gölgesiyle ağaçların ve kayaların üzerinden süzüldü.“Durun… saklanalım!” diye fısıldadı Murat. Üçümüz hızlıca bir kayanın arkasına gizlendik.Yaratık uzaklaştığında, kalabalıkta parlak bir ışık gördük. O ışık, başka bir kapının hafifçe açıldığını gösteriyordu. İçinden çıkan kişi… çocukluğumuzdan bir diğer eski arkadaşımız, Selin’di. Çocukken birlikte mahallede saklambaç oynadığımız, bisikletle yarıştığımız Selin… Ama şimdi gözlerinde hem şaşkınlık hem de kararlılık vardı.“Hepiniz buradasınız?” diye sordu. “Ben… buraya nasıl geldiğimi anlamadım ama… kapı kendiliğinden açıldı.”Üçümüz birbirimize bakarken, buraya gelişimizin rastlantı olmadığını fark ettik. Semboller, kapılar ve geçmişimiz arasındaki bağ, bize bir mesaj veriyordu: Bu büyülü dünya sadece tesadüflerle değil, geçmişimizle ve birlikte çözmemiz gereken bir gizemle ilgiliydi.“Demek bu dünya… bizi bir araya getirmek için bu kapıları açıyor,” dedi Ayla. “Ve sanırım ilk işimiz, kaleye ulaşmak ve bu gizemi çözmek olmalı.”Hepimiz derin bir nefes aldık. Kaleye doğru yol alırken, yoldaki sembolleri incelemeye ve ipuçlarını toplamaya başladık. Fakat içimizde bir his vardı: Bu yol, sadece güzel manzaralarla değil, tehlikelerle ve çözülecek bilmecelerle doluydu.Ve böylece, üç eski arkadaş ve yeni katılan Selin ile birlikte, büyülü dünyanın kalbine doğru bilinmeyen bir yolculuğa başladık.
Bölüm 5
İlk tehlikeler ve gizemli izler
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.